Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Beslenme - Sağlıklı yaşam - Gelin Kanser, Diyabet, Kalp-Damar Hastalıklarının Dostu Obeziteyi Tanıyalım
Gelin Kanser, Diyabet, Kalp-Damar Hastalıklarının Dostu Obeziteyi Tanıyalım

Gelin Kanser, Diyabet, Kalp-Damar Hastalıklarının Dostu Obeziteyi Tanıyalım

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
08.04.2017

Dünyadaki hastalıklara bağlı yaşam kayıpları nedenlerine baktığımızda, kalp-damar hastalığı, kanser ve tip 2 diyabete bağlı yaşam kayıplarının ilk üç sırayı paylaştığını görmekteyiz. Bu üç hastalığı oluşturan nedenleri yakından incelediğimizde, sık görülmelerinin aslında tesadüf olmadığını fark edebiliriz. Örneğin, obezite yani şişmanlığı ele alalım. Obezite, günümüzde önlenebilir yaşam kayıplarının sigaradan sonra gelen ikinci önemli nedenidir. Yine sigaradan sonra bilenen en önemli kanser nedeni olan obezite, aynı zamanda tip 2 diyabetin de en önemli nedenidir.

Obezite, yüksek kolesterol ve tip 2 diyabet varlığında da bu sefer kalp-damar hastalıkları için çok önemli bir risk faktörü olmaktadır. Karmaşık gibi gözüken ama aslında bir hastalığın diğerinin de hazırlayıcısı olduğu bu sistemde obezite, en önemli yaşam kaybı nedeni olduğu bilinen bu 3 hastalığın en önemli hazırlayıcısı, adeta dostu durumundadır.

.

.

Çağımızın en önemli sağlık sorunu kendini gizliyor

Obezite, en basit anlatımıyla vücutta birikmiş aşırı yağ dokusunu olduğunu ifade eder. Modern yaşam biçimi gereği beslenme alışkanlıklarımız değişmiş, obezitenin görülme sıklığı giderek artmış ve maalesef obezite çağımızın en önemli sağlık sorunu haline gelmiştir. Burada asıl tehlike, obezitenin yavaş gelişmesi ve tüm dünyada yaygın görülmesi ve bu nedenlerden dolayı toplumlarda hastalık olarak kabul edilmek yerine daha çok benimsenmeye başlanılması, bir anlamda obeziteye alışılmasıdır.

Koruyucu hekimlikte tüm dünyada yetişkinlerin obezite açısından taranması önerilmektedir. Ortalama ağırlığa sahip erkeklerin vücudunda %15-20, kadınların ise %25-30 arasında yağ mevcuttur. Obezitenin ölçümünde vücut yağ yüzdesini ölçmek çok kolay ve doğruluğu çok güvenilir olamayacağı için obezite günümüzde aşırı yağ birikiminden ziyade, aşırı kilo olarak tanımlanmaktadır.

.

.

Vücut Kitle İndeksi nasıl hesaplanır?

Obezite değerlendirmesinde de tarama için en yaygın kullanılan yöntemler VKİ' nin belirlenmesi ve bel çevresinin ölçümüdür. VKİ (Vücut Kitle İndeksi), kilogramağırlığının metrekareye bölünmesiyle elde edilen yüksekliktir (VKİ = kg /m2). VKİ değerinin 25-29 olması hafif kilolu olarak kabul edilirken, VKİ değerinin 30’un üzerinde olması ise obezite olarak sınıflandırılır. Bu değer 40’ın üzerine çıktığında ise 3. derece şişmanlık olarak sınıflandırılır ki bu da ciddi (morbid yani ölümcül) obezite olarak adlandırılır. Göbek çevresinde biriken yağlanmanın (elma tipi şişmanlık), kalça ve basenlerde birikmesine (armut tipi şişmanlık) göre kalp hastalıklarına yakalanma riskini daha çok arttırdığı kabul edilir. Erkeklerde bel çevresi 94 cm’yi geçerse artmış risk, 102 cm’yi geçerse yüksek risk olarak görülürken, kadınlarda ise bu oran 80 cm’yi geçerse artmış risk, 88 cm’yi geçerse yüksek risk olarak kabul edilir.

.

.

Endişe veren rakamlar

Dünya sağlık örgütünün verilerine göre son 35 yılda obezite dünya genelinde 2 kat artmıştır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu oran artmış olup, önlem alınmazsa zamanla katlanarak daha da artacağı öngörülmektedir. OECD ülkeleri arasında olan Türkiye, obezite oranı sıralamasında Amerika (%28,7) ve İzlanda’nın (%22,2) ardından obezite sorununun en fazla yaşandığı 3. ülke (%19,9) olmuştur. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre obezite oranı 2008'de yüzde 15,2 iken, 2014 yılında yüzde 19,9'a yükselmiştir (yüzde 31,1 oranında artmış). Ülkemizdeki 15 yaş üzeri bireylerin yaklaşık %34’ü fazla kilolu, %20’ si obez olmak üzere kilo problemi olanların oranı %50’nin üzerine çıkmıştır.

Obezite nasıl oluşur?

Obezitenin oluşum mekanizmasına bakıldığında birden fazla etken karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan değiştirilebilir faktörler olan beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktiviteler, sedanter yaşam, uyku düzensizliği gibi çevresel faktörler aslında obezite ve fazla kilolu olmanın temel nedenidir. Diğeri de genetik gibi değiştirilemeyen faktörlerdir ki; en sık karşılaştıklarımız leptin eksikliği, melanokortin-4 reseptör mutasyonlarıdır. Çevresel ve genetik faktörler birbirleriyle fizyolojik etkileşimde bulunarak enerji dengesi adını verdiğimiz bir üçüncü etken oluşturmaktadırlar. Burada alınan ve harcanan kalori arasındaki enerji dengesi pozitif olduğunda obezite görülmektedir.

.

.

Obezite en yakın dostlarıyla nasıl ilişki kurar?

Fazla kilolu ve obez olmak damarlarda sertleşme ve daralmaya (ateroskleroz) yol açması nedeniyle kalp krizi ve inme riskini arttırır. Yükselen kan şekeri düzeyleri bir süre sonra insülin direncini arttırır bu da zamanla tip 2 diyabet riskini arttırır. Vücutta biriken yağ hücreleri, artan yağ asitleri ve inflamatuar bileşenler artan insülin direnci le birlikte kazı kanser türlerine eğilimi arttırır. Meme kanseri (özellkle menapoz sonrası kadınlarda), bağırsak kanseri , rahim kanseri , karaciğer kanseri, safra kesesi, yemek borusu, pankreas ve böbrek kanseri obezite ile ilişkisi olduğu düşünülen kanserlerden bazılarıdır.

Obezitenin başka dostları da var mıdır?

Fazla kilolu veya obez olmak birçok sağlık problemini de beraberinde getirir. Obez bireyler normal bireylerle karşılaştırıldığında daha düşük kas kitlesine daha yüksek yağ kitlesine sahiptir. Yağ kitlesi sadece deri altında değil aynı zamanda iç organlarımızın çevresinde de artmakta ve çevre dokulara bası yaparak bazı klinik sonuçlara sebep olmaktadır. Bu şekilde yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, kalp yetersizliği ve ritm bozukluğu, böbrek hastalığı, yağlı karaciğer hastalığı, safra kesesi hastalığı, reflü, uyku apne sendromu, osteoartrit (eklemlerde sertleşme ve ağrı) ve gut hastalığı obezitenin sıklıkla beraber olduğu diğer dostlarıdır.

.

.

Zayıflamak için, az tüketim, sağlıklı bir diyet, egzersiz ve elbette kararlılık…

Sağlığımız için bu kadar tehlikesi olan fazla kilo ve obezite ile mücadelede en önemli adım yaşam tarzı değişiklikleri olmalıdır. Beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve fiziksel aktivitenin artırılması gibi çok basit iki öneri sayesinde sağlıklı bir şekilde zayıflamakla kalmayıp obezitenin neden olduğu ilave birçok hastalık riskinden de kurtulmuş olacaksınız. Ayrıca bu sayede yaşam kalitenizi de ciddi oranda geliştirmiş olacaksınız. Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte besinlerin değerini ve kalorilerini öğrenebileceğimiz fiziksel aktivitelerle harcanan enerjiyi hesaplayan çeşitli uygulama ve araçlar bulunmaktadır. Özellikle Akdeniz Diyeti ile birlikte düzenli egzersiz yapmak sizi emin adımlarla ideal kilonuza ulaştıracaktır. Bu süreçte kilo verme programlarının ve egzersizin sağlığınıza zararı olmaması için doktorunuzdan ve diğer sağlık profesyonellerinden destek almanız yaranınıza olacaktır. Sınırlı da olsa kilo verdiren ilaçlar ve bariatrik cerrahi (obezite ameliyatı) seçenekler de vardır ancak bu yöntemler kısa vadede etkin gözükmekle birlikte ciddi yan etki ve risk barındırmaktadır. Sizin için hangi yöntemin daha uygun olduğu konusunda doktorunuzla konuşmalısınız.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Beğenmedim
Gönder
Kaynak:

1. Steven B. Heymsfield, M.D., and Thomas A. Wadden, Ph.D.
Mechanisms, Pathophysiology, and Management of Obesity.
N Engl J Med 2017

2. Nimptsch K1, Pischon T2.
Obesity Biomarkers, Metabolism and Risk of Cancer: An Epidemiological Perspective.
Recent Results Cancer Res. 2016
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Kanser hakkında bilinen 10 yanlış ve doğruları
Kanser hakkında bilinen 10 yanlış ve doğruları
Porsiyon sayısı ve büyüklüğü, kanser riskinizi etkileyebilir
Porsiyon sayısı ve büyüklüğü, kanser riskinizi etkileyebilir
Arı sütü nedir? Faydaları, yan etkileri ve kanserde denenmesi
Arı sütü nedir? Faydaları, yan etkileri ve kanserde denenmesi
Kemoterapi hakkında bilinen 11 yanlış ve doğruları
Kemoterapi hakkında bilinen 11 yanlış ve doğruları