Yüzyılın en önemli keşiflerinden biri olarak gösterilen CRISPR/CAS9 genetik mühendisliği teknolojisi için patent tartışmaları halen sürmektedir. ABD’de bulunan Kalifornia Üniversitesi ve Harvard Üniversitesi crispr teknolojisi ile ilgili patentlerdeki anlaşmazlıklar sebebiyle yargı yoluna başvurmuştu. Davalar halen sürerken, Amerikan Patent Ofisi, Kaliforniya Üniversitesine crispr teknolojisi ile ilgili iki patent verdi.

Amerikan Patent Ofis Şubat 2017’de Harvard’a bağlı Broad Enstitüsü'ne crispr patentlerinden birini vermişti. Patent, crispr teknolojisi kullanılarak memeli hayvanlarda DNA düzenlenmesini içeriyordu. Kaliforniya Üniversitesi bu karara itiraz ederek, kendi araştırmacılarının 2012’de bu keşfi yaptığını belirtti. Bu konudaki tartışmalar halen sürmekteyken 12 Haziran 2018’de Amerikan Patent Ofisi, Kaliforniya Üniversitesi’ne iki crispr patenti verdi.

Bu patentler;

• İlk patent crispr kullanılarak RNA düzenlemeleri yapmayı içeriyor. RNA’da düzenlemeler yapmak, kalıcı müdahaleler gerektirmeyen tedavilerin geliştirilmesini sağlayabilir.

• İkinci patent ise DNA’da 10-15 nükleotitlik bölgeleri düzenleme imkanı sağlıyor. İnsandaki genetik hastalıkların çoğunluğu 30 bin nokta mutasyondan kaynaklanmaktadır. Bu patent, genetik hastalıklara karşı tedavilerin geliştirilmesini hızlandırabilir.

Crispr ile ilgili kaygılar, zorluklar bulunmasına karşın büyük umut vaat etmektedir. Yapay zeka teknolojileri ve genetik biliminin desteğiyle crispr her geçen gün daha güvenli ve daha etkili hale gelmektedir. Önemle vurgulamak gerekir ki, kanser gibi pek çok hastalığın tedavisi yakın gelecekte immün ve genetik ilaçlarla yapılacaktır.