Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Kanser belirtileri - Onkoloji sözlüğü - Kaynağı bulunamayan tümörler için yeni bir kanser belirtisi Perikardit - kalp zarı iltihabı
Kaynağı bulunamayan tümörler için yeni bir kanser belirtisi Perikardit - kalp zarı iltihabı

Kaynağı bulunamayan tümörler için yeni bir kanser belirtisi Perikardit - kalp zarı iltihabı

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
19.07.2017

Son yapılan çalışmalara göre perikardit (kalp zarı iltihabı), kanserin erken bir belirtisi olabilir. Danimarka’da yapılan bu çalışmada perikardit gelişiminden 3 ay sonra, özellikle non-Hodgkin lenfoma, akciğer kanseri ve myeloid lösemi olmak üzere kanser gelişme riskinin arttığı gözlenmiştir.

Perikardit, kalbi saran zarların iltihabıdır. Bu zarlar arasında anormal sıvı (perikardiyal efüzyon) olup olmamasına göre fibrinöz (kuru) perikardit ve efüzyonlu (ıslak) perikardit olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Efüzyon, vücut boşluklarına sıvı birikmesidir. Perikardiyal efüzyon ise kalbi saran perikardın iki zarı arasına aşırı sıvı birikmesidir. Perikardit tanısı, bu durumdan şüphelenilen hastalarda kan testi ve kalp ulstrasonu ekokardiyogram (EKO) veya diğer görüntüleme yöntemleri ile konulur.

Çalışma sonuçlarına göre efüzyonlu perikarditin daha sıklıkla kanserle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Perikarditin en önemli belirtilerinin perkardiyal efüzyon ile ortaya çıktığını ancak efüzyonlu perikarditin yanında fibrinöz perikarditin de risk faktörü olduğunu belirtmek gerekmektedir. Bu gelişmelerin ardından çalışmayı yürüten Dr. Erik Botker, perikardit geçirmiş hastalarda doktorların kanser gelişme riskini de artık aklında olması gerektiğini belirtmektedir.

Çalışmada 1994-2013 yılları arasında daha önce kanser tanısı almamış, akut (ani başlangıçlı) perikardit geçirmiş 13.759 hasta izlenmiş, bunlardan 1550 hasta ilerleyen yıllarda kanser tanısı almıştır. Bu hastalar ile normal kanser tanısı 1070 kanser hastası karşılaştırıldığında; perikardit geçirmiş hastalarda 1.5 kat daha fazla kanser geliştiği görülmüştür. Bu artış ağırlıklı olarak akciğer, böbrek, mesane kanseri, lenfoma, lösemi ve metastatik kanserlerde görülmektedir. Perikardit olup ilerleyen yıllarda kanser gelişen 1550 hastadan 376 hastada ilk 3 ay içerisinde kanser gelişmiş, bu hastaların yarısından fazlasının (210) akciğer kanseri olduğu gözlenmiştir. Ayrıca 3 ay içerisinde kanser gelişme riski perikarditli hastaların normal popülasyona göre 12 kat daha fazla olduğu saptanmıştır.

İlk 3 ay içerisinde en belirgin olarak hematolojik (kan ve kemik iliğinden kaynaklanan) kanserlerin görülme riskinde artış görülmüştür. Non-Hodgkin lenfoma için 30 kat, myeloid lösemi için 49 kat artmış risk görülmektedir.

Araştırmacılar 1550 hasta ile daha önce perikardit geçirmemiş 7664 kanserli hastayı karşılaştırdıklarında ise perikardit geçirmiş kanser hastalarında 3 aylık sağ kalım %80 oranında bulurken, perikardı geçirmemiş kanser hastalarında ise %86 olarak bulunmuştur.

Bu çalışmadan çıkarılan asıl sonuç, yeni tanı almış kardiyovasküler hastalıkların, özellikle perikarditin, bazı kanserlerin erken belirtisi olabileceğidir. Burada sorulması gereken başka bir soru, perikardit bir kanser belirtisi midir, yoksa altta yatan nedeni araştırmamız için işaret midir? Bu sorunun cevabına henüz ulaşabilmiş değiliz.

JAMA Kardiyoloji'de yayımlanan önceki bir çalışmada da sık görülen bir kalp ritim sorunu olan atrial fibrilasyon ile kanser arasında ilişki olabileceği belirtilmiştir. Bu gelişmeler üzerine kardiyovasküler hastalıklarla gelecek kanser teşhisi arasında ilişkinin olabileceği düşünülmektedir.

Bu ilişkinin tam olarak nedeni bilinmese de inflamasyonun perikardit ve kanser gelişiminde rol alması bu ilişkinin nedeni olarak şüphelendirmektedir. İkili arasında kuvvetli ilişki olduğu görülmektedir; bundan sonra araştırılması gereken konu perikarditin oluşması vücudumuzda bir şeylerin yanlış gittiğinin göstergesi mi yoksa kanser üzerine daha özenli bir araştırma yapılması gereken bir belirteç midir?

Bu bilgiler ışığında perikarditin, kaynağı bulunmayan kanserler için ilk kanser belirtisi olabileceğini, bunun yanında fibrinöz perikarditte de görülmesine rağmen asıl risk faktörünün efüzyonlu perikardit olduğunu belirtmektedir. İleride perikardit tanısı almış hastalara kanser şüphesi yönünden farkındalığın artacağını düşünmekteyiz.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
- Hayır
Kaynak:

1. Kirstine Kobberøe Søgaard, Dóra Körmendiné Farkas, Vera Ehrenstein et. al.
Pericarditis as a Marker of Occult Cancer and a Prognostic Factor for Cancer Mortality.
Circulation. 2017

2. Eva B. Ostenfeld, Rune Erichsen, Lars Pedersen et. al.
Atrial Fibrillation as a Marker of Occult Cancer.
PLoS One. 2014
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Tüm zamanların en popüler 10 alternatif tedavisi
Tüm zamanların en popüler 10 alternatif tedavisi
İkinci CAR-T canlı kanser tedavisinin FDA onayı alması heyecan yarattı
İkinci CAR-T canlı kanser tedavisinin FDA onayı alması heyecan yarattı
Eşler arasındaki ilişkiyi kanser tanısı nasıl etkiler ve öneriler
Eşler arasındaki ilişkiyi kanser tanısı nasıl etkiler ve öneriler
Kalıtsal meme kanserli kişiler nasıl takip ve tedavi edilmeli?
Kalıtsal meme kanserli kişiler nasıl takip ve tedavi edilmeli?