0
Bağırsak Bakterilerindeki Değişikliklerin Tespiti İle Kolon Kanserinde Erken Tanı

Bağırsak Bakterilerindeki Değişikliklerin Tespiti İle Kolon Kanserinde Erken Tanı

Uzun süredir kabul edilen bir gerçeğe göre bağırsaklarda trilyonlarca bakteri bulunmaktadır. Bu bakteriler sağlığımızla çok yakından ilişkili olmakla birlikte, meydana gelen değişimler zaman zaman ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu bakterilerin bağırsakta oluşturduğu toplulukların genel adı ise mikrobiyotadır. Mikrobiyotayı oluşturan bakteriler arasında çok önemli bir denge mevcuttur ve bu denge beslenme ve antibiyotik kullanımı gibi durumlarla değişebilmektedir.

Kolerektal (kalın bağırsak) kanserler, erken belirtileri zayıf olduğu genellikle farkedilemeyen ve bu nedenle ileri evrelerde tanı koyulan, yüksek metastaz oranlarına sahip yaygın bir kanser türüdür. Bunun bir istisnası, kolonsokopi gibi kanser taramalarının erken tanıda çok etkili olmasıdır.

Kolorektal kanserlerin sebebinin genetik yatkınlık ve çevresel etkenler (obezite, lifli gıdalardan fakir beslenme, hareketsiz yaşam ve sigara gibi) olduğu bilinmektedir. Bu çevresel etkenlerin içerisinde mikrobiyotanın rolü ise araştırılmaktadır.

27 Eylül 2019'da PNAS'da yayımlanan bir araştırmada, kolorektal kanserli ve sağlıklı bireylerden alınan dokular farelere aktarılmıştır. Bu yapılan deney sonucunda, kanserli bireylerden alınan dokuların aktarıldığı farelerde bağırsak mikrobiyotasında bozulma ve mikrobiyotadaki bakterilerde epigenetik değişimlerin meydana geldiği gözlemlenmiştir. Ek olarak, bakılan bağırsak örneklerinde öncül tümör yapılarının oluştuğu da gözlemlenmiştir. Bu epigenetik değişimlerin, genellikle kanser hücrelerinde de bulunan genomdaki yüksek metillenme olduğu bulunmuştur. Özellikle 3 gende (Wif1, PENK ve NPY) bu metillenmelerin bulunduğu gözlemlenmiştir. Benzer sonuçlar insanlarda yapılan araştırmalarda da elde edilmiştir.

Araştırmacılar, bu elde edilen sonuçlar üzerinden yapılacak bir kan testi ile kolerektal kanserini erken evresinde teşhis edebilecek bir kan testi üzerinde çalışmalar yapmışlardır. Bu yapılan çalışmalarda kümülatif metilasyon indeksi (KMİ) adı altında, hastalardaki metilasyon seviyesini belirten bir sistem geliştirildi. Yapılacak kan testi ile metilasyonun yoğunlukla bulunduğu 3 gen üzerindeki kümülatif metilasyon ideksine bakılarak ailevi olmayan kolerektal kanserin erken teşhisini sağlamak mümkün olabilir. Araştırmacılar, yapılacak daha detaylı ve büyük çaplı araştırmalar ile daha güvenilir bir şekilde kan testinin geliştirilebileceğini belirtmektedir.

gen epigenetik dna 730346

Sağlık ve Mutlulukla Kalın...

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlgili Haberleri


CRISPR'ın Yeni Aşaması: QuadPE ile Büyük DNA Parçalarının Programlanabilir Yerleştirilmesi

CRISPR'ın Yeni Aşaması: QuadPE ile Büyük DNA Parçalarının Programlanabilir Yerleştirilmesi

Gen tedavisinde onlarca yıldır çözülmesi gereken zor bir mühendislik problemi...

Kişiselleştirilmiş CRISPR Terapileri Yakında Binlerce Kişiye Ulaşabilir – Peki Nasıl?

Kişiselleştirilmiş CRISPR Terapileri Yakında Binlerce Kişiye Ulaşabilir – Peki Nasıl?

Her Mutasyona Özel Bir İlaç: FDA'nın "Plausible Mechanism" Yolu ile...

Aksiyon Alınabilir Transkriptom: Hassas Onkolojide RNA Dizileme Rehberi

Aksiyon Alınabilir Transkriptom: Hassas Onkolojide RNA Dizileme Rehberi

Nature Reviews • Perspective 2026 Hassas onkolojide DNA mutasyonlarının ötesine...

Stratejik Karşılaştırma: Tüm Genom Dizileme (WGS) mi, Yoksa Polijenik Risk Skoru (PRS) mu?

Stratejik Karşılaştırma: Tüm Genom Dizileme (WGS) mi, Yoksa Polijenik Risk Skoru (PRS) mu?

Sağlık teknolojilerinde "Tanısal Kesinlik" ile "İstatistiksel Olasılık" arasındaki uçurumu anlamak....

Hakkımda

Özgeçmişim, kanser tanı ve tedavisine dair çalışmalarım ve ilgi alanlarım için tıklayın.

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Hakkında