1
Kanser Bulaşıcı mı? Rembrandt’ın Doktoru Nicolaes Tulp ve Tıp Tarihinin Trajik Yanılgısı

Kanser Bulaşıcı mı? Rembrandt’ın Doktoru Nicolaes Tulp ve Tıp Tarihinin Trajik Yanılgısı

51. Gün (365 Günde Kanser Tarihi Serisi)

Lenf sıvılarının keşfiyle başlayan bilimsel aydınlanmanın, nasıl karanlık bir "bulaşıcılık" histerisine dönüştüğünün hikayesi.

Önceki yazımızda (50. Gün), İtalyan anatomist Gaspare Aselli'nin "sütlü damarları" (lenf sistemini) keşfederek, kanserin bedende seyahat ettiği gizli otoyolu bulduğunu incelemiştik. Bu devrimsel keşif, Galen'in 1500 yıllık "kara safra" inancını yıkmış ve yerini kanserin vücut sıvılarıyla (lenf) yayılan bir hastalık olduğu fikrine ("Lenf Teorisi") bırakmıştı. Ancak 17. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, tıbbın bu yeni bulgusu, yanlış bir tümevarımla onkoloji tarihinin en korkunç toplumsal krizlerinden birini tetiklemek üzereydi: Eğer kanser bu sıvılarla içimizde yayılabiliyorsa, tıpkı veba veya cüzzam gibi başkalarına da bulaşabilir miydi?

Rembrandt'ın tablosundaki o meşhur doktor

Sanat tarihinin en bilinen eserlerinden biri olan, Hollandalı ressam Rembrandt'ın 1632 tarihli "Dr. Nicolaes Tulp'un Anatomi Dersi" tablosunu mutlaka görmüşsünüzdür. O tabloda, etrafına toplanmış cerrahlara bir kadavranın kolunu keserek kas ve tendon anatomisini gösteren; şapkalı, kendinden emin ve karizmatik hekim Dr. Nicolaes Tulp'tur (1593-1674).

Dr. Tulp, sadece Amsterdam'ın en ünlü hekimi değil, aynı zamanda şehrin belediye başkanıydı. Hastalarının tıbbi kayıtlarını yıllarca büyük bir titizlikle tutmuş ve 1641 yılında, nadir görülen vakaları derlediği ünlü eseri Observationes Medicae'yi (Tıbbi Gözlemler) yayımlamıştı. Onkoloji tarihini yüzyıllar boyunca yanlış yönlendirecek ve büyük bir paniğe sebep olacak o üzücü hikaye, bu kitabın sayfaları arasında yer almaktaydı.

Bir anne, bir çocuk ve ölümcül süt

Dr. Tulp, kitabında göğsünde ileri evre, ülserleşmiş (dışarı açılmış) ve kanayan bir meme kanseri olan bir kadının vakasını aktarıyordu. O dönemin tıbbi pratiklerinde, göğüsteki apselerin ve şişliklerin baskısını azaltmak veya biriken sıvıyı boşaltmak için "emzirme" yöntemine başvurulabiliyordu.

Tarihi Yanılgının Doğduğu An

Dr. Tulp'un kayıtlarına göre; bu kanserli kadından süt emen genç oğlu (bazı tarihi kayıtlara göre ise evdeki bir hizmetçi), kısa bir süre sonra çenesinde ve ağız bölgesinde devasa, ölümcül bir tümör geliştirmişti. Dr. Tulp bu iki bağımsız olayı birleştirdiğinde zihninde tehlikeli bir çıkarım oluştu: Çocuğun çenesindeki kanser, annesinin göğsündeki kanserli sıvıyı emmesi yüzünden oluşmuştu! Tulp kitabına kesin bir dille şu hükmü yazdı: "Kanser bir bedenden diğerine tıpkı bir zehir gibi geçebilir; kanser bulaşıcıdır!" (Contagion Theory).

"Veba"dan farksız: bulaşıcılık teorisinin doğuşu

Dr. Nicolaes Tulp bu düşüncesinde yalnız değildi. Onunla aynı dönemde yaşayan bir diğer ünlü Portekizli hekim Zacutus Lusitani (1575-1642) de, aynı evde yaşayan üç çocuklu bir ailede herkesin sırayla kansere yakalandığını gözlemlemiş (muhtemelen genetik bir sendrom) ve kanserin son derece bulaşıcı olduğunu iddia etmişti.

Lusitani ve Tulp, Avrupa'daki tüm cerrahlara ve hekimlere seslenerek, açık ve ülserleşmiş kanseri olan hastaların yaralarından çıkan sıvıların son derece zehirli olduğunu, sağlıklı insanların bu hastalardan kesinlikle uzak durması gerektiğini ilan ettiler.

Modern Tıbbın Açıklaması

Bugün moleküler biyoloji sayesinde kanserin kesinlikle bulaşıcı olmadığını biliyoruz. Dr. Tulp'un vakasındaki çocuğun çenesinde oluşan kitle, muhtemelen Epstein-Barr virüsünün tetiklediği bir çocukluk çağı tümörü (örn: Burkitt Lenfoması) veya basit ama ağırlaşmış bir bakteriyel enfeksiyondu.

Sosyal Histerinin Başlangıcı

17. yüzyılda bu yanlış "Bulaşıcılık Teorisi" tıbbi bir makale olmaktan çıkıp sosyal bir histeriye dönüştü. Madem kanser cüzzam veya veba gibi bulaşıcıydı, o halde kanser hastaları sağlıklı insanların arasında ne arıyordu?

52. yazımızda, tarihin en karanlık "Sosyal Onkoloji" sayfalarından birini açacağız: Hastanelerden kovulan, cüzzamlılar gibi toplumdan dışlanan kanser hastalarının trajedisini ve Avrupa'nın ilk "İzole Kanser Evleri"nin kuruluşunu okuyacağız.

Şifa, hastayı toplumda tutabilmektir

Kanser tarihi, sadece hücrelerin ve ilaçların değil; aynı zamanda korkuların, yanılgıların ve damgalamaların (stigma) da tarihidir. Dr. Nicolaes Tulp gibi dönemin en parlak zihinlerinin bile düştüğü "bulaşıcılık" yanılgısı, kanser hastalarına hastalığın kendisinden çok daha büyük bir acı yaşatmış; onları sevdiklerinden ve toplumdan yüzyıllar boyunca izole etmiştir.

Bugün onkolojide "isabetli rehberlik" dediğimiz kavram, sadece doğru ilacı vermek değildir. Aynı zamanda hastayı "vebalı" gibi hissettiren o eski ve karanlık psikolojik yüklerden arındırmak, biyolojik restorasyonun yanı sıra sosyal restorasyonu da sağlamaktır. Kanser bulaşıcı değildir; bulaşıcı olan tek şey, doğru bilginin getirdiği umut ve şefkattir.

Tarihsel ve Bilimsel Kaynaklar

  • 1. Tulp, N. (1641). Observationes Medicae. Amsterdam: Lodewijk Elzevir.
  • 2. Faguet, G. B. (2015). A Brief History of Cancer: Age-Old Milestones Underlying Our Current Knowledge Database. International Journal of Cancer.
  • 3. Mukherjee, S. (2010). The Emperor of All Maladies: A Biography of Cancer. Scribner.
  • 4. Scholl, J. et al. (2021). Contagion of Cancer. In: History of Oncology.

Sağlık ve Mutlulukla Kalın...

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Kanser tanısına sahip bir hasta için online muayene randevusu hakkında bilgi almak için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.


İlgili Haberleri


Bıçak Kemiğe Dayandığında: John Hunter ve Kanserin Hareketli Sırrı

Bıçak Kemiğe Dayandığında: John Hunter ve Kanserin Hareketli Sırrı

65. Gün (365 Günde Kanser Tarihi Serisi) Modern cerrahi evrelemenin...

Kırmızı Balmumu ve Ölümün Sanatı: Frederik Ruysch’un Tümörleri Haritalayan Gizli Reçetesi

Kırmızı Balmumu ve Ölümün Sanatı: Frederik Ruysch’un Tümörleri Haritalayan Gizli Reçetesi

64. Gün (365 Günde Kanser Tarihi Serisi) Kanser beslenmesinin ilk...

Enfiye Kutularındaki Zehir: John Hill'in 200 Yıl Önceki Unutulan Tütün Uyarısı

Enfiye Kutularındaki Zehir: John Hill'in 200 Yıl Önceki Unutulan Tütün Uyarısı

63. Gün (365 Günde Kanser Tarihi Serisi) Tütün ve kanser...

Köpek, Zehir ve Neşter: Bernard Peyrilhe'nin Çılgın Deneyi ve Deneysel Onkolojinin Doğuşu

Köpek, Zehir ve Neşter: Bernard Peyrilhe'nin Çılgın Deneyi ve Deneysel Onkolojinin Doğuşu

62. Gün (365 Günde Kanser Tarihi Serisi) Kanseri laboratuvara sokan...

Hakkımda

Özgeçmişim, kanser tanı ve tedavisine dair çalışmalarım ve ilgi alanlarım için tıklayın.

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Hakkında