Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Genel Kanser Haberleri - 110 yaşını aşan süper asırlıkların bağışıklık sistemlerinin farklı olduğu bulundu

110 yaşını aşan süper asırlıkların bağışıklık sistemlerinin farklı olduğu bulundu

110 yaşını aşan süper asırlıkların bağışıklık sistemlerinin farklı olduğu bulundu
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
01.12.2019

110 yaşını aşmış kişilere süper asırlıklar (supercentenarian) denilmektedir ve dünya üzerinde bu kişilere çok nadir rastlanmaktadır. Süper asırlıklar kanser, kalp-damar hastalıkları ve inme (beyin felci) gibi ölümcül hastalıklara karşı yüksek direnç göstermektedirler. Bu direncin ilerleyen yaşlarına rağmen aktif kalabilen immün sistemlerinden kaynaklandığı yakın zamanda yapılan ve PNAS adlı bilimsel dergide yayımlanan bir çalışmada gösterildi.

Yapılan çalışmada, 7 süper-asırlık ve kontrol olarak daha genç 5 kişiden alınan kan örnekleri kullanıldı. Kontrol grubuna kıyasla, süper-asırlık kişilerin immün sistemlerinde kanserli hücrelerin ve virüs ile enfekte olmuş hücrelerin öldürülmesini sağlayan bazı özel bağışıklık sistemi hücre alt tiplerinin çok fazla miktarda bulunduğu keşfedildi.

Adaptif (kazanılmış) immün sistem, temel olarak 2 hücre tipinden oluşmaktadır; sitotoksik T hücreleri (CD8+ T hücreleri) ve yardımcı T hücreleri (CD4+ T hücreleri). CD4+ T hücreleri hedef hücrelerini MHC sınıf-II reseptörlerinden tanırken, CD8+ hücreleri ise MHC sınıf-I reseptörlerinden tanımaktadır.

MHC sınıf-I bütün hücrelerde bulunurken MHC sınıf-II sadece antijen sunan hücre yüzeylerinde ve bazı kanser alt tiplerinde bulunmaktadır. CD4+ T hücreleri normalde yardımcı T hücreleri olarak adlandırılır ve hedef hücreyi öldüren (sitotoksik) direkt bir etkisi yoktur. Genellikle, diğer hücreleri uyararak immün cevabın düzenlenmesinde rol oynamaktadırlar. Sitotoksik etki ise CD8+ T hücreleri olarak adlandırılan diğer bir T hücresi alt grubu tarafından oluşturulmaktadır.

Son zamanlarda bu sitotoksik etkinin CD4+ T hücreleri tarafından da oluşturulabileceği fare ve insanlarda görülmüştür ve bu sitotoksik CD4+ T hücrelerine CD4+ sitotoksik T hücreleri (CD4+ CTL’ler) adı verilmiştir. Normalde CD4+ CTL’lerin, CD4 T hücrelerinden oluşan grup içerisindeki oranı çok düşük yüzdelere sahipken, süper-asırlıklarda bu oranın ortalama %25’lere kadar çıktığı gözlemlendi. Bu orandaki artış, MHC sınıf-II ile uyarım sonucunda virüs ile enfekte hücrelerin ve kanser hücrelerinin öldürülmesinin daha fazla artmasını sağlamaktadır. Böylece süper-asırlıklar, daha fazla CD4+ CTL'ye sahip olmaları sayesinde ek bir koruma mekanizmasına sahip olmaktadırlar. Bu fazla CD4+ CTL miktarının, spesifik (belli) bir antijene sürekli maruz kalma sonucunda oluştuğu tahmin edilmektedir. Bu antijene sürekli maruz kalan CD4+ CTL’ler klonal çoğalma olarak adlandırılan bir mekanizma ile sayılarını arttırarak süper-asırlıkların immün sistemine katkı sağladıkları düşünülmektedir.

Hangi yollar ile normal CD4+ T hücresinin CD4+ CTL’ye dönüştüğü ve bu dönüşüm sonrasında sayılarının artmasına sebep olan antijenin ne olduğu henüz tam olarak bilinmemektedir. Yapılacak çalışmalar ile bu mekanizmanın daha iyi anlaşılması ve daha iyi bir yaşlanma için nelerin gerektiği zamanla ortaya çıkabilir.

*

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.