Statin kullanımı ve yaşam kaybı

Geriye dönük verilerin incelendiği dört çalışmanın meta-analiz sonuçlarına göre, statin (kolesterol ilacı) kullanımı şiddetli veya ölümcül COVID-19 seyrini hafifletmektedir. Yaklaşık 9000 COVID-19 hastasını kapsayan çalışmada, statin kullanan ve kullanmayan gruplar karşılaştırıldı ve sonuçta statin kullanan hastalarda yaşam kaybı veya şiddetli COVID-19 geçirme riskinin yaklaşık %30 azaldığı tespit edildi. Araştırmada yer alan bilim insanları sonuçların, statin kullanımının COVID-19 hastalarına zarar verdiği yönündeki düşünceleri çürüttüğünü vurguluyorlar.

İleride yapılacak yeni araştırmalar ile çalışma doğruluğunun kanıtlanması gerektiğini bir kez daha vurgulayan araştırmacılar, bu süreçte COVID-19 hastaları için “orta ile yüksek yoğunlukta” statin tedavisinin yararlı olabileceğini öne sürmektedirler.

Kadınlar daha güçlü bağışıklığa sahip

Koronavirüs salgının başladığı ilk günlerden itibaren, yaşlı erkeklerin yaşlı kadınlara göre hastalanma ve yaşam kaybı risklerinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada, bu durumun kadınlarda erkeklere göre daha güçlü bir bağışıklık tepkisi oluşturulmasından kaynaklı olabileceği belirtiliyor. Çalışma, kadınların ileri yaşlarda bile virüsün yayılmasını engelleyecek daha fazla T hücresi ürettiğini gösteriyor.

Araştırmada yer alan bilim insanları çalışmayı şu sözlerle özetliyor: “ileri yaşlı kadın hastaların devam eden SARS-CoV-2 enfeksiyonuna karşı erkeklere kıyasla önemli ölçüde daha güçlü T hücre aktivasyonu gerçekleştirdiğini tespit ettik. Daha da önemlisi, zayıf T hücresi tepkisinin hastaların yaşı ile ters orantı gösterdiğini ve erkek hastalarda daha ciddi hastalık tablosu ile ilişkili olduğunu ancak kadın hastalarda aynı ilişkinin olmadığını belirledik”.

Yale Üniversitesi’inde çalışmayı yöneten bir immünolog olan Dr. Akiko Iwasaki; “Erkekler yaşlandıkları zaman T hücrelerini uyarma ve harekete geçirme yeteneklerini kaybederler. T hücrelerini yapma yeteneğini kaybeden hastalara bakarsanız eğer, bu kişiler hastalığı daha ciddi geçirenlerdir”.

Araştırmada, virüs bulaştıktan sonra hastaneye kaldırılan 17 erkek ve 22 kadın incelendi. Bağışıklık sistemini etkileyen ilaç kullanan kişiler ve solunum cihazına bağlı hastalar çalışmaya dahil edilemedi. Çalışma sonuçları bir hastanın cinsiyetinin koronavirüs aşısı geliştirilmesi sırasında düşünülmesi gereken bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Bir immünolog çalışmanın bu yönünü şu sözlerle ifade ediyor: “aşı geliştirilmesi durumunda genç bireyler ve genç kadınlar için sadece bir doz yeterli olacakken, yaşlı erkekler 3 doz aşıya ihtiyaç duyabilir. Bu durum göz önünde bulundurulması gereken önemli bir konudur”.

Çocuklarda daha fazla vaka gözlenirken yaşam kaybı düşük olmaya devam ediyor

Amerikan Peidatri Akademisi’nin bir raporuna göre, 20 Ağustos 2020 itibari ile ABD’de görülen tüm COVID-19 vakalarının %9,3’ünü çocuklar temsil ediyor. Bu oran bir öndeki haftaya göre %9,1’den %9,3’e çıkarak artış göstermekte ancak tüm yaşam kayıplarının yalnızla %0,06’lık kısmını oluşturmaktadır.