İki yeni çalışma, duktal karsinoma in situ (DCIS) hastalarında sonradan meme kanseri gelişmesini önlemek için en iyi yöntemlerin ne olduğuna ve bu konunun karmaşıklığına ışık tutuyor.

Bir çalışma, DCIS hastalarında sürekli bir fayda sağlamak için en az 2 yıllık hormon baskılama tedavisinin (HT) gerekebileceğini öne sürüyor ve diğer çalışma, genç DCIS hastalarının sıklıkla hormonal tedaviyi bırakmayı tercih ettiğini öne sürüyor.

Her iki çalışma da American Association for Cancer Research (AACR) Özel Konferansı'nda “DCIS'i Yeniden Düşünmek: Önleme İçin Bir Fırsat mı?” başlığı ile sunuldu.

Duktal Karsinoma in Situ (DCIS) Nedir?

duktal karsinoma in situ dcis nedir

Duktal karsinoma in situ (Ductal Carcinoma In Situ, DCIS), memenin süt kanallarını döşeyen hücrelerin kanserleşmeye başlamasıdır ve meme kanserinin çok erken bir evresidir. Eğer memenizden yapılan biyopsi sonucu "duktal karsinoma in situ” olarak raporlanmışsa bunun anlamı, meme kanallarınızdaki bazı hücrelerin kanserli hücrelere dönüşmeye başlamasıdır, fakat hücreler henüz invaziv (yayılımcı) bir karakter kazanmamıştır ve sadece süt kanalları boyunca uzanır, meme dokusunun içine doğru uzanmaz. DCIS’te temel tedavi ameliyattır ve bu ameliyatta tümör bir miktar normal çevre doku ile çıkarılır. Bu meme kanseri cerrahisi "geniş-bölgesel eksizyon" veya "lumpektomi" olarakda adlandırlan meme koruyucu cerrahi (MKC) yöntemleridir. Bu ameliyatı genellikle radyoterapi ve bazen hormonal tedavi (HT) takip eder. Bazı durumlarda ise memenin tamamen alındığı mastektomi ameliyatı uygulanır.

İlgili konu: Duktal karsinoma in situnun (DCIS) meme kanserine dönüşümü için 6 neden

Faydaya Bağlı Daha Uzun Hormonal Tedavi Süresi

Bir sunumda, San Francisco California Üniversitesi'nden Dr. Gillian L. Hirst, DCIS’li hastalarda meme koruyucu cerrahiden (MKC) sonra daha uzun bir hormonal tedavi (HT) kullanmanın, aynı memede ve karşı memede daha sonra kanser riskini azaltmada anahtar olabileceğini öne süren kayıt verilerini tartıştı.

Dr Hirst ve meslektaşları, 1985-2017 yılları arasında tedavi edilen DCIS hastalarının bir analizini geliştirdi. Kayıt, cerrahi tipi, radyoterapi (RT) durumu ve HT'nin alındığı ve süresi bilinen 1916 hastayı içeriyordu.

Tek başına MKC uygulanan (401 hasta), MKC sonrası RT uygulanan (572 hasta), MKC sonrası HT uygulanan (152 hasta), MKC sonrası HT artı RT uygulanan (252 hasta) veya tüm memesi mastektomi ameliyatı ila alınan (539 hasta).

Aşağıda, DCIS ameliyatı için uygulanan yöntemler özetlenmektedir:

DCIS nedir ameliyatı ne tercih edilmeli

Bu çalışmada ortanca takip süresi 8,2 yıldı. Tek başına MKC ile karşılaştırıldığında, çok değişkenli bir analizde diğer tüm tedaviler ikinci kanser riskinde azalma ile ilişkilendirildi.

Araştırmacılar HT alımını süreye göre sınıflandırdığında, 2 yıldan fazla HT alan hastalarda ikinci kanser riskinde %88’lik önemli bir azalma oldu (tehlike oranı [HR] 0,12; P= 0,04).

MKC'den sonra 2 yıldan fazla HT alan hastalar, MKC'den sonra RT alan veya MKC'den sonra ET ve RT'yi birleştiren hastalarla benzer bir risk azalmasına sahipti. Dr Hirst, 2 yıldan daha kısa bir süre ET alan hastaların, tek başına MKC uygulanan hastalarla benzer bir olay oranına sahip olduğunu söyledi.

Daha Genç DCIS Hastaları Hormonal Tedaviyi Kullanmama Eğiliminde Olabilir

Başka bir sunumda, Boston'daki Dana-Farber Kanser Enstitüsü'nden Dr. Megan E. Tesch, DCIS'li genç hastaların uygun olsalar ve tedavi önerilseler bile HT'den vazgeçebileceklerini öne süren verileri tartıştı.

Veriler, DCIS'den kurtulan gençlerin sonraki meme kanseri olaylarının riskinden endişe duyduklarını, ancak bazılarının tamoksifen almak yerine ameliyat ve potansiyel olarak sağlıklı davranışlar yoluyla gelecekteki meme kanseri risklerini düşürmeyi denemeyi tercih edeceğini gösteriyor.

Dr Tesch ve meslektaşları, genç DCIS hastaları arasında tedavi kararlarını, kanseri önleyici davranışları ve nüks (tekrar) korkusunu araştırmak için Genç Kadınların Meme Kanseri Çalışması'ndaki katılımcılarla bir anket yaptı.

Grup, 2006-2016 yılları arasında ABD ve Kanada'daki 13 akademik ve devlet hastanesine kayıt yaptıran, teşhis sırasında 40 yaş ve altındaki kadınların ileriye dönük bir kaydıdır.

Mevcut analiz, başlangıçta ve/veya 6 ayda anketleri tamamlayan DCIS'li 89 hastayı içermektedir. Bu grupta hastaların %24,7'sine MKC, %18'ine tek taraflı mastektomi (tek memenin alınması) ve %57,3'üne iki taraflı mastektomi (iki memenin birden alınması) uygulandı.

Başlangıçtaki anketler, MKC uygulanan hastaların %65'inin, tek taraflı mastektomi geçirenlerin %50'sinin ve iki taraflı mastektomi geçirenlerin %29,4'ünün meme kanseri nüksü konusunda “orta ila çok endişeli” olduğunu gösterdi.

Tek taraflı mastektomi yapılan hastaların %46'sına, iki taraflı mastektomi yapılan hastaların ise %76'sına MKC önerildi. İki taraflı mastektomi geçiren hastaların çoğu, ameliyat kararının esas olarak kendilerine ait olduğunu (%64) ve bu karara oldukça güvendiklerini (%80 son derece emin ve %18 çok emin) bildirdi.

Östrojen reseptörü, yani hormon pozitif tümörlü 10 hasta dahil olmak üzere toplam 12 hasta (%13.5) tamoksifen aldı.

Toplamda, östrojen reseptörü pozitif tümörleri olan ve MKC veya tek taraflı mastektomi yapılan 27 hasta vardı. Bu grupta tamoksifen alan 10 hastanın %100'üne ve almayan 17 hastanın %88'ine tamoksifen önerildi.

Tamoksifen almayan hastaların %41'i bunun esas olarak kendi kararları olduğunu ve %29'u kararı doktorlarıyla birlikte aldıklarını söyledi. Hastaların %24'ünde karar vermeye dahil olma ve hastaların kararlarına olan güveni ile ilgili veriler eksikti. Ancak, %35'i HT'den vazgeçme kararlarına son derece güvendiklerini ve %29'u kararlarına çok güvendiklerini söyledi.

Bazı hastalar, DCIS teşhisinden sonra yaşam tarzı seçimlerini değiştirdi. Dört hasta tanı konulduktan sonraki 1 yıl içinde sigarayı bıraktı, hastaların %8'i (6/72) alkol tüketimini azalttı ve hastaların %73'ü (58/80) haftada 150 dakikadan fazla orta yoğunlukta fiziksel aktiviteye girdiğini bildirdi.

DCIS için Hormonal Tedavi Dozunu ve Süresini Değiştirme

Bazı onkologlar, DCIS'li hastalar için HT'nin risklere değer olduğunu düşünebilir. Genç Kadınların Meme Kanseri Çalışması grubunun araştırması, DCIS'li genç kadınların durumu farklı görebileceğini öne sürüyor.

Verdikleri yanıtlar, hastaların daha sonraki meme kanseri ile ilgili olayların riskini azaltmanın önemini anladığını ve risklerini azaltmak için fedakârlık yapmaya istekli olduğunu gösteriyor. Ancak sıklıkla mastektomi ve egzersizi, meme koruyucu cerrahiye (MKC) ve HT'ye tercih ederler.

HT'ye bağlılık üzerine bir inceleme, meme kanserli hastaların yarısından azının öngörülen 5 yıllık tedavilerini tamamlayacağını ileri sürdü. Bu HT isteksizliği / uyumsuzlukla ilişkili faktörler arasında yan etkiler, düşük nüks riski algısı, aşırı yaş, ilaç maliyeti, yetersiz hasta-hekim iletişimi ve sosyal destek eksikliği yer alır.

Son zamanlarda yapılan bir araştırma, HT'nin dozunu ve süresini azaltmanın yan etkileri azaltarak uyumu iyileştirebileceğini düşündürmektedir.

Azaltılmış doz (5 mg) ve süre (3 yıl) tamoksifen kullanımı ile tromboembolizm (pıhtı atma) ve sonradan rahim kanseri gelişme sıklığı, standart tamoksifen dozu (20 mg/gün) ve süresinden (5 yıl) beklenenden daha düşüktü. Bununla birlikte, azaltılmış doz ve süre, standart olarak sonraki meme kanseri riskinde benzer bir azalma sağlamıştır.

HT önerilen, invazif olmayan meme lezyonları, yani DCIS ve LCIS tanısına sahip olan hastalarla ilgili gerçek dünyada yapılan bir araştırma, seçenek sunulanların %76'sının azaltılmış bir tamoksifen rejimi seçtiğini gösterdi. Devam eden araştırmalar, kemoprevensiyon (kanser riskini azaltıcı yöntemler) olarak düşük yoğunluklu aromataz inhibitör rejimlerini araştırmaktadır.