
3600 Yıl Önce Cesur Bir İtiraf: Buna Dokunma, Tedavisi Yoktur
10. Gün (365 Günde Kanser Tarihi Serisi)
Tarihin İlk Kanser Tanısı ve Hekimin Cesur İtirafı: "Buna Dokunma" (Edwin Smith Papirüsü, Vaka 45)
Antik Mısır tıbbı denince aklımıza genellikle büyüler, muskalar ve tanrılara yakarışlar gelir. Ancak M.Ö. 1600'lerden kalma bir papirüs rulosunu açtığımızda, karşımıza şaşırtıcı derecede modern, soğukkanlı ve rasyonel bir cerrah çıkar.
Edwin Smith Papirüsü'ndeki Vaka 45, insanlık tarihinde kanserin (veya tümörlerin) "klinik bir hastalık" olarak tanımlandığı bilinen ilk metindir. Bu metinde büyü yoktur; sadece gözlem, dokunma ve acı bir gerçek vardır.
Bugün, 3600 yıl öncesine gidiyor ve antik bir hekimin meme tümörünü muayene ederken hissettiklerine, koyduğu tanıya ve tıp tarihine geçen o meşhur "Tedavi Yoktur" kararına tanıklık ediyoruz.
Edwin Smith Papirüsü, 48 vaka içerir ve insan vücudunu baştan aşağıya (a capite ad calcem) sistematik bir şekilde tarar. Her vaka standart bir şablon izler:
- 1. Başlık: Hastalığın ne olduğu ("Göğüste şişkinlik yapan tümörler hakkında talimatlar").
- 2. Muayene: "Eğer bir adamı muayene edersen..." diye başlar. Gözlem ve elle muayene bulguları sıralanır.
- 3. Teşhis: "Onun hakkında şöyle demelisin..." kalıbıyla hastalık tanımlanır.
- 4. Karar (Verdict): Modern "Triage" sisteminin atası. Üç seçenek vardır:
- Tedavi edeceğim bir hastalık.
- Mücadele edeceğim bir hastalık (Gözlem).
- Tedavi edilmeyecek bir hastalık (Umutsuz).
Vaka 45: Meme Tümörleri ve "Haemat Meyvesi"
Vaka 45'in başlığı şöyledir: "Göğüste şişkinlik yapan tümörler (bulging tumors) hakkında talimatlar." Metin, cerrahın tümörü nasıl muayene ettiğini o kadar canlı anlatır ki, bugün bile bir onkolog bu satırları okuduğunda hastayı gözünde canlandırabilir.
Antik Cerrahın Parmak Uçlarındaki Tanı
1. Sıcaklık Testi
Cerrah kitleye dokunur ve not düşer: "Çok serindir (very cool), içinde hiç ateş yoktur." Bu gözlem hayati önem taşır. Çünkü enfeksiyonlar (apseler) sıcak ve kızarıktır. Kanser ise soğuk ve serttir. Antik hekim, enfeksiyonla tümörü ayırt etmeyi başarmıştır.
2. Haemat Meyvesi Metaforu
Kitlenin sertliğini anlatmak için harika bir benzetme kullanır: "Elinin altında yeşil bir haemat meyvesi (olgunlaşmamış sert nar) gibidir." Kitle serttir, dokuya yapışıktır (fikse) ve sıvı (irin) içermez.
Hekimin Hükmü: "Tedavi Yoktur"
Vaka 45'in sonunda cerrah o meşhur kararını verir: "Buna dokunma. Tedavi yoktur."
Bu Bir Çaresizlik mi, Bilgelik mi?
Bu ifade, çaresizliğin değil, derin bir tıbbi bilginin ve etiğin sonucudur. Cerrah, bu tür sert ve soğuk kitlelerin (kanserlerin) kesilip atılamayacağını, bıçak vurulursa hastanın daha hızlı öleceğini veya acı çekeceğini anlamıştır. Bu, tıpta "Faydasızlık" (Medical Futility) kavramının ve "Önce Zarar Verme" ilkesinin tarihteki ilk örneğidir.
Bir Efsaneyi Çürütmek: Mısırlılar Kanseri Dağlıyor muydu?
Popüler kültürde sıkça "Mısırlılar kanseri ateşle yakarak tedavi ediyordu" denir. Bu, papirüsteki iki vakanın birbirine karıştırılmasından kaynaklanan bir hatadır.
| Vaka 39 (Apse/Kist) | Vaka 45 (Tümör/Kanser) |
|---|---|
|
|
Mısırlılar, iyi huylu enfeksiyonlarla kötü huylu tümörleri ayırt edebiliyor ve her birine farklı protokoller uyguluyorlardı.



