Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Genel Kanser Haberleri - Yeni bir organ bulundu: İnterstisyum, ama bu tahmin ettiğiniz şey olmayabilir
Yeni bir organ bulundu: İnterstisyum, ama bu tahmin ettiğiniz şey olmayabilir

Yeni bir organ bulundu: İnterstisyum, ama bu tahmin ettiğiniz şey olmayabilir

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
05.04.2018

İnsan vücudu inanılmaz derecede komplekstir ve bu kompleksiteyi oluşturan, pürüzsüzce işleyişini sağlayan her detayı bilmememiz sürpriz değildir. Araştırmacılar sürekli olarak bağışıklık sistemimizin çalışması, hücrelerimizin işlev görmesi ve kaslarımızın hareket etmesi hakkında yeni mekanizmalar buluyor. Ancak yeni bir organın keşfi, çok daha az sıklıkla duyduğumuz birşey.

Mart 2018'de Scientific Reports dergisinde yayımlanan bir çalışmada, doktorlar daha önce tanınmayan bir organ olabileceğini düşündüklerini tespit ettiler. Yapı, tüm sindirim sistemi, akciğerler ve her arter ve damarın etrafını saran vücutta bulunan bir doku ağıdır. Tıp araştırmacıları ağa interstitium adını verdiler ve kendilerinin bulduğu bir organ olarak kabul edilmesi gerektiğini savunuyorlar. Tek başına bir organ olup olmayacağı, kompozisyonunu ve işlevselliğini daha fazla araştırıldığı gelecekteki araştırmalara bağlı olacaktır. Kitaplara yeni bir organ eklemek, bir araştırmadan çok daha fazla araştırma gerektirir. "İnterstistyum bir organ mı değil mi" tartışmasından bağımsız olarak, yeni keşfedilen yapısal formasyon, hastalıkların nasıl başladığını ve yayıldığını daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.

İnterstisyum nedir?

Kalp veya karaciğer gibi katı (solid) iç organlarımızdan farklı olarak interstisyum, vücuttaki hemen her organ sistemini çevreleyen bir doku ağıdır. Tıpkı cildimizin bizi dışarıdan sardığı gibi, bu doku tabakası da vücudumuzun içindeki organları sarar. İnterstisyum yeni bulunan bir oluşum değildir, fakat yeni olarak organ olarak adlandırılmakatdır.

Daha önce araştırmacılar, interstisyumun basitçe bir bağ dokusu tabakası olduğunu düşünmekteydi. Bağ dokusu kesinlikle yeni bir şey değildir, bunu ve nasıl çalıştığını uzun zamandır biliyoruz. Bağ dokusu tipik olarak çok az hücrelere sahiptir ve bunun yerine, çoğunlukla organları tutan veya bir kemiği diğerine bağlayan güçlü bir yapı oluşturan çeşitli kıkırdak ve diğer liflerden oluşur.

Fakat intersitisyum, klasik bağ dokusundan farklı özellikler taşımaktadır. Araştırmacılar daha yakından baktıklarında, yayılmış hücreler arasında bir dizi sıvı dolu kese olduğunu gördüler. Tüm bu keseleri birbirine bağlayan, bir dizi güçlü ancak esnek doku.

Nasıl daha önce bunu bilmiyorduk?

Bu tür dokuların var olduğunu biliyorduk, ama sadece bir bağ dokusu ağı olduğunu varsayıyorduk.

Modern tıp, insan vücudunun içini görüntülememize izin veren her türlü görüntüleme araca sahiptir. manyetik rezonanslar ve bilgisayarlı tomografi taramaları, organlarımızı - karaciğer, safra kesesi ve hatta beynimizi - çok ayrıntılı olarak görmemizi sağlar. Hatta bazı organlarımızın iç kısımlarını, kontrast madde ve röntgen makinelerini kullanan kalp-damar anjioları, endoskopileri ve kolonoskopileri kullanarak görebiliyoruz.

Peki, bunu nasıl gözden kaçırdık? Kanser gibi hastalıkları teşhis etmek için mikroskop altında doku örneklerine baktığımızda, patologlar slaytları süper ince dilimleyerek ve çeşitli renklere boyayarak hazırlarlar. Bu, patoloğun çeşitli hastalıkları gösteren hücre değişikliklerini tanımlamasına izin verir. Ancak bu süreçte, tüm sıvı doku örneğinden uzaklaştırır. Yani, bir mikroskop altında, bağ dokusu ve interstisyum aynı görünür.

Araştırmacılar bu sefer farklı bir teknikle dokuları daha yakından incelediklerinde, intersitisyumu benzersiz yapan sıvı dolu keseler ağını belirlediler. Konfokal lazer endomikroskopi denilen yöntem ile dokular süper ince parçalara ayrılmadan görselleştirildi. Bu yöntemde düşük güçlü bir lazer kullanılır ve vücutta belirli bir alana odaklanılır; doku hem dikey hem de yatay olarak taranır ve o vücut kısmının 3-boyutlu dijital rekonstrüksiyonu oluşturulur.

Bir organı ne oluşturur?

Bir organı, kendi içinde organize ve yeterli olan bir şey olarak tanımlarız - ve belirli bir işlevi yerine getirir. İntersitisyumun bu tanıma uyduğu makalede tartışılmıştır. Sadece birbirine liflerle bağlanan bağ dokusunun aksine interstistyum, birlikte çalışan aktif proteinlerden oluşan bir ağdır.

İnterstisyumun özel işlevleri nelerdir? Araştırmacılar interstisyumun bir çeşit amortisör görevi yaptığını düşünüyor. Akciğerler ve hatta bağırsaklar gibi esneyebilir, vücuttaki dokuların aşırı gerilip yırtılmasını engellemek için çalışıyor olabilirler.

İnterstisyum artık resmi olarak bir organ mı?

Hayır! Bu, bu çalışma interstisyumun organ olarak tanımlanması gerektiğini öne süren ilk rapordur. Bunu yapmak için, daha fazla sayıda araştırmacı grubunun aynı şeyi göstermesi ve kabul etmesi gerekecek. Bu olursa, en azından birkaç yıl sürecektir. Geçen yıl, mezenter olarak bilinen sindirim sistemini çevreleyen benzer bir yapısal madde daha vardı ve o da yeni bir organ olarak lanse edildi, fakat henüz henüz resmi bir organ olarak kabul edilmedi.

Bir organ ilan etmenin amacı nedir?

Bu şekilde tanımlamak, ona yönelik doğrudan araştırmalara yardımcı olabilir ve işlevselliğini açıklayabilir. Bu makalede, araştırmacılar, insan vücudunda hala tam olarak anlaşılamayan bazı mekanizmaları anlamamıza yardımcı olabileceğini de söylüyorlar. Örneğin, bu sıvı dolu ağ tüm vücuda yayıldığı ve her bir organa bağlı olduğu için, kanser hücrelerinin nasıl hareket ettiği (metastaz), interstisyum çalışmaları ile aydınlatılabilir. Bu sürecin nasıl çalıştığını anlayabilirsek, kansere bağlı yaşam kayıplarının % 90'ından sorumlu olan metastazı durdurabilir veya önleyebiliriz.

İnterstisyumun yoğun sıvı içeriğinin, vücuttaki sıvı dengesini etkileyip etkilemediği ve kalp yetmezliği, böbrek hastalığı ve diğer bulaşıcı hastalıklarda görülen ödem veya şişlik gibi durumlara nasıl katkıda bulunduğu da bundan sonra yoğun araştırılacak konuların başında gelmektedir.

Bu sistemin nasıl çalıştığını daha iyi anlamak, daha önce düşünmediğimiz tüm bu hastalıkları tedavi etmek veya önlemek için yeni yollar bulmamızı sağlayabilir. Ve bu organın statüsünü verip vermediğimizden bağımsız olarak doğrudur.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Daha fazla veya daha az alkışlayarak, bize hangi yazılarımızın daha fazla ilgi çektiğini gösterebilirsiniz.
Kaynak:

Petros C. Benias ve ark.
Structure and Distribution of an Unrecognized Interstitium in Human Tissues.
Scientific Reports, 2018.
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
4. evre mide ve yemek borusu (özofagus) kanserinde immünoterapi etkili midir?
4. evre mide ve yemek borusu (özofagus) kanserinde immünoterapi etkili midir?
Yüksek gelirli ülkelerde karaciğer kanseri iki kat arttı
Yüksek gelirli ülkelerde karaciğer kanseri iki kat arttı
tekrarlayan veya tedaviye dirençli B-hücreli lenfoma tedavisi için pembrolizumab FDA onayı aldı
tekrarlayan veya tedaviye dirençli B-hücreli lenfoma tedavisi için pembrolizumab FDA onayı aldı
Kendi dokusundan meme onarımı yapılan kadınlar daha mutlu
Kendi dokusundan meme onarımı yapılan kadınlar daha mutlu