Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Meme kanseri - Meme kanseri belirtileri ve tedavisi – sorular ile TANI YOLCULUĞU
Meme kanseri belirtileri ve tedavisi – sorular ile TANI YOLCULUĞU

Meme kanseri belirtileri ve tedavisi – sorular ile TANI YOLCULUĞU

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
30.11.2017

1. Bölüm: İlk şok!

Meme kanseri tanısı sonrası hasta ve ailesi üzgün, şaşkındırlar. Aynı zamanda kötü şansın onları bulmasına ve kaderlerine kızgınlık hissederler. Çoğunlukla bu durumu “şaşkınım, duygularım karmakarışık” şeklinde açıklamaya çalışırlar. İlkin dostlar aranır ve varsa bildik, güvendikleri bir hekim aranarak nasıl bir yol izlemeleri gerektiği sorulur.

Gelin, her an hepimizin başına gelebilecek böylesi karmaşık bir durumda neler yapılması gerektiğini birlikte inceleyelim.

Bu yazının çok sayıda yeni tanı almış meme kanseri hasta ve ailesine rehber olacağına inanıyor dostlarınız ile paylaşmanızı diliyorum.

.

İç çamaşırımı giyerken mememde elime bir kitle geldi. Bu meme kanseri belirtisi midir? Ne yapmalıyım?

Meme dokusu doğası gereği içerisinde büyük oranda iyi huylu kistler ve nodüler yapıları barındırır. Böyle bir durumla karşılaştığımızda öncelikle bir aynanın karşısına geçmeli ve her iki memenizin simetrisine, cildinde bir değişiklik olup olmayışına, memenize yumuşak dokunuşlarınızda meme başından kanlı bir akıntı gelip gelmediğine, meme içine çöküntü veya bombelik, meme başında çekilme olup olmadığına bakmalısınız. Endişe etmeden baktığınızda bu saydığımız meme kanseri ile ilintili olabilecek bulguları rahatça görebilirsiniz. Bunlardan herhangi birisi yok ise öncelikle rahat bir nefes almalısınız.

Bununla birlikte meme kanserleri, özellikle erken evrede bu saydığımız belirtilere neden olmaksızın da karşımıza çıkabilir. Eliniz ile fark ettiğiniz bu nodül yeni ise veya bildiğiniz bir nodüldü ve büyüme gösteriyor ise mutlaka meme kanseri alanında yetkin bir doktora gitmelisiniz.

.

Mememde kuşkulu bir kitle, nodül saptadım, hangi doktora gitmeliyim?

KETEM’ler bu konuda en kolay ulaşacağınız, kendilerini bu işe adamış son derece sevgi dolu hekimlerden oluşan bir Sağlık Bakanlığı organizasyonudur. Karşınıza çıkan hekim arkadaşım sizi muayene edecek ve takibinde meme ultrasonunuz, gerekli ise mamografi ve hatta meme emarınızı yaptıracaktır.

Meme kanseri görüntüleme yöntemlerinden ultrasonografi - USG en basit uygulanan yöntemlerden birisidir, ancak tek başına yeterli bir yöntem değildir. Hekiminizin muayenesi sonrası kuşku devam ediyorsa sizden mamografi isteyecektir. Mamografi, menopoza girmemiş bayanlarda ve özellikle 40 yaş altı kadınlarda memenin yoğunluğu nedeni ile meme içini yeterli düzeyde gösteremeyebilir. Ultrasonografi ve takiben yapılan mamografide kuşku devam ediyorsa mutlaka meme emar - MR yapılmalı. Meme emarda sorunu saptamada doğruluk %90’ların üzerindedir. Tabi ki tüm bu görüntüleme yöntemleri kuşkulu bir lezyonun mutlak kanser olup olmadığını söylemez, eğer kanser açısından yüksek olasılık saptanırsa mutlaka biyopsi yapılmalı.

KETEM dışında Tıp Fakültesi, Eğitim Araştırma Hastaneleri, Özel Hastane Meme Kanseri Klinikleri, ve meme kanserine özel çalışan hekimler sizlere yardımcı olabilir. Bunlardan hangisini seçeceğinize ise gideceğiniz merkezin meme kanseri konusunda yetkin bir ekibe sahip olup olmadığını sorgulayarak karar vermelisiniz. Unutmamalısınız ki meme kanseri tanı ve tedavisinde başarı birden çok hekimin uyum içinde çalışması sonucu elde edilir.

.

Mememde kanser kuşkusu yaratan bir kitle saptandı ve biyopsi önerildi. Biyopsim hangi yöntemle yapılmalı?

Bu aşamada seçilecek yöntem oldukça önemlidir. Doğru yöntem seçilirse meme kanseri tanısı konduğu andan itibaren tedavi stratejileri için yol gösterici olur ve vakit kaybını önler. Uygun olmayan yöntemler zaman kaybına ve cerrahi tedavi seçiminde sınırlamalara neden olabilir.

Değişik meme biyopsi yöntemleri vardır. İnce iğne biyopsisi, kalın iğne (trucut) biyopsi, vakum biyopsi, eksizyonel biyopsi yani kuşkulu nodülün lokal ameliyat yöntemi uygulanarak çıkarılması, telle işaretli eksizyonel biyopsi.

Bu yöntemlerden en uygunu trucut olarak adlandırdığımız kalın iğne biyopsisidir. Bu yöntemle ince iğne biyopsisinden daha fazla tümör dokusu elde edilir ve meme kanserinin türü, davranış şekli (biyolojisi) saptanabilir.

İnce iğne biyopsi ve doğrudan özel bir neden olmaksızın kitlenin cerrahi olarak çıkarılması en istenmeyen yöntemlerdendir. Bu yöntemlerden ince iğne biyopsisinde çoğunlukla az bir tümör materyali elde edileceği için meme kanserinin türü ve karekteristik özellikleri saptanamaz.

Yeterli miktarda tümör dokusu alınması ve kanser tanısı konması sonrası tümör dokusuna ilave boyalar yapılarak meme kanserinin çeşidi saptanır. Meme kanserinin türünü biyopsiden hemen sonra saptamak hem zaman kazandırır hem de bir sonraki adımda yapılacak tedavilerin önceliği konusunda yol gösterici bilgiler verir.

Kanser kuşkusu yaratan kitlenin özel durumlar (kalın iğne biyopsisi yapılamayacak hastalar) dışında doğrudan lokal ameliyatla çıkarılması uygun değildir. Memeye yapılacak bu erken cerrahi hem plansız bir cerrahi olacak hem de kozmetik olarak bir sonraki yapılacak cerrahi planlamaya zarar verecektir. Erken evre meme kanserinde minimal cerrahiyi ve koltuk lenf bezi örneklemesi yapılmasını da güçleştirecektir.

Lüzumsuz yapılan kitlenin tamamen alınması (eksizyonel biyopsi) ile yapılan biyopsi bir sonraki aşamada yapılacak olan görüntüleme yöntemlerini (örneğin PET-BT) etkileyerek doğru karar vermeyi de engelleyebilir.

Maalesef sıklıkla gördüğümüz uygulama da bu şekildedir. Bu nedenle hastalarımıza tanı amaçlı memelerine cerrahi bir işlem yapılmak istenirse bunun gerekçelerini hasta tam olarak sormalı ve aydınlanmalıdır. Bu gibi durumlarda ikinci hekim görüşü son derece önemli ve sizlere yol gösterici olabilir.

.

Mememe biyopsi yapıldı ve meme kanseri tanısı aldım, doktoruma ne sormalıyım?

Elinde meme biyopsisi sonrası meme kanseri patoloji raporu ile gelen hastamız doktoruna iki doğru soru sormalı:

İlki benim meme kanserim hangi türde? İkinci soru ise meme kanserim hangi evrede, mememde ve vücudumda kanserin yayılımı ne düzeyde?

Meme kanserinin türlerine yönelik sınıflamalar oldukça karmaşıktır. Hastalarımızın anlayabileceği dört değişik türde ele almamız en anlaşılır olanıdır. Meme kanserinin gelecekteki seyri, tedavi seçenekleri için alt türlerin bilinmesi önemlidir. Her bayanda meme kanseri aynı tür ve evrede olmaz. Bu nedenle yeni tanı alan hastaların kendisini başka hastalar ile karşılaştırmaması olumlu ya da olumsuz çıkarım yapmaması gerekir. Bu tür kıyaslamalar yanlış yargılara neden olabilir. Meme kanseri türleri en yumuşak seyirli olandan, yani tıbbi tedavi başarısı açısından en yönetilebilir olandan, en agresif türe doğru sıralanması hastaların anlamasını kolaylaştırabilir.

1. İlki hormona duyarlı yani hormon pozitif meme kanseri türüdür ki bu tür biyolojik olarak diğer türlere nazaran hormon ilaçlarından yarar görür. Tümör boyutu küçük ve genetik yapısı düşük riskli ise kemoterapiye bile gerek duyulmayabilir.

2. İkinci grup hormonal tedaviye az duyarlı türdür. Bu türde hormon reseptörleri zayıf pozitiflik içereceği gibi bazı diğer olumsuz ve genetik faktörleri de beraberinde bulundurur.

3. Üçüncü tür, akıllı ilaç testi pozitif yani Her2 veya Cerb B2 olarak adlandırılan tümör reseptörü pozitif olan türdür. Bu türde tümör boyutu çok küçük olsa da kemoterapi ve trastuzumab içerikli akıllı ilaç kullanılır.

4. Dördüncü tür ise üçlü negatif olarak adlandırılan, hormon ve akıllı ilaç belirteçleri taşımayan yani bu tür tedavilerin (hormonal tedavi ve aklıllı ilaç trastuzumab) işe yaramadığı meme kanseri grubudur. Üçlü negatif meme kanserleri diğer türlerden daha fazla kemoterapiden yarar görür ve çok erken evrelerde, yani tümör boyutu çok küçük olsa bile koruyucu kemoterapiler tercih edilir. Diğer türlere göre daha agresif özelliktedir.

Meme kanserinin çeşidi ve tümör evresini saptamamız biyopsiden sonra atacağımız adımların en önemlileridir.

Meme kanserinin türü nasıl saptanır?

Kalın iğne biyopsisi ile alınmış dokuya patolog immünohistokimyasal yöntemle bir takım özel boyalar yapar. Hormon almaçları (östrojen reseptörü, progesteron reseptörü) ve akıllı ilaç reseptörü (Her2), Ki 67 ve Grad olarak adlandırılan boyama testleri yaparak meme kanserinin özelliği kolayca saptanabilir. Özel boyalar olarak adlandırılan bu yöntemlerin sonuçlanması genellikle 3-5 gün alır.

.

Biyopsiniz yapıldı, meme kanserinin türü saptandı. Bundan sonra doktoruma ne sormalıyım ne bilmeliyim?

Bu adımdan sonra bilmemiz gereken şey hastalığınızın yaygınlığı yani meme kanserinin evresi farklı bir deyişle, tümörün yaygınlık derecesidir. Bu aşamada yapılacak görüntüleme yöntemleri ile meme kanserinin meme içinde yayılımı, boyutu, meme içinde tek bir odaktan mı birden çok odaktan mı kaynaklanıyor? Koltuk altına yayılım, yani lenf bezlerine metastaz var mı? Karşı meme içinde farklı bir kanser odağı var mı? Vücudumdaki diğer organlara (kemik, karaciğer, akciğer vd.) yayılım var mı? Soruları sorulmalı.

Aslında biyopsi yapılmış hastanın elinde bazı tetkikler vardır ve bunlar meme kanserinin yayılımı için kısmen de olsa yol göstericidir. Hastalar bu sürece sıklıkla meme ultrasonu, mamografi yapılmış olarak gelir. Bu aşamada doktor hastasını muayene etmeli ve bulgularını kayıt altına almalı. Muayenede memede yer alan tümörün boyutu, memenin cildi ve meme başının durumu ve koltuk altı lenf bezleri incelenir. Yapılmış ise meme ultrasonu ve mamografi ile birlikte muayene bulguları gözden geçirilir ve hastalığın yayılımı konusunda bir kanaat sahibi olunur.

Çok erken evre meme kanserinde memede kitle 1-2 cm ile sınırlıdır ve koltuk altında lenf bezi muayene ile saptanamaz.

Hormona duyarlı meme kanserinde tümör boyutu küçük ve muayene ve kan tetkiklerinde kuşkulu bir durum yok ise hastalığın yaygınlığını saptamak için basit tetkikler yapar PET-Tomografi istemeyebiliriz.

Ancak hasta genç yaşta (özellikle 40 yaş altı) ise emar meme içi hastalığın saptanması ve diğer memeyi de değerlendirmek için çok yol gösterici olacaktır. Özellikle meme koruyucu cerrahi yapılacak genç yaş kadınlarda meme emar PET-Tomografiden daha kıymetli bir yöntemdir. Hormona az duyarlı, akıllı ilaç testi (Her2 reseptör) pozitif ve üçlü negatif (triple negatif) meme kanseri türünde daha agressif bir meme kanseri grupları olması nedeni ile bu hasta grubunda koltuk altı, yani aksiller lenf bezlerine metastaz olasılığı daha fazladır.

Bununla birlikte bu tür kanserlerde tümör boyutu büyüdükçe koltuk altı lenf bezleri yanı sıra diğer organlara (kemik, karaciğer, akciğer) yayılım da görülebilir. Bu tür hastaların hastalık yaygınlığını saptamak için PET-Tomografi önerilmeli.

Bu aşamada tümör evresi yani yayılım derecesi ve meme kanserinin çeşidi saptanmıştır. Bundan sonraki adım doğru tedavi sıralamasının planlamasıdır!

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Beğenmedim
Gönder
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Kanser riskini azalttığı sanılan 8 yanlış beslenme önerisi ve doğruları
Kanser riskini azalttığı sanılan 8 yanlış beslenme önerisi ve doğruları
Pestisit nedir? Sağlığa zararlı mıdır, kanser riski oluşturur mu?
Pestisit nedir? Sağlığa zararlı mıdır, kanser riski oluşturur mu?
Lökopeni ve nötropeni nedir?
Lökopeni ve nötropeni nedir?
Radyoterapi, kanser aşısı etkisi yaratabilir mi?
Radyoterapi, kanser aşısı etkisi yaratabilir mi?