Yeni bir çalışmanın sonuçları, genç yetişkin kanserli (<50 yaş öncesi) hastalar için daha etkili tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde birkaç genetik özelliğin kilit rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Hem genç yetişkinleri hem de ileri yaş kişileri etkileyen 14 farklı kanser türünün genomlarını sistematik olarak karşılaştıran araştırmacılar, deri, kolon veya diğer kanserleri olan daha genç hastaların, tipik olarak yaşlı hastalara uygulananlardan belirgin şekilde farklı tedavilere ihtiyaç duyabileceği sonucuna vardı.

Genç ve İleri Yaş Tümörlerinin Genetiğini Çalışma Gerekçesi

En az iki yeni araştırmaya göre, genç erişkinlerde kanser tanı oranları artıyor. Bununla birlikte, bu çalışmanın yazarlarının belirttiği gibi, çeşitli kanserlerin tedavisi hakkında bilinenlerin çoğu, yaşlı hastalar üzerinde yapılan çalışmalara dayanmaktadır. Elimizdeki bilgilerin ileri yaş kanser hastalarıdna gelmesi, genç kanser hastaları için doldurulması gereken belirgin bir bilgi boşluğu oluşturmaktadır. 

Bunu ele almak için araştırmacılar, 50 yaşından küçük 1.757 yetişkin hastadan alınan 14 farklı tümör türünün genomik verilerini, 50 yaşından büyük 3.608 hastanınkiyle karşılaştırdı.

genç yetişkin ve ileri yaş başlangıçlı kanserlerin genomik özelliklerinde önemli değişik

Veriler, ABD Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından finanse edilen bir proje olan Kanser Genom Atlası'ndan alındı. Araştırmacılar, her tümör için genetik mutasyonları, kromozomal değişiklikleri, tümör bağışıklık sistemi faktörlerini ve bilinen bir antikanser tedavisi ile tedavi edilme potansiyelini sistematik olarak karşılaştırdı. Daha sonra Uluslararası Kanser Genom Konsorsiyumu'ndan ek örnekler kullanarak sonuçları doğruladılar.

- İlgili konu: Genç yetişkinlerde ve ergenlerde kanser oranları neden artıyor?

Önemli Bulgular

Genel olarak, sonuçlar, her bir genç yetişkin tümör tipinin, yaşlı hastalardan elde edilen versiyonlardan belirli bir dizi genomik işaretle ayırt edilebileceğini gösterdi.

Örneğin, düşük dereceli gliomlarda görülen iyi bilinen mutasyonların nispi oranları, hastanın yaşıyla birlikte büyük ölçüde değişti. Buna karşılık, genç yetişkinlerden gelen endometriyal (rahim) tümörler, yaşlı hastalardan daha fazla mutasyona sahip olma eğilimindeydi.

Bununla birlikte, kanser türleri arasında bazı ortak eğilimler görülmüştür. En önemlisi, sonuçlar genç yetişkinlerin bağışıklık sistemlerinin tümörlerin çoğuna farklı tepki verdiğini öne sürdü. Bu, genellikle antikanser immünoterapileri tarafından kullanılan makrofaj ve dendritik hücrelerin tepkilerini içeriyordu.

Son olarak, araştırmacılar, BRAF genindeki kansere neden olan mutasyonlara karşı tasarlanmış ilaçlar gibi, daha genç ve yaşlı yetişkin tümörlerinin farklı tedavi seçeneklerine nasıl yanıt verebileceği arasında birkaç fark buldular. Örneğin, anti- BRAF ilaçlarının, aynı tümörlere sahip yaşlı bireylere kıyasla cilt kanserli genç erişkin hastalarda daha yüksek oranda etkili tedavi seçenekleri sağlayabileceğini görüldü. Buna karşılık, yaşlı kolon kanseri hastaları, genç olanlara göre anti-BRAF tedavi seçeneklerinden daha fazla fayda görebilir.

Yazarlar bu sonuçları diğer kanser araştırmacıları için erişilebilir hale getirdi. Ayrıca genç yetişkinlerde tümörlerle nasıl mücadele edileceğine dair yeni fikirleri test etmek için başkalarıyla birlikte çalışmayı planlıyorlar.

Çalışma, Mount Sinai'deki Icahn Tıp Okulu'nda Genetik ve Genomik Bilimler Yardımcı Doçenti olan Kuan-lin Huang'ın laboratuvarında eski bir yüksek lisans öğrencisi olan William Lee tarafından yönetildi.