
Bıçağın Cüreti: İskenderiyeli Leonides ve Radikal Mastektomi
22. Gün (365 Günde Kanser Tarihi Serisi)
MS 2. yüzyılın sonları... Akdeniz'in bilim başkenti İskenderiye'deyiz. Burası, Roma'nın teorik dogmalarının aksine, anatomik merakın ve pratik becerinin hala canlı olduğu bir yer. Şehrin cerrahlarından biri olan Leonides, yüzyıllardır süregelen "kanser ölümcüldür, dokunulmaz" tabusunu yıkmak üzereydi.
Dün incelediğimiz Galen, kanseri vücuttaki sıvıların bir dengesizliği (Kara Safra) olarak görüyor ve cerrahiye karşı çıkıyordu. Ancak Leonides farklı bir şeye inanıyordu: Kanser, vücuttan sökülüp atılması gereken fiziksel bir istilacıydı.
1. Parmak uçlarındaki ipucu: Meme başı çekilmesi
Leonides, hastalarını sadece uzaktan izleyen bir filozof değildi; onlara dokunan bir cerrahtı. Meme kanserli kadınları muayene ederken çok kritik bir detay fark etti. Tümör büyüdükçe, meme başı içeri doğru çöküyordu.
Bu gözlem (Retraksiyon), tıp tarihinde meme kanserinin ilk ve en net klinik tanımlarından biriydi. Leonides, tümörün sadece bir şişlik olmadığını, etrafındaki dokulara (pektoral fasya) yapıştığını ve onları çektiğini anlamıştı. Bu, onun "kökleri" olan bir hastalık olduğunu kanıtlıyordu.
2. Ateş ve çelik: Leonides'in ameliyat masası
Leonides'in geliştirdiği teknik, o dönem için hayal bile edilemeyecek kadar radikaldi. Anestezi yoktu, kan nakli yoktu. Hastayı masada canlı tutmanın tek yolu "hız" ve "ateş"ti. İşte tarihin ilk sistematik mastektomi protokolü:
Hasta, o dönemki alışkanlığın aksine oturarak değil, sırtüstü yatırılır. Bu, şoku azaltır ve cerraha alan açar.
Bıçak tümöre değmemelidir. Kesi, memenin tamamen sağlıklı kısmından başlatılır (Negatif Cerrahi Sınır ilkesi).
Bir kesik atılır, hemen ardından kızgın demirle (koter) dağlanır. Amaç kanamayı durdurmaktır.
Meme çıkarıldıktan sonra durulmaz. Yara yatağı tekrar dağlanır. Amaç geride kalan "kanser tohumlarını" yok etmektir.
3. İki devin savaşı: Teori mi, pratik mi?
Aynı çağda yaşamış (veya yakın dönemlerde) bu iki ismin kansere yaklaşımı, antik onkolojinin ikiliğini oluşturur. Biri kütüphanede, diğeri ameliyathanededir.
| BERGAMALI GALEN (ROMA) | İSKENDERİYELİ LEONIDES |
|---|---|
| Teori: Kanser sistemik bir sıvı dengesizliğidir (Kara Safra). | Teori: Kanser lokal ve fiziksel bir tümördür (İstila). |
| Yaklaşım: "Dokunma!" (Noli Me Tangere). Cerrahi hastalığı azdırır. | Yaklaşım: "Kes ve Yak!" Erken evrede cerrahi tek şanstır. |
| Tedavi: Diyet, müshil, kan akıtma (Sistemi temizleme). | Tedavi: Radikal Mastektomi ve Koterizasyon. |
| Miras: Üniversitelere ve teorik tıbba hakim oldu. | Miras: Modern cerrahinin ve "sınır temizleme" ilkesinin atası oldu. |
Yararlanılan kaynaklar
- Karamanou M, et al. "Ancient Greek and Greco-Roman Methods in Modern Surgical Treatment of Cancer." PMC - NIH.
- "Leonidas (physician)." Wikipedia.
- Hajdu SI. "A Note from History: Landmarks in History of Cancer." Cancer.
- Scarborough J. "Teaching Surgery in Late Byzantine Alexandria." ResearchGate.




Modern Cerrahinin Unutulmuş Babası
Bugün bir meme cerrahı ameliyata girdiğinde, aslında Leonides'in 1800 yıl önce koyduğu prensipleri uygular: "Tümörü değil, etrafındaki sağlam dokuyu kes." Modern elektrokoter cihazları, Leonides'in kızgın demirlerinin teknolojik torunlarıdır.
Leonides'in hikayesi bize şunu öğretir: Tıpta ilerleme, bazen yerleşik otoriteye (o dönem Galen'di) karşı gelmeyi ve hastayı kurtarmak için cesurca risk almayı gerektirir. Ancak bu risk, pervasızca değil; anatomi bilgisi ve sıkı bir disiplinle (Leonides'in ameliyat edilebilirlik kriterleri gibi) yönetilmelidir.
Bu hikaye, yarın (23. Gün) anlatacağımız Azize Agata'nın hikayesine de bir köprüdür. Leonides'in "hayat kurtaran" cerrahisi, anestezisiz bir dünyada, hastalar (ve Agata gibi kurbanlar) için aynı zamanda korkunç bir "işkence" demekti.