CAR-T tedavisi, kanserde ilk canlı ilaçlar olarak tarihe geçmiştir. Özellikle hematolojik (kan ve kemik iliği kaynaklı) kanserlerde etkili olan CAR-T, sağlıklı hücrelerde birtakım hasarlara neden olabilmektedir. Son zamanlarda, CAR-T tedavisinin toksisitesini (yan etkilerini) azaltmaya yönelik çalışmalar artmıştı. Haziran 2018’de Cell dergisinde yayımlanan çalışmada crispr genetik mühendisliği teknolojisi kullanılarak CAR-T tedavisi AML’de daha spesifik (seçici) ve güvenli hale getirildi.

CAR T nedir bu kanser immünoterapisi nasıl çalışır

Akut myeloid lösemi (AML) en yaygın ikinci lösemi türüdür. Hastaların çoğuna kök hücre / kemik iliği nakli yapılır. Son zamanlarda, FDA onayı alan CAR-T hücre tedavileri, CD19 proteini aktif olan kanser hücrelerini hedef almaktadır. Bu tedaviler, ALL ve Hodgkin lenfoma için kullanılmaktadır. Bu tedaviler, AML'de etkili değildir. Bunun sebebi AML hücrelerinde CD19 proteininin aktif olmamasıdır. Bu sebeple araştırmacılar, AML'de aktif olan CD33 proteinine yoğunlaşmışlardır. CD33, sağlıklı hücrelerde de aktif haldedir. Eğer CD33 proteinini hedef alan bir ilaç geliştirilirse, bu, aynı zamanda sağlıklı hücrelere de ciddi zarar verecektir. Araştırmacılar, bu sebeple crispr/cas9 tekniğini kullanarak sağlıklı hücrelerde CD33 proteinini pasif hale getirmeye başardı. Böylelikle, sağlıklı hücrelere zarar vermeden AML hücreleri hedef alınabilecek.

Peki bu çalışma bize neyi ifade ediyor?

• Kanserde ilk canlı ilaçlar olarak gösterilen CAR-T hücre tedavilerinin etkisini artırabilecek yöntem Crispr'la geliştirildi.

• Bu sayede CAR-T hücre tedavisi kanser antijenine özel olabilecek. Daha güvenli ve daha spesifik (öznel, seçici) hale gelen CAR-T'nin sağlıklı kemik iliği hücrelerine zararı azalmış olacak.

• Araştırma maymun ve fare modellerinde etkili bulunmuştur. Aynı zamanda, laboratuvar ortamında insan hücrelerinde de etkisi gösterilmiştir. İnsanda klinik araştırmalarla doğrulandıktan sonra klinikte kullanılabilir hale gelecektir.

• Bu yöntemi kök hücre nakli 2.0 olarak düşünebiliriz. Böylelikle daha az yan etkiye sahip tedavilerin kapısı açılmış oldu.