Sarhoş araç kullanma şüphesiyle kenara çekilen 46 yaşındaki Kuzey Carolina'lı bir adam, alkollü araç kullanma suçunu şiddetle reddetti. Alkol testi yapmayı reddettiğinde hastaneye götürüldü ve doktorlar polisin şüphelendiği şeyi doğruladı. Kanındaki alkol seviyesi eyaletin yasal sınırının iki buçuk katıydı ve bu kişi sarhoşken araba kullanmakla suçlandı.

Tutuklanmasının ardından bir yıl boyunca, "sarhoşluğunun" nedeni bir sır olarak kaldı. Hastanın teyzesi, Ohio'da bir klinikte başarılı bir şekilde tedavi edilen benzer bir vakayı öğrenince ona ne olduğunu anladı. Bu kişinin otomatik bira fabrikası sendromu (auto brewery syndrome-ABS) vardı.

Bağırsak fermantasyonu sendromu

Diğer adıyla bağırsak fermantasyon sendromu olarak bilinen ABS, hastaların sarhoş görünmesine ve alkolikliğin tüm tıbbi ve sosyal sonuçlarına maruz kalmasına neden olan nadiren teşhis edilen gastrointestinal (mide ve bağırsaklarla ilgili) bir durumdur.

Vakayı BMJ Gastroenteroloji'de rapor eden Fahad Malik, "ABS, sindirilen karbonhidratların gastrointestinal sistemde mantarlar tarafından alkole dönüştürüldüğünde oluşur." dedi.

Teyzesinin ısrarı üzerine hasta Ohio kliniğine gitti ve burada tamamı normal olan tam kan sayımı, kapsamlı metabolik panel (böbrekler, kan şekeri, elektrolit hakkında bilgi veren testler), immünoloji (bağışıklık) paneli ve idrar tahlili yapıldı.

Bununla birlikte, dışkı testi şarap, ekmek ve bira yapımında yaygın olarak kullanılan saccharomyces cerevisiae ve saccharomyces boulardii olmak üzere iki maya türünün varlığını ortaya çıkardı.

ABS teşhisini doğrulamak için, hastaya bir karbonhidrat yemeği verildi ve klinisyenler kanındaki alkol seviyesini izledi. 8 saat sonra alkol seviyesi 57 mg / dL'ye ulaştı. Dışkısında saccharomyces mantarları için antifungaller (mantar enfeksiyonlarında kullanılan ilaç türü) ile tedavi edildi ve multivitaminler ve probiyotikler dahil özel takviyelerle birlikte katı bir karbonhidrat içermeyen diyetle taburcu edildi, ancak başka antifungal tedavi uygulanmadı.

Malik, probiyotiklerin kötü bakteri ve mantarların oluşumunu engellediğini ancak şu anda ABS için yararlı olduklarını gösteren kanıtlar olduğunu söyledi.

Hasta, uygulanan tedavi rejimine bağlı kalmasına rağmen semptomsuz (belirtisiz) birkaç hafta geçirdikten sonra aralıklı alevlenmeleri geri döndü. “Sarhoşluk” yaşadığı bir anda düştü ve başını vurdu. Bunun sonucuyla kafa içi kanaması geçirdi ve beyin cerrahisi merkezine transfer oldu. Hastanede kaldığı süre boyunca kanındaki alkol seviyeleri 50 ila 400 mg/dL arasında değişiyordu.

Bu olayda suçlu antibiyotik mi?

Semptomlarının devam etmesiyle üzülen hasta, online bir forumdan destek istedi. Orada, karmaşık ve çok benzer bir ABS vakasını tedavi eden Fahad Malik ve gastroenterolog Prasanna Wickremesinghe hakkında bir şeyler okudu. Hasta bu iki doktorla temasa geçti ve onu değerlendirdiler.

Malik, "Hastayı A'dan Z'ye inceledik, çünkü tarihte benzer şeyler aramaya çalışıyorduk. Tam olarak başladığı noktayı bilmek ve bilinç bulanıklığı yaşamaya başladığı anı anlamak istedik" dedi.

Hastayla konuştuktan sonra Malik ve Wickremesinghe, ilk semptomlarını, 2011’de karmaşık travmatik bir başparmak yaralanması için reçete edilen antibiyotik tedavisine (3 hafta boyunca günde üç kez 250 mg sefaleksin) kadar izledi.

Hasta antibiyotikleri bitirdikten yaklaşık bir hafta sonra depresyon, bilinç bulanıklığı ve agresif patlamalar da dahil olmak üzere belirgin davranış değişiklikleri yaşadı.

2014 yılında tedavi için aile hekimini ziyaret etti, bunun sonucunda bir psikiyatriste yönlendirildi ve lorazepam (kaygı ve uyku bozukluğu, aktif nöbetler, alkol yoksunluğu ve kemoterapiye bağlı bulantı ve kusmayı tedavi etmek için kullanılır) ve fluoksetin (antidepresan çeşidi) ile tedavi edildi. Hasta, önceden sağlıklı olduğunu ve önemli tıbbi veya psikiyatrik geçmişi olmadığını belirtti.

Malik, bundan yıllar önce reçete edilen antibiyotiklerin suçlu olduğuna inanıyor. "Antibiyotiklerin bağırsağının mikrobiyomunu değiştirdiğini ve mantarların gelişmesine izin verdiğini varsayıyoruz" dedi.

ABS için yerleşik tanı kriterleri veya tedavi rejimi olmadığından Malik ve Wickremesinghe kendi yöntemlerini geliştirdiler.

Teşhis, bir karbonhidrat yemeğine karşı standart bir karbonhidrat yükleme testinden oluşuyordu, burada hastaya gece boyunca aç kaldıktan sonra ağızdan 200 gram glikoz verdiler. Ayrıca, glikoz ve kan alkol seviyelerini test etmek için belirli aralıklarla ve 24 saat boyunca hastadan kan aldılar.

Wickremesinghe, "Bundan sonra bağırsak salgılarını üst ve alt endoskopi yoluyla inceleyerek mantarları ayırmamız gerekiyor" dedi. Üst küçük bağırsak ve çekal salgılardan maya mantar kültürleri (Candida albicans ve C parapsilosis) üretti.

Her iki mantar da azollere (antifungal ilaçlar) duyarlıydı ve doktorlar başlangıç tedavisi olarak günde 150 mg oral itrakonazol (mantar enfeksiyonunu tedavi etmek için kullanılan mantar önleyici bir ilaçtır) reçete ettiler. 10 gün sonra semptomlarında düzelme olmadığı için doz günde 200 mg’a çıkarıldı ve hasta tamamen semptomsuz hale geldi.

Malik, "Takip edecek hiçbir şeyimiz yoktu. Hastayı ne kadar tedavi edeceğimizi bilmiyorduk, bu gerçekten sadece bir deneme yanılma süreciydi" dedi. Doktorlar hastadan tedavi sırasında nefesindeki alkol düzeylerini günde iki kez kontrol etmesini ve herhangi bir artışı derhal bildirmesini istedi. Zamanla bağırsak florasını normalleştirmeye yardımcı olması için çeşitli probiyotiklerle tedavi gördü.

Tanı konulamayan durum

Vaka çalışmasının 2019’un yazında yayınlandığı sırada hasta 18 aydır semptomsuzdu ve normal bir diyete devam edebiliyordu. Ancak yine de zaman zaman nefesindeki alkol seviyesini kontrol ediyor.

Malik, "Bu hastanın vakasından önce, tüm literatürü inceledim ve sadece birkaç ABS vakası buldum" dedi. Bununla birlikte, bu vaka çalışması yayınlandıktan sonra 10 farklı kişinin kendisiyle benzer bir antibiyotik kullanımı öyküsü ve aynı semptomlarla ilgili temasa geçtiğini ekledi. Malik, bunun önemli olduğunu ve ABS'nin önceden düşünülenden çok daha yaygın olduğunu vurguladı.

Wickremesinghe, "Yapmaya çalıştığımız şey, bu hastaları tanımlamak, bir teşhisi doğrulamak ve onları yeterli bir süre tedavi etmek için bir protokol oluşturmaktı" dedi. ABS'deki probiyotiklerin rolünün hala araştırılması gerektiğini vurgulayan Malik, "Ayrıca diğer doktorlara bunun ABS hastalarını tedavi etmenin standart bir yolu olarak işlev görebileceğini ve daha fazla çalışmayı teşvik edebileceğini bildirmek istedik" dedi.

Malik ve Wickremesinghe, doktorların, alkol kullandığını reddeden hastalarda duygudurum değişiklikleri, zihinsel bulanıklıkları ve deliryumun ABS'nin ilk semptomları olabileceğinin farkında olmaları gerektiğini belirtiyor.

Wickremesinghe, vaka çalışması yayınlandığından beri Malik ile birlikte dünyanın her yerinden sorular aldığını söyledi. "Makaleye duyulan ilgi inanılmaz, bu yüzden tıp camiasını ve genel nüfusu bu durumdan ve nasıl tedavi edeceğimizden haberdar ettiysek, tıp için büyük bir şey yaptık" dedi.