Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Genel Kanser Haberleri - 2017 Kongreler - 2017 Vizyoner Lider Ödülü, ifosfamid ve timüs kanseri çalışmaları ile Dr. Loehrer’in oldu
2017 Vizyoner Lider Ödülü, ifosfamid ve timüs kanseri çalışmaları ile Dr. Loehrer’in oldu

2017 Vizyoner Lider Ödülü, ifosfamid ve timüs kanseri çalışmaları ile Dr. Loehrer’in oldu

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
04.06.2017

Dr Patrick J Loehrer, Ifosfamid adlı ilaç ve nadir görülen timüs bezi kanseri üzerine yaptığı çalışmalarla Amerikan Klinik Onkoloji Derneği ASCO’nun 2017 yılı Allen S. Lichter Vizyoner Lider Ödülü’nü almaya hak kazandı.

“Allen S. Lichter Vizyoner Lider Ödülü”, onkoloji alanında devrim niteliğinde gelişmelere imza atan veya onkoloji alanındaki liderliği ve öngörüleri ile insanlara ilham veren kişilere verilmektedir. Bu ödül ilk defa bu yıl verilmektedir.

Ifosfamid nedir?

Ifosfamid (piyasa ismi Holoxan), kanser hücresi DNA’sının yapısını bozarak çoğalmasını engelleyen kemoterapi ilaçlarındandır. Aynı zamanda bağışıklık (immün) sistemini baskılayıcı etkisi bulunmaktadır. Ifosfamid günümüzde; lenfoma, yumuşak doku sarkomu ve ileri evre meme, testis, yumurtalık, mide ve akciğer kanseri tedavisinde kullanılmaktadır. Dr. Loehrer’in ifosfamid ile testis ve pankreas kanseri üzerine yaptığı çalışmalar, ilacın Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi FDA’den onay almasına önemli katkıda bulunmuştur.

Hayatını yönlendiren zorunlu bir seçim

Dr. Loehrer, Rush Medical College’da tıp öğrencisiyken onkoloji seçme niyetinde değildi. Eğitiminin 4. yılının başında seçmeli ders olarak sadece hematoloji/onkoloji seçilebiliyordu. Bu zorunluluk onu testis kanserli hastalarda platin tedavisi kullanımında öncü Dr. Lawrence Einhorn ile tanışma şansını vermişti.

Dr. Loehrer: “Dr. Lawrence ile tanışmamıza kadar gördüğüm kanserli hastalar tedavi edilemiyor, yaşam kaybına gidiyordu. Dr. Lawrence testis kanserli genç hastaları iyileştirebiliyordu. Sonrasında ona: ‘Kararımı verdim hayatımın geri kalanında benim yapmak istediğim şey bu, onkolojiyi seçip seninle çalışmak istiyorum dedim.’

Tıp fakültesini tamamladıktan sonra Dr. Loehrer, Indiana Üniversitesi Onkoloji Bölümüne katıldı ve halen orada çalışmaktadır.

Onkoloji bölümüne başladğında Dr. Lawrence ve arkadaşı Dr. Stephan D. Williams etkin bir şekilde testis kanserinin üzerinde çalışmaktaydılar. Dr. Loehrer ise pankreas kanseri üzerine yeni tedavi seçenekleri üzerine çalışmaya başlamıştı. Dr. Williams, Dr. Loehrer’i Mısır’da ifosfamid üzerine yapılan yeni bir çalışmaya yönlendirdi. Bunu üzerine yaptığı çalışmalarda Dr. Loehrer ifosfamid ile pankreas kanserinde başarılı sonuçlar elde etti. Bu başarılı sonuçtan ilham alan Dr. Loehrer, platinli kemoterapiye cevap vermeyen veya hastalığı tekrarlamış testis kanserli hastalarda Mesna’yı (ifosfamid ve siklofosfamid’in yan etkilerine karşı kullanılan ilaç) denedi ve başarılı sonuçlar elde etti.

“Bir gün, Larry (Dr. Lawrence) makale kulübümüze [bu tedaviyi alan] ilk hastanın röntgen filmiyle geldi. Tümörün küçüldüğünü göstermişlerdi. Ifosfamid işe yaramıştı. Larry’nin yüzündeki ifade bana başardığımı söylüyordu. Benim için manevi açıdan inanılmaz değerli bir andı ve bu an kariyerimin dönüm noktası oldu.”

Diğer çalışmalar

Dr. Loehrer, Ifosfamid üzerine yaptığı çalışmalarla yetinmemiş, aynı zamanda nadir görülen timüs bezi kanseri üzerine çalışmalar yapmıştır. Bununla birlikte şu an dünya çapında 300’den fazla bölgede faaliyet gösteren Hoosier Kanser Araştırma Ağı’nın kurucusudur. Dr Loehrer bu araştırma ağını, onkoloji topluluklarının araştırma ve klinik çalışmalarla daha fazla meşgul olması için kurmuştur. Dr Loehrer şu sıralar Kenya’daki kanser hastaları için tedavi ve araştırma programında çalışmaktadır.

Kenya’daki kanser hastaları için umut olmak

Dr. Loehrer Kenya’daki çalışmaları ile ilgili olarak şunları söylemektedir:

“[Kenya’daki programa] ilk katıldığımda, oradaki hasta bakımı çok kötü durumdaydı. Hastalar kanser türlerine bakılmaksızın yerel bir eczaneye gidiyordu ve orada hangi kemoterapi ilacı bulunuyorsa onu alıyordu.”

Son on yıl içerisinde bu program büyük gelişmeler kaydetmiştir. Program kapsamında inşa edilen kanser merkezinde dört radyoloji merkezi, kemoterapi merkezleri, radyasyon onkologları, kadın hastalıkları onkologları ve bir medikal onkolog bulunmaktadır. Söz konusu kanser merkezine her yıl yaklaşık 8000 hasta başvurmaktadır. Bununla birlikte bu merkezde yaklaşık 60 bin kadına meme ve rahim ağzı kanseri taraması yapılmıştır.

Dr. Loehrer’in Ifosfamid ve Kenya’daki kanser hastaları üzerine yaptığı çalışmalar takdire değerdir ve tüm gençlerimiz için ilham kaynağı olmalıdır. Dr Loehrer gibi değerli bilim insanlarından ilham almak, ülkemizde bilimin gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Beğenmedim
Gönder
Kaynak:

am.asco-org
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Ökse otu ekstresi – Mistletoe kansere tedavisinde yeri var mıdır?
Ökse otu ekstresi – Mistletoe kansere tedavisinde yeri var mıdır?
Akciğer kanserinde erken tanı mümkün mü? Tarama kılavuzu 2017
Akciğer kanserinde erken tanı mümkün mü? Tarama kılavuzu 2017
Oksijen terapisi nedir? Kanserde tedavi yöntemi olarak kullanılabilir mi?
Oksijen terapisi nedir? Kanserde tedavi yöntemi olarak kullanılabilir mi?
Kalsiyum hakkında merak edilen sorular – Kanserle ilişkilendirilmesi
Kalsiyum hakkında merak edilen sorular – Kanserle ilişkilendirilmesi