
27 Temmuz Dünya Baş ve Boyun Kanserleri Günü: 3 Haftayı Geçen Belirtilere Dikkat
Konuşmak, yutmak, tat almak, nefes almak ve yüzümüzle kendimizi ifade etmek… Baş-boyun bölgesi, gündelik yaşamın en temel işlevlerini dar bir anatomik alanda bir araya getirir. Bu nedenle burada gelişen bir kanserin etkisi yalnızca yaşam süresiyle ölçülemez; ses, beslenme, görünüm, sosyal yaşam ve psikolojik iyilik hali de hastalığın ve tedavinin parçasıdır.
Her yıl 27 Temmuz, Dünya Baş ve Boyun Kanseri Günü olarak anılıyor. Bu günün en önemli mesajı korkutmak değil, geçmeyen değişiklikleri normalleştirmemek: iyileşmeyen bir ağız yarası, kalıcı ses kısıklığı veya boyunda ağrısız bir şişlik haftalar boyunca sürüyorsa değerlendirilmelidir.
Kısacası, hatırlanması gereken mesaj şudur: Bir belirti, üç hafta, bir muayene.
IARC’nin Temmuz 2026’da yayımladığı GLOBOCAN 2024 tahminlerinde tüm kanserler için yılda 20.636.441 yeni tanı bildirilmektedir. Dudak-ağız boşluğu, orofarinks, nazofarinks, hipofarinks, gırtlak ve tükürük bezi kanserleri birlikte toplandığında 1.020.472 yeni tanı ve 475.065 yaşam kaybı hesaplanır. Bu, tüm yeni kanserlerin %4,9’u, yani yaklaşık her 20 kanserden biri demektir.
Uluslararası Baş ve Boyun Onkoloji Dernekleri Federasyonu (IFHNOS), 27 Temmuz’u 2014 yılında New York’ta düzenlenen 5. Dünya Kongresi’nde Dünya Baş ve Boyun Kanseri Günü ilan etti. Amaç; toplumda belirtileri ve korunmayı anlatmak, erken başvuruyu artırmak ve sağlık profesyonelleri arasındaki çok disiplinli iş birliğini güçlendirmekti.
Bu ad, birbirine komşu fakat biyolojisi ve tedavisi farklı kanserleri kapsayan bir şemsiye terimdir:
- Dudak ve ağız boşluğu: Dilin ön bölümü, ağız tabanı, diş etleri, yanak içi ve sert damak
- Orofarinks: Bademcikler, dil kökü ve yumuşak damak
- Nazofarinks: Burnun arkasındaki geniz bölgesi
- Hipofarinks: Yutağın alt bölümü
- Larinks: Ses tellerini içeren gırtlak
- Burun ve paranazal sinüsler
- Tükürük bezleri
Beyin, göz, tiroit, yemek borusu ve baş-boyun cilt kanserleri ise anatomik olarak bu bölgede bulunsalar da çoğu sınıflamada klasik baş-boyun kanserleri içinde değerlendirilmez.
Klasik baş-boyun kanserlerinin büyük bölümü ağız, boğaz ve gırtlağın iç yüzeyini kaplayan yassı hücrelerden gelişen skuamöz hücreli karsinomlardır. Buna karşılık tükürük bezi ve sinüs tümörlerinde çok daha farklı hücresel alt tipler görülebilir. Bu nedenle “baş-boyun kanseri” tanısı, tedavi planı için tek başına yeterli değildir; tümörün başladığı bölge, patolojik alt tipi, evresi ve biyobelirteçleri birlikte bilinmelidir.
Avrupa Baş ve Boyun Derneğinin “One for Three” farkındalık yaklaşımı, erken başvuruyu kolaylaştıran pratik bir hatırlatmadır. Bu, üç haftadan önce hiçbir şey yapılmaması gerektiği anlamına gelmez. Hızla büyüyen kitle, belirgin kanama, nefes alma güçlüğü veya tükürüğü dahi yutamama varsa beklenmez.
Belirti, tümörün başladığı bölgeye göre değişir. En önemli ortak özellik, şikâyetin geçmemesi, giderek artması, tek taraflı olması veya görünür bir yara ya da kitleyle birlikte bulunmasıdır.
- Üç haftada iyileşmeyen ağız veya dudak yarası
- Silinmeyen beyaz ya da kırmızı leke
- Dilde, diş etinde veya yanak içinde sertlik/kitle
- Açıklanamayan ağız içi kanama ya da ağrı
- Dilde uyuşma veya hareket kısıtlılığı
- Açıklanamayan diş sallanması; protezin artık uymaması
- Kalıcı ses kısıklığı veya ses değişikliği
- Geçmeyen boğaz ağrısı
- Yutarken ağrı ya da yutma güçlüğü
- Boğazda takılma veya yabancı cisim hissi
- Uzun süren öksürük; tükürük ya da balgamda kan
- Kulakta hastalık görülmediği halde tek taraflı kulak ağrısı
- Ağrılı veya ağrısız, geçmeyen boyun şişliği
- Giderek büyüyen lenf bezi
- Çene altında veya çene köşesinde kitle
- Boyun hareketlerinde yeni gelişen kısıtlılık
Özellikle önemli: HPV ilişkili orofarinks kanseri, ağız veya boğazda belirgin bir yara olmadan ilk kez ağrısız boyun kitlesiyle ortaya çıkabilir.
- Tek taraflı ve geçmeyen burun tıkanıklığı
- Tekrarlayan burun kanaması veya kanlı akıntı
- Tedaviye rağmen düzelmeyen sinüs yakınmaları
- Tek taraflı işitme azalması, kulakta dolgunluk veya çınlama
- Yüzde uyuşma, şişlik ya da ağrı
- Çift görme veya göz çevresinde şişlik
- Kulak önünde, çene altında veya ağız tabanında kitle
- Yüzün bir tarafında yeni gelişen güçsüzlük
- Yüz, çene veya boyunda kalıcı uyuşma
- Çene hareketinde ağrı veya kısıtlılık
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Beslenmenin azalması ve halsizlik
- Nefes almada güçlük veya gürültülü solunum
- Ağız hijyeniyle açıklanamayan kalıcı kötü ağız kokusu
Aft, enfeksiyon, reflü, sesin aşırı kullanımı, diş hastalıkları ve iyi huylu nodüller aynı yakınmalara yol açabilir. Ayrımı belirti listesinden yapmak mümkün değildir. Kaygı nedeni tek başına belirtinin varlığı değil; kalıcı, ilerleyici veya açıklanamayan olmasıdır.
Sigara, puro, pipo, nargile ve dumansız tütün güvenli değildir. Tütün özellikle ağız, hipofarinks ve gırtlak kanserlerinin en güçlü önlenebilir nedenlerinden biridir. Pasif maruziyet de risksiz değildir.
Alkollü içeceklerdeki etanol ve onun metaboliti asetaldehit kanserojendir. Risk tüketim miktarıyla artar. Tütün ve alkol birlikte kullanıldığında zarar basit bir toplamdan daha büyük olabilir.
Özellikle HPV-16’nın kalıcı enfeksiyonu, bademcik ve dil kökünü kapsayan orofarinks kanserlerinin önemli nedenidir. HPV’nin rolü tüm baş-boyun bölgelerinde aynı değildir.
HPV son derece yaygındır ve enfeksiyonların yaklaşık 10’da 9’u iki yıl içinde bağışıklık sistemi tarafından kontrol edilir. Kanser, çoğunlukla yüksek riskli bir tipin yıllarca süren kalıcı enfeksiyonu sonrasında gelişir. HPV pozitif bir baş-boyun kanseri tanısı, enfeksiyonun ne zaman veya kimden alındığını göstermez; yakın zamanda bulaş ya da sadakatsizlik kanıtı değildir.
HPV ilişkili orofarinks kanseri, hiç sigara içmemiş kişilerde de görülebilir. Bu tümörler tedaviye genellikle HPV-negatif tümörlerden daha duyarlıdır; ancak bu durum hastalığın önemsiz olduğu veya tedavinin azaltılabileceği anlamına gelmez. Tedavi yoğunluğu yalnızca klinik çalışma veya uzman ekip kararıyla değiştirilir.
Diğer risk faktörleri
| Risk veya maruziyet | Daha çok ilişkili olduğu bölge | Bilmeniz gereken |
|---|---|---|
| Epstein–Barr virüsü (EBV) | Nazofarinks | Coğrafya, genetik köken ve çevresel etkenlerle birlikte rol oynayabilir. |
| Areka cevizi/betel ve dumansız tütün | Dudak ve ağız boşluğu | Özellikle Güney ve Güneydoğu Asya’da büyük bir kanser yükü oluşturur; “dumansız” olması güvenli olduğu anlamına gelmez. |
| Güneş/UV maruziyeti | Dudak | Özellikle açık havada uzun süre çalışanlarda alt dudak kanseri riskini artırabilir. |
| Odun ve nikel tozu, formaldehit | Burun ve paranazal sinüsler | Mobilya, ahşap, deri ve bazı endüstriyel işlerde uygun iş güvenliği önlemleri önemlidir. |
| Önceden radyasyon maruziyeti | Özellikle tükürük bezleri | Risk maruziyetin dozu, alanı ve üzerinden geçen süreye göre değişir. |
| Bağışıklık baskılanması ve nadir genetik sendromlar | Farklı bölgeler | Fanconi anemisi gibi nadir durumlar genç yaşta riski belirgin artırabilir. |
- Tütünü bırakın: Kullanılan ürünün biçimini değiştirmek korunma değildir. Bırakmak, baş-boyun kanseri yanında kalp-damar ve akciğer hastalığı riskini de azaltır.
- Alkolü azaltın veya kullanmayın: Kanser riski açısından “ne kadar az, o kadar iyi” yaklaşımı geçerlidir.
- HPV aşısını kız ve erkek çocuklar için düşünün: Aşı, virüsle karşılaşmadan önce en yüksek korumayı sağlar; ancak yaşa ve önceki aşılanmaya göre erişkinlerde de değerlendirilebilir. Program ve doz kararı hekimle verilmelidir.
- Düzenli ağız ve diş muayenesini ihmal etmeyin: Diş hekimi, rutin muayenede görünür ağız lezyonlarını fark edebilir. Bu, tek başına tüm baş-boyun kanserleri için bir tarama programı değildir.
- Mesleki ve güneş maruziyetinden korunun: Uygun maske/havalandırma, iş güvenliği önlemleri ve dudak için güneş koruyucu kullanımı önemlidir.
Rahim ağzı kanserindeki HPV testi veya meme kanserindeki mamografi gibi, belirtisiz herkese uygulanması önerilen standart bir baş-boyun kanseri tarama testi bulunmamaktadır. Ayrıca ağızdan alınan HPV sürüntüsü, kanser taraması amacıyla rutin kullanıma uygun değildir. Bu nedenle en gerçekçi yaklaşım; risklerin azaltılması, HPV aşılaması, rutin ağız muayenesi ve kalıcı belirtilerin gecikmeden değerlendirilmesidir.
Şüpheli bir belirtiyle başvurulduğunda ilk adım ayrıntılı öykü ve muayenedir. Ağız, dil, bademcikler, burun, boğaz ve boyun değerlendirilir. KBB uzmanı gerektiğinde ince ve esnek bir kamera ile burun, geniz, yutak ve gırtlağı görüntüler.
- Klinik muayene: Ağız içi ve boyun muayenesi; kraniyal sinirler, ses ve yutma işlevinin değerlendirilmesi
- Endoskopik inceleme: Görülmesi zor bölgelerin nazofaringolaringoskopi ile incelenmesi
- Görüntüleme: Tümörün yerine göre ultrason, bilgisayarlı tomografi, MR veya PET-BT
- Biyopsi: Tanıyı kesinleştiren temel işlem; boyun kitlesinde çoğu zaman iğne biyopsisi tercih edilir
- Biyobelirteçler: Orofarinks yassı hücreli kanserinde p16/HPV değerlendirmesi; seçilmiş nazofarinks olgularında EBV ile ilişkili testler
Normal kan değerleri baş-boyun kanseri olmadığını göstermez. Görüntüleme şüpheyi güçlendirebilir, ancak kesin tanı çoğu zaman patolojik inceleme için doku örneği gerektirir.
Eski farkındalık materyallerinde “erken tanıda beş yıllık sağkalım %90’dır” gibi tek bir oran sık kullanılıyordu. Bu genelleme yanıltıcıdır. Sağkalım; tümörün başladığı bölgeye, evreye, HPV durumuna, biyolojik alt tipe, hastanın genel durumuna ve tedaviye erişime göre belirgin biçimde değişir. Dudak kanseriyle hipofarinks kanserini veya HPV pozitif orofarinks kanseriyle tütün ilişkili gırtlak kanserini aynı oranla anlatmak mümkün değildir.
Daha küçük ve sınırlı bir tümör çoğu zaman daha az kapsamlı cerrahi veya daha sınırlı tedavi alanı anlamına gelebilir. Bu da yalnızca hastalığı kontrol etme olasılığını değil; konuşma, yutma, çiğneme, tat alma, nefes alma ve görünümü koruma şansını artırabilir.
Baş-boyun kanseri tedavisi bu nedenle KBB/baş-boyun cerrahisi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji, radyoloji, nükleer tıp, diş hekimliği, beslenme, konuşma-yutma terapisi, fizyoterapi ve psikososyal desteği bir araya getiren deneyimli multidisipliner ekip tarafından planlanmalıdır.
HPV ilişkili orofarinks kanseri, EBV ilişkili nazofarinks kanseri ve tükürük bezi tümörleri sigara içmeyenlerde de görülebilir.
Sigara içmeyen bir kişide de üç haftayı aşan boyun kitlesi veya ses değişikliği değerlendirilmelidir.
Aft, travma, mantar ve başka iyi huylu durumlar çok daha yaygındır. Şüpheyi artıran özellik iyileşmeme, sertlik, kanama ve büyümedir.
Bir lezyonu yalnızca fotoğraf veya belirtiler üzerinden kesin olarak sınıflandırmak doğru değildir.
HPV yıllarca sessiz kalabilir. Pozitiflik, enfeksiyonun zamanını veya kaynağını göstermez.
Aşının amacı yalnızca rahim ağzı kanserini değil, HPV’nin yol açtığı diğer kanserleri de azaltmaktır.
Türkiye’de yapılması gereken; tütünle mücadeleyi sürdürmek, alkolün kanser riskini açık biçimde anlatmak, HPV aşısını kız ve erkek çocukları kapsayan kanserden korunma stratejisi olarak görmek ve diş hekimi–aile hekimi–KBB arasındaki yönlendirme zincirini hızlandırmaktır.
Bir diğer kritik hedef, ağrısız boyun kitlelerini “üşütme” veya “lenf bezi” diyerek aylarca izlememektir. Erişkinde açıklanamayan ve kalıcı boyun kitlesi, özellikle de tek taraflıysa, uzman değerlendirmesini hak eder.
Baş-boyun kanserlerinde gecikme yalnızca tümörün büyümesine değil, sesi, yutmayı ve görünümü koruyacak tedavi seçeneklerinin daralmasına da yol açabilir.
Tütünün bırakılması, alkol maruziyetinin azaltılması ve HPV aşılamasıdır. Bunlar aynı zamanda çok sayıda başka kanser ve kronik hastalık için de koruma sağlar.
Tek bir belirti veya tek bir istatistik bütün baş-boyun kanserlerini anlatamaz. “Erken evrede %90” ya da “her ağız yarası kanserdir” gibi cümleler bilimsel çeşitliliği örter.
Üç haftayı geçen ağız yarası, ses kısıklığı, yutma sorunu, tek taraflı burun yakınması veya boyun kitlesi varsa muayene olun. Hızla ilerleyen ya da solunumu etkileyen bir belirti varsa üç hafta beklemeyin.
HPV ilişkili kanserlerde dolaşımdaki tümör DNA’sı gibi testler erken tanı ve nüks izlemi için umut veriyor. Ancak bugün belirtisiz toplum taramasında standart değiller; teknolojik umut, muayene ve biyopsinin yerini henüz almıyor.
- Sung H, Ferlay J, Siegel RL, ve ark. Global cancer statistics 2024: GLOBOCAN estimates of incidence and mortality worldwide for 34 cancers in 186 countries. CA Cancer J Clin. 2026. doi:10.3322/caac.70090.
- International Agency for Research on Cancer. Global Cancer Statistics 2024. 8 Temmuz 2026.
- IARC Global Cancer Observatory. World Fact Sheet — GLOBOCAN 2024. Temmuz 2026.
- International Federation of Head and Neck Oncologic Societies. World Head and Neck Cancer Day: Frequently Asked Questions.
- National Cancer Institute. Head and Neck Cancers Fact Sheet.
- European Head and Neck Society. Make Sense Campaign — One for Three.
- National Institute for Health and Care Excellence. Suspected cancer: recognition and referral — Head and neck cancers.
- US Centers for Disease Control and Prevention. Cancers Caused by HPV. Güncelleme: 3 Mart 2025.
- International Agency for Research on Cancer. One in three cases of oral cancer globally are due to smokeless tobacco and areca nut use. 2024.
Editör notu: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tanı, tarama veya tedavi önerisi değildir. Baş-boyun kanserleri farklı anatomik bölgeleri ve histolojik alt tipleri kapsadığı için küresel vaka toplamı, kullanılan tanıma göre değişebilir. Yazıdaki 1.020.472 yeni tanı, 475.065 yaşam kaybı ve %4,9 pay; IARC GLOBOCAN 2024’te ayrı başlıklar altında raporlanan dudak-ağız boşluğu, orofarinks, nazofarinks, hipofarinks, larinks, paranazal sinüsler ve tükürük bezi kanserlerinin bu yazı için birlikte toplanmasıyla elde edilmiştir; IARC’nin ayrıca yayımladığı tek bir “toplam baş-boyun kanseri” kategorisi değildir. “Bir belirti–üç hafta” yaklaşımı bir erken başvuru kuralıdır; kanser tanısı koymaz ve hızla büyüyen kitle, belirgin kanama, nefes alma güçlüğü veya tükürüğü yutamama gibi acil belirtilerde bekleme gerekçesi oluşturmaz. Belirtilerin büyük bölümü kanser dışı nedenlerle ortaya çıkar; kesin tanı yalnızca uygun klinik değerlendirme ve gerektiğinde biyopsiyle konur. HPV aşısının yaş, doz ve uygunluk koşulları ülke programlarına ve kişinin tıbbi durumuna göre değişebilir. Sağlığınızla ilgili her karar için sizi değerlendiren hekime başvurunuz.



