Pankreas kanseri nadiren ilk evrelerinde belirti verir ve genellikle ileri bir evrede teşhis edilir. İleri evrede tanı alan pankreas kanserli hastalar, diğer kanser türlerine sahip olanlara göre daha yüksek kaygı ve depresyon oranlarına sahip olabilirler. Ayrıca bu süreçte hasta yakınları, hastanınkine benzer hatta daha fazla sıkıntı yaşayabilirler.

Pankreas kanserinden etkilenenler, belirti-şikâyet yönetimi, sağlık çalışanlarıyla iletişim, sevdikleriyle ilgili endişeler ve gelecekle ilgili belirsizlik konularında yüksek bilgi ve destekleyici bakıma ihtiyaç duyarlar. Bununla birlikte pankreas kanserli hastaların ve yakınlarının psikososyal ve eğitimsel destek ihtiyaçları çoğunlukla karşılamaz. İlerlemiş kanserli hastaların çoğunun uzmanlaşmış psikososyal bakıma sevk edilmediğini bir gerçektir.

Kanada Toronto Princess Margaret Kanser Merkezi Destekleyici Tedavi Bölümünden Eryn Tong’un yazmış olduğu bir makale, pankreas kanserinden etkilenen kişilerin bilgilendirici ve destekleyici tedavi ihtiyaçlarını ele almak için bir grup psikoeğitim müdahalesinin önemini ve nasıl geliştirilmesi gerektiğini açıklamaktadır. Gelin beraber Tong ve arkadaşlarının yazmış olduğu, psikoeğitimsel müdahale nasıl geliştirilir içerikli makalesine bakalım.

Psikoeğitim nedir, ne ise işe yarar, neden önemlidir?

Psikoeğitim, destekleyici bir sosyal durum içinde özyönetim için bilgi sağlayan ve hem eğitimi hem de psikolojik bakımı rutin bakıma dahil eden bir tedavi yöntemidir.

Farklı kanser türlerine sahip hastalarla yapılan çalışmaların sistematik incelemeleri, duygusal sıkıntı ve yaşam kalitesi ile ilişkili olarak psikoeğitimsel müdahalelerin önemli ve sürekli faydaları olduğunu göstermiştir.

Pankreas kanserinden etkilenen kişilere psikoeğitimsel müdahale nasıl geliştirilebilir?

Psikoeğitimsel müdahale, kanser tedavisinde etkili ve sürdürülebilir özyönetim müdahalelerini teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Müdahalelerin kanser türüne ve evresine hedeflenmesini ve bunların bireysel ihtiyaçlara göre uyarlanmasını vurgular. Ayrıca, kanıta dayalı içeriğe, düşük yoğunluklu sunuma ve çalışma ekibinin kabulüne öncelik verir.

Psikoeğitimin adım adım gelişimi

Dış ve iç ortamın değerlendirilmesi

Tanı alındığı andan yaşamın sonuna kadar hastalık yörüngesi boyunca bütüncül destekleyici tedavinin önemi global ölçekte kabul görmüştür. Kapsamlı bir tedavi planı formüle etmek hastalar ve aileleri için önemli olsa da bu bağlamda erken bir psikoeğitimsel müdahale, bilgi ve destek sağlamak ve bu tür kanıta dayalı özel hizmetlerin kullanımını teşvik etmek için de değerli olabilir.

Ekibi oluşturma ve mevcut ekibin değerlendirilmesi

Müdahaleyi geliştirmek için kapsamlı kanser merkezindeki pankreas onkolojisi ve destekleyici tedavi kliniklerinden disiplinler arası bir ekip oluşturmak önemlidir.

Psikiyatrist veya alanında uzman psikolog, diyetisyen ve palyatif bakım uzmanı, her biri kendi uzmanlık alanının birincil sorumluluğunu üstlenerek müdahaleyi ortaklaşa gerçekleştirebilirler. Olağan bakımın bir parçası olarak, bu profesyoneller ağrı ve şikayetler, beslenme, ileri tedavi planlaması ve pankreas kanseriyle nasıl iyi yaşanacağı konusunda kişiselleştirilmiş değerlendirmeler ve bakım sağlamalılar.

Fiziksel ve psikososyal zorluklar ve bunlara müdahale

Çok sayıda araştırmadan elde ettiğimiz kanıtlar, ileri evre kanserli hastaların bir dizi fiziksel ve psikososyal zorluk yaşadığını göstermektedir. Pankreas kanserinde bunlar şunları içerir:

  • Sindirim ve beslenme ile ilgili sorunlar, iştahsızlık ve hızlı kilo kaybı
  • Karın ve sırt ağrısı, mide bulantısı, sarılık ve ishal gibi fiziksel belirti ve şikayetler
  • Gelecekle ilgili korkular ve endişeler
  • İlerleyici hastalığın etkisine adaptasyon.

Hastalık sürecinin erken dönemlerinde sağlık ekibi ile açık iletişim ve tedavide hastanın aktif rol alması, şikayetlerin yönetimini ve yaşam sonu sonuçlarını iyileştirir.

Kanser deneyimi sadece hastaları değil aynı zamanda yakınlarını da etkiler. Hasta yakını, kanser teşhisinden etkilenen sevdiklerine birçok önemli bakım görevini yerine getirirler, ancak rolleri ve eşsiz destekleyici bakım ihtiyaçları genellikle hafife alınır. Yeterli destek olmadan, bakım verme yükü ve sevilen birini kaybetme endişesi, özellikle hastalık ilerledikçe bu kişilerde sağlık sorunlarına ve sıkıntıya yol açabilir.

Hastaları ve ailelerini tek bir grup olarak tedavi eden destekleyici müdahaleler, aile sisteminin üyeleri arasındaki karşılıklı dayanışmayı kabul eder. Buradan psikososyal müdahalelerde hastayla beraber hasta yakınının da psikoeğitimsel bir destek almasının önemini anlayabiliriz.

Sonuç

Bu yazıda, pankreas kanserinden etkilenen bireylerin bilgilendirici ve destekleyici bakım ihtiyaçlarını karşılamak için disiplinler arası bir şekilde yönlendirilen grup psikoeğitim müdahalesinin aşamalı gelişimini inceledik.

Son olarak şunu vurgulamak isterim ki, pankreas kanseri ile yaşamak hem hastalar hem de sevdikleri için oldukça zordur. Çoğunlukla ileri evrede tanı alması ve tedavi seçeneklerinin sınırlı olması nedeniyle insanların kansere yakalanma konusundaki en büyük korkularını özetleyebilir. Bu nedenle adapte ve hazır olmaya teşvik etmeye ve tanıdan sonra hastalara mümkün olan en kısa sürede destek sağlanmasına ihtiyaç vardır. Bu müdahalenin rutin çalışmaya uygulanması, bilgiyi yayar ve bu hastalığın seyri boyunca ortaya çıkan öngörülebilir fiziksel ve psikososyal endişeler hakkında destekler. Psikoeğitim, destekleyici müdahalenin ilk hattını oluşturabilir, daha özel bireysel tedavinin sonradan aşamalı tedavi yapısı veya kademeli destekleyici tedavi sunumu modeli dahilinde sağlanır.