Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Kanserde yenilikçi tedaviler - Bilim kahramanları - Türk Bilim İnsanı Rahmi Oklu, geliştirdiği biyomateryal ile dikkatleri üstüne çekti

Türk Bilim İnsanı Rahmi Oklu, geliştirdiği biyomateryal ile dikkatleri üstüne çekti

Türk Bilim İnsanı Rahmi Oklu, geliştirdiği biyomateryal ile dikkatleri üstüne çekti
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
28.08.2019

ABD Mayo Klinik Vasküler ve Girişimsel Radyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Rahmi Oklu'nun iki kurucu ortağından biri olduğu tıbbi malzeme girişimi Obsidio, damar içi embolizasyon için mevcut ürünlere kıyasla önemli avantajları olan, kanamayı kontrol altına alan, tümörü besleyen damarları tıkayan, anevrizmaları (damar baloncuklarını) tedavi etmek için kullanılan bir biyomateryal geliştirmişti. Obsidio, jelatin ve silikat nanotanecik yapısındaki embolizasyon (damar tıkayıcı) malzemesinin, 21 Ağustos 2019'da risk sermayesi şirketi Good Growth Capital’in birimi olan Infinite Corridor Fund ile finansman turunu tamamladığını duyurdu. Shear-thinning adlı bu biyomateryal, kan damarlarını kalıcı olarak tıkayan çok yüksek bir etkinlik derecesine sahiptir. Zamanla Obsidio'nun malzemesi doğal dokuyla değiştirilir ve arkasında iltihaplanan yabancı madde bırakmaz.

Science Translational Medicine adlı dergide 2016 yılında yayınlanan makalelerinde sunulan klinik öncesi kanıtlar, Obsidio'nun geliştirdiği (shear-thinning) biyomateryalinin, kateterler tarafından minimal invaziv bir şekilde enjekte edilebildiğini, hemostatik aktiviteye sahip olduğunu, damarların fizyolojik basınçlarına dayandığını, güvenli ve güçlü tıkanmalar oluşturduğunu göstermektedir. Ayrıca Obsidio'nun Tıbbi Şefi olan Dr. Rahmi Oklu, "Biyomalzeme, hekim kullanıcısı düşünülerek tasarlandı ve optimize edildi. Kullanımı kolay olmalıydı. Günümüzde kullanılan aletlerden çok daha büyük bir etkinliğe sahiptir ve enjekte etmesi basittir. Tüm bu hedeflere ulaştığımıza inanıyorum. Bu malzeme, bugün tarapötik (tedavi edici amaçlı) damar tıkama biçimimizi değiştirecek." dedi.

Obsido'nun diğer ortağı ve CEO'su Ehsan Jabbarzadeh: "Obsidio'nun periferik, nörovasküler ve tümör embolizasyonu uygulamaları da dahil olmak üzere birçok pazarda tek bedene uyan tek teknoloji için muazzam bir potansiyele sahip olduğunu görüyoruz" dedi.

Obsidio'nun shear-thinning biyomateryali, çok çeşitli kateterler vasıtasıyla enjekte edilebilir, tüm görüntüleme teknikleriyle uyumludur ve kullanıma hazır olacaktır. Ayrıca, farklı ebat ve aksesuarlarda embolik cihazlarla ilgili envanter maliyetlerine duyulan ihtiyacı da ortadan kaldırmaktadır. Aralık 2018'de kurulan şirketin vizyonu, embolizasyonun "Demir Üçgeni"ni ( Kalite, Erişim ve Maliyet) en iyi şekilde optimize etmektedir.

Not: Obsidio Inc., çığır açan emboloterapi ürünlerinin araştırılması, geliştirilmesi ve ticarileştirilmesine adanmış bir tıbbi cihaz şirketidir.

Rahmi Oklu kimdir? (kısa akademik CV)

Rahmi Oklu, ABD Mayo Clinic Vasküler ve Girişimsel Radyoloji Anabilim Dalı Profesörü, Başkanı ve Minimal İnvaziv Terapötikler Laboratuvarı Direktörüdür. Northwestern Üniversitesi'nde tıp fakültesini bitirdi, Yale Üniversitesi'nden yüksek lisans derecesini ve Cambridge Üniversitesi'nden biyokimya doktora derecesini aldı. Cerrahi ve radyoloji eğitimini Columbia Üniversitesi NY Presbiteryen Hastanesi'nde tamamladı. Vasküler ve girişimsel radyoloji dalında Massachusetts Genel Hastanesi Harvard Tıp Fakültesi'nde çalıştı. Tıbbi cihazlar geliştirmek için hastadan ilham alan mühendisliğe odaklanan çalışmaları ile tanınmaktadır. Girişimsel radyoloji alanında dünyanın önde gelen isimlerindendir.

Girişimsel radyoloji ve damar embolizasyonu ile ilgili güncel durum nedir?

Günümüzde girişimsel radyoloji bölümü tıbbın değişik alanlarında önemli katkılar sağlamaktadır. Kullanılan teknikler ile damar yaralanmalarına bağlı kanamaların durdurulması, beyinde anevrizma olarak adlandırdığımız hastayı kanama riski ile karşı karşıya bırakan damar baloncuklarının tıkanması ve kanserli dokunun beslenmesini sağlayan atar damarların embolizasyonu ile kanser tedavisinde önemli başarılar elde edilmiştir. Bununla birlikte günümüze değin bu tedavi yönteminde kullanılan damar tıkayıcı ajanlar beraberinde bazı sorunları ve kısıtlılıkları getirmiştir. Bu nedenle tıpta daha stabil ve uygun maliyetli embolizasyon uygulamalarına ciddi bir ihtiyaç vadır. Tam bu noktada Prof. Dr. Rahmi Oklu ve ekibinin çalışmaları, girişimsel radyolojide karşılanmamış büyük bir ihtiyacı hedef almaktadır.

Embolizasyon nedir? Damar embolizasyonu için biyomateryaller ve teknolojilerde gelişmeler

Minimal invaziv girişimler, modern tıbbın temel taşlarından biridir. Geçtiğimiz birkaç on yılda, karmaşık açık cerrahiden, daha az komplikasyon içeren, genellikle daha iyi sonuçlar ve daha düşük maliyetlere sahip, görüntü kılavuzlu minimal invaziv müdahalelere kademeli bir geçiş olmuştur. Kan damarları, birçok minimal invaziv prosedür için vücuda ortak bir giriş yolu oluşturur ve damar içi bir yaklaşımla hemen hemen her organa erişilebilir. Damar içi yaklaşım ile, örneğin bir tümör hedef alınarak, embolizasyon olarak bilinen bir uygulama olan vücudun o kısmına kan akışı azaltılabilir. Embolizasyon, tedavi edici amaçlarla embolik (tıkayıcı) ajanların kateterlerden damar içinde biriktirilmesi ile kan damarlarının tıkanması anlamına gelir. Bu sayede akut potansiyel ölümcül kanamalar, anevrizmalar ve vasküler malformasyonlar tedavi edilebilir veya bir tümörü besleyen kan damarlarının embolizasyonu gibi hedeflenen onkolojik uygulamalar gerçekleştirilebilir.

Embolizasyonun ve girişimsel radyolojinin kısa tarihi: İlk belgelenen embolizasyon, 1904 yılında, baş-boyun bölgesinde tümörü olan bir hastada, tümörün kan akışını azaltmak için eksternal (dış) karotis artere ameliyat öncesi eritilmiş parafin-petrolatumu enjekte eden Robert Dawbain tarafından gerçekleştirildi. 1930'da Barney Brooks, arteriyovenöz malformasyonu (AVM) tedavi etmek için tek tatmin edici yöntemin, damarların embolizasyonla kapatılması olduğunu söyledi. Daha sonra, bir karotis-kavernöz fistülü başarılı bir şekilde embolize etmek için ince bir kas şeridi kullanıldı. Bu ve diğer öncü çalışmalar, embolizasyon için hem doğal hem de sentetik ajanları kullanarak yenilikçi talimatlar yarattı. 1964 yılında Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi'nden bir radyolog olan Charles Dotter, aterosklerotik (yağlı plaklara bağlı) arter darlığının tedavisi için, günümüzde "anjiyo" olarak bilinen ilk perkütan transluminal anjiyoplastiyi gerçekleştirdi ve tanı ve tedavi için yeni kateter bazlı müdahalelerde bir atılım oldu. Ayrıca balon kateterizasyonu ve koroner anjiyografide (damar görüntülemesi için X-ışını görüntüleme) ve perkütan arter stentlemeye öncülük etti ve tamamen yeni bir tıbbi uzmanlık, girişimsel radyoloji gelişti.

Damar embolizasyonunda kullanılan biyomalzemeler ve teknolojiler

İlk yıllarda embolik ajanlar olarak kas parçaları, kan pıhtıları ve paslanmaz çelik peletler kullanıldı. Ancak 1970'lerden bu yana, görüntüleme ve kateter teknolojisindeki gelişmeler, embolizasyon yöntemlerini önemli ölçüde geliştirmiştir. Doğal maddelerin embolizasyon başarısızlığına cevap olarak, araştırmacılar ve doktorlar, belirli klinik uygulamaları ele almak için yeni embolik ajanlar oluşturmak için malzeme bilimindeki gelişmeleri kullandılar. Bu malzemelerin örnekleri arasında metalik bobinler, kalibre edilmiş mikroküreler ve biyo yapıştırıcı bulunur. Mevcut tüm embolik malzemelerin avantajları ve eksiklikleri vardır. Embolizasyon için "one size fit all" (her duruma uyan tek çözüm) bir materyal bulunmamasına rağmen, ideal bir embolik malzemenin genel özellikleri 1) biyouyumluluk; 2) ulaştırma kolaylığı; 3) parçalanma / göç etme direnci; 4) biyobozunurluk (uygulamaya bağlı olarak); 5) floroskopi, manyetik rezonans görüntüleme (MRG), bilgisayarlı tomografi (BT) veya ultrason gibi ortak görüntüleme yöntemlerinde görünürlük ve izlenebilirlik; ve 6) terapötik (örneğin, antikanser ilacı) dağıtım aracı olarak görev yapma kabiliyeti. Embolik ajanların geliştirilmesinde ana zorluk, embolizasyonun bir müdahale olarak çok yönlülüğüdür. Klinik senaryolar, atardamarlardan (1-2 cm çaptan) kılcal damarlara (5-10 mikrometre çapa kadar) kan damarlarının geçici veya kalıcı bir müdahale olarak tıkanmasını gerektirebilir. Kateter yoluyla konuşlandırılabilir olması, aynı zamanda arteriyel kan basıncına dayanacak yapısal bütünlüğü korumasını gerektirir. Bu nedenle, bir embolik ajanın etkinliği, her hasta tarafından sunulan benzersiz klinik senaryolara uyum sağlama yeteneğine ve bitişik yapı yaralanmasını en aza indirirken etkili tedavi sağlama yeteneğine bağlıdır.

*

- Ameliyatsız kanser tedavileri hangileridir?

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.