Duktal karsinoma in situ (Ductal Carcinoma ISitu, DCIS), memenin süt kanallarını döşeyen hücrelerin kanserleşmeye başlamasıdır ve meme kanserinin çok erken bir evresidir. Eğer memenizden yapılan biyopsi sonucu "duktal karsinoma in situ" olarak raporlanmışsa bunun anlamı, meme kanallarınızdaki bazı hücrelerin kanserli hücrelere dönüşmeye başlamasıdır, fakat hücreler henüz invaziv (yayılımcı) bir karakter kazanmamıştır ve sadece süt kanalları boyunca uzanır, meme dokusunun içine doğru uzanmaz.

DCIS’te temel tedavi ameliyattır ve bu ameliyatta tümör bir miktar normal çevre doku ile birlikte çıkarılır. Bu meme koruyucu cerrahiler, "geniş-bölgesel eksizyon" veya "lumpektomi" olarak adlandırılır. Meme koruyucu cerrahiyi bazı vakalarda radyoterapi takip eder ve östrojen reseptörü pozitif olanalra  hormonal tedavi önerilir.

duktal-karsinoma-in-situ-dcis-nedir

DCIS ile meme kanserine bağlı yaşam kaybı arasında bir ilişki var mı?

Duktal karsinoma in situ (DCIS) için cerrahi tedavi, klasik meme kanseri olarak tekrarlamayı önlemede ne kadar etkilidir? DCIS'ın temel tedavisi olan ameliyat, yaşam boyu meme kanseri ve meme kanserine bağlı yaşam kaybı riskini önemli ölçüde azaltmayı amaçlamaktadır, ancak DCIS teşhisi konan hastalar hala kötü sonuçlar alma riski altında mıdır?

JAMA Network Open'da Eylül 2020'de yayımlanan bir çalışmada, meme kanseri ve buna bağlı yaşam kaybı risklerini, bu şekilde bir tanıya sahip olmayanlarla karşılaştırmak amacıyla cerrahi tedavi gören DCIS tanısı almış bir dizi hasta incelendi. Araştırmacıların bulduğu şey, bir DCIS tanısından sonraki 20 yıl içinde meme kanseri yaşam kaybı riskinin, tanısı olmayanlara kıyasla beklenenden daha yüksek olabileceğiydi.

Araştırmacılar, ABD Kanser İstatistikleri (Sürveyans, Epidemiyoloji ve Son Sonuçlar = SEER) kayıtları veritabanından veri aldı. Araştırmacılar, kamuya açık bu bilgileri kullanarak, 1995 ile 2014 yılları arasında DCIS'li 144 bin kadından alınan bilgileri inceledi. İn situ karsinom tanısı alan hastalar, invaziv bir bileşen kanıtı olmaksızın (klasik meme kanseri olmama şartı ile) çalışmaya dahil edildi; çalışmaya alınmama kariterleri arasında mikro invazyon, lobüler karsinom in situ, epitelyal olmayan histolojik bulgular, meme başının Paget hastalığı veya yaygın DCIS yer aldı. Bu kadınların tümü DCIS için cerrahi tedavi gördü ve 68 bini ayrıca radyoterapi aldı. Kadınlar, yaşamlarını kaybetmedikçe (meme kanserinden veya ilgisiz bir nedenden ötürü), takipten çıkmadıkça veya DCIS'in ilk teşhisinin üzerinden 20 yıl geçmedikçe 31 Aralık 2016 tarihine kadar izlendi.

Araştırmacılar, 144.524 hastadan tahmini 458.6 meme kanseri yaşam kaybı öngörmüşlerdi (hastaların yaşlarına özgü meme kanseri sıklığı oranlarını kullanarak). Fakat, bu grupta beklenen olasılığın 3 katından fazla olan 1540 meme kanseri yaşam kaybı gözlemlediler.

Bu oran, farklı dönemlere bölündüğünde benzerdi. 1995'ten 1999'a kadar, beklenen 129.5 yaşam kaybına karşı DCIS'li hastalarda 426; 2005'ten 2009'a kadar beklenen 104 yaşam kaybına karşılık DCIS'li hastalarda 343 yaşam kaybı gözlendi. Bunlar sırasıyla yaklaşık 3,29 ve 3,3 katlık daha yüksek oranlardı.

DCIS'li hastalarda yaşam kaybı riskini artıran faktörler nelerdir?

Yaş ve ırk, gözlenen ölümlerin beklenenden önemli ölçüde yüksek olmasını etkileyen ana faktörlerdir. Araştırmacılar, 49 yaşından küçük bir yaşta DCIS teşhisi alan kadınlar arasında 92 yaşam kaybı gözlemledi ve bu, beklenen 8.2 meme kanseri yaşam kaybı riskinin yaklaşık 12 katı idi. Gözlemlenen kadınlardan 15.415'i siyah idi. Siyahi kadınlarda beklenen 42,2 yaşam kaybına kıyasla 319 gözlemlenen yaşam kaybı vardı ve bu 7,5 kattan daha fazla idi. 40 yaşın altındaki siyah kadınlara odaklanıldığında ki bu 692 kişiye karşılık geliyordu, gözlenen meme kanseri ölümlerinin sayısı beklenenden 22 kat daha fazlaydı.

Araştırmacılar, DCIS için tek taraflı mastektomi geçiren 17,313 kadının 238'inin meme kanserine bağlı yaşamını kaybettiğini gözlemledi; buna karşı bu grup için meme kanserine bağlı beklenen yaşam kaybı 57,8 idi. Lumpektomi artı ek radyoterapi uygulanan 63.827 kadından, beklenen 176.7'ye kıyasla 496 yaşam kaybı gözlendi.

- İlgili konuDuktal karsinoma in situnun (DCIS) meme kanserine dönüşümü için 6 risk faktörü

Sonuç

Araştırmacılar, çalışmanın sınırlamalarını kabul ediyorlar ve DCIS'in ardından, % 2 olan yaşam boyu meme kanserine bağlı yaşam kaybı riskinin, kemoterapi önermek için yeterli olmadığını belirtiyorlar. Bununla birlikte, kadınların DCIS için cerrahi tedaviden sonra meme kanserine bağlı yaşam kayıpları açısından başlangıçta tahmin edilenden daha büyük risk altında olabileceğini bilmenin yanı sıra, ırkın kadınları daha da büyük bir risk altına sokabileceğini bilmenin değeri vardır.