
Akciğer Kanseri Taramasında Yanlış Pozitiflik: Radyologlar Neden Farklı Sonuç Veriyor?
Akciğer kanseri taramasında düşük doz bilgisayarlı tomografi (BT), sigara içen veya bırakmış yüksek riskli kişilerde ölüm oranını azalttığı kanıtlanmış bir yöntem. Ancak taramanın kalitesi, çekilen görüntüyü yorumlayan radyoloğa göre büyük farklar gösterebiliyor mu?
National Cancer Institute'tan (NCI) araştırmacıların 1.445 ABD'li radyoloğun 229.599 taramasını incelediği yeni bir çalışma, ilk (bazal) taramalarda yanlış pozitiflik oranının radyologdan radyoloğa %11 ile %22 arasında değiştiğini ortaya koydu. Standardizasyon amacıyla geliştirilen Lung-RADS sistemine rağmen bu fark neden hâlâ bu kadar büyük? Bu yazıda hem çalışmanın kendisini hem de aynı araştırmacının 13 yıl önceki bulgularıyla karşılaştırmasını ele alıyoruz.
Düşük doz BT (LDCT) taraması: Yüksek riskli (uzun süreli sigara öyküsü olan) yetişkinlerde akciğer kanserini erken evrede yakalamak için düşük radyasyon dozuyla yapılan bilgisayarlı tomografi taraması.
Yanlış pozitif sonuç: Taramanın "şüpheli" olarak işaretlenmesine rağmen, takip eden bir yıl içinde kanser tanısı konulmaması. Yanlış pozitif sonuçlar gereksiz ek görüntüleme, biyopsi, kaygı ve maliyete yol açabilir.
Lung-RADS: Amerikan Radyoloji Koleji (ACR) tarafından geliştirilen, radyologlar arasındaki yorum farklılıklarını azaltmak ve yanlış pozitiflik oranını düşürmek amacıyla standardize edilmiş bir raporlama ve sınıflandırma sistemi.
Duyarlılık (sensitivite) ve özgüllük (spesifisite): Duyarlılık, gerçek kanser vakalarını yakalama oranı; özgüllük ise kanser olmayan vakaları doğru şekilde negatif olarak işaretleme oranıdır. Bir radyolog "daha hassas" davranıp daha çok şüpheli bulgu işaretlerse, duyarlılık artabilir ama yanlış pozitiflik de (özgüllük düşerek) artar — bu, aşağıda değineceğimiz temel bir denge.
Araştırmacılar, ACR'nin Akciğer Kanseri Tarama Kayıt Sistemi'nden (Lung Cancer Screening Registry) elde edilen ve her taramayı yorumlayan radyoloğu ayrı ayrı tanımlayan verileri, 2015-2021 yılları arasındaki Medicare hasta dosyalarıyla eşleştirdi. Analiz, en az 50 bazal veya en az 50 bazal-sonrası (izlem) tarama yorumlamış radyologlarla sınırlı tutuldu — bu eşik, her radyolog için istatistiksel olarak anlamlı bir oran hesaplanabilmesini sağlamak içindi. Tüm taramalar, ücret-hizmet (fee-for-service) Medicare'e kayıtlı, 65 yaş ve üzeri hastalarda yapılmıştı.
1.445 radyolog analiz edildi (≥50 bazal veya ≥50 bazal-sonrası tarama yorumlamış olanlar).
229.599 tarama incelendi.
Veri kaynağı: ACR Akciğer Kanseri Tarama Kayıt Sistemi + Medicare hasta dosyaları, 2015-2021.
Tüm hastalar 65 yaş ve üzeri, ücret-hizmet Medicare kapsamında.
Bazal (ilk) taramalarda radyologlar arası yanlış pozitiflik oranı %11 ile %22 arasında değişti — yani en "temkinli" (özgüllüğü yüksek) radyologların yanlış pozitiflik oranı, en "hassas" (duyarlılığı yüksek olması muhtemel) radyologların oranının yaklaşık yarısı kadardı. Yazarlar, bu farkın radyologların ROC eğrisi (aşağıda açıklanıyor) üzerinde farklı noktalarda çalıştığını düşündürdüğünü, ancak bunun dolaylı bir kanıt olduğunu vurguluyor.
Bu çalışmanın baş yazarı Paul F. Pinsky, PhD (NCI), aslında bu konuda yeni bir isim değil. 2013'te, yine kendisinin liderliğinde yürütülen ve National Lung Screening Trial (NLST) verilerini kullanan bir çalışma, en yüksek hacimde tarama okuyan (en az 100 tarama) radyologlar arasında bile yanlış pozitiflik oranının %4 ile %69 arasında değiştiğini göstermişti — NLST'nin genel yanlış pozitiflik oranı ise yaklaşık %25'ti. Bu çarpıcı varyasyon, ACR'nin Lung-RADS sistemini geliştirmesinin başlıca motivasyonlarından biri oldu.
| Dönem / Çalışma | Ortam | Yanlış pozitiflik oranı / aralığı |
|---|---|---|
| NLST (2013 analizi, Pinsky ve ark.) | Araştırma çalışması, deneyimli/eğitimli radyologlar | Genel ~%25; yüksek hacimli radyologlar arası %4–%69 |
| Lung-RADS sonrası klinik pratik (çeşitli çalışmalar) | Gerçek dünya, tek merkez / bölgesel | Genellikle %10 civarına düşürüldüğü bildirilmiş |
| ACR Kayıt Sistemi (2026 analizi, Pinsky ve ark.) | Gerçek dünya, ulusal ölçek, 1445 radyolog | Bazal taramalarda radyologlar arası %11–%22 |
Lung-RADS, NLST döneminin en uç noktalarını (örneğin %69 gibi aşırı yüksek oranları) büyük ölçüde ortadan kaldırmış görünüyor — bu bir ilerleme. Ancak standardize bir sınıflandırma sistemine rağmen, ulusal ölçekte hâlâ neredeyse iki kata varan bir radyolog-arası fark devam ediyor. Yazarların vurguladığı gibi, "Lung-RADS önemli bir ilk adımdı, ancak radyolog düzeyinde yorum farklılığını azaltmaya yönelik çabaların sürmesi gerekiyor."
Bir radyolog, şüpheli bir nodülü "pozitif" olarak işaretleme eşiğini ne kadar düşük tutarsa, o kadar çok gerçek kanseri yakalar (duyarlılık artar) ama o kadar çok yanlış pozitif de üretir (özgüllük düşer). Bu değiş tokuşu görselleştiren araç ROC (receiver operating characteristic) eğrisidir. Araştırmacılar, radyologların bu eğri üzerinde farklı noktalarda çalıştığını — yani bazılarının daha "hassas", bazılarının daha "temkinli" bir yaklaşım benimsediğini — düşünüyor. Ancak bu, dolaylı bir çıkarım. Her radyologun kendi ROC eğrisini güvenilir şekilde hesaplamak için yeterli sayıda gerçek kanser vakası yoktu; bu nedenle duyarlılık-özgüllük dengesi doğrudan gösterilemedi, sadece yanlış pozitiflik oranındaki fark üzerinden çıkarım yapılabildi.
- Tüm veriler 65 yaş ve üzeri, ücret-hizmet Medicare'e kayıtlı hastalardan geliyor; bu durum seçilim yanlılığı (selection bias) yaratabilir ve sonuçların daha genç hastalara veya Medicare Advantage/özel sigortalı popülasyonlara genellenebilirliğini sınırlayabilir.
- Radyologlar hakkındaki bilgi kısıtlıydı: kaç yıldır pratik yaptıkları veya hangi alt uzmanlık dalında (örn. toraks radyolojisi) çalıştıkları veri setinde yer almıyordu — bu faktörler yorum farklılığını etkileyebilir.
- Çalışma için özel bir finansman sağlanmadı; yazarlar herhangi bir çıkar çatışması bildirmedi.
- Verinin 2015-2021 arasını kapsaması nedeniyle, son yıllarda yaygınlaşan yapay zekâ destekli okuma araçlarının etkisi bu analizde yansıtılmamış olabilir.
- Yazarlar, meme kanseri taramasında (mamografi) yaygın kullanılan yöntemlerin — karar destek araçları, yapılandırılmış denetimler (structured audits) ve yapay zekâ destekli okuma — akciğer kanseri taramasında da benzer fayda sağlayabileceğini öneriyor.
- Lung-RADS'ın kendisi, NLST döneminin en aşırı uç değerlerini büyük ölçüde ortadan kaldırmış görünüyor; bu, standardizasyonun işe yaradığının bir kanıtı.
- Radyolog düzeyinde geri bildirim ve düzenli performans denetimleri, mamografide olduğu gibi burada da yorum tutarlılığını artırabilir.
- "Akciğer taramasında yanlış pozitif çıkması, radyoloğun hata yaptığı anlamına gelir"
- "Lung-RADS sistemi tamamen standart, hangi merkeze gidersen git aynı sonucu alırsın"
- "Yanlış pozitif çıkan herkese gereksiz biyopsi yapılıyor"
- Yanlış pozitiflik, duyarlılık-özgüllük dengesinin doğal bir sonucu; standart bir sistemle çalışan deneyimli radyologlar arasında bile beklenen bir varyasyon aralığı var
- Lung-RADS, NLST döneminin en uç farklılıklarını (%4-%69) büyük ölçüde daralttı, ancak %11-%22 aralığında hâlâ belirgin bir fark sürüyor
- Lung-RADS kategorilerinin çoğu ek görüntüleme/izlem önerir, doğrudan biyopsi değil; biyopsiye yönlendirme daha yüksek riskli kategorilerde (4B, 4X gibi) söz konusu olur
- Türkiye'de KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) aracılığıyla ulusal ve ücretsiz olarak taranan kanser türleri meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanserleridir; akciğer kanseri bu ulusal programın kapsamında değildir.
- Yüksek riskli (uzun süreli sigara öyküsü olan) bireylerde düşük doz BT taraması hekim önerisiyle yaptırılabilir, ancak ABD'deki Medicare kapsamına benzer, radyolog bazlı kayıt sistemiyle izlenen, SGK tarafından organize şekilde karşılanan ulusal bir program bulunmuyor.
- Aralık 2024'te Turkish Journal of Oncology'de yayımlanan bir maliyet-etkililik simülasyonu, Türkiye'de ulusal bir akciğer kanseri tarama programının binlerce erken ölümü önleyebileceğini ve daha fazla vakayı erken evrede yakalayabileceğini öne sürerek böyle bir programın sağlık politikasına dahil edilmesini savundu — ancak bu henüz bir öneri düzeyinde, uygulamaya geçmiş değil.
- Bu bağlamda, ABD'de radyologlar arası yorum farkını ölçebilen ulusal bir kayıt sistemi kurulabilmiş olması, Türkiye'de böyle bir programın gelecekte nasıl tasarlanması gerektiği açısından da öğretici bir örnek oluşturuyor: bir tarama programının başarısı yalnızca teknolojiye değil, o teknolojiyi yorumlayan insan unsuruna da bağlı.
Akciğer kanseri taramasında "şüpheli" bir sonuç çıkması, kanser olduğu anlamına gelmez — taramaya giren kişilerin büyük çoğunluğunda yanlış pozitif sonuç, ek görüntüleme veya kısa aralıklı izlemle netleşir. Bu çalışma, hangi radyoloğun veya merkezin taramayı yorumladığının sonucu bir miktar etkileyebileceğini gösteriyor; bu, taramayı yaptırmama nedeni değil, taramanın deneyimli ve Lung-RADS'a aşina merkezlerde yaptırılmasının değerini vurgulayan bir bulgu. Şüpheli bir sonuç aldığınızda hekiminizle önerilen izlem planını netleştirmeniz önemlidir.
Akciğer kanseri taraması, mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış az sayıda kanser taraması yönteminden biri. Ancak taramanın faydası, yanlış pozitiflerin getirdiği kaygı, ek maliyet ve gereksiz işlem riskiyle dengelenmeli. Radyolog bazlı yorum farkının büyüklüğü, bu dengenin merkezden merkeze, hatta radyologdan radyoloğa değişebileceğini gösteriyor.
1445 radyoloğun 229.599 taramasının analizinde, bazal taramalarda yanlış pozitiflik oranı radyologlar arası %11-%22 aralığında değişti. Aynı araştırmacının 2013'teki NLST analizinde bu aralık %4-%69 idi (genel oran ~%25); Lung-RADS'ın devreye girmesiyle uç farklılıklar büyük ölçüde daraldı ama tamamen ortadan kalkmadı.
Veriler yalnızca 65 yaş üzeri, ücret-hizmet Medicare hastalarından; radyologların deneyim süresi ve alt uzmanlığı bilinmiyor; bireysel ROC eğrileri hesaplanamadığından duyarlılık-özgüllük dengesi dolaylı olarak çıkarıldı; 2015-2021 verisi güncel yapay zekâ destekli okuma araçlarının etkisini yansıtmıyor olabilir.
Tarama programı yürüten merkezler için yapılandırılmış denetim, radyolog geri bildirimi ve mümkünse yapay zekâ destekli ikinci okuma, mamografide olduğu gibi yorum tutarlılığını artırabilir. Türkiye'de bir ulusal program tasarlanırken bu insan-kaynaklı varyasyon faktörünün baştan hesaba katılması önemli.
Bazal-sonrası (izlem) taramalardaki radyolog-arası fark ne kadar? Radyolog deneyimi ve tarama hacmi, yorum tutarlılığını ne ölçüde etkiliyor? Yapay zekâ destekli okuma araçları bu varyasyonu klinik pratikte gerçekten azaltıyor mu? Yanlış pozitiflik farkının hasta sonuçlarına (gecikmiş tanı, gereksiz biyopsi oranı) somut etkisi nedir?
Kaynaklar:
- Pinsky PF, ve ark. Radiologist-Level Variation in False-Positive Rates for Lung Cancer Screening Low-Dose CT. Journal of the American College of Radiology. 2026. DOI: 10.1016/j.jacr.2026.08.006
- Norton A. Wide Variation Seen in Lung Screening False-Positive Rates. Medscape. 13 Ağustos 2026.
- Pinsky PF, Gierada DS, Nath PH, Kazerooni E, Amorosa J. National Lung Screening Trial: Variability in Nodule Detection Rates in Chest CT Studies. Radiology. 2013;268(3):865-873. DOI: 10.1148/radiol.13121530
- American College of Radiology. Lung-RADS Assessment Categories, sürüm güncellemeleri.
- Turkish Journal of Oncology, Aralık 2024 — Türkiye'de ulusal akciğer kanseri tarama programının maliyet-etkililiğine dair simülasyon çalışması.



