
Ameliyat Edilebilir Akciğer Kanserinde Kemoimmünoterapi: Kime ve Ne zaman?
Akciğer Kanseri Konseylerinin En Çok Tartışılan Sorusu
Tez (Zürih grubu): Büyük faz 3 çalışmalar kemoimmünoterapiyi standart hâline getirdi; rezeke edilebilir lokal ileri hastalıkta seçilmemiş hastalarda kemoradyoterapinin rutin kullanımı artık standart tedavi değildir.
Antitez (Amsterdam grubu): Kemoimmünoterapinin yararı bütün alt gruplarda aynı değildir; baskın riskin lokal ilerleme ve ameliyat edilebilirliğin kaybı olduğu hastalarda kemoradyoterapi hâlâ mantıklı ve bazen tercih edilebilir bir stratejidir.
Nereden Buraya Geldik: Dört Faz 3 Çalışma
Değişimi yaratan çalışmalar birbirine benzer bir tasarım izledi: rezeke edilebilir hastalar, ameliyattan önce platin bazlı kemoterapi ile birlikte ya bir PD-1/PD-L1 inhibitörü aldı ya da almadı.
| Çalışma | İlaç ve strateji | n | pCR | MPR | Olaysız sağkalım (EFS) | Genel sağkalım (OS) |
|---|---|---|---|---|---|---|
| CheckMate 816 | Nivolumab, yalnızca ameliyat öncesi 3 kür (ameliyat sonrası immünoterapi yok) | 358 | %24,0 vs %2,2 | %36,9 vs %8,9 | 59,6 vs 21,1 ay HR 0,68 |
5 yıllık %65 vs %55 HR 0,72 (p=0,048) |
| KEYNOTE-671 | Pembrolizumab, ameliyat öncesi + sonrası | 797 | %18,1 vs %4,0 | %30,2 vs %11,0 | 57,1 vs 18,4 ay HR 0,58 |
5 yıllık %64,6 vs %53,6 HR 0,74 |
| AEGEAN | Durvalumab, ameliyat öncesi + sonrası | 802 | %17,2 vs %4,3 | %33,3 vs %12,3 | HR 0,69 3 yıllık %60,1 vs %47,9 |
HR 0,89 — henüz anlamlı değil |
| CheckMate 77T | Nivolumab, ameliyat öncesi + sonrası | 461 | %25,3 vs %4,7 | %35,4 vs %12,1 | HR 0,58 30 aylık %61 vs %43 |
HR 0,85 — henüz olgunlaşmadı |
Ruhsat tarihleri
| İlaç | FDA onayı | Endikasyon çerçevesi |
|---|---|---|
| Nivolumab (neoadjuvan) | 4 Mart 2022 | Rezeke edilebilir KHDAK'de ameliyat öncesi, kemoterapi ile birlikte |
| Pembrolizumab (perioperatif) | 16 Ekim 2023 | Tümör ≥4 cm veya lenf nodu pozitif |
| Durvalumab (perioperatif) | 15 Ağustos 2024 | Tümör ≥4 cm ve/veya nod pozitif; EGFR/ALK negatif |
| Nivolumab (perioperatif) | 3 Ekim 2024 | Tümör ≥4 cm ve/veya nod pozitif; EGFR/ALK negatif |
Asıl Soru: Bu Yarar Kimde Var, Kimde Yok?
Amsterdam grubunun temel itirazı burada başlıyor: "evre" başlığı altında toplanan hastalar birbirinden çok farklıdır. Örneğin evre IIIA, hem lenf noduna yayılmamış ama göğüs duvarına girmiş büyük bir tümörü, hem de küçük bir tümörle birlikte yaygın mediastinal lenf nodu tutulumunu kapsar. Bu ikisi tamamen farklı risk profilleridir ve aynı tedaviye aynı yanıtı vermeleri için hiçbir neden yoktur.
1. Yarar, lenf nodu pozitif hastalıkta yoğunlaşıyor
Bu, 2026'da Nature Cancer dergisinde yayımlanan CheckMate 77T alt grup analizinin en net bulgusudur:
Aynı analizde N2 hastalarda lenf nodlarının temizlenme oranı da belirgindi: ameliyatta hiç tutulmuş nod kalmayan hasta oranı %57'ye karşı %44. Belki en pratik bulgu ise pnömonektomi (akciğerin tamamının alınması) oranıydı: nivolumab kolunda %1, plasebo kolunda %14. Tedavi tümörü küçülttüğü için daha az akciğer dokusu feda edilmiştir.
2. PD-L1 düzeyi yanıtı belirliyor
| Çalışma | PD-L1 <%1 | PD-L1 ≥%50 |
|---|---|---|
| CheckMate 816 | HR 0,85 | ≥%1 için HR 0,41 |
| KEYNOTE-671 | HR 0,74 | — |
| AEGEAN | HR 0,76 | HR 0,60 |
| CheckMate 77T | HR 0,73 | HR 0,26 |
Tek tek bakıldığında PD-L1 negatif hastalarda risk oranlarının tamamı 0,70'in üzerindedir ve çoğu istatistiksel anlamlılığa ulaşmaz. Ancak sekiz randomize çalışmayı ve 3.608 hastayı birleştiren 2026 tarihli bir ağ meta-analizi önemli bir ayrım yaptı: PD-L1 <%1 grubunda perioperatif (ameliyat öncesi + sonrası) strateji anlamlı yarar gösterdi (HR 0,74), buna karşılık yalnızca ameliyat öncesi verilen strateji göstermedi.
3. EGFR ve ALK: farklı bir hastalık
EGFR mutasyonu veya ALK füzyonu taşıyan hastalar, CheckMate 816, AEGEAN ve CheckMate 77T çalışmalarından dışlanmıştır. KEYNOTE-671'de moleküler test zorunlu değildi, ancak bu alt grup yorum yapılamayacak kadar küçüktür.
Bu hastalarda immünoterapinin yararı sınırlıdır: EGFR mutant tümörlerde PD-L1 ve CD8 T hücre birlikteliği zayıftır. Neoadjuvan kemoimmünoterapi alan EGFR mutant hastalarda majör patolojik yanıt görülebilmekte, ancak gerçek tam patolojik yanıt elde edilememektedir.
- ALINA (alektinib, ALK pozitif): evre II-IIIA'da hastalıksız sağkalım risk oranı 0,24; 3 yıllık hastalıksız sağkalım %88,3'e karşı %53,3
- ADAURA (osimertinib, EGFR mutant): 5 yıllık genel sağkalım evre II-IIIA'da %85'e karşı %73
4. Diğer moleküler dirençler
STK11 (LKB1) kaybı ve KEAP1 mutasyonları, ileri evre akciğer kanserinde immünoterapiye direncin bilinen nedenlerindendir. Rezeke edilebilir hastalıkta da benzer bir sinyal vardır: KRAS mutant tümörlerde eşlik eden STK11 mutasyonu olanlarda ortanca nükssüz sağkalım 14 ay iken, STK11'i sağlam olanlarda bu süreye ulaşılamamıştır. Dikkat çekici olan, patolojik yanıt oranlarının benzer olmasıdır (%17'ye karşı %25) — yani tümör küçülüyor, ama yanıt kalıcı olmuyor.
Buna karşılık CheckMate 77T'de KRAS, STK11 ve KEAP1 durumundan bağımsız olarak yarar korunmuştur. Yani bu konu henüz kapanmamıştır ve tek başına tedavi kararı vermek için yeterli olgunlukta değildir.
Kemoradyoterapi Tarafı: Neden Hâlâ Konuşuluyor?
Ameliyat öncesi kemoradyoterapi, immünoterapi çağından önce yıllarca çalışıldı. Bu çalışmaların sonucu tutarlıdır ve iki ayrı gerçeği aynı anda söyler.
| Çalışma | Tasarım | Sonuç |
|---|---|---|
| SAKK 16/00 Lancet 2015 |
Evre IIIA/N2, n=232; indüksiyon kemoterapisi ± ardışık 44 Gy radyoterapi → ameliyat | Ortanca EFS 12,8'e karşı 11,6 ay — anlamlı fark yok; sağkalımda da fark yok |
| INT 0139 Lancet 2009 |
Evre IIIA(N2); eşzamanlı kemoradyoterapi sonrası ameliyat vs küratif radyoterapiye devam | 5 yıllık sağkalım %27'ye karşı %20, p=0,10 — anlamlı değil. Lobektomi yapılabilen hastalarda ise ameliyat kolu üstün (33,6 vs 21,7 ay). Pnömonektomi yapılanlarda tedaviye bağlı hayat kaybı %26. |
| ESPATUE JCO 2015 |
İndüksiyon sonrası rezeke edilebilir bulunan 161 hasta: ameliyat vs küratif kemoradyoterapi | 5 yıllık sağkalım %44'e karşı %40, p=0,34 — fark yok |
Ama bir istisna var: yüksek-T, düşük-N tümörler
Amsterdam grubunun asıl argümanı burada. N2 hastalığın tersine, bir başka hasta grubu vardır:
Bu grupta hedef değişir: mümkün olan en fazla tümör gerilemesi ve en yüksek tam çıkarım (R0) olasılığı. Radyoterapi tam da bunu sağlar. En bilinen örnek superior sulkus (Pancoast) tümörleridir; bu tümörlerde ameliyat öncesi eşzamanlı kemoradyoterapi hâlâ standart tedavidir. SWOG 9416 çalışmasında 45 Gy eşzamanlı kemoradyoterapi ile tam veya neredeyse tam patolojik yanıt %56, tam çıkarım sonrası 5 yıllık sağkalım %54 bulunmuştur. Güncel kılavuzlar da bu grubu kemoimmünoterapi önerisinin dışında tutmaktadır.
Bu kaygı özellikle sınırda rezektabl ("borderline resectable") hastalarda öne çıkar. MDT-Bridge çalışmasının ara analizinde, iki kür kemoimmünoterapi sonrası sınırda rezektabl tümörlerin %71,4'ü ameliyat edilebilir hâle gelmiştir; PD-L1 yüksek ve tümör mutasyon yükü yüksek olan evre IIIB hastalarda dönüşüm oranı %75, pCR oranı %44 bildirilmiştir. Yani strateji biyolojik olarak yanıt veren hastalıkta çok etkilidir. Ancak aynı strateji, immünoterapiye dirençli tümörlerde çok daha az güvenilirdir — ve orada kaybedilen şey, ameliyat şansının kendisidir.
"pCR" her iki yolda aynı anlama gelmiyor
Bu, tartışmanın en incelikli noktasıdır. Kemoradyoterapi sonrası pCR oranları, kemoimmünoterapi sonrası oranlarla karşılaştırılabilir düzeydedir; majör patolojik yanıt oranları çoğu zaman daha da yüksektir. Ancak:
- Kemoradyoterapi sonrası pCR, kısmen lokal tedavinin etkisini yansıtır. Radyoterapi ışın alanındaki hücreleri öldürür; vücudun geri kalanında ne olduğu hakkında bir şey söylemez.
- Kemoimmünoterapi sonrası pCR ise tümörün sistemik olarak duyarlı olduğunu gösterir. Bu nedenle uzak mikrometastazların temizlendiğine dair daha güçlü bir işarettir.
Her iki durumda da pCR iyi bir prognoz göstergesidir; ancak ne anlama geldiği farklıdır. CheckMate 816'da pCR alan hastaların 5 yıllık sağkalımının %95 olması, bu ayrımın klinik karşılığıdır.
Cerrahi Gerçekler: Ameliyat Zorlaşıyor mu?
Bu, cerrahların en çok dile getirdiği kaygıdır ve yanıtı iki yönlüdür.
Çalışma verileri güven verici:
| Ölçüt | Kemoimmünoterapi kollarında |
|---|---|
| Ameliyata ulaşma oranı | %77,6-83,2 (kontrol kollarıyla benzer) |
| Tam çıkarım (R0) | %83-95 |
| Ameliyat sonrası hayat kaybı | 27 çalışma ve 2.691 hastalık birleştirilmiş analizde %1 |
| Yan etki nedeniyle ameliyat olamama | %5,3-6 (kontrol kollarında %3,5-4,3) |
| Pnömonektomi oranı | %9-10 — CheckMate 816 ve 77T'de kontrol kollarından daha düşük |
CheckMate 816'da ameliyat süresi immünoterapi kolunda daha kısaydı (184'e karşı 217 dakika) ve lobektomi oranı daha yüksekti (%77'ye karşı %61).
Doğru yorum: Kemoimmünoterapi ameliyatı engellemez, ama teknik olarak zorlaştırabilir. Bu, tedaviden vazgeçmek için değil, deneyimli bir merkezde ve deneyimli bir cerrahla yapılması için bir gerekçedir. Ameliyatın zamanlaması da önemlidir: yanıt sonrası fibrozis geliştiği için gereksiz gecikmeden kaçınılmalıdır.
Radyoterapi ile İmmünoterapiyi Birleştirmek
Belki de en heyecan verici gelişme, iki stratejiyi karşı karşıya koymak yerine birleştirmektir. Radyoterapi tümör hücrelerini öldürürken antijen açığa çıkarır ve bağışıklık sistemine tümörü "tanıtabilir" — bu, immünoterapi için bir hazırlık (priming) etkisi anlamına gelir.
| Çalışma | Yaklaşım | Sonuç |
|---|---|---|
| INCREASE 2024 |
Standart kemoradyoterapiye çift immünoterapi (ipilimumab + nivolumab) eklenmesi; T3-4 N0-2, n=30 | Ameliyat edilen hastalarda pCR %58, MPR %73; R0 %100. Ancak grade 3-4 yan etki %70 ve bir tedaviye bağlı hayat kaybı. Sağkalım verisi henüz yok. |
| Altorki ve ark. Lancet Oncol 2021 |
Neoadjuvan durvalumab ± stereotaktik radyoterapi (SBRT); erken evre, n=60 | pCR %26,7'ye karşı %0; MPR %53,3'e karşı %6,7. Güvenlik profili iyi; ancak sağkalım için güçlendirilmemiş. |
| SAKK 16/18 | Yalnızca primer tümöre radyoterapi, lenf nodları korunarak; kemoimmünoterapi ile birlikte | Erken sonuçlarda pCR %28, MPR %76. Devam ediyor. |
Ortak Zemin: Hangi Hastaya Hangi Yaklaşım?
İki grup birbirine karşı yazmış olsa da, aslında birbirini tamamlayan bir çerçeve ortaya koyuyorlar. Amsterdam grubunun makalesindeki tablo, iki değişkeni birlikte değerlendirir: tümörün immünoterapiye yatkınlığı ve lokal risk.
| İmmünoterapiye duyarlı biyoloji PD-L1 yüksek, N2 nod tutulumu |
İmmünoterapiye dirençli biyoloji PD-L1 negatif; EGFR/ALK; KRAS+STK11/KEAP1 |
|
|---|---|---|
| Lokal risk düşük Düşük T, invazyon yok, rezektabl |
Kemoimmünoterapi | Doğrudan ameliyat + ameliyat sonrası kemoterapi ± hedefe yönelik tedavi |
| Lokal risk yüksek Yüksek T, invaziv, sınırda rezektabl |
Kemoimmünoterapi veya kemoradyoterapi (hacimli N2, R1 riski varsa) |
Kemoradyoterapi |
ctDNA: Kararı Kişiselleştirebilir mi?
Kanda dolaşan tümör DNA'sı (ctDNA), bu tartışmanın geleceğinde önemli bir rol oynayabilir. Mantık şudur: ameliyat öncesi tedavi sonrasında ctDNA temizlenmişse sistemik hastalık kontrol altına alınmış demektir; saptanmaya devam ediyorsa mikrometastatik hastalık sürüyor demektir.
- CheckMate 816: Başlangıçta ctDNA saptanabilir olan hastalarda 3. küre kadar temizlenme oranı %56'ya karşı %35 (immünoterapi lehine). ctDNA temizlenen hastalarda 5 yıllık sağkalım %75, temizlenmeyenlerde %53.
- CheckMate 77T: Ameliyat öncesi ctDNA temizlenmesi daha iyi olaysız sağkalımla ilişkiliydi.
Amsterdam grubunun önerdiği senaryo şudur: lokal riski yüksek bir hastada önce kemoradyoterapi ile lokal kontrol güvence altına alınır, ardından ctDNA sonucuna göre ameliyat sonrası sistemik tedavi seçici olarak yoğunlaştırılır. Bu, henüz kanıtlanmış bir strateji değildir, ancak mantıklı bir hipotezdir.
Türkiye'de Durum: Kritik Bir Fark
| İlaç | Rezeke edilebilir KHDAK'de SGK durumu |
|---|---|
| Nivolumab | Ödenir — ancak dar bir çerçevede: evre 3A, PD-L1 ≥%1, platin bazlı ikili kemoterapi ile birlikte, en fazla 3 kür, yalnızca ameliyat öncesi (Temmuz 2025 düzenlemesi) |
| Pembrolizumab | Ödenmez (bu endikasyonda). SGK yalnızca ileri/metastatik hastalıkta karşılamaktadır. |
| Durvalumab | Ödenmez (bu endikasyonda). SGK yalnızca rezeke edilemeyen evre 3 hastalıkta, kemoradyoterapi sonrası konsolidasyon amacıyla karşılamaktadır. |
| Atezolizumab | Ameliyat sonrası (adjuvan) kullanım için listelidir. |
- Türkiye'de geri ödenen model, CheckMate 816 modelidir: 3 kür, ameliyat öncesi, ameliyat sonrası immünoterapi yok. KEYNOTE-671, AEGEAN ve CheckMate 77T'nin perioperatif modeli kapsam dışıdır.
- Evre II ve evre IIIB hastalar kapsam dışıdır — yalnızca evre 3A ödenmektedir.
- PD-L1 ≥%1 şartı vardır. Bu şart, CheckMate 816'nın kendisinde bulunmayan ve FDA/EMA ruhsatlarında yer almayan bir kısıtlamadır. Türkiye'de PD-L1 negatif hastalar bu tedaviye geri ödeme kapsamında erişememektedir.
Konseyde Sorulacak Sorular
Bu yazının pratik özeti, şu altı sorudur. Rezeke edilebilir, evre II-III bir hastada bunlar sırayla sorulmalıdır:
- 1. EGFR ve ALK sonucu geldi mi? Pozitifse yol ayrımı burada: doğrudan ameliyat + ameliyat sonrası hedefe yönelik tedavi düşünülmelidir.
- 2. PD-L1 kaç? Negatifse beklenen yarar azalır; ameliyat sonrası tedavinin de sürdürüleceği bir plan tercih edilebilir.
- 3. Lenf nodu tutulumu var mı, varsa hangi düzeyde? N2 hastalık, kemoimmünoterapiden en çok yarar gören gruptur. N0-N1 hastalıkta yarar daha belirsizdir.
- 4. Baskın risk sistemik mi, lokal mi? Tümör göğüs duvarına, omurgaya veya büyük damarlara invaze mi? Tam çıkarım (R0) şüpheli mi? Öyleyse lokal kontrol öncelik kazanır.
- 5. Superior sulkus (Pancoast) tümörü mü? Öyleyse standart hâlâ ameliyat öncesi eşzamanlı kemoradyoterapidir.
- 6. Bu hasta hangi merkezde ameliyat olacak? Kemoimmünoterapi sonrası ameliyat teknik olarak daha zor olabilir; deneyimli bir toraks cerrahisi ekibi gereklidir.
Sık Sorulan Sorular
- Ameliyattan önce tedavi almak, ameliyatı geciktirmez mi?
- Evet, ameliyat yaklaşık 3-4 ay ertelenir. Ancak bu sürede tümör küçülür, mikroskobik yayılım tedavi edilir ve çoğu hastada daha az akciğer dokusu çıkarılması gerekir. Çalışmalarda ameliyata ulaşma oranı %78-83'tür ve kemoterapi tek başına verildiğinde de benzerdir. Asıl risk, tedaviye yanıt vermeyen hastalarda tümörün bu süre içinde büyümesidir — bu yüzden yanıt, ara görüntülemelerle izlenir.
- Neden ameliyattan önce? Sonra verilemez mi?
- Verilebilir ve bazı hastalarda tercih edilir. Ancak ameliyat öncesi verilmesinin üç avantajı vardır: (1) tümör yerinde dururken bağışıklık sistemine daha çok hedef sunar, (2) tedavinin işe yarayıp yaramadığı patoloji sonucundan doğrudan görülür, (3) tümör küçülerek ameliyatı kolaylaştırır. Ameliyat sonrası kullanımda ise hastanın toparlanma süreci nedeniyle tedaviye başlayamama oranı yüksektir.
- Patolojide "tam yanıt" çıkarsa iyileştim mi?
- Tam patolojik yanıt (pCR), bugüne kadar bilinen en güçlü olumlu göstergedir: CheckMate 816'da pCR alan hastaların 5 yıllık sağkalımı %95'tir. Ancak "iyileştim" demek için erkendir; izlem sürdürülür. Yine de bu, hastanın alabileceği en iyi habere çok yakındır.
- pCR olmazsa tedavi başarısız mı oldu?
- Hayır. KEYNOTE-671'in 2026'daki analizi, pCR elde edemeyen hastalarda bile immünoterapi kolunun üstün olduğunu gösterdi (5 yıllık olaysız sağkalım %42,9'a karşı %25,2). Yani yarar yalnızca tam yanıt alanlarla sınırlı değildir.
- PD-L1'im negatif, immünoterapi bana fayda etmez mi?
- PD-L1 negatiflik, yararın ortadan kalktığı anlamına gelmez; azaldığı anlamına gelir. Birleştirilmiş analizlerde perioperatif strateji bu grupta da anlamlı yarar göstermiştir. Ancak Türkiye'de geri ödeme PD-L1 ≥%1 şartına bağlıdır; bu pratik bir engeldir.
- Kemoradyoterapi artık kullanılmıyor mu?
- Kullanılıyor. Rezeke edilemeyen evre III hastalıkta hâlâ standart tedavidir (ardından durvalumab konsolidasyonu). Rezeke edilebilir hastalıkta ise yeri daralmıştır, ancak superior sulkus tümörlerinde standart olmayı sürdürmekte, sınırda rezektabl ve immünoterapiye dirençli biyolojiye sahip hastalarda ise tartışılmaya devam etmektedir.
- İmmünoterapinin yan etkileri ameliyatı engelleyebilir mi?
- Nadiren. Çalışmalarda yan etki nedeniyle ameliyat olamayan hasta oranı %5,3-6'dır; kontrol kollarında bu oran %3,5-4,3'tür. Yani fark küçüktür. En sık görülen bağışıklık kökenli yan etkiler tiroid işlev bozukluğu, cilt döküntüsü, kolit ve pnömonittir.
- İki makaleden hangisi haklı?
- Bu soru, tartışmanın kendisini yanlış anlamaktır. Her iki grup da aynı verilere bakıyor ve aynı boşluğu işaret ediyor: doğrudan karşılaştırma yok. Zürih grubu "seçilmemiş hastalarda" kemoradyoterapinin standart olmadığını söylüyor — bu doğrudur. Amsterdam grubu ise "seçilmiş hastalarda hâlâ yeri var" diyor — bu da doğrudur. Anlaşmazlık, kimin "seçilmiş hasta" olduğu konusundadır ve bu, her hasta için konseyde ayrı ayrı verilecek bir karardır.
Sözlük
- Neoadjuvan
- Ameliyattan önce verilen tedavi.
- Adjuvan
- Ameliyattan sonra verilen tedavi.
- Perioperatif
- Ameliyattan hem önce hem sonra verilen tedavi.
- pCR (tam patolojik yanıt)
- Çıkarılan dokuda hiç canlı tümör hücresi bulunmaması.
- MPR (majör patolojik yanıt)
- Çıkarılan dokuda canlı tümör hücresi oranının %10'un altında olması.
- EFS (olaysız sağkalım)
- Hastalığın ilerlemesi, nüks veya hayatın kaybedilmesi olmaksızın geçen süre.
- R0 rezeksiyon
- Cerrahi sınırlarda mikroskobik olarak tümör kalmaması. R1, mikroskobik tümör kalmasıdır.
- N2 hastalık
- Aynı taraf mediastinal lenf nodlarında tutulum. Tek istasyonlu veya çok istasyonlu olabilir.
- Sınırda rezektabl
- Ameliyatla tam çıkarımın şüpheli olduğu, tedaviyle mümkün hâle gelebilecek tümör.
- ctDNA
- Kanda dolaşan tümör DNA'sı; mikroskobik kalıntı hastalığın göstergesi olarak araştırılmaktadır.
- HR (risk oranı)
- İki grubu karşılaştıran ölçüt. 1'in altındaki değer yarar gösterir; güven aralığı 1'i içeriyorsa sonuç istatistiksel olarak anlamlı değildir.
DROZDOGAN Akademi Yorumu
Aynı derginin aynı sayısında birbirine karşı yazılmış iki makaleyi okurken sorulması gereken soru "hangisi haklı" değil, "bu anlaşmazlık neyi ortaya çıkarıyor" olmalıdır. Aşağıda kendi değerlendirmemizi paylaşıyoruz.
⚡ Bu tartışma neden önemli?
Çünkü burada tartışılan şey bir ilacın etkinliği değil, bir hastanın ameliyat şansı. Kemoimmünoterapi verilen ve yanıt vermeyen bir hastada geçen 3-4 ay, tümörün rezeke edilebilir olmaktan çıkmasına yetebilir. Buna karşılık gereksiz yere kemoradyoterapi verilen bir hastada da sistemik hastalık kontrolsüz kalır. Yani karar, iki yönde de geri alınamaz. Konseylerde bu konunun bu kadar uzun tartışılmasının nedeni budur.✅ Kemoimmünoterapi tarafının güçlü olduğu yerler
Dört faz 3 çalışmada tutarlı ve büyük bir olaysız sağkalım yararı var. Daha önemlisi, CheckMate 816 ve KEYNOTE-671 artık olgun genel sağkalım verisi sunuyor — beş yıllık sağkalımda 10 puanlık fark, bu hastalıkta küçük bir kazanç değil. Patolojik tam yanıt alanlarda 5 yıllık sağkalımın %95 olması, tedavinin biyolojik olarak gerçekten işlediğini gösteriyor. Ayrıca cerrahi endişeler büyük ölçüde karşılandı: ameliyata ulaşma oranı düşmedi, pnömonektomi oranı bazı çalışmalarda azaldı. Bu, "ameliyatı riske atıyoruz" itirazının en azından çalışma popülasyonlarında karşılığı olmadığını gösteriyor.⚠️ Ama kanıtın sınırları da net
Birincisi: Kemoimmünoterapi ile kemoradyoterapiyi doğrudan karşılaştıran randomize bir çalışma yok ve yürüyen bir tane bile bulunmuyor. İki tarafın da yaptığı, farklı dönemlerde farklı hastalarda yapılmış çalışmaları yan yana koymak. Bu, kanıt hiyerarşisinin en zayıf halkasıdır ve her iki editöryel de bunu kabul ediyor.İkincisi: Yarar homojen değil. CheckMate 77T'nin Nature Cancer analizinde N2 hastalıkta risk oranı 0,46 iken, N2 dışı evre III'te 0,60 ve güven aralığı 1'i geçiyor. Evre II'de dört çalışmanın üçünde alt grup anlamlı değil. Bunlar alt grup analizi olduğu için kanıt değeri sınırlı — ama tutarlı bir örüntü oluşturuyorlar ve görmezden gelinemezler.
Üçüncüsü — ve en az konuşulanı: Çalışmalarda "rezeke edilebilir" tanımı standart değildi; teknik ve onkolojik yargıya bırakılmıştı. Aynı hasta bir merkezde ameliyat edilebilir, diğerinde edilemez sayılabiliyor. Bu, alt grup sonuçlarını yorumlamayı gerçekten zorlaştırıyor.
Dördüncüsü: Çalışmaların çoğu nüks paternini yeterli ayrıntıda bildirmedi. AEGEAN'da evre IIIB hastalarının neden yarar görmediği sorusunun cevabı büyük olasılıkla burada saklı — lokal mi yoksa uzak mı başarısızlık oldu, bilmiyoruz.
🩺 Bizim pratikteki durusumuz
Bu ikisi birbirinin alternatifi değil, farklı sorulara verilen cevaplar. Kendi yaklaşımımız şöyle:1. Moleküler test sonucu gelmeden neoadjuvan tedaviye başlanmamalıdır. EGFR veya ALK pozitif bir hastada doğru yol, doğrudan ameliyat ve ardından hedefe yönelik tedavidir — ALINA'da hastalıksız sağkalım risk oranı 0,24, ADAURA'da 5 yıllık sağkalım farkı 12 puan. Bunlar kemoimmünoterapinin sunduğundan daha büyük ve daha olgun kazançlardır.
2. N2 hastalık, kemoimmünoterapinin en net endikasyonudur. Burada tartışma yoktur; çok istasyonlu N2 dahil yarar güçlüdür.
3. Yüksek-T, düşük-N tümörlerde soru meşrudur. Göğüs duvarına veya omurgaya invaze, R0 çıkarımı şüpheli bir tümörde baskın risk sistemik kaçış değil, ameliyat şansının kaybıdır. Bu hastada kemoradyoterapiyi masadan kaldırmak için elimizde veri yok. Superior sulkus tümörlerinde ise soru bile sorulmaz: standart hâlâ kemoradyoterapidir.
4. Evre II'de acele etmemek gerekir. Alt grup verileri zayıf, hastalar genç ve uzun yaşam beklentisi olan kişiler. Burada doğrudan ameliyat + adjuvan tedavi hâlâ savunulabilir bir yoldur.
5. Cerrahi ekip, tedavi kararının parçasıdır. "Donmuş hilus" tablosu gerçektir; açığa dönüş oranı gerçek dünya serilerinde beşte biri aşabilmektedir. Kemoimmünoterapi kararı verilirken, ameliyatı kimin yapacağı da bilinmelidir.
6. Türkiye'ye özgü gerçek: SGK yalnızca evre 3A, PD-L1 ≥%1 hastalarda, 3 kür, ameliyat öncesi nivolumabı karşılıyor. Yani kılavuzların önerdiği perioperatif modeller ülkemizde geri ödeme dışında. Bu bir bilimsel tartışma değil, hastanın önüne çıkan somut bir kısıt — ve konseyde tedavi planı yapılırken en baştan konuşulmalıdır.
❓ Yanıtlanmayı bekleyen sorular
Doğrudan karşılaştırmalı randomize bir çalışma yapılacak mı — yoksa bu soru hiç mi cevaplanmayacak? Çalışmaların nüks paternleri yayımlanacak mı; AEGEAN'daki evre IIIB paradoksu lokal başarısızlıkla mı açıklanıyor? Radyoterapiyi immünoterapiye eklemek (INCREASE, SAKK 16/18, SBRT + immünoterapi) sağkalıma yansıyacak mı, yoksa yalnızca patolojik yanıtı mı artıracak? Ameliyat öncesi ctDNA temizlenmesi, ameliyat sonrası tedaviyi azaltmak için güvenli bir ölçüt olabilecek mi? Ve belki en pratik olanı: evre II hastada ameliyatı öne almak mı, tedaviyi öne almak mı daha doğru?- Ünal S, Dahele M, Houda I, Senan S, Bahce I, Dickhoff C. In the chemoimmunotherapy era, there is still a role for neoadjuvant chemoradiotherapy for the treatment of locally advanced NSCLC. J Thorac Oncol 2026;21:103685.
- Battilana B, Guckenberger M, Wicki A, Opitz I. In the era of neoadjuvant chemo-immunotherapy for resectable locally advanced stage III NSCLC, neoadjuvant chemoradiotherapy is no longer a standard of care. J Thorac Oncol 2026;21:103946.
- Forde PM, ve ark. Neoadjuvant nivolumab plus chemotherapy in resectable lung cancer. N Engl J Med 2022;386:1973-85; 5 yıllık sağkalım güncellemesi N Engl J Med 2025.
- Wakelee H, ve ark. Perioperative pembrolizumab for early-stage NSCLC (KEYNOTE-671). N Engl J Med 2023;389:491-503; sağkalım güncellemesi Lancet 2024; 5 yıllık güncelleme 2026.
- Heymach JV, ve ark. Perioperative durvalumab for resectable NSCLC (AEGEAN). N Engl J Med 2023;389:1672-84; güncellenmiş sonuçlar J Clin Oncol 2025.
- Cascone T, ve ark. Perioperative nivolumab in resectable lung cancer (CheckMate 77T). N Engl J Med 2024;390:1756-69.
- Provencio M, Awad MM, Spicer JD, ve ark. Clinical outcomes with perioperative nivolumab by nodal status in patients with stage III resectable NSCLC: CheckMate 77T exploratory analysis. Nat Cancer 2026;7:169-81.
- Pless M, Stupp R, Ris HB, ve ark. Induction chemoradiation in stage IIIA/N2 NSCLC: a phase 3 randomised trial (SAKK 16/00). Lancet 2015;386:1049-56.
- Albain KS, ve ark. Radiotherapy plus chemotherapy with or without surgical resection for stage III NSCLC (INT 0139). Lancet 2009;374:379-86.
- Eberhardt WE, ve ark. Phase III study of surgery versus definitive concurrent chemoradiotherapy boost in resectable stage IIIA(N2) and selected IIIB NSCLC (ESPATUE). J Clin Oncol 2015;33:4194-201.
- Rusch VW, ve ark. Induction chemoradiation and surgical resection for superior sulcus NSCLC: long-term results of SWOG 9416 (Intergroup 0160). J Clin Oncol 2007;25:313-8.
- Bahce I, Dickhoff C, Schneiders FL, ve ark. Single-arm trial of neoadjuvant ipilimumab plus nivolumab with chemoradiotherapy in resectable and borderline resectable lung cancer: the INCREASE study. J Immunother Cancer 2024;12:e009799.
- Altorki NK, ve ark. Neoadjuvant durvalumab with or without stereotactic body radiotherapy in early-stage NSCLC: a randomised phase 2 trial. Lancet Oncol 2021;22:824-35.
- Solomon BJ, ve ark. Alectinib in resected ALK-positive NSCLC (ALINA). N Engl J Med 2024;390:1265-76.
- Tsuboi M, ve ark. Overall survival with osimertinib in resected EGFR-mutated NSCLC (ADAURA). N Engl J Med 2023;389:137-47.
- Zer A, Ahn MJ, Barlesi F, ve ark. Early and locally advanced NSCLC: ESMO clinical practice guideline. Ann Oncol 2025;36:1245-62.
- Expert Consensus Panel; Kidane B, Bott M, ve ark. AATS Expert Consensus Document. J Thorac Cardiovasc Surg 2023;166:637-54; ve 2026 AATS N2+ uzlaşı belgesi, J Thorac Cardiovasc Surg 2026.
- SGK Sağlık Uygulama Tebliği değişikliği, 10 Temmuz 2025.



