Yeni ve kapsamlı bir araştırma, beyin metastazı olan hastalarda, immünoterapinin diğer tedavi yöntemlerinden bağımsız olarak genel sağkalımı 7,5 ay artırdığını belirledi. Bu analizin bulguları, "İmmünoterapi, beyin metastazı olan hastalarda işe yaramıyor olabilir mi?" kaygısına çözüm getirecek niteliktedir.

Böbrek kanseri, küçük hücre dışı akciğer kanseri, meme kanseri, kolorektal (kalın bağırsak) kanser ve cilt kanseri olan 3112 hastanın dahil edildiği çalışmada, immünoterapi uygulaması yaşam kaybı riskini %38 oranında azalttı. Çalışmada yer alan araştırmacılar bu oranın radyoterapi uygulaması ile birlikte daha da arttığını ve immünoterapinin radyoterapi ile birlikte kullanıldığı durumlarda yaşam kaybı riskinin yalnızca radyoterapi uygulanan hastalara kıyasla %41 oranında azaldığını tespit etti. Bu çalışmaya göre, medyan (ortanca) genel sağkalım immünoterapi ile birlikte radyoterapi tedavisi alan hastalarda 10,4 ay iken, yalnızca radyoterapi ile tedavi edilen hastalarda 10 ay alarak saptandı (P =.003).

Çalışmada yer alan Dr. Amin şu sözlerle konuyu özetliyor; “Beyin metastazı olan hastaların, birincil kanser bölgesine yönelik ameliyat edildikten sonra, immünoterapi ile birlikte sağkalım oranının artması çalışmamızı benzersiz yapan noktadır. Bu ilişki daha önce araştırılmamıştır. İmmünoterapi ile birlikte beyin metastazına radyoterapi alan hastalarda artan toplam sağkalım oranının, radyoterapinin etki mekanizmasından kayaklı olduğunu düşünüyoruz. Tümör hücreleri radyoterapi ile uyarıldıklarında, hücreler hasar görüyor ve böylece tümör ilişkili antijenlerinin salınımı artıyor. Bu durum bağışıklık sistemimizin tümör hücrelerini tanıması ve ona karşı bir yanıt oluşturması açısından son derece kritik. Uygulanan immünoterapi tedavisi sayesinde, bağışıklık sisteminin oluşturduğu tümör hücrelerine karşı yanıt güçlendiriliyor ve tedavi etkinliğini artırıyor olabilir. Burada birincil tümör bölgesine yapılan cerrahi müdahalenin de önemi büyüktür. Bu sayede, bağışıklık sisteminin hedef alacağı alan azalmakta ve daha etkili bir yanıt oluşturmaktadır. Yakın tarihli çalışmalardan önce, immünoterapi yöntemlerinin beyin metastazlarında etkili olmayacağı düşünülmekteydi. Bunun nedeni, beyin bütünlüğünde ve korunmasında önemli bir rolü olan kan-beyin bariyerinin, metastaz bölgesine ulaşımı engelleyeceği ve tedavinin istenilen etkide olamayacağıydı. Ancak klinik öncesi ve klinik çalışmalar gösteriyor ki, monoklonal antikorlar kan-beyin bariyerini geçerek hedef bölgeye ulaşıyor. Bu durum, beyin metastazı olan hastalar için mükemmel bir tedavi seçeneği.

Özet

Çalışma sonuçları, yaşam kaybında ciddi risk oluşturan beyin metastazı için umut vaat etmektedir. Birincil tümör bölgesine yönelik cerrahi müdahale sonrasında, beyin metastazı olan hastalarda immünoterapinin radyoterapiye eklenmesi, genel sağkalımı artırmaktadır. Elde edilen bu sonuçlar, ileri klinik çalışmaların önünü açmakta aynı zamanda immünoterapinin kemoterapi ve kemoradyoterapi ile birlikte kullanım etkinliğini belirlemek için bilim insanlarına yol açmaktadır.