0
Lisraya (Brepositinib) Nedir? Dermatomiyozitte FDA Onayı Alan İlk Oral İlaç

Lisraya (Brepositinib) Nedir? Dermatomiyozitte FDA Onayı Alan İlk Oral İlaç

Lisraya (Brepositinib) Nedir? FDA Onayı ve Dermatomiyozit İçin Anlamı

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 27 Ağustos 2026 tarihinde Lisraya (etken madde: brepositinib) adlı tableti, erişkinlerde dermatomiyozit tedavisi için onayladı. Bu, dermatomiyozit için onaylanan ilk ağızdan alınan (oral) ilaç ve bu hastalık için özel olarak geliştirilmiş ilk moleküldür.

Dermatomiyozit, bağışıklık sisteminin kişinin kendi kas ve cilt dokusuna saldırdığı nadir bir otoimmün hastalıktır; ilerleyici kas güçsüzlüğü, karakteristik cilt döküntüleri ve kronik iltihaplanma ile seyreder. Bugüne dek hastalar büyük ölçüde kortikosteroidlere ve başka hastalıklar için geliştirilmiş, dermatomiyozitte "endikasyon dışı" kullanılan ilaçlara bağımlı kalmıştı.

Peki bu onay, bir onkoloji sitesinin okuyucusunu neden ilgilendiriyor? Çünkü dermatomiyozit, erişkinlerde bilinen en güçlü paraneoplastik sendromlardan biridir — yani sıklıkla vücutta henüz fark edilmemiş bir kanserin ilk işareti olabilir. Bu yazıda hem yeni ilacı hem de dermatomiyozit-kanser ilişkisini, ve ikisinin kesiştiği kritik boşluğu ele alıyoruz.

Öne Çıkanlar

  • İlaç: Lisraya® (brepositinib) · Sınıf: TYK2/JAK1 inhibitörü · Doz: Günde 1 kez 30 mg, ağızdan tablet
  • Onay: FDA, 27 Ağustos 2026; erişkin dermatomiyozitinde. Öncelikli değerlendirme ve yetim ilaç statüsüyle onaylandı
  • Etkinlik: 52. haftada ortalama Toplam İyileşme Skoru (TIS) 46,5'e karşı plaseboda 31,2 (fark 15,3; p<0,001)
  • Kortikosteroidden kurtulma: Hastaların %42'si steroidi tamamen bırakabildi (plaseboda %23)
  • Önemli düzeltme: "İlk onaylı tedavi" değil — ilk onaylı oral tedavi. IVIG (Octagam %10) 2021'de, kortikosteroidler ise çok daha önce onaylanmıştı
  • Onkolojik kritik nokta: Onaya temel olan VALOR çalışması, kansere bağlı (paraneoplastik) dermatomiyoziti olan hastaları dışlamıştır — bu grupta ilacın etkinlik ve güvenlik verisi yoktur
  • Türkiye: TİTCK ruhsatı bulunmamaktadır; Avrupa'da (EMA) da henüz onaylı değildir

Nasıl Etki Ediyor?

Brepositinib, hücre içi iltihap sinyallerini taşıyan Janus kinaz (JAK) yolağını bloke eden bir ilaçtır. Daha spesifik olarak TYK2 ve JAK1 enzimlerini hedefler (enzim düzeyinde JAK2 üzerinde de belirgin etkisi vardır). Bu yolaklar, bağışıklık hücrelerinin birbirine "saldır" mesajı ilettiği ana hatlardır; bloke edildiğinde kas ve cildi hasara uğratan iltihabi süreç baskılanır.

Bir ayrıntı: Bu ilaç "TYK2-seçici" değildir

Sedef hastalığında kullanılan deukravasitinib gibi yüksek oranda TYK2-seçici ilaçlar, farklı bir bağlanma bölgesi (allosterik) kullanır ve bu nedenle FDA tarafından kutu uyarısı olmadan onaylanmıştır. Brepositinib ise ATP bağlanma bölgesinden etki eden, JAK1/TYK2 ağırlıklı ama JAK2 aktivitesi de olan bir moleküldür — farmakolojik olarak tofasitinib ve upadasitinib gibi klasik JAK inhibitörlerine daha yakındır. Bu nedenle sınıfın kutu uyarısını taşıması şaşırtıcı değildir.

VALOR Çalışması: Onaya Temel Olan Kanıt

Onay, VALOR adlı faz 3 çalışmasına dayanmaktadır (NCT05437263). 20 ülkede 90 merkezde yürütülen bu çift kör, plasebo kontrollü çalışmaya, mevcut tedavilere yeterli yanıt vermemiş 241 erişkin dermatomiyozit hastası alındı ve üç gruba ayrıldı: brepositinib 30 mg, brepositinib 15 mg ve plasebo — 52 hafta boyunca günde bir kez.

Birincil sonlanım noktası, altı ayrı alanı (kas gücü, fiziksel işlev, cilt ve diğer hastalık aktivitesi, kas enzimleri, hekim ve hasta genel değerlendirmesi) birleştiren Toplam İyileşme Skoru (TIS) idi.

52. haftada sonuç Brepositinib 30 mg Brepositinib 15 mg Plasebo
Ortalama TIS 46,5 37,5 31,2
Plaseboya göre fark +15,3 (p<0,001) +6,3 (anlamlı değil) —
Orta düzey iyileşme (TIS ≥40) %68 — %44 (p=0,004)
Belirgin iyileşme (TIS ≥60) %46 — %26 (p=0,01)
Cilt hastalığı (CDASI-A değişimi) −11,7 — −7,0 (p<0,001)
Fiziksel işlev (HAQ-DI değişimi) −0,34 — −0,04 (p=0,004)
Steroidi tamamen bırakabilenler %42 — %23

Sonuçların dürüst okunması

  • Düşük doz (15 mg) başarısız oldu. Birincil sonlanım noktasını karşılayamadı ve onaylanmadı. Yani onaylanan tek doz 30 mg'dır.
  • Plasebo kolu da belirgin biçimde iyileşti (TIS 31,2). Bu, hastaların çalışma boyunca standart tedavilerini sürdürmesinden kaynaklanır; ilacın katkısı bu zeminin üzerine eklenen 15,3 puanlık farktır.
  • Cilt bulgularında ayrım 4. haftada başlıyor — kaşıntıda fark özellikle erken ve büyüktü (4. haftada %54'e karşı %9,5). Cilt tutulumu ön planda olan hastalar için pratik bir avantaj.
  • Steroid azaltma sonucu klinik olarak en anlamlı bulgulardan biridir. Uzun süreli kortikosteroid kullanımının kendisi (osteoporoz, diyabet, katarakt, enfeksiyon, kas erimesi) hastalığın kendisi kadar yük oluşturabilmektedir.
  • Yayın: Ana sonuçlar New England Journal of Medicine'de (28 Mart 2026), cilde özgü sonuçlar ise JAMA Dermatology'de (26 Ağustos 2026) yayımlanmıştır.

Daha Önce Ne Vardı? "İlk Tedavi" İfadesinin Doğrusu

Basın açıklamalarında sıkça "dermatomiyozit için ilk onaylı tedavi" ifadesi geçse de, doğrusu şudur: Lisraya, ilk onaylı oral tedavidir. Daha önce onaylanmış iki seçenek vardır:

  • Kortikosteroidler: Prednizon/prednizolon prospektüsünde "sistemik dermatomiyozit" endikasyon olarak yer alır. Onlarca yıldır tedavinin temelidir, ancak uzun vadeli yan etki yükü ağırdır.
  • IVIG (Octagam %10): FDA tarafından 20 Temmuz 2021'de erişkin dermatomiyoziti için onaylandı. Dayanağı olan ProDERM çalışmasında 16. haftada TIS ≥20 yanıtı %78,7'ye karşı %43,8 bulunmuştu. Damar yolundan uygulanır ve tromboembolik olay riski taşır.

Bunların dışında yaygın kullanılan tüm ilaçlar — metotreksat, azatiyoprin, mikofenolat mofetil, hidroksiklorokin, siklofosfamid, takrolimus ve rituksimab — dermatomiyozit için resmen onaylı değildir; endikasyon dışı kullanılırlar. Rituksimabın dayanağı olan RIM çalışması (2013) aslında birincil sonlanım noktasını karşılayamamış, ancak hastaların yaklaşık %83'ünün sonuçta iyileşme kriterlerini karşılaması nedeniyle yaygın kullanımda kalmıştır.

Dermatomiyozit ve Kanser: Neden Bu Konu Onkolojiyi Yakından İlgilendiriyor?

Dermatomiyozit, sık görülen bir paraneoplastik sendromdur

Erişkin dermatomiyozit tanısı alan hastalarda kanser görülme riski, genel topluma göre yaklaşık 3 ila 5 kat artmıştır. Klasik İskandinav kohort çalışmasında standartlaştırılmış insidans oranı (SIR) 3,0; 10 kohortu birleştiren meta-analizde ise 4,79 bulunmuştur. Pratikte erişkin dermatomiyozit hastalarının kabaca %15-25'inde eşlik eden bir kanser saptanmaktadır (bu oran toplum tabanlı kayıtlarda %5-13, üçüncü basamak merkezlerde %39'a kadar çıkabilmektedir).

Bu nedenle erişkinde yeni dermatomiyozit tanısı, yalnızca bir romatoloji/dermatoloji sorunu değil, aynı zamanda bir kanser tarama endikasyonudur.

Riskin en yüksek olduğu dönem: İlk yıl

Zamanlama, bu ilişkinin en tutarlı ve en pratik yönüdür. Meta-analiz verilerine göre dermatomiyozit tanısını izleyen:

İlk 1 yıl
SIR ~17 — riskin en yoğun olduğu dönem. Taiwan kohortunda kanserlerin %57,4'ü ilk yıl içinde saptanmıştır.
1-5 yıl
SIR ~2,7 — risk belirgin şekilde azalır ama sürmeye devam eder.
5 yıl sonrası
SIR ~1,4 — genel topluma yaklaşır. Kanserlerin ~%72'si tanı çevresindeki ±5 yıllık pencerede ortaya çıkar.

Hangi kanserler?

Batı toplumlarında en güçlü ilişki over (yumurtalık) kanseri iledir; onu akciğer, pankreas, mide, non-Hodgkin lenfoma ve kolorektal kanser izler.

Kanser türü Dermatomiyozitte SIR (Batı verileri)
Over (yumurtalık) 10,5
Akciğer 5,9
Pankreas 3,8
Non-Hodgkin lenfoma 3,6
Mide 3,5
Kolorektal 2,5

Coğrafya belirleyicidir. Güneydoğu Asya'da tablo tamamen farklıdır: Taiwan verilerinde dermatomiyozitle ilişkili kanserlerin %22,95'i nazofarenks (geniz) kanseridir ve bu bölgelerde tanı anında nazoendoskopi önerilir. Hong Kong serilerinde bu oran %36,5'e çıkmaktadır; buna karşılık Kuzey Amerika'da %0,7, İsveç'te %0,1'dir.

Türkiye verisi zayıftır — dürüst uyarı

Araştırmamızda Türkiye'ye özgü bir SIR çalışması, ulusal kayıt analizi veya kanser dağılımı verisi bulunamamıştır. Yalnızca iki küçük tek merkezli seri mevcuttur: Bursa Uludağ Üniversitesi'nden 69 hastalık seride malignite ilişkili miyopati oranı %13; Pamukkale Üniversitesi'nden 66 hastalık seride %12,1 bildirilmiştir (ikincisinde kanser türleri raporlanmamıştır). Türkiye nazofarenks kanseri açısından yüksek insidanslı bir bölge değildir; dolayısıyla rutin nazoendoskopi muhtemelen gerekli değildir, ancak bu konuda doğrudan Türk verisi de bulunmamaktadır. Yukarıdaki oranlar uluslararası verilerdir ve Türkiye için yaklaşık bir çerçeve sunar.

Antikorlar: Riski Belirlemenin Modern Yolu

Son yılların en önemli gelişmesi, kan testiyle bakılan miyozite özgü antikorların kanser riskini belirgin şekilde ayrıştırabilmesidir. Bu, artık tüm hastalara aynı yoğunlukta tarama yapmak yerine, riski yüksek olanı seçebilmek anlamına gelir.

Antikor Kanser riskiyle ilişkisi Yorum
Anti-TIF1-γ (anti-p155/140) Belirgin artmış — RR 4,68 En güçlü belirteç. Duyarlılık %52, özgüllük %92. Pozitif olan erişkin dermatomiyozit hastalarının yaklaşık %41'inde kanser saptanır. Dermatomiyozit hastalarının ~%22'sinde bulunur.
Anti-NXP2 Tartışmalı Bazı kohortlarda belirgin artış (özellikle erkeklerde), ancak 2021 meta-analizinde anlamlı bulunamamıştır (RR 1,16). Uluslararası kılavuz yine de yüksek risk grubuna koymaktadır — bu bir görüş ayrılığıdır.
Anti-SAE1 Belirsiz Bildirilen kanser oranları %14-57 arasında değişmekle birlikte, çalışmalar 4-43 hastalıktır. Kanıt düzeyi düşüktür.
Anti-Jo-1 ve diğer antisentetaz antikorları Azalmış — RR 0,45 Güven verici bulgu. Bu hastalarda akciğer tutulumu ön plandadır, kanser riski düşüktür.
Anti-Mi-2 Nötr — RR 1,05 Yaygın kanının aksine koruyucu değildir; kılavuzlar orta risk grubunda değerlendirir.
Anti-MDA5, anti-SRP Düşük eğilimli Sayısal olarak düşük risk yönünde, ancak istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır.

Araştırma aşamasında bir incelik: Anti-CCAR1

Anti-TIF1-γ pozitif hastaların yaklaşık üçte birinde ek olarak anti-CCAR1 antikoru bulunmaktadır ve bu grupta kanser riski genel topluma yakın düzeye inmektedir (SIR 1,6-1,8; CCAR1-negatif olanlarda 3,5-4,5). Yani anti-TIF1-γ pozitifliği tek başına "yüksek risk" demek olmayabilir. Bu test henüz rutin laboratuvarlarda bulunmamaktadır; araştırma aşamasındadır, ancak gelecekte taramanın daha da hedeflenmesini sağlayabilir.

Kimde daha çok şüphelenilmeli? Kanıta dayalı ipuçları

2021 tarihli sistematik derleme ve meta-analiz, hangi klinik özelliklerin gerçekten kanser riskiyle ilişkili olduğunu ayrıştırmıştır:

  • Riski artıranlar: 40 yaş üzeri başlangıç (ortalama 11 yıl daha ileri yaş), erkek cinsiyet (RR 1,53), ciltte ülser/nekroz (RR 2,73), yutma güçlüğü (disfaji) (RR 2,09), anti-TIF1-γ pozitifliği (RR 4,68), ve immünsüpresif tedaviye rağmen süregelen yüksek hastalık aktivitesi.
  • Riski azaltanlar (güven verici bulgular): Akciğer tutulumunun (İAH) varlığı (RR 0,49), Raynaud fenomeni (RR 0,61), inflamatuvar eklem tutulumu, anti-Jo-1 pozitifliği.

Sezgiye aykırı ama önemli: Çok yüksek CK, kansere karşı bir bulgudur

Beklenenin aksine, kansere bağlı dermatomiyozitte kas enzimleri (CK ve LDH) daha düşük olma eğilimindedir — kanserli olgularda CK ortalama olarak yaklaşık 1.190 IU/L daha düşük bulunmuştur. Yani asıl endişe verici tablo "CK tavan yapmış ağır kas tutulumu" değil; belirgin cilt hastalığı olan ama kas enzimleri çok yükselmemiş, ileri yaşta bir hastadır. Bu ayrım klinik pratikte sıkça yanlış yönde yorumlanmaktadır.

Yeni Tanı Dermatomiyozitte Kanser Taraması: 2023 Uluslararası Kılavuz

2023'te yayımlanan IMACS uluslararası kılavuzu (Nature Reviews Rheumatology), hastaları risk düzeyine göre üç gruba ayırıp taramayı buna göre ölçeklendiren ilk yapılandırılmış çerçevedir.

Risk düzeyi Nasıl belirlenir Önerilen tarama
Yüksek En az 2 yüksek riskli faktör (dermatomiyozit alt tipi, anti-TIF1-γ veya anti-NXP2, 40 yaş üstü başlangıç, dirençli hastalık, orta-ağır disfaji, cilt ülseri/nekrozu) Temel + genişletilmiş panel, ardından 3 yıl boyunca yıllık temel tarama
Orta En az 2 orta riskli faktör veya tam olarak 1 yüksek riskli faktör Tanı anında temel + genişletilmiş panel
Standart Yukarıdakilerin hiçbiri Tanı anında yalnızca temel panel

Temel panel: Ayrıntılı öykü ve fizik muayene, tam kan sayımı, karaciğer fonksiyon testleri, sedimantasyon, CRP, serum protein elektroforezi ve serbest hafif zincirler, tam idrar tetkiki, akciğer grafisi.

Genişletilmiş panel: Boyun, toraks, abdomen ve pelvis BT; servikal smear; mamografi; PSA; CA-125; pelvik/transvajinal ultrason; gaitada gizli kan.

PET-BT'nin yeri

PET-BT, yüksek riskli hastalarda diğer incelemeler sonuç vermediğinde düşünülebilir; 40 yaş üstü anti-TIF1-γ pozitif hastalarda tek başına tarama aracı olarak da değerlendirilebilir. Ancak kanıt sınırlıdır: bu iki yöntemi karşılaştıran tek çalışmada (55 hasta) PET-BT ile klasik geniş tarama eşdeğer bulunmuştur; PET-BT'nin üstünlüğü gösterilememiştir. Ayrıca bugüne dek hiçbir tarama stratejisinin sağkalımı iyileştirdiği kanıtlanmamıştır — kılavuz uzlaşı ve kohort verilerine dayanır, randomize kanıta değil. PET-BT hakkında genel bilgi için PET-BT nedir yazımıza bakabilirsiniz.

Kılavuzun gerçek dünyadaki performansı da ölçülmüştür: 183 hastalık bir Japon serisinde duyarlılık %81,8 bulunmuş, kanserlerin %20'si yüksek risk, %8'i orta risk grubundan çıkmış, standart risk grubunda hiç kanser görülmemiştir. Ancak maliyetin mevcut uygulamanın 1,8 katı olduğu ve kümülatif radyasyon dozunun anlamlı şekilde arttığı da bildirilmiştir — yani yaklaşım duyarlı ama seçici değildir.

Kritik Boşluk: Bu İlaç Kansere Bağlı Dermatomiyozitte Denenmedi

VALOR çalışması, paraneoplastik dermatomiyoziti açıkça dışlamıştır

Bu, onkoloji açısından yazının en önemli cümlesidir. VALOR çalışmasının dışlama kriterleri arasında şunlar yer almaktadır: kansere bağlı (malignite ilişkili) dermatomiyozit, aktif kanser, son 5 yıl içinde kanser öyküsü (bazal hücreli ve yassı hücreli cilt kanseri, meme DCIS, servikste karsinoma in situ ve tiroid karsinomu hariç) ve herhangi bir lenfoproliferatif hastalık öyküsü.

Sonuç açıktır: Lisraya'nın kansere bağlı dermatomiyozitte etkili veya güvenli olduğuna dair hiçbir doğrudan kanıt yoktur. Onay metni "erişkin dermatomiyoziti" diyerek bu alt grubu kelime olarak kapsamaktadır; ancak kanıt kapsamamaktadır. Bu ayrım, hasta ve hekimin bilmesi gereken bir noktadır.

Neden bu alt grup ayrı bir konudur?

Çünkü kansere bağlı dermatomiyozitte tedavinin mantığı temelden farklıdır: asıl tedavi, altta yatan kanserin tedavisidir. 2025'te yayımlanan 73 hastalık çok merkezli bir kohort bunu somut biçimde göstermiştir:

  • Kanseri remisyona giren hastalarda dermatomiyozitte tam klinik yanıt olasılığı belirgin şekilde yüksekti (HR 2,46; p=0,022): kanseri remisyona girenlerin %70'i dermatomiyozit açısından tam yanıt verirken, girmeyenlerde bu oran %24,2 idi.
  • Ölüm riskini belirleyen esas etken süregelen kanser aktivitesiydi (HR 12,93); süregelen dermatomiyozit aktivitesi bağımsız bir ölüm belirleyicisi değildi.
  • Dermatomiyozitteki düzelme ani değildir; ortanca yanıt süresi yaklaşık 1,4 yıldır.

Yani bu hastalarda yalnızca bağışıklık baskılayıcı tedaviyle kalıcı remisyon nadiren sağlanır. Kas ve cilt bulgularını baskılayan güçlü bir ilaç, altta yatan tümör bulunmadıkça hastalığın asıl nedenini tedavi etmemiş olur — ve semptomları maskeleyerek tanıyı geciktirme riski taşır.

Pratik sonuç: Önce tarama, sonra tedavi

Erişkinde yeni dermatomiyozit tanısı konduğunda, sistemik immünsüpresif tedaviye başlamadan önce risk düzeyine uygun kanser taramasının tamamlanması mantıklıdır. Bunun iki gerekçesi vardır: (1) gizli bir tümör bulunursa tedavi planı tümüyle değişir — "bağışıklığı baskıla" yerine "tümörü tedavi et" olur; (2) JAK inhibitörlerinin kutu uyarısı malignite riskini içerdiğinden, bilinmeyen bir kanser varlığında bu ilaca başlamak ek bir belirsizlik yaratır.

Dürüst bir sınır notu: Dermatomiyozitte JAK inhibitörü başlamadan önce kanser taramasını zorunlu kılan özel bir kılavuz maddesi bulunmamaktadır. Yukarıdaki yaklaşım, IMACS kılavuzunun tanı anında tarama önerisi ile JAK sınıfının bilinen uyarılarının mantıksal birleşimidir; resmi bir protokol değildir.

Yan Etkiler ve Kutu Uyarısı

VALOR çalışmasında gözlenen yan etki profili şöyleydi (30 mg / 15 mg / plasebo):

  • Ciddi enfeksiyon: %10 / %2 / %1. Pratikte en belirgin ve en dikkate değer risk budur.
  • Herhangi bir yan etki: %90 / %86 / %91 — yani genel yan etki sıklığı plasebodan farklı değildi.
  • Yan etki nedeniyle ilacı bırakma: %6 / %7 / %11 — ilginç biçimde plasebo kolunda daha yüksekti (muhtemelen hastalığın kendi seyri nedeniyle).
  • Viral reaktivasyon (çoğunlukla zona): %5 / %2 / %5.
  • En sık görülen yan etkiler: üst solunum yolu enfeksiyonu, baş ağrısı, yorgunluk, idrar yolu enfeksiyonu ve bulantı.
  • Çalışmada ölüm görülmemiştir.

Kutu uyarısı: Ciddi enfeksiyon, ölüm, kanser, kalp-damar olayları ve pıhtı

Lisraya, tüm JAK inhibitörleri gibi FDA'nın sınıf kutu uyarısını taşımaktadır. Bu uyarının kaynağı, romatoid artritte tofasitinibi test eden ORAL Surveillance çalışmasıdır (4.362 hasta): 50 yaş üstü ve en az bir kardiyovasküler risk faktörü taşıyan hastalarda tofasitinib, TNF inhibitörlerine karşı hem majör kardiyovasküler olaylarda (HR 1,33) hem de kanser görülme sıklığında (HR 1,48) aşağı-olmama kriterini karşılayamamıştı.

Bağlamın doğru kurulması önemlidir: Bu uyarı, farklı bir hastalıkta (romatoid artrit), yüksek kardiyovasküler riskli ve yaşlı bir popülasyonda, farklı bir molekülle elde edilen veriden sınıfa genellenmiştir. VALOR çalışmasının kendi verilerinde kardiyovasküler olay, tromboembolizm ve malignite sıklıkları sayısal olarak plasebo kolunda daha yüksekti — ancak hasta sayıları çok küçük olduğundan bu, güvenlik kanıtı olarak sunulamaz. Gerçek dünyada dikkat edilmesi gereken asıl sinyal, ciddi enfeksiyon oranındaki on kat artıştır.

Türkiye'de Durum

Lisraya Türkiye'de bulunmuyor

Brepositinib (Lisraya), Türkiye'de TİTCK tarafından ruhsatlandırılmamıştır. İlaç dünya genelinde ilk kez 27 Ağustos 2026'da onaylandığı için bu beklenen bir durumdur. Avrupa'da da (EMA) henüz onaylı değildir ve kamuya açıklanmış bir başvuru takvimi bulunmamaktadır. Ticari haklar ABD ve Japonya'da Priovant Therapeutics'te, diğer bölgelerde Pfizer'dedir; dolayısıyla olası bir Avrupa/Türkiye başvurusu Pfizer üzerinden yürüyecektir.

ABD'deki liste fiyatı 30 günlük tedavi için yaklaşık 35.000 dolar olarak bildirilmektedir (tek kaynaktan; teyide muhtaçtır). Bu fiyat düzeyi, ilaç Türkiye'ye gelse dahi geri ödeme tartışmasının kolay olmayacağını göstermektedir.

Türkiye'de dermatomiyozit için hâlihazırda kullanılan tedaviler: Kortikosteroidler, metotreksat, azatiyoprin, mikofenolat mofetil, hidroksiklorokin, siklofosfamid, siklosporin/takrolimus, IVIG ve rituksimab — bunların tamamı ülkemizde mevcuttur. Ancak dermatomiyozit endikasyonu açısından çoğu endikasyon dışıdır ve SGK'nın karşılaması için TİTCK'den endikasyon dışı ilaç kullanım izni ile uzman heyet raporu gerekmektedir.

IVIG geri ödemesi hakkında not

Sağlık Uygulama Tebliği'nin immünglobulin kullanım ilkelerini düzenleyen bölümünde, adıyla sayılan endikasyonlar arasında (Guillain-Barré, myasthenia gravis, KIDP gibi) dermatomiyozit/polimiyozit yer almamaktadır. Bölümde "Sağlık Bakanlığınca onaylanmış endikasyonlar" şeklinde bir genel ifade bulunmakla birlikte, pratikte dermatomiyozitte IVIG kullanımı genellikle endikasyon dışı izin ve heyet raporu gerektirmektedir. Sınır notu: Ulaşabildiğimiz SUT metni güncel konsolide sürüm olmayabilir; kesin ve güncel durumu tedavinizi yürüten merkezle teyit ediniz.

Sık Sorulan Sorular

Dermatomiyozit tanısı aldım, kanserim var mı demek?

Hayır — ancak araştırılması gereken bir olasılıktır. Erişkin dermatomiyozit hastalarının çoğunluğunda kanser saptanmaz; ama yaklaşık dörtte birine varan bir oranda eşlik eden bir kanser bulunabildiği için tanı anında tarama yapılması standarttır. Riskiniz; yaşınıza, antikor profilinize, cilt bulgularınıza ve akciğer tutulumunuzun olup olmadığına göre belirgin şekilde değişir. Anti-Jo-1 pozitifliği ve akciğer tutulumu varlığı, riski azaltan bulgulardır.

Taramam temiz çıktı, artık rahat olabilir miyim?

İlk yıl riskin en yoğun olduğu dönemdir, ancak risk 5 yıl boyunca genel toplumun üzerinde kalmaya devam eder. Bu nedenle yüksek riskli hastalarda kılavuz, tanıdan sonra 3 yıl boyunca yıllık temel tarama önermektedir. Ayrıca hastalığınız tedaviye beklenmedik şekilde dirençli hale gelirse, bu tek başına yeniden değerlendirme gerekçesidir.

Kanserim tedavi edilirse dermatomiyozitim düzelir mi?

Kansere bağlı dermatomiyozitte evet, büyük olasılıkla. Kanseri remisyona giren hastaların yaklaşık %70'i dermatomiyozit açısından da tam yanıt vermektedir. Ancak bu düzelme ani değildir — ortanca yanıt süresi yaklaşık 1,4 yıldır ve bu süreçte bağışıklık baskılayıcı tedaviye devam edilmesi gerekebilir.

Lisraya'yı Türkiye'de nasıl temin edebilirim?

Şu an için ülkemizde ruhsatlı değildir. Ruhsatsız ilaçlara erişim, TİTCK'nin yurt dışından ilaç temini süreciyle mümkün olabilmekte; ancak bu süreç hem onay hem de maliyet açısından belirsizlikler taşımaktadır. Güncel durumu tedavinizi yürüten hekiminizle değerlendirmeniz gerekir.

Kanserim varken bu ilacı kullanabilir miyim?

Bu, bu yazının en önemli sorusudur ve dürüst yanıt şudur: bilmiyoruz. Onaya temel olan çalışma, aktif kanseri olan, son 5 yıl içinde kanser öyküsü bulunan ve kansere bağlı dermatomiyoziti olan hastaları dışlamıştır. Bu popülasyonda ilacın ne etkinliği ne de güvenliği araştırılmıştır. Böyle bir durumda karar, onkoloji ve romatoloji uzmanlarının birlikte değerlendirmesiyle, bireysel olarak verilmelidir.

Özet

  • Lisraya (brepositinib), erişkin dermatomiyoziti için onaylanan ilk oral ilaçtır; 52. haftada plaseboya göre anlamlı iyileşme ve önemli bir steroid azaltma avantajı sağlamıştır.
  • "İlk onaylı tedavi" değildir — kortikosteroidler ve IVIG (2021) zaten onaylıydı. Düşük doz (15 mg) çalışmada başarısız olmuş ve onaylanmamıştır.
  • Erişkin dermatomiyoziti, kanser riskini 3-5 kat artıran bir paraneoplastik sendromdur; risk özellikle ilk yıl yoğundur ve tanı anında kanser taraması standarttır.
  • Antikor profili (özellikle anti-TIF1-γ) riski belirgin şekilde ayrıştırır; akciğer tutulumu ve anti-Jo-1 ise güven verici bulgulardır.
  • En kritik nokta: Onaya temel olan çalışma kansere bağlı dermatomiyoziti dışlamıştır. Bu alt grupta asıl tedavi, altta yatan kanserin tedavisidir.
  • Türkiye'de ruhsatlı değildir; Avrupa'da da henüz onaylanmamıştır.
Kaynaklar
  1. U.S. Food and Drug Administration. "FDA Approves First Oral Drug Indicated to Treat Dermatomyositis in Adults." Basın açıklaması, 27 Ağustos 2026. fda.gov
  2. Vleugels RA, Paik JJ, ve ark. Brepocitinib in Dermatomyositis (VALOR faz 3 çalışması). New England Journal of Medicine, 28 Mart 2026.
  3. VALOR çalışmasının cilde özgü sonuçları. JAMA Dermatology, 26 Ağustos 2026.
  4. VALOR çalışma kaydı ve dışlama kriterleri, NCT05437263. clinicaltrials.gov
  5. Aggarwal R, ve ark. Trial of Intravenous Immune Globulin in Dermatomyositis (ProDERM). New England Journal of Medicine, 2022; Octapharma Octagam %10 FDA onayı, 20 Temmuz 2021.
  6. Oddis CV, ve ark. Rituximab in the treatment of refractory adult and juvenile dermatomyositis and adult polymyositis (RIM çalışması). Arthritis & Rheumatism, 2013.
  7. Hill CL, ve ark. Frequency of specific cancer types in dermatomyositis and polymyositis: a population-based study. Lancet, 2001;357:96-100.
  8. Olazagasti JM, ve ark. Cancer risk in dermatomyositis: a meta-analysis of cohort studies. American Journal of Clinical Dermatology, 2015.
  9. Oldroyd A, ve ark. A systematic review and meta-analysis to inform cancer screening guidelines in idiopathic inflammatory myopathies. Rheumatology (Oxford), 2021;60:2615-2628.
  10. Oldroyd AGS, ve ark. International Guideline for Idiopathic Inflammatory Myopathy-Associated Cancer Screening: an IMACS initiative. Nature Reviews Rheumatology, 2023.
  11. Best M, ve ark. Use of Anti-transcriptional Intermediary Factor-1 Gamma Autoantibody in Identifying Adult Dermatomyositis Patients with Cancer: A Systematic Review and Meta-analysis. Acta Dermato-Venereologica, 2019.
  12. Fiorentino DF, Casciola-Rosen L, ve ark. Anti-CCAR1 antikorları ve anti-TIF1-γ pozitif dermatomiyozitte kanser riskinin ayrıştırılması. Arthritis & Rheumatology, 2023.
  13. Irekeola AA, ve ark. Prevalence of Nasopharyngeal Carcinoma in Patients with Dermatomyositis: A Systematic Review and Meta-analysis. Cancers, 2021;13:1886.
  14. Kansere bağlı dermatomiyozitte prognostik faktörler; çok merkezli retrospektif kohort. Rheumatology (Oxford), 2025.
  15. Selva-O'Callaghan A, ve ark. Conventional cancer screening versus PET/CT in dermatomyositis/polymyositis. American Journal of Medicine, 2010.
  16. Ytterberg SR, ve ark. Cardiovascular and Cancer Risk with Tofacitinib in Rheumatoid Arthritis (ORAL Surveillance). New England Journal of Medicine, 2022;386:316-326.
  17. Türkiye tek merkez serileri: Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi (69 hasta) ve The European Research Journal, 2026 (66 hasta).
  18. Türkiye Sağlık Uygulama Tebliği (SUT), immünglobulin kullanım ilkeleri ve endikasyon dışı ilaç kullanımı ile ilgili maddeler.

Tıbbi not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel tedavi önerisi yerine geçmez. İlaç ruhsat ve geri ödeme durumları hızla değişebilir. Dermatomiyozit tanısı, kanser taraması ve tedavi planı; romatoloji, dermatoloji ve gerektiğinde tıbbi onkoloji uzmanlarının birlikte değerlendirmesiyle yürütülmelidir.

Sağlık ve Mutlulukla Kalın...

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlgili Haberleri


Pirtobrutinib (Jaypirca), Daha Önce Tedavi Almamış KLL'de FDA Onayı Aldı

Pirtobrutinib (Jaypirca), Daha Önce Tedavi Almamış KLL'de FDA Onayı Aldı

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 2 Ekim 2026'da pirtobrutinibi...

Efsitora (Onswik) FDA Onayı: Tip 2 Diyabette Haftada Bir Yapılan İkinci Bazal İnsülin

Efsitora (Onswik) FDA Onayı: Tip 2 Diyabette Haftada Bir Yapılan İkinci Bazal İnsülin

Efsitora (Onswik) FDA onayı: tip 2 diyabette haftada bir kez...

Böbrek Kanserinde İmmünoterapi Sonrası Belzutifan-Lenvatinib için FDA Onayı

Böbrek Kanserinde İmmünoterapi Sonrası Belzutifan-Lenvatinib için FDA Onayı

Belzutifan + lenvatinib FDA onayı: immünoterapi sonrası böbrek kanserinde kabozantinibi...

Lirafugratinib FDA Onayı: Kolanjiokarsinomda Hedefe Yönelik Tedavide Gelinen Son Nokta

Lirafugratinib FDA Onayı: Kolanjiokarsinomda Hedefe Yönelik Tedavide Gelinen Son Nokta

Lirafugratinib FDA onayı: kolanjiokarsinomda hedefe yönelik tedavide gelinen son nokta...

Hakkımda

Özgeçmişim, kanser tanı ve tedavisine dair çalışmalarım ve ilgi alanlarım için tıklayın.

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Hakkında

Yapay Zekaya Sor Kapat

Sağlık Asistanı

Bu makale hakkında sorun

Merhaba, kanser başta olmak üzere ve sağlıkla ilgili konularında size yardımcı olabilirim.