
Ozempic ve Mounjaro Gibi Zayıflama İğneleri, Kanseri de Önleyebilir mi?
Cancer Prevention Research 2026;19:187–196 · DOI: 10.1158/1940-6207.CAPR-26-0018 · Manchester Üniversitesi & McGill Üniversitesi, Nisan 2026
Ozempic, Wegovy, Mounjaro — bu isimleri diyabet ve kilo yönetiminin çok ötesinde duymaya alıştık. Ancak bilimsel dünya çok daha büyük bir soruyu sorgulamaya başladı: Bu ilaçlar kanseri de önleyebilir mi? Manchester ve McGill üniversitelerinden araştırmacıların Cancer Prevention Research'te yayımladığı bu derleme yorumu, GLP-1 reseptör agonistlerinin — ilaç sınıfının teknik adıyla inkretin-mimetik ilaçların — obezite kaynaklı 13 kanser türünde risk azaltma potansiyelini kritik bir bakışla değerlendiriyor. Veriler cazip, ancak kesin değil. Ve olası bir kanser önleme çalışmasının önündeki engeller göründüğünden çok daha büyük.
Obezite ve Kanser: Görmezden Gelinemeyecek Bir Bağlantı
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın (IARC) 2016'da yayımladığı kapsamlı değerlendirme, aşırı vücut yağının en az 13 farklı yetişkin kanser türüyle nedensel bir ilişki içinde olduğunu ortaya koydu. Obezite kaynaklı kanserler arasında kolorektal kanser, karaciğer, pankreas, böbrek hücreli karsinom, safra kesesi, mide kardiyası, tiroid, postmenopozal meme kanseri, endometrium, over kanseri, menenjiyom ve multipl miyelom yer almaktadır.
🔴 OBEZİTE: SİGARADAN SONRA EN YAYGIN KANSER NEDENİ
Birçok toplumda obezite, sigara kullanımının ardından kanser için ikinci en yaygın önlenebilir risk faktörü konumundadır. Ancak kasıtlı kilo kaybının kanser riskini azaltıp azaltmadığı sorusu, kanser önleme araştırmalarında hâlâ yanıt bekleyen büyük bir bilgi boşluğunu oluşturmaktadır.
Bu bağlantının biyolojik temeli birkaç mekanizma üzerinden açıklanmaktadır. Obezite, tümör hücre çoğalmasını destekleyen insülin ve leptin düzeylerini yükseltmektedir. Bunun yanı sıra obezite kaynaklı kronik inflamasyon ve baskılanan antitümör bağışıklık yanıtı da kanserojenezi kolaylaştırabilmektedir. Bariatrik cerrahi çalışmaları, 10 yılda %20–30'luk kalıcı kilo kaybının obezite kaynaklı kanser riskini anlamlı ölçüde azalttığını göstermiştir. Sorun şudur: Bariatrik cerrahi yalnızca ciddi obezite vakalarında uygulanabilir ve nüfus düzeyinde uygulanabilir bir kanser önleme stratejisi değildir.
İnkretin-Mimetik İlaçlar: Kilo Yönetiminin Ötesinde Bir Sınıf
Glukagon benzeri peptid-1 reseptör agonistleri (GLP-1RA — glucagon-like peptide-1 receptor agonists), 1980'lerde keşfedilen ve insülin salgılanmasını düzenleyen bir bağırsak hormonu olan GLP-1'i taklit ederek çalışır. 2005'te tip 2 diyabete karşı ilk GLP-1RA olan ekzenarid onaylandığında, bu ilaçların obezite üzerindeki güçlü etkileri henüz keşfedilmemişti. İki onlık klinik deneyim, bu ilaçların beklenenden çok daha geniş sistemik etkilere sahip olduğunu ortaya koydu.
- Ozempic (diyabet), Wegovy (obezite)
- Subkütan, haftada bir enjeksiyon
- Plaseboya kıyasla yaklaşık %12 kilo kaybı
- Diyabetsiz obezitede kilo yönetimi için 2021'de onaylandı
- Mounjaro (diyabet), Zepbound (obezite)
- Dual agonist: GLP-1 + GIP reseptörü
- Plaseboya kıyasla yaklaşık %19 kilo kaybı
- 2023'te obezite yönetimi için onaylandı
- Roux-en-Y gastrik bypass
- Cerrahi müdahale, kalıcı anatomik değişim
- %20–30 kilo kaybı — 10 yılda
- Kanser riskinde azalma: uzun dönem takiplerde gösterildi
Bu rakamlar neden önemlidir? Tirzepatid gibi dual agonistlerle elde edilen %19'luk kilo kaybı, bariatrik cerrahi ile ulaşılan %20–30'luk eşiğe oldukça yaklaşmaktadır. Bariatrik cerrahinin obezite kaynaklı kanser riskini azalttığı gösterildiğinden, bu düzeyde farmakolojik kilo kaybının benzer bir koruyucu etki sağlayıp sağlayamayacağı sorusu doğal bir hipotez oluşturmaktadır.
GLP-1 İlaçları Kullananlar Daha Az mı Kanser Oluyor? Epidemiyolojik Bulgular
Bu soruyu yanıtlamaya çalışan farmakoepidemiyolojik çalışmalar son iki yılda patlama yaşadı. PubMed'de "GLP-1 agonistler ve kanser" aramasından elde edilen yayın sayısı 2023'te 207'den 2025'te 361'e yükseldi. Derleme yazısı, farklı tasarım ve coğrafyalardaki altı büyük çalışmayı özetlemektedir.
Renehan & Pollak, Cancer Prevention Research 2026 — Tablo 2'den derlenen veriler
Bu çalışmaların bir kısmı, GLP-1RA kullanımının obezite kaynaklı kanser riskini %30–60 oranında azalttığını öne sürmektedir. Bu tablo gerçekten doğruysa son derece dikkat çekici olurdu; zira bu rakam, SELECT çalışmasında semaglutid kullanan obez hastalarda gözlemlenen %20'lik kardiyovasküler olay azalmasının bile üzerindedir. Ancak araştırmacılar bu verilere ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini vurguluyorlar.
Danimarka'daki Gamborg çalışması ise tam tersine GLP-1RA kullanımının kanser riskini hafifçe artırdığını bildirdi. Araştırmacılar bu paradoksu ilginç bir şekilde yorumladı: GLP-1RA'ların sağladığı hayatta kalım avantajı nedeniyle hastalar, daha uzun yaşayarak kanserle karşılaşma olasılığı daha yüksek bir döneme ulaşıyor olabilir. Bu "rekabet eden risk" olgusunu dikkate almayan analizlerin yanlış sonuçlara yol açabileceği görülmektedir.
Neden Bu Veriler Yeterli Değil? Altı Metodolojik Zayıflık
Derlemenin en değerli bölümlerinden biri, mevcut gözlemsel çalışmalardaki metodolojik zayıflıkları sistematik biçimde ortaya koymasıdır. Bu hatalar, ilişkinin görünenden çok daha güçlü veya çok daha zayıf çıkmasına yol açabilmektedir.
- Yetersiz karıştırıcı değişken (confounding) düzeltmesi
- Ölümsüz zaman yanlılığı (immortal time bias)
- Tedavi seçim yanlılığı
- Hayatta kalım yanlılığı — rekabet eden risk modellemesi eksikliği
- Kümülatif ilaç dozu etkisinin gösterilememesi
- Biyolojik olarak makul bir mekanizma açıklamak için yetersiz ilaç maruziyet süresi
- Hangi hastalar kanser risk azalmasından en çok yararlanacak?
- Gerekli minimum ilaç maruziyet süresi nedir?
- Tüm inkretin-mimetik ilaçların etkisi benzer mi?
- Hangi kilo kaybı düzeyi veya biyobelirteç, kanser risk azalmasının geçerli bir vekili olabilir?
Ayrıca bu çalışmaların büyük çoğunluğunun tip 2 diyabetli hasta popülasyonlarında yürütüldüğü ve ortalama takip sürelerinin 2–5 yıl arasında kaldığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bariatrik cerrahi gibi kanser riskini azalttığı kanıtlanmış müdahalelerin bile 10 yıllık takipte anlamlı etki gösterdiği düşünüldüğünde, kısa takip süreli çalışmalardan elde edilen verilerin değeri sorgulanabilirdir.
GLP-1 İlaçları Kanseri Nasıl Önleyebilir? Dört Olası Yol
Mevcut veriler, inkretin-mimetik ilaçların kanser riskini azaltabileceği dört birbirine dışlayıcı olmayan mekanizma öne sürmektedir. Bu mekanizmalar bir bütün olarak birlikte işliyor olabilir ve görece önemi henüz netleşmemiştir.
Bu mekanizmalar arasında bağışıklık sistemi üzerindeki etkiler özellikle dikkat çekmektedir. Güncel çalışmalar, obezitenin CD8+ T lenfosit infiltrasyonunu baskıladığını ve obezitede yükselen leptin düzeylerinin PD-1 aracılığıyla T hücre disfonksiyonuna yol açtığını ortaya koymuştur. Endometrium kanseri modellerinde kilo kaybının bu T hücre baskılanmasını tersine çevirebildiği ve tümör gerilemesine yol açabildiği gösterilmiştir. GLP-1RA'ların sağladığı kilo kaybı ve olası doğrudan immünomodülatör etkileri, bu mekanizmaya katkıda bulunuyor olabilir.
Öte yandan hepatoselüler karsinoma özelinde bir mekanizma daha mevcuttur: GLP-1RA'ların karaciğer yağlanmasını (steatohepatit) iyileştirdiği bilinmektedir ve metabolik disfonksiyon kaynaklı steatohepatit, karaciğer kanseri için önemli bir risk faktörüdür.
Renehan & Pollak, Cancer Prevention Research 2026 — Şekil 1'den adapte
Klinik Çalışma Yapmak Neden Bu Kadar Zor?
Veriler cazip görünüyor; biyolojik mekanizmalar makul — peki neden randomize kontrollü bir kanser önleme çalışması yapılmıyor? PADRAIC (Yetişkin Kanserleri Önlemek için Obezite Karşıtı Müdahaleleri Tasarlamaya Yönelik Ön Analiz) araştırma projesi, bu soruyu sistematik olarak yanıtladı. Ortaya çıkan engeller listesi son derece zorlu görünmektedir.
🔴 KÖRLEME NEREDEYSE İMKÂNSIZ
GLP-1RA kullanan hastalar ciddi iştah baskılanması ve kilo kaybı yaşar. Plasebo alan bir katılımcı, ilacı almayıp almadığını hemen anlayabilir. Bu durum, randomize denemenin temel metodolojik koşulunu zaten ihlal etmektedir.
🟠 ON YIL ÜZERI TAKİP GEREKİYOR
Aspirin ile kolorektal kanser önleme çalışmaları, koruyucu etkinin ancak 10 yıl sonra görünür hale geldiğini gösterdi. GLP-1RA'ların kanser önleme etkisi için de benzer bir zaman ufku beklenmektedir. Bu da 100 milyon dolar üzerinde bir maliyet ve 50.000'den fazla katılımcı anlamına gelmektedir.
🔵 KONTAMİNASYON RİSKİ YÜKSEK
ABD'de tahminen 16 milyon kişi GLP-1RA kullanmaktadır. Kontrol koluna randomize edilen katılımcıların ilaçlara piyasadan erişmesini engellemek artık neredeyse imkânsızdır. Bu "kontaminasyon" riski, çalışma sonuçlarını sistematik olarak zayıflatacaktır.
🟣 İLACI KESENLER HIZLA KİLO GERİ ALIYOR
GLP-1RA kesildiğinde hızlı kilo geri kazanımı ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Bu durum, optimum tedavi süresinin belirsizliği ve kesintisiz uzun dönem kullanımın etik yönleri gibi meseleleri de gündeme getirmektedir.
Modelleme çalışmaları, "genel popülasyon" tasarımlı bir çalışmanın 50.000'den fazla katılımcı gerektireceğini ve pratik olmayacağını göstermektedir. Derleme yazarları, daha uygulanabilir bir yaklaşım olarak Barrett özofagusu, endometrial hiperplazi, kolon polipleri veya karaciğer fibrozisi gibi kanser öncüsü durumlarla birlikte obezitenin (VKİ ≥27–35) bir arada bulunduğu alt popülasyonlara odaklanmayı önermektedir. Bu yaklaşım hem örneklem büyüklüğünü azaltır hem de daha kısa bir zaman ufkunda anlamlı sonuç elde etmeyi kolaylaştırır.
GLP-1 İlaçlarının Yan Etkileri: Kanser Önleme Bağlamında Ne Kadar Kabul Edilebilir?
Bir ilacın kanser önleyici amaçla kullanılabilmesi için, sağlıklı bireylere uygulandığında güvenlilik profilinin klinik açıdan kabul edilebilir olması gerekmektedir. Mevcut GLP-1RA güvenlilik verileri bu bağlamda nasıl yorumlanmalıdır?
- Gastrointestinal yan etkiler (bulantı, kusma) — en sık görülen; ilaç kesme oranı %6–17
- Kolelitiazis, kolesistit, gastroparezi
- Sarkopeni endişesi — ancak kasılan kas hacmi adaptif nitelikte değerlendiriliyor
- Önceden var olan diyabetik retinopati kötüleşmesi
- Gerçek dünyada 1 yılda %15–50 ilaç bırakma oranı
- İntihar riski: Onaylanmış artış yok
- Akut böbrek hasarı: Meta-analiz anlamlı risk artışı göstermedi
- Pankreas/tiroid kanseri: Son 10 yılın yoğun kullanımına rağmen artış belgelenmedi
- MEN2 veya medüller tiroid kanseri öyküsü olmayanlarda genel güvenlilik profili kabul edilebilir
Yazarlar, mevcut güvenlilik verilerinin GLP-1RA'ların kanser önleme amacıyla kullanılmasına metodolojik açıdan izin verir nitelikte olduğu sonucuna varıyor — ancak bu değerlendirme, sağlanan kanser risk azalmasının klinik açıdan anlamlı düzeyde olmasını ön koşul olarak bağlamaktadır.
🎓 DROZDOGAN Akademi — Yorum ve Tartışma
GLP-1 AGONISTLER · KANSER ÖNLEME · FARMAKOEPIDEMIYO LOJİ · ELEŞTİREL DEĞERLENDİRME
Bu Yorumun Önemi
Bu derleme, tıbbın en heyecan verici ve en çok tartışılan sorusunu ele alıyor: Günde milyonlarca kişinin aldığı obezite ilaçları, aynı zamanda kanser de önleyebilir mi? GLP-1RA'lar zaten klinik pratikte yaygın biçimde kullanıldığından, bu sorunun yanıtı salt akademik değil, son derece pratik ve acil bir öneme sahiptir. Renehan ve Pollak, cazip verilerin ardına saklanmak yerine metodolojik gerçeklerle yüzleşen dengeli bir perspektif sunmaktadır: Mevcut kanıtlar bir hipotezi meşrulaştırmaya yeterlidir, ancak kanser önleme için klinik uygulama önerisi çıkarmaya değil.
Güçlü Yönler
Derlemenin en değerli katkısı, mevcut gözlemsel çalışmaların altı temel metodolojik zayıflığını sistematik olarak ortaya koymasıdır. "Ölümsüz zaman yanlılığı" ve "rekabet eden risk" gibi kavramları açık biçimde tartışması, GLP-1 ve kanser literatürünü takip eden ama epidemiyoloji metodolojisine derinlemesine hâkim olmayan klinisyenler için gerçekten aydınlatıcıdır. PADRAIC çerçevesiyle kanser önleme denemesinin pratik zorluklarını somutlaştırması ve "50.000 katılımcı, 10 yıl, 100 milyon dolar" gibi bir tahmini açıkça ortaya koyması, alanın gerçekçi bir haritasını çizmektedir.
Sınırlılıklar ve Açık Sorular
Derleme bir yorumdur; birincil veri sunmamaktadır. Bu nedenle kanıt gücü, bağımsız bir sistematik derleme veya meta-analizin gerisinde kalmaktadır. Daha da önemlisi, GLP-1RA'ların obezitesiz veya tip 2 diyabetsiz bireylerde kanser riskini azaltıp azaltmadığı sorusu büyük ölçüde yanıtsız kalmaktadır; incelenen çalışmaların büyük çoğunluğu ya tamamen ya da çoğunlukla diyabetli hastalardan oluşmaktaydı. Mekanizma hipotezleri büyük ölçüde hayvan modellerinden ve küçük klinik çalışmalardan destek almakta; insan karsinogenezi üzerindeki gerçek etki boyutu belirsizliğini korumaktadır.
Klinik Pratiğe Yansıması
Bu derleme, bugün için klinisyenler açısından iki net mesaj taşımaktadır. Birincisi: Bir hastanın hem obezite hem de diabetes veya metabolik sendrom nedeniyle GLP-1RA almak için tıbbi endikasyonu varsa, potansiyel kanser riski azaltma etkisi ilacın kullanımına ek bir gerekçe olarak değerlendirilebilir — ancak bu etki henüz kanıtlanmış düzeyde değildir ve ilaç kararını tek başına yönlendirmemelidir. İkincisi: Klinisyenler, GLP-1RA kullanan hastalardan "bu ilaç kanseri de önler" şeklinde sorular aldıklarında, dürüst ve nüanslı bir yanıt vermelidir: Biyolojik gerekçe güçlü, epidemiyolojik işaretler ilgi çekici ama kanıt henüz yetersizdir.
Gelecek Soruları
Önümüzdeki dönemin en kritik araştırma soruları şunlardır: Kanser öncüsü lezyonlarla birlikte obezitesi olan alt popülasyonlarda (Barrett özofagusu, endometrial hiperplazi, kolon polipi) GLP-1RA'ların kanser insidansı üzerindeki etkisini ölçen bir Faz II/III çalışması mümkün müdür ve nasıl tasarlanmalıdır? Kilo kaybının bağımsız etkisini GLP-1RA'nın doğrudan etkisinden ayırt eden mekanistik çalışmalar nasıl yürütülecektir? Özellikle CD8+ T hücre restorasyonunu ve PD-1 disfonksiyonunun düzeltilmesini kapsayan immünolojik mekanizmalar, GLP-1RA'ları immünoterapi kombinasyonlarının potansiyel bir parçası haline getirmeli midir? Ve Türkiye bağlamında: semaglutid ve tirzepatide erişimin hızla yaygınlaştığı bir ortamda, bu hastaların kanser izleminin nasıl yapılandırılması gerektiği sorusu klinisyenler ve politika yapıcılar için yakın vadede yanıt beklemektedir.
Bilimsel Kaynaklar
- Renehan AG, Pollak MN. Appetite, Obesity, Metabolism, and Malignancy: Do Incretin-Mimetic Drugs Reduce Cancer Risk? Cancer Prev Res 2026;19:187–196. doi: 10.1158/1940-6207.CAPR-26-0018
- Lauby-Secretan B ve ark. Body fatness and cancer — viewpoint of the IARC Working Group. N Engl J Med 2016;375:794–798.
- Lincoff AM ve ark. Semaglutide and cardiovascular outcomes in obesity without diabetes (SELECT trial). N Engl J Med 2023;389:2221–2232.
- Aronne LJ ve ark. Continued treatment with tirzepatide for maintenance of weight reduction in adults with obesity: the SURMOUNT-4 randomized clinical trial. JAMA 2024;331:38–48.
- Wang L, Xu R, Kaelber DC, Berger NA. Glucagon-like peptide 1 receptor agonists and 13 obesity-associated cancers in patients with type 2 diabetes. JAMA Netw Open 2024;7:e2421305.
- Dai H ve ark. GLP-1 receptor agonists and cancer risk in adults with obesity. JAMA Oncol 2025;11:1186–1193.
- Gamborg M ve ark. Long-term cancer risk in users of GLP-1 agonists in Denmark: a nationwide emulated trial. Lancet Reg Health Eur 2025;55:101346.
- Harris M, Brown J, Renehan AG. Preventing obesity-related cancer with the revolution in obesity management: the challenges in the undertaking of a clinical trial and potential solutions. Br J Cancer 2026 Feb 24 [Epub ahead of print].
- Drucker DJ. The expanding landscape of GLP-1 medicines. Nat Med 2026;32:47–57.
- Hebert JR ve ark. Are GLP-1 receptor agonists a "magic bullet" for cancer? Nat Rev Cancer 2026;26:3–4.
Bu makale, süreç kapsamında yapay zeka da dahil olmak üzere çeşitli editörlük araçları kullanılarak oluşturulmuştur. Yayınlanmadan önce insan editörler tarafından incelenmiştir.



