Günümüzde dışkı örneği almak veya kolonoskopi öncesi bağırsak hazırlığı gibi kişilerin rahatsızlık duyup yaptırmaktan kaçındıkları ve erteledikleri testlerin yerini gelecekte basit bir kan testi alabilir. LUNAR-2 olarak bilinen yeni test, kan dolaşımındaki tümör DNA’sını (ctDNA) ölçen bir analizdir ve bu analiz için basit bir kan alma işlemi yeterlidir.

Amerikan Klinik Onkoloji Derneği’nin yıllık toplantılarından sonuncusunda (ASCO 2021), yeni sonuçları bildiren araştırmacılar, testin, yüksek hassasiyet ile erken evre kolorektal kanserini tespit edebildiğini söyledi.

Sonuçlar, yeni kolorektal tanısı konan 434 hasta üzerinde yapılan bir çalışmadan elde edilmiştir. Kan testi, koleraktal kanser için genel olarak %91 hassasiyet ve %94 özgüllüğe sahiptir.

Güney Kore, Seul Sungkyunhkwan Üniversitesi Tıp Fakültesi, Samsung Tıp Merkezinden çalışmanın yazarı Dr. Hee Cheol Kim, bu verilerin, bu kan testi için daha önce bildirilen veriler ile tutarlı olduğunu söyledi. "En kayda değer olan, asemptomatik (belirti göstermeyen) bireylerde gözlenen daha düşük hücresiz DNA tümör fraksiyonlarına rağmen, belirti gösteren hastalar ile karşılaştırıldıklarında asemptomatik hastalarda kolorektal kanser tespiti için duyarlılıkta hiçbir farklılık olmamasıdır."

Mevcut kolorektal kanser taramaları istenilen düzeyde değil

45 yaşından sonra herkese kolonoskopi veya gaitada gizli kan (GGK) gibi kolon-rektum kanseri taraması önerilmesine rağmen, bu konudaki farkındalık arzu edilen düzeyde değildir.

Dr. Kim, kolorektal kanser taramasına mevcut uyumun, önerilenden daha düşük olduğuna ve daha basit yöntemlere ihtiyaç duyulduğuna işaret etti. "LUNAR-2, ortalama riske sahip kişilerin genel taraması için uygun bir alternatif olarak doğuyor. Rutin bir doktor ziyaretinde yürütülen ve tamamlanan bir kan testinin mevcut tarama modeline dahil edilmesi, ek bir tarama seçeneği sunacak ve özellikle tarama önerilerini aldırmayan veya kaçıran kişileri tarama için teşvik edecektir."

ECLIPSE çalışması olarak isimlendirilen ileriye yönelik bu kayıt çalışması, şu anda ABD'de devam etmektedir. Kim cümlelerine şunları da ekledi: "Birincil amaç, ortalama riske sahip kişilerde kolorektal kanseri tespit etmek için LUNAR-2 testinin performans özelliklerini değerlendirmektir. Kayıtların 2021 yılının sonunda tammalanması bekleniyor."

Yüksek doğruluk

LUNAR-2 testi, somatik mutasyonların, tümör kaynaklı epigenetik değişimlerin (örneğin metilasyon) ve kanser hücrelerine ait genetik materyal parçalarının varlığını tespit etmek için dolaşımdaki tümör DNA’sını (ctDNA) kullanan, kan tabanlı multimodal bir kolorektal kanser saptama testidir.

ASCO 2021'de yayımlanan çalışmada test, 2013 ve 2016 yılları arasında halihazırda kolorektal kanser (1. - 3. evre) tanısı almış bir hasta grubunda incelenmiştir. Bu kişiler, ameliyattan önce kan örnekleri vermeyi kabul etmiş kişilerdir. Neoadjuvan kemoterapi ile tedavi edilenler araştırmaya dahil edilmemiştir. Kontrol örnekleri ise yaş uyumlu olarak 271 kansersiz bireyden elde edilmiştir.

Öğretilmiş bir model tarafından hem kolorektal kansere sahip kişiler hem de kanseri olmayan kişilerden "ctDNA tespit edildi" ve "ctDNA tespit edilmedi" diye bir veri seti elde edildi.

Testin genel duyarlılığı %91’dir. Test, 434 hastanın 393’ünde kolorektal kanseri doğru bir şekilde tespit etti; 3. evre kolorektal kanser için duyarlılık %93’tür ancak 1. evre ve/veya 2. için duyarlılık %88’e düşmüştür. Erken başlayan (<45 yaş) veya geç başlayan (>84 yaş) kolorektal kanseri olan hastalar analizden çıkarıldığında duyarlılıkta hiçbir fark gözlenmedi (%90 duyarlılık).

Belirti gösteren (%91) ile karşılaştırıldığında belirti göstermeyen (%88) kolorektal kanseri için duyarlılıkta anlamlı bir fark gözlenmedi. Ancak, belirti yaşayan hastalarda daha yüksek hücresiz DNA tümör fraksiyonları tespit edildi. Ek olarak, sağ ve sol taraf kolorektal kanseri için duyarlılık benzerdi (%93 vs. %90).

Doğrulama çalışmaları gerekli: Kolorektal kanser için hassasiyetler daha yüksek olmalı

Çalışma hakkında yorum yapan ASCO uzmanı Dr. Muhammed Shaalan Beg, testin çok iyi duyarlılığa ve özgüllüğe sahip olmasına ve belirti gösteren ve göstermeyen kanser hastaları arasında bir fark olmamasına rağmen, "bu bulguları belirtisi olmayan sağlıklı hastalara genellerken çok dikkatli olmalıyız" dedi. Dallas Teksas Üniversitesi Güneybatı Tıp Merkezi’nde gastrointestinal tıbbi onkoloji başkanı Dr. Beg, "bu kan tabanlı kolon kanseri tespti için herhangi bir iddiada bulunmak için çok sayıda sağlıklı kişide doğrulama çalışmaları gereklidir" dedi. "Kanser tespiti için kan tabanlı bir biyobelirteç benimserken, duyarlılığı düşünmek doğaldır çünkü sonuçta kanser tanısını kaçırmak istemiyoruz."

Ancak Beg, bu tür çalışmalarda, testin değerini belirleyen şeyin özgüllük olduğuna dikaat çekti - yani test sonucu negatif olan kişilerde hastalık ne sıklıkla görülmez? Başka hangi kanser dışı koşullar testi pozitif yapabilir?

Sonuç olarak, kan tabanlı bir kanser tespit aracının değeri inkar edilemez, özellikle bu amaca hizmet eden iyi bir hassasiyete sahip gelişmiş dışkı bazlı testler olduğunda, kolorektal kanser için çıta çok yüksektir. Kişisel riski doğru belirlemek için hem kanın hem de dışkının kullanıldığı bir gelecek hayal edilebilir.