Mürver veya siyah mürver olarak adlandırılan çiçekli çalı, tıbbi özellikleri ile eski Mısır’a kadar uzanan bir tarihe sahiptir. Amerikan mürver (Sambucus canadensis) ve cüce mürver (Sambucus ebulus L) gibi farklı türleri olmakla birlikte üzerinde en çok çalışan Avrupa mürveridir (Sambucus nigra).

Mürver bitkisinin meyvelerinden veya bitkinin diğer kısımlarından elde edilen özütler tıbbi özelliklerini veren, antosiyanin, flavonoid ve polifenolik gibi bileşikler içermektedir.

İnsanlar için etkinliği net olmamakla birlikte, laboratuvar çalışmalarında antiviral etkinliği ön plana çıkmakta, enfeksiyonlara karşı koruma ve semptomların (belirti) süresini potansiyel olarak kısaltabileceği iddia edilmektedir.

Mürver özütünün kimyasal bileşenlerinden bazılarının hücre büyümesini engelleyici özelliklere sahip olması, bu bileşenlerin kanser üzerindeki etkilerini anlamak için laboratuvar bazlı çalışmalar yapılmasına öncü oldu.

Kanser tedavisinde mürver kullanımına dair yapılan çalışmalar nelerdir?

Laboratuvar ortamında kanser hücreleri ile yapılan çalışmalar sonucunda mürver özütünün kanseri önleyici ılımlı sonuçları gözlenmesine rağmen, henüz hayvan ve insanlar üzerinde etkinliğini belirleyecek çalışmalar bulunmamaktadır.

  • İnsan keratinositleri (bir çeşit cilt hücresi) ile yapılan çalışmada, mürver özütünün tümör bölgesi için yeni kan damarı oluşumunda önemli bir rol oynayan vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) üretimini azalttığı belirlendi.
  • Bir başka çalışmada ise, insan kolon kanseri hücrelerine mürver özütünün etkisi araştırıldı. Mürver özütünün etkisi mor mısır, kuş kirazı, yaban mersini, mor havuç ve üzüm özütlerinden daha az olmasına karşın, özüt içerisinde yüksek miktarda bulunan ve kanser büyümesini baskılayan antosiyanin içeriği sayesinde olumlu sonuçlar elde edildi.
  • Fare melanom modelleri ile yapılan bir çalışmada, uygulanan doza bağlı olarak mürver özütünün melanoma hücrelerinde apoptozisi (kontrollü hücre ölümü) uyararak, büyümeyi baskıladığı belirlendi.
  • İnsan meme kanseri ve kolon kanseri hücreleri kullanılarak yürütülen çalışmada, yüksek miktarda triterpenoid asit içeren mürver özütünün, hücre ölümüne yol açtığı belirlendi. Ek olarak meme kanseri hücrelerinde, oleanolik içeren mürver özütü sayesinde hücre göçünün azaldığı gözlenerek, metastazı da baskılayabileceği öne sürüldü.

Bu çalışmalar bize ne ifade ediyor?

Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalar ile mürver özütünün ılımlı bir antikanser özelliği olduğu belirlenmiş olsa da, hayvan veya insan çalışmaları yapılmadığı için kanserden korumada veya tedavisindeki etkinliği bilinmemektedir. Bu nedenle kanser tedavisi veya kanserden korunma amacı ile önerilemez. Ayrıca bilimsel olarak kanıtlanmış bir etkinliğinin olmamasına rağmen, halk arasında farklı amaçlarla kullanılan mürverin, fazla miktarda ve çiğ olarak tüketilmesi veya bitkinin toksik özellikleri olan bölgelerinin bilinçsizce tüketilmesi bulantı, kusma ve ishal gibi yan etkilere neden olabilmektedir.

Sonuç olarak içerdiği biyoaktif kimyasallar sayesinde mürver, kanser tedavisi için araştırılabilir bir ürün olsa da, etkinliğini ve güvenilirliğini kanıtlamak için klinik öncesi ve klinik araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

*

- İlgili konu: Bitkisel tedavi Fitoterapi: doğru bilim mi yoksa büyük bir ticaret mi?