Akciğer kanseri belirtileri ve risk faktörleri kadınlar ve erkekler arasında benzerdir, fakat oranlar farklılık gösterir.

2020 Dünya Kanser İstatistikleri'ne göre akciğer kanseri, kadın ve erkeklerde en sık yaşam kaybına neden olan kanser olmaya devam ediyor; kansere bağlı tüm yaşam kayıplarının %18'i akciğer kanseri kaynaklıdır.

ABD verilerine göre, akciğer kanseri oranları son 40 yıldır erkeklerde %35’e kadar gerilerken, kadınlarda %87 kadar artmıştır.

İLGİLİ KONULAR

Kadınlar ve erkeklerde akciğer kanserinin belirtileri nelerdir?

Kadınlar ve erkekler akciğer kanserine dair çok benzer belirtiler gösterir. Belirtiler şu şekildedir;

  • Nefes darlığı
  • Hırıltılı solunum
  • Ses kısıklığı
  • Yorgunluk
  • Kalıcı ve kötüleşen öksürük
  • Yutma güçlüğü
  • İştah kaybı
  • Kilo kaybı
  • Devam eden göğüs ağrısı
  • Kanlı öksürük
  • Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları; zatürre veya bronşit
akciğer kanserinin dikkat edilmesi gereken 10 belirtisi

Bu belirtileri gösteren kişiler doktora başvurmalıdır.

Kadınlar ve erkeklerde akciğer kanseri için risk faktörleri

Risk faktörleri de belirtiler gibi kadınlar ve erkeklerde benzerdir.

  • Sigara içmek
  • Sigara dumanına maruz kalmak
  • Asbest veya radona maruz kalmak
  • Ailede akciğer kanseri geçmişi
  • Akciğer kanseri de dahil olmak üzere akciğer rahatsızlığı geçirmiş olmak
  • Sağlıksız bir diyet

Sigara içmek ve sigara dumanına maruz kalmak, akciğer kanseri için en önemli risk faktörüdür.

Kadınlar ve erkekler arasında genetik ve hormonal farklılıklar

Torasik ve Kardiyovasküler Cerrahi Seminerlerinde yayınlanan bir 2014 araştırması, belli genlerin ve hormonların kadınlarda akciğer kanserine bağlı yaşam kaybı oranını artırdığını ileri sürmüştür.

Genetik

Araştırmacılar, kadınlar ve erkekler arasındaki akciğer kanseri oranlarının farklılık göstermesini açıklayabilen birkaç gen tanımlamıştır. Kişi bu genlerden bazılarını kalıtımla alabiliyorken, diğerlerini de tütüne maruz kalmak aktive eder.

KRAS:  

KRAS genindeki herhangi bir mutasyon kanserli tümörleri daha hızlı büyütebilir. Buradaki bir mutasyon ayrıca tümörlerin daha büyük olasılıkla metastaz yapmasına (yayılmasına) sebep olabilir. İncelemede, KRAS mutasyonlarının diğer hormonlar ile birlikte kadın cinsiyet hormonu olan östrojene maruz kaldıktan sonra akciğer kanserinin büyümesini daha agresif hale getirebileceği gösterilmiştir.

GRPR:

İnceleme, Gastrin Salgılayan Peptid Peseptör (GRPR) aktivitesini kanser hücre büyümesi ile ilişkilendirir. Bu reseptör kadınlarda daha aktiftir ve östrojene maruz kalmak reseptörün etkilerini artırabilir.

EGFR:

Epidermal Büyüme Faktörü (EGFR), akciğer kanseri olan kişilerde sıklıkla bulunan bir proteindir. EGFR’yi üreten gendeki mutasyonlar erkeklere oranla kadınlarda önemli derecede daha yaygındır.

HER2, çoğu adenokarsinom vakasında bulunan EGFR gen gruplarının bir parçasıdır. HER2, akciğer kanseri olan kadınlar arasında daha olumsuz hayatta kalma oranları ile bağlantılıdır.

Hormonal farklılık: Östrojen

Östrojene uzun vadeli maruz kalmak akciğer kanseri riskini etkileyebilir. Östrojen seviyelerini etkileyebilecek faktörler şunlardır;

  • Varsa hamilelik sayısı
  • İlk adet-menstürasyon yaşı
  • Menopozun başladığı yaş

Araştırmacılar, kadınlar ve erkeklerden elde edilen akciğer kanseri hücreleri üzerinde östrojen reseptörleri buldu. Akciğer kanseri gelişimde genler ve hormonlar üzerine yapılan aynı 2014 incelemesi de östrojenin tümör hücrelerinin büyümesini teşvik ettiğini göstermiştir. Ayrıca inceleme tedavilerin kanser baskılayıcı etkilerinin, östrojeni bloke ettiğini kanıtlamıştır. 

Kadınlar ve erkeklerde akciğer kanserinin tedavisi

Öncelikle akciğer kanserinin doğru tedavisi kanserin tanıdaki evresine bağlıdır.

  • Erken evrede akciğer kanseri ameliyatı ilk akla gelen tedavi seçeneğidir. Bazı doktorlar hücrelerin kalmadığından emin olmak adına ameliyatı desteklemek için devamında kemoterapi, radyasyon tedavisi veya immünoterapi önerebilir.
  • Eğer akciğer kanseri önemli derecede yayılım göstermiş ise, ameliyat genellikle bir seçenek değildir. Bu evrede, doktor yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini artırmak için kemoterapi veya immünoterapi önerebilir.

Geleneksel olarak, kadın ve erkeklerdeki akciğer kanserini doktorların nasıl tedavi ettiğinde hiçbir farklılık yoktur. Ancak, akciğer kanserinin genetik ve hormonal yönlerini araştıran araştırmalar, erkeklere nazaran kadınlarda daha etkili olabilecek yeni tedavilere yol açmıştır. Ayrıca, belli genetik değişikliklerin ürünlerini (proteinleri ve reseptörleri) hedef alan ilaçların, sigara içmeyen akciğer kanserli kadınların tedavi edilmesinde daha etkili olabileceği görülmektedir.

Akciğer kanserinden sonra

Akciğer kanseri olumsuz prognoza (hastalığın seyri) sahip bir hastalık olarak bilinir. Kadınlar ve erkekler arasında belirtiler benzerken, kanser oranları ve kansere bağlı ölümler farklıdır. Bu hastalığın risklerini azaltacak daha çok araştırmaya ihtiyaç vardır.

Sonuç olarak, sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek ve tüm tütün ürünlerinden kaçınmak, herkes için akciğer kanseri geliştirme riskini azaltmaya yardımcı olur.