
Kanseri Anlatan En Eski Belge ve Onu Kurtaranın Hikayesi: Edwin Smith Papirüsü ve Luxor Kenti
9. Gün (365 Günde Kanser Tarihi Serisi)
Luxor'un Gölgelerinden Akademiye: Tıp Tarihini Değiştiren Papirüsün Film Gibi Hikayesi
1862 yılının Ocak ayında, antik Thebes harabeleri üzerine kurulu modern Luxor kenti, tozlu sokaklarında tarihin en büyük sırlarından birini saklıyordu. Bir yanda Avrupalı define avcıları, diğer yanda gizemli antikacılar...
Amerikalı gurbetçi Edwin Smith, sıradan bir turist değildi. Hiyeratik yazıyı okuyabilen nadir insanlardan biriydi ve o kış günü eline geçen bir papirüs rulosunun, tıp tarihini kökten değiştireceğini hissetmişti. Ancak bu keşif, basit bir alışverişten ibaret değildi; içinde sahtecilik girişimleri, dedektiflik ve 70 yıllık bir sessizlik barındırıyordu.
Bugün, kanser tarihinin bilinen en eski yazılı kaydını barındıran Edwin Smith Papirüsü'nün, mezardan müzeye uzanan nefes kesici yolculuğunu inceliyoruz.
Bir Hazinenin Yolculuğu (1862-1948)
1862
Luxor'da Satın Alım: Edwin Smith, Mustapha Aga'dan papirüsü satın aldı ve sahtecilik girişimini fark etti.
1906
Mirasın Devri: Smith'in ölümüyle kızı Leonora, papirüsü New York Tarih Derneği'ne bağışladı.
1920
Bilimsel Uyanış: James Henry Breasted, papirüsü çevirmek için görevlendirildi.
1930
Büyük Yayın: Breasted'in anıtsal çevirisi yayınlandı ve dünya antik Mısır'ın "bilimsel" yüzüyle tanıştı.
1. 1862 Kışı: Sahte Papirüs Girişimi ve Smith'in Dehası
Edwin Smith, Luxor'da yerel halkla ve "Konsüler Ajanlar"la karmaşık ilişkiler kurmuştu. Bu ajanlardan Mustapha Aga, Smith'e olağanüstü kondisyonda bir papirüs rulosu sundu. Bu, cerrahi bir metindi. Ancak hikaye burada bitmedi.
Bir Dedektiflik Öyküsü
Satıştan iki ay sonra Aga, Smith'e "yeni bulunmuş" başka bir papirüs daha getirdi. Smith, derin hiyeratik bilgisiyle bu "yeni" ruloyu incelediğinde bir tuhaflık sezdi. Bu parçalar, aslında ilk aldığı rulonun dışından dökülen veya kesilen parçalardı! Satıcılar, bu parçaları başka ilgisiz papirüslerle birleştirip "yeni bir eser" gibi pazarlamaya çalışmışlardı.
Smith, bu sahte ruloyu da satın aldı. Ancak amacı koleksiyonuna sahte eser katmak değil, orijinal eseri tamamlamaktı. Evine döndüğünde parçaları bir yapboz gibi birleştirdi. Bugün papirüsün bütünlüğünü, Smith'in bu dikkatli gözüne borçluyuz.
2. Sessizlik Yılları ve Sandıktaki Hazine (1862-1906)
Edwin Smith, elindeki hazinenin farkındaydı ancak onu tam olarak çözememişti. Metin, antik Mısır'ın "teknik ve bilimsel" diliyle yazılmıştı ve daha önce hiç görülmemiş anatomik terimler (örneğin beyin kıvrımları için kullanılan kelimeler) içeriyordu.
Smith, 1906'da öldüğünde, papirüs hala kızı Leonora'nın sandığında, dünyadan habersiz bir şekilde bekliyordu. O dönemde Mısırbilim dünyası daha çok "büyülü metinler" ve "kral mezarları" ile ilgilendiği için, bu rasyonel tıp metni hak ettiği ilgiyi görememişti.
3. James Henry Breasted: 10 Yıllık Bir Mücadele
1920 yılında papirüs, New York Tarih Derneği tarafından dönemin en ünlü Mısırbilimcisi James Henry Breasted'e emanet edildi. Breasted, bu metni çözmek için sadece bir dilbilimci gibi değil, bir cerrah gibi düşünmek zorundaydı.
- Tıbbi İşbirliği: Breasted, metindeki semptomları anlamak için fizyolog Dr. Arno B. Luckhardt ile çalıştı. Antik kelimelerin modern tıptaki karşılıklarını (örneğin "meninks" veya "sütür") buldular.
- Sonuç (1930): 10 yıllık titiz bir çalışmanın ardından, iki ciltlik "The Edwin Smith Surgical Papyrus" yayınlandı. Breasted, bu eseri "İnsanlık tarihindeki en eski bilimsel belge" olarak tanımladı.



