Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Teknoloji Haberleri - Moleküler Tedaviler - Kanser alanında baş döndürücü gelişme; moleküler görüntüleme ve tedavi - Bir taşla iki kuş!
Kanser alanında baş döndürücü gelişme; moleküler görüntüleme ve tedavi - Bir taşla iki kuş!

Kanser alanında baş döndürücü gelişme; moleküler görüntüleme ve tedavi - Bir taşla iki kuş!

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
18.06.2017

Kanserli hücreler tarafından üretilen fakat normal hücreler tarafından üretilmeyen veya kanserli hücreler tarafından çok fazla miktarda üretilirken, diğer hücreler tarafından az düzeyde üretilen bazı moleküller vardır. Kanserli hücreleri normal hücrelerden ayırt etmeye yarayan bu maddelere biyolojik belirteç, biyobelirteç veya tümör markeri denilmektedir. Biyobelirteçlerin hedef alınarak kanserin tespit edilip görüntülenmesi, hatta tedavi edilmesi uzun yıllardır kanser araştırmalarının önde gelen konusudur.

2017 Nükleer Tıp ve Moleküler Görüntüleme Kongresi’nde sunulan bir çalışmada, pankreas kanseri , küçük hücreli akciğer kanseri ve diğer bazı tümörler tarafından yoğun bir şekilde üretilen CA 19-9 adlı tümör markırını hedef alan yeni bir radyolojik yöntem olan İmmüno-PET dikkatleri çekmiştir.

Bu yöntemde özel olarak geliştirilmiş olan HuMab-5B1 adlı bir monoklonal antikor, kanserli hücreler tarafından üretilen CA 19-9’u yüksek seçicilikte hedef almaktadır.

Antikor tümörün, bağışıklık sistemi tarafından; radyoaktif işaretleyici ise görüntüleme cihazı tarafından fark edilmesini sağlar. Böylelikle tabiri caizse bir taşla iki kuş vurmuş oluruz. Bu yönteme radyoimmünoterapi de denilmektedir.

Kanserde yeni tedavi yaklaşımları, sadece yeni üretilen ilaçlar değil, mevcut etkili tedavilerin yeni teknolojiler ile kombine edilmesi şeklinde de karşımıza çıkmaktadır. Bu İmmüno-PET çalışması da, ileri teknolojinin yeni ilaçlarla kombinasyonuna güzel bir örnektir.

Çalışma

Çalışma kapsamında CA 19-9 üreten 9 ileri evre metastatik kansere sahip hasta değerlendirildi. Araştırmacılar hastalara Humab-5B1 adlı antikoru, radyoaktif bir işaretleyici olan zirkonyum-89 (89Zr-DFO-HuMab-5B1) ile birlikte uyguladılar. Daha sonra bu yeni 89Zr-DFO-HuMab-5B PET/CT görüntülemesine ait sonuçlar, klasik bilgisayarlı tomografi (CT) sonuçları ile karşılaştırıldı.

Çalışmanın sonucunda İmmüno-PET yönteminin, pankreas kanserinin hem metastazlarını hem de bölgesel tümör yinelemelerini etkili bir şekilde gösterdiği bulundu. Ayrıca bu PET yönteminin, klasik bilgisayarlı tomografiler tarafından tespit edilemeyen, karın zarı ve bağırsak lenf nodlarındaki küçük hastalık sirayetlerini de tespit ettiği görüldü.

Peki bu çalışma kanser tanı ve tedavisi açısından ne ifade ediyor?

Ca19.9 başta kalın barsak (kolon-rektum), pankreas kanseri, safra yolları kanseri gibi çok sayıda kanser türünde üretilen bir belirteçtir (marker).

En sık Ca 19.9 üreten bu üç kanser türünü bile ele alsak bu kanserlerin diğer organlara ve karın içine yayılımının doğru bir görüntüleme yöntemi ile saptanması son derece önemlidir. Klasik tomografi ve PET-BT yöntemleri ile bu tür kanserlerin özellikle karın içinde yayılımı konusunda yanılabiliyoruz. Hastalarımıza ameliyat önerdikten sonra hastalığın aslında karın içine veya diğer organlara yayılmış olduğunu görebiliyor ve lüzumsuz ameliyatlara veya lüzumsuz radyoterapi-kemoterapi uygulamalarına neden olabiliyoruz. Tedavisi oldukça zor ve dikkat isteyen bu kanser türlerinde evreleme, yani hastalığın yayılımını doğru saptayacağımız bir görüntüleme yöntemi doğru tedaviyi belirlemede son derece önemlidir.

Yazının başında da vurguladığımız gibi kanserli hücreyi moleküler düzeyde görüntüleyebilmek aynı zamanda moleküler tedaviler uygulayabilmemize olanak sağlamaktadır. Moleküler tedavilerden kastımız doğrudan kanserli hücreyi hedef alarak bulup tahrip eden radyoaktif madde uygulamasıdır. Bu tür tedavileri vücudumuzda adeta bir tür güdümlü füzelere de benzetebiliriz.

Uzun yıllardır üzerinde çalışılan moleküler tedaviler bazı kanser türlerinde rutin uygulamada yerini almıştır. Pankreasın nöroendokrin tümörleri ve prostat kanserleri moleküler tedaviler için birer örnektir. Bu kanser türlerinde Lutesyum adlı bir radyoaktif madde kullanarak son derece başarılı sonuçlar almaktayız. Aynı zamanda bu tedaviler kemoterapilere göre çok daha kolay, hastayı yormayan ve normal dokulara çok zarar vermeyen özelliktedir.

Pankreasın nöroendokrin kanserinde ve prostat kanserlerinde elde edilen bu başarının, tedavi başarısı daha az olan klasik pankreas kanseri, safra yolları kanseri, kalın barsak (kolon-rektum) kanserlerinde ve diğer CA 19.9 üreten kanserlerde de moleküler tedavilerin ümit verici bir düzeye gelmesi önemli bir gelişmedir.

Bu alandaki gelişmeleri sizler için takip ediyor ve mutluluk verici sonuçları sizler ile paylaşıyor olacağız.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
- Hayır
Kaynak:

Christian Lohrmann et. al.
First-in-Human Study of 89Zr-DFO-HuMab-5B1 (MVT-2163) PET/CT imaging with and without HuMab-5B1 (MVT-5873) in patients with pancreatic cancer and other CA 19-9 positive malignancies.
J Nucl Med May 1, 2017 vol. 58 no. supplement 1 385
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
İkinci CAR-T canlı kanser tedavisinin FDA onayı alması heyecan yarattı
İkinci CAR-T canlı kanser tedavisinin FDA onayı alması heyecan yarattı
Eşler arasındaki ilişkiyi kanser tanısı nasıl etkiler ve öneriler
Eşler arasındaki ilişkiyi kanser tanısı nasıl etkiler ve öneriler
Kalıtsal meme kanserli kişiler nasıl takip ve tedavi edilmeli?
Kalıtsal meme kanserli kişiler nasıl takip ve tedavi edilmeli?
Tamoksifen – meme kanseri tedavisinde en yaygın kullanılan ilaç
Tamoksifen – meme kanseri tedavisinde en yaygın kullanılan ilaç