Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Günlük yaşamımızdan öyküler - Hayatını kurtardığım için beni affedebilecek misin?
Hayatını kurtardığım için beni affedebilecek misin?

Hayatını kurtardığım için beni affedebilecek misin?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
05.07.2018

Torree McGowan, Amerikan Hava Kuvvetleri’nde 12 yıldır görev yapan bir doktor, anne ve aynı zamanda bir savaşçı. Kaza yönetimi, afet yönetimi, liderlik ve hasta güvenliği konularında ulusal düzeyde tanınan bir konuşmacı aynı zamanda. Acil Tıp Doktoru ve Hava Kuvvetleri Gazisi. Irak ve Afganistan’da göreve gitti, dünyanın en yoğun travma bölgelerinde görev yaptı. Ayrıca, Hava Kuvvetleri'nin en büyük hastanesi olan David Grant Tıp Merkezi, Travis Hava Kuvvetleri Üssü, California'da tıbbi direktör olarak görev yaptı. Kadınları tıpta, iletişim stratejilerinde desteklemek konusunda da tutku sahibi.

5 Temmuz 2018'de kendi elinden yazdığı bir mektup, NEJM adlı dergide yayınlandı ve bunu birebir sizlerle paylaşmak istedik. Şiddete maruz kalmış küçük bir çocuğu kaleme aldığı ve ona karşı hissettiği derin duyguları içeren betimleyici mektubu şu şekilde;

Seni Kurtardığım İçin Beni Affedebilecek misin?

Seninle tanıştığım ilk günü hatırlıyorum. Sessiz bir pazar sabahıydı. Giriş masasında bir kargaşa duydum ve annen çığlık atıyordu: "Bebeğim nefes almıyor!" Seni ilk gördüğümde annenin kollarındaydın. Maalesef bir bebekte olması gereken kıpırtılardan hatta yaşam belirtilerinden mahrumdun. Minik bedenin seyiriyordu ve tutuktu. O pozisyonun, tombul kollarına yakışmayacak bir şekilde, beyninin oksijensiz kaldığı düşüncesini aklıma buz gibi düşürdü.

Bütün hastanenin yardımıyla seni acil müdahale odasına aldık. Dakikalar içinde bütün eller yardıma koşmuştu ve tüm kalpler senin minik bedenin için uğraşıyordu. Tüm bu eller bana en zor olan şeyi yaptırdı: bir adım geri çekilip hayatını sonsuza kadar değiştirme kararını vermek. Küçük kalbin çok yavaştı. Çocukların kalbi koşar ya da kahkaha atarken olduğu gibi hızlı atar normalde. Kalbinin çok güçlü olduğunu biliyordum, ama beynin hasar almıştı ki vücudun zayıf düşüyordu.

Devamındaki dakikalarda yapılanlar buğuluydu. Kemiklerini delmek için kullandığımız iğneler gibi sivri uçlara çarpıyordum sanki. Monitörler biplemeye başladı, tek bir sayı bile güven vermiyordu. Sana bakıyordum, her bir santimetrene, ölçüp, değerlendirerek, kategorize ederek, nazik parmaklarımıza ihtiyacı olan her bir noktana bakıyordum. Gözlerimi yüzünde gezdirmeye devam ettim. Kaşının üstüne, sağ tarafına baktım. Büyük, şiddetli, mor bir yumru vardı, bakışlarım üzerinde gezmeye devam etti. Cilt yüzeyinde, yıkım altında gizlenemeyecek denli çirkin bir yara. Ekipçe senin için çok çalıştık. Bana ilaçlarla, IV'ler ve monitörlerle yardımcı olan çok akıllı insanlar vardı.

Seni solunum cihazına bağladığım anı çok net hatırlıyorum. Bu işlemi yüzlerce kez yaptım, fakat farkettim ki bakışlarım titriyordu. Hayır, benim elimdi. Duruncaya kadar, o titreyen parmaklarıma bakmam gerekti. Kendim için iki nefes aldım, ve senin solunum tüpünü yerleştirdim. Solunum cihazının metronomu zamanı işaretleyince, her şey sakinledi. Vücudun ilaçlara yanıt vermeye ve kolların rahatlamaya başladı.

Kalp atışların, ürkütücü yavaşlıktaydı ve ilaç tedavisine cevap verdi. Güzel mavi gözlerinin bebekleri küçülmüştü. Buraya geldiğin ilk dakikalarda, ellerim vücudunda, travma odasında bilgileri haykırıyor, yardım için yalvarıyordum. Bu küçük kasaba hastanesi, senin küçük hayatın ve devasa yaralanın tedavisi için gerekli olan malzemeler ile sana yardım etmeye hazır olanlara sonsuz minnettarım.

Müdahale sırasında ilgi ile, seni sevdiğin insanlara kavuşturmaya çalışmalarımız ve yanında oluşumuz ile elimizden geleni yaptık.

Pompalar ve solunum cihazlarıyla sanki mumya halinde kapıdan çıktığında, önceki çılgın telaşımız yavaşlamıştı. Sen benim sorumluluğumdan çıkarken, ben de seni seven, senin savaşında yanında olan kişilere baktım. Bir adam vardı, geldiğinde yalanlar söylerken gözlerime bakamadı. Düşüp duvarın köşesine kafanı çarptığını söyledi. Benim gerçeği bildiğimi farkettiği halde...

Seni merak ettim ve endişelendim. Gözlerimi kapattığımda alnını ve hayatının bu kısmı arasında bölünen çizgiyi görebiliyorum. Sol elindeki istem dışı kasılmayı gördüm, mucize diledim senin için. Küçük kasabalardan, hikayenden küçük kırıntılar duydum. Ameliyatın söylentilerini duydum ve o pazar gününden önce çekildiğin gülümseyen, mutlu bir çocuk olduğun anların fotoğrafını gördüm. Eve gittiğini duyduğum gün içim buruldu. Bunu sana yapan kötü adamın gazetedeki haberini okudum, tüm bunlar bebek bezinin değişimini bekleyemediğin içindi... Sonra bir sabah, aynı acil bölümüne geri döndüm, annenin çığlığını ilk duyduğumda bulunduğum sandalyede oturuyordum. Telsizden gelen haber nefes almakta zorluk çeken bir bebekti, senin olduğunu biliyordum.

Kafandaki yumru geçmiş, yerini bir çeşit yara izi almıştı. Cildin, beyin hasarlı hastalarda çok yaygın görülen balmumu gibi bir görünüm almıştı. Bunun, yaralanma veya tıbbi bakım nedeniyle gerçekleşen bir şey olup olmadığından emin değilim, ama bu pırıltıyı her yerde tanırım.

Annenle tekrar konuştum. Bana sarıldı ve bebeğini kurtardığım için teşekkür etti. Büyükannen inanılmaz; seni durmadan harika bir şekilde seviyor ve seninle ilgileniyor. Birlikte biraz daha zaman geçirmeliyiz, ama muhtemelen her iki ziyaretimizi de hatırlamıyorsun. Onları asla unutmayacağım.

Yatakta uzanırken, benzediğini umduğum şeyin bir hayalini gördüm gibi oldu ve açıkçası mutlu oldum. Moana'yı seviyorsun, bu yüzden annen tekrar tekrar oynatıyor senin için. Mutluluğu biliyor musun bilmiyorum ama acıyı bildiğin kesin. Hemşire damar yolu için bir bölgeyi ararken, elinden gelenin en iyisini yapıyor, yüzünü buruşturup çekmeye çalışıyorsun. Umarım bildiğin tek şey bu acı değildir.

Umarım beni affedersin. Gitmek için çok yakındın ve bunu başaramayacağım diye çok korktum. Bunu yapmanın göreceli olacağını biliyordum ve kurtardığım hayatın en iyi ihtimalle sorunlu olacağını biliyordum. Umarım bir parçan neşe duyar ve bu acıyı gölgede bırakır. Umarım biraz hatırlarsın, çünkü seni asla unutmayacağım.

Merak ediyorum: Seni iyi bir yaşam için mi kurtardım? Bunu yaptığım için memnun musun? Annen ve büyükannen bana bunun için teşekkür eder mi? Seni kurtardığım için beni affedebilecek misin?

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Daha fazla veya daha az alkışlayarak, bize hangi yazılarımızın daha fazla ilgi çektiğini gösterebilirsiniz.
Kaynak:

Torree McGowan.
Will You Forgive Me for Saving You?
N Engl J Med 2018
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
İlgili Kanser Haberleri
Kanser tanılı sevdikleriniz için 7 güzel sevgililer günü hediye fikri
Kanser tanılı sevdikleriniz için 7 güzel sevgililer günü hediye fikri
Ünlüler ve Kanserleri
Ünlüler ve Kanserleri
Bir dokunuş, bir koku, önce hüzün, sonra gülümseme ve umut veren bir hikaye
Bir dokunuş, bir koku, önce hüzün, sonra gülümseme ve umut veren bir hikaye
Antalyalı Noel Baba: Yardımseverliğin Sembolü ve Hikayesi
Antalyalı Noel Baba: Yardımseverliğin Sembolü ve Hikayesi