The Lancet Gastroenterology and Hepatolgy’de yayımlanan bir faz 2 klinik çalışmadan elde edilen bulgulara göre neoadjuvan (ameliyat öncesi küçültücü) immünoterapi, rezektabl hepatoselüler karsinom (ameliyat edilebilir karaciğer kanseri) hastalarında güvenli ve etkili gözükmektedir.

İsveç’te tek bir merkezde ameliyat edilebilir karaciğer kanseri olan kişiler arasında yapılan çalışmada, yalnızca anti-PD1 antikoru nivolumab (Opdivo) ile nivolumab + anti-CTLa-4 antikoru ipilimumab (Yervoy) karşılaştırıldı.

MD Anderson Kanser Merkezinden Tıbbi Onkolog Dr. Ahmed O. Kaseb liderliğindeki ekip, “immünoterapinin rezektabl hepatoselüler karsinomu (erken evre ameliyat edilebilir karaciğer kanseri) olan hastalarda güvenli ve uygulanabilir” olarak bulunduğunu yazdı.

Erken Evre Karaciğer Kanserinde İmmünoterapi Neden Önemlidir?

Karaciğer kanseri ameliyatı sonrası 5 yıllık tümör nüks (tekrarlama) oranı %70 kadar yüksek bir orandır ve bu durumdaki hastalar için onaylanmış neoadjuvan (ameliyat öncesi küçültücü) veya adjuvan (ameliyat sonrası koruyucu) tedavi bulunmamaktadır. İmmünoterapi, erken evre karaciğer kanserinde iyi bir şekilde araştırılmamıştır, ancak ileri evre karaciğer kanserinde onaylı bir tedavi olarak kullanılmaktadır.

Şu anda, atezolizumab ile PD-L1 ve bevacizumab ile VEGF blokajının kombinasyonu, ileri evre karaciğer kanserinde en etkili birinci basamak tedavidir.

Aşağıda, ileri evre karaciğer kanserinde FDA (ABD Gıda ve İlaç İdaresi) onaylı birinci basamak sistemik tedavilerin ortanca GENEL SAĞKALIM sonuçlarının (ay) karşılaştırması görülebilir.

ileri evre karaciğer kanserinde fda onaylı birinci basamak tedavilerin genel sağkalım sonuçlar

Karaciğer kanserinde onaylı immünoterapiler olan immün kontrol noktası inhibitörlerine ek olarak, adoptif hücre transferi, aşı ve viroterapi gibi başka umut vadedici immünoterapilerle ilgili de çalışmalar yürütülmektedir.

27 Hasta İçeren Küçük Bir Çalışmadan Çıkan Umut Verici Sonuçlar

Lancet çalışması, 19’u erkek ve ortanca yaşı 64 olan 27 hasta içeriyordu. Hastalara, ameliyat öncesi immünoterapi uygulandı.

  • Hastaların 13'ü nivolumab ve 14'ü nivolumab artı ipilimumab aldı.
  • 27 hastanın 7'sinde cerrahi iptaller oldu, ancak hiçbir iptal tedaviye bağlı yan etkilerden kaynaklanmadı.
  • Ortanca progresyonsuz sağkalım (tedavi ile hastalığın kontrol edilme süresi), nivolumab ile 9,4 ay ve nivolumab artı ipilimumab ile 19,5 ay idi.
  • 2 yıllık tahmini progresyonsuz sağkalım ise sırasıyla %42 ve %26’idi.
  • Cerrahi olan 20 hasta için; tek nivolumab alan 9 hastanın 3’ünde (%33) ve ikili immünoterapi alan 11 hastanın 3’ünde (%27), majör patolojik yanıt vardı.
  • Nivolumab grubundaki hastaların %77’si en az bir yan etki gösterirken kombinasyon grubundaki hastaların %86’sı en az bir yan etki gösterdi. Hiçbir hastanın ameliyatı, yan etkiler yüzünden ertelenmedi veya iptal edilmedi.

Kombinasyon tedavide major patolojik yanıt veren hastalar, başlangıç değerlerine kıyasla daha yüksek tümör bağışıklık infiltrasyon seviyesine sahipti. Nivolumab grubunda tam patolojik yanıt verenler ise başlangıçta yüksek tümör infiltrasyon seviyesine sahipti. Daha fazla çalışma için bu sonuçlar iyi gözüküyor.

Araştırmacılar çalışmayı şöyle özetliyor: “Bu veriler, nivolumab + ipilimumab tedavisinin, başlangıçta düşük bağışıklık infiltrasyonu olan tümörlerde bile büyük bir patolojik yanıt oluşturabildiğini gösteriyor.”