Obez kişiler için tedavi seçenekleri olarak bariatrik cerrahiler – tüp mide ameliyatı (sleeve gasterektomi), Roux-en-y gastrik bypass ve laparoskopik kelepçe – giderek daha popüler oluyor.

bariatrik cerrahi sleeve gastrektomi çeşitleri tüm mide ameliyatı roux en y gastrik bypass nas

Obezitenin, bireyin belli kanserler (özellikle yemek borusu, mide, bağırsak kanserleri) açısından riskini artırdığı artık net bir şekilde bilinmektedir. Bu durum göz önüne alındığında, obezitenin yeterli düzeyde tedavi edilmesi, hastanın genel sağlığı, özellikle potansiyel kanser riski düşünüldüğünde çok önemlidir.

obezite hangi kanserlere neden olur

Obezite ile ilişkili eş zamanlı hastalıklar (hipertansiyon ve diyabet gibi) üzerinde var olan etkisine ek olarak, özellikle obezite cerrahisinin nasıl bir hastanın kolorektal (kalın bağırsak) kanser riskini değiştirebileceği ile ilgili büyük araştırmalar vardır.

Obezite ameliyatından sonra kolorektal kanser riski nedir?

1. Çalışma – Fransa  

Çelişkili veriler gösteren birkaç çalışma ile obezite cerrahisinden sonra kolorektal kanserin gelişimi, biraz tartışmalı bir konudur.

Son zamanlarda Fransa’da yürütülen çok merkezli bir kohort çalışması, 1 milyondan fazla obezite hastasını inceledi.

Bu kişilerin 74,131’i (incelenen toplam verilerin %7’si) obezite ameliyatı geçirdi.

Obezite ameliyatı, laparosjopik kelepçe, sleeve gastrektomi ve mide bypassını içermektedir.

Sonuçlar

  • Obezite ameliyatı geçiren hastaların ortalama yaşı ameliyat olmayan gruptan daha gençti ve genel kolorektal kanser oranı, ameliyat olmayan grupta %1,3 iken obezite ameliyatı geçiren grupta %0,6 olduğu bulundu (P < .001).
  • Yeni kolorektal kanser tanısı oranları, mide bypassı (%0,5) ya da tüp mide ameliyatı (%0,5) geçiren hastalarda ayarlanabilir mide kelepçesi ameliyatı geçiren hastalara göre daha azdı (%0,7) (P=.04).
  • Ameliyat olmayan kohort çalışmasında kolorektal poliplerin oluşma oranı %6,8 iken obezite ameliyatı olan grupta %3,5 idi.
  • Obezite ameliyatı, mide bypass ve tüp mide ameliyatı göre ayarlanabilir mide kelepçesinden sonra daha yüksek kolorektal polip geliştirme oranının olduğu görünüyor (%3,1’e kıyasla %0,5; P < .001).

Çalışmanın araştırmacıları, obezite ameliyatı geçirmemiş olan aynı yaştaki ve aynı vücut kitle indeksine sahip olan hastaların genel nüfusa kıyasla %34 gibi artan bir kolorektal kanser riskine sahip olduğunu söylüyor. Demografik olarak eşleştirildikten sonra yapılan analizde, obezite ameliyatı geçirmiş hastalar, ameliyat olmayan hastalara kıyasla kolorektal kanser için genel nüfusa paralel olan bir riske veya %32 gibi daha düşük bir riske sahipti.

Obezite ameliyatı kanser riskini nasıl azaltıyor olabilir?

Obezite ameliyatı geçirmiş olan hastalarda kolorektal kanser için azalan riski açıklamak için öne sürülen patofizyolojik mekanizmalar şunlardır:

  • obezite ameliyatı ile uyarılan bağırsak florasındaki değişiklikler,
  • obezite ile ilişkili diğer hastalıklarda azalma,
  • fiziksel aktivitedeki artış ve
  • inflamatuar hormonlardaki azalma ile bağlantılı olabilir.

Bu çalışmaların bulgularını toparlayacak ve özetleyecek olursak, sadece Fransa veri tabanından elde edilen hastalar ile yapılmış bir çalışma olduğunu da unutmamalıyız.  

2. Çalışma – ABD

Benzer sonuçlar ABD tabanlı bir çalışmada da bulundu. Kontrol grubuna göre, obezite ameliyatı olan obez hastalarda herhangi bir kanser türü için düşük bir risk gözlemlendi. Bu düşük risk ayrıca kolon kanserini de içermekteydi.

3. Çalışma – İskandinav ülkeleri

Obezite ameliyatı geçiren hastalardaki kolorektal kanser riskini değerlendiren tüm çalışmalar olmasa da bir kısmı benzer sonuçlar bildirdi.

Tao ve meslektaşları, İskandinav ülkelerindeki (Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç) hastalar arasında kolorektal kanser riskini değerlendirdi. Bu çalışmada ilginç bir şekilde kolon kanseri riski obezite ameliyatından 10 yıl veya daha fazla süre sonra arttı. Kolon kanseri için genel tehlikeli oranı daha yüksekti fakat istatiksel olarak ameliyat geçirmeyen hastalara kıyasla obezite ameliyatı geçiren hastalarda anlamlı değildi. Ancak obezite ameliyatından sonra tehlike oranı 10 ila 14 yıla kadar yükseldi.

Bu çalışmada, araştırmacılar kolon kanserini rektum kanserinden ayrı olarak değerlendirdi. Araştırmacılar tek başına rektum kanseri için artan hiçbir risk bulmadı ve ameliyat türünün kalın bağırsak mukozasında (iç astar) değişiklikler ve safra asitlerine maruz kalmayı da içeren kanser riskinde bir değişikliğe yol açan altta yatan mekanizmayı etkileyebileceğini öne sürdü.

4. Çalışma – Birleşik Krallık

İngiltere’de yürütülen benzer bir çalışmadan elde edilen veriler ameliyat geçirmeyen hastalara kıyasla herhangi bir tür obezite ameliyatı geçiren hastalarda kolorektal kanser için artan bir riskin olduğunu gösterdi (odds ratio [OR], 2.19, 95% CI 1.21-3.96). Bununla birlikte mide bypassı – ama kelepçe veya tüp mide ameliyatı değil – ameliyat geçirmeyen hastalara göre kolorektal kanseri için artan bir risk ile ilişkiliydi (OR 2.63, 95% CI 1.17-5.95).

Sonuç

Kolorektal kanser geliştirme riskini netleştirmek için herhangi bir tür obezite ameliyatının patofizyolojik mekanizmasını araştırmayı içeren gelecek çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Halihazırda bulunan çelişkili veriler, mevcut bir kanserin ilerlemesinin veya yeni bir kanserin ortaya çıkmasının olasılıkla çok faktörlü olduğunu göstermektedir. Daha çok araştırma yapıldıkça ve veriler biriktikçe, obezite ameliyatı geçiren hastaların kolorektal kanser için daha sık tarama yaptırmaları gerekip gerekmediği muhtemelen daha yaygın bir tartışma konusu olacaktır. Aradaki zamanda, daha çok agresif kolorektal kanser taraması ve / veya hem belirtili hem belirtisiz hastalarda obezite ameliyatı sonrası gözetim düşünülmelidir.