Yeni bulgulara göre, ABD'de en yaygın 15 kanser türüne sahip hastaların tedavi maliyeti 2018'de 156 milyar doları geçmiştir.

Genel olarak sağlık hizmetleri alanındaki maliyetler yıllar içinde artmaya devam ederken, özellikle kanser bakımı için olan eğilim net bir şekilde görülmektedir. Onkoloji ilaçlarının fiyatları, ki bunlardan bazıları yılda hasta başına 1 milyon dolardan fazlaya mal olacak şekilde, artış göstermektedir. Bu artışa rağmen, ABD'de ve birçok diğer ülkede, özel sigortalı hastalar için kanser tedavisine ayrılacak olan kaynak ve harcama tahminleri sınırlı kalmaya devam etmektedir.

En yaygın ve maliyetli olan hizmetleri daha iyi anlamak için Penn State Tıp Fakültesi, Radyasyon Onkolojisi ve Halk Sağlığı Bölümü’nden Doç. Dr. Nicholas Zaorsky ve Penn State Kanser Enstitüsü’nden araştırmacılar, büyük bir özel sigorta veri tabanı olan MarketScan'den gelen verileri analiz etti. 6 Ekim 2021'de JAMA’da online olarak yayımladıkları sonuçlarda, kanser maliyetlerinin artan bir bölümünü kapsayan Medicaid (düşük gelirli yetişkin, çocuk, hamile kadın, yaşlı kimse veya engelli kişilerin sağlık sigortasını karşılayan Amerikan kurumu) ve özel sigorta ile "çalışmamız, harcamalardaki bu artışla ilişkilendirilmesi en muhtemel alanları vurgulamaya yardımcı oluyor" diye belirttiler.

Kanser Türüne Göre Tedavi ve Bakım Maliyetleri

En yaygın 15 kanser türüne sahip 65 yaş altı özel sigortalı 402.115 hastadan alınan verileri içeren analiz, 2018'de kanser tedavisinin toplamda tahmini maliyetinin 156,2 milyar dolara ulaştığını buldu. Zaorsky ve araştırma ekibi, farklı kanser türlerinin ve hizmetlerinin maliyetini analiz ettiklerinde, 15 kanser için toplam 10,8 milyar dolar olan 38,4 milyon belgelenmiş prosedür kodu buldular. Meme, kolorektal ve prostat kanseri olan hastalar sırasıyla 10,9 milyon, 3,9 milyon ve 3,6 milyon ile en fazla sayıda hizmetin verildiği kanser türleri olarak belirlendi.

  • Meme kanseri aynı zamanda en yaygın (124.543) ve bakımı en pahalı kanser türü olarak belirlenirken, toplam maliyetinin 3,4 milyar dolara (%31,5) ulaştı bildirildi.
  • Akciğer ve kolorektal kanserler için ise tedavi maliyetin, her biri için 1,1 milyar doları bulduğu en pahalı ikinci kanserlerdi.
  • Bu kanser türlerini 1,02 milyar dolarla lenfoma ve 832 milyon dolarla prostat kanseri takip etti.
  • Araştırmacıların incelediği yedi hizmet kategorisinden, patoloji ve laboratuvar testleri en yaygın olanıydı ve 38,4 milyon dolarlık hizmetin %30'undan fazlasını (11,7 milyon) temsil ediyordu.
  • Bunu %16,4 (6,3 milyon) ile tıbbi hizmetler ve %16'nın biraz altında olacak şekilde (6,1 milyon) tıbbi malzeme ve diğer hizmetler izlemektedir.

En büyük harcamalar, antikanser ilaçları ve diğer hizmetler dahil olmak üzere tıbbi malzemeler için 4 milyar dolara mal olmuştur (10,8 milyar doların %37'si), bunu 2,1 milyar dolarla radyoloji (%19,4) ve 1,8 milyar dolarla (%16,7) ameliyat masrafları takip etmiştir.

Artan Maliyet Bakım Kalitesini Artırıyor mu?

Çalışmalar, bu yüksek maliyetlerin genelinin klinik fayda açısından savunulamayacağını göstermiş ve "bu maliyetlerin ne kadarının gereksiz olduğunun veya bakım kalitesini ne ölçüde artırdıını araştırmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu" vurgulamıştır.

Araştırmaya dahil olmayan Arjun Gupta, en pahalı olan 10 ilaçtan ikisinin – pegfilgrastim ve denosumab – destekleyici bakım için olduğunu ve en çok kullanılan ilk 10 ilaçtan sekizinin de – deksametazon, ondansetron ve palonosetron gibi antiemetikler ve fentanil gibi ağrı/sedasyon ilaçları dahil – destekleyici bakım için olduğunu belirtti. Minnesota Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji, Onkoloji ve Transplantasyon Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Gupta, "Destekleyici bakım hizmetlerine yapılan harcamalar, toplam harcamalara ve hastaların cepten harcamalarına önemli bir oranda katkıda bulunabilir. Burada uygunluğu değerlendiremesek de diğer çalışmalardan bu kullanımın bir kısmının gereksiz olduğunu biliyoruz." dedi.

Zaorsky ve araştırma ekibine göre, yavaş yavaş gelişen sigorta durumu, özel sigorta ve Medicaid tarafından ödenen kanser maliyetlerinin artan payını açıklayabilir. "Bunun bir nedeni, Hasta Koruma ve Uygun Fiyatlı Bakım Yasası'nın Medicaid kapsamını önemli ölçüde artırması ve önceden var olan istisnai durumlar gibi özel kapsama almanın önündeki bazı engelleri kaldırmasıdır.

İkincisi, özel (kendi imkanları ile) ödeme yapanlar bakım için ciddi anlamda daha yüksek oranlar da ödeme eğiliminde olduklarından ve yeni yüksek maliyetli kanser tedavileri piyasaya çıktıkça, özel ödeme yapanlar ister istemez hem genel hem de diğer ödeme yapanlara göre çok daha fazla ödeme yapıyor. Üçüncüsü, kolorektal kanser ve insan papilloma virüsü ile ilişkili kanserler için kanser oranları, 65 yaşından küçük bazı hasta grupları artıyor ve bu nedenle, özel ödeme yapanlar ve Medicaid, kanser tedavisi için nispeten daha fazla ödeme durumunda kalıyor."