Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp - Kemoterapi sırasında antioksidan, omega-3 ve diğer bazı takviyeleri kullanmanın zararları gösterildi

Kemoterapi sırasında antioksidan, omega-3 ve diğer bazı takviyeleri kullanmanın zararları gösterildi

Kemoterapi sırasında antioksidan, omega-3 ve diğer bazı takviyeleri kullanmanın zararları gösterildi
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
28.12.2019

Meme kanseri için kemoterapi görürken takviye almak o kadar iyi bir fikir olmayabilir. Journal of Clinical Oncology adlı önde gelen bilimsel kanser dergisinde 19 Aralık 2019’da yayımlanan ve bini aşkın sayıda hastayı kapsayan bir çalışma, antioksidanlar, demir, B12 vitamini ve / veya omega-3 yağ asidi takviyeleri alan hastaların, almayan hastalardan daha kötü sonuçlara sahip olduğunu buldu.

A, C ve E vitaminleri de dahil olmak üzere herhangi bir antioksidanın yanı sıra karotenoidler ve koenzim Q10'un kullanıldığını bildiren hastaların, kemoterapi tedavisi sırasında ve öncesinde takviyeleri kullanmaları durumunda kanser nüksü (tekrarı) yaşama olasılıkları % 41 daha fazlaydı.

B12 vitamini, demir ve omega-3 yağ asidi takviyesi alan hastalar, meme kanseri nüksü ve ölümü açısından önemli ölçüde daha yüksek risk altındaydı.

Bununla birlikte, multivitaminlerin kullanımı her iki şekilde de sonuçları etkilememiştir.

Kemoterapi öncesi ve sırasında herhangi bir antioksidan kullanan hastalarda meme kanserinin nüks ve ölüm riskinin arttırdığı bulundu. B12 vitamini, demir ve omega-3 yağ asidi kullanımı da daha kötü sonuçlarla ilişkilendirildi.

Son yirmi yılda, küçük ama büyüyen bir veri kütlesi, antioksidan takviyelerinin kanser hastaları için zararlı olabileceğini düşündürmektedir (bakınız bu konudaki önceki çalışmalar). Altta yatan mekanizmalar net olmasa da, bazı erken araştırmalar antioksidanların en azından malign melanom ve akciğer kanserinde metastazı teşvik edebileceğini düşündürmektedir.

Yüksek nüks ve ölüm oranları

Bu çalışma, meme kanseri hastalarına doksorubisin, siklofosfamid, paklitaksel içeren çeşitli tedavi rejimlerini almak için SWOG (S0221) tarafından yürütülen bir faz 3 denemesi olan Diyet, Egzersiz, Yaşam Tarzı ve Kanser Prognozu (DELCaP) çalışmasından veri kullandı. Katılımcılar, rastgele ve tedavi tamamlandığında olmak üzere iki ayrı zaman noktasında takviyeleri kullanmaları hakkında sorgulandı.

Toplam 1134 hasta her iki anketi de doldurdu. Bu grupta 251 nüks ve 181 ölüm oldu. Hastalık nüksü yaşayan veya ölenlerin ileri yaşta olma, postmenopozal (menopoz sonrası dönem) olma ve daha yüksek vücut kitle indeksine (VKİ) sahip olma olasılıkları daha fazlaydı. Aynı zamanda bazı prognoz (hastalık gidişatı) faktörlerininin kendileri için kötü olduğunu rapor ettiler (dört veya daha fazla pozitif lenf nodu, östrojen reseptörü negatifliği, progesteron reseptörü negatifliği, insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2 negatifliği).

Yazarlar, literatürdeki önceki raporlara kıyasla, bu çalışmada hastalar arasında takviye kullanımının düşük olduğunu ve tedavi sırasında düşme eğiliminde olduğunu belirtmektedir. Hastaların sadece % 17.5'i tedavi sırasında herhangi bir antioksidan (A, C ve E vitaminleri, karotenoidler veya koenzim Q10) kullandı ve% 44'ü multivitamin aldığını belirtti.

Genel olarak, hem tedavi öncesinde hem de tedavi sırasında herhangi bir antioksidan kullanan hastalar, daha fazla kanser nüksü ve ölüm riski altındaydı. Tedaviye başlamadan önce veya sadece kemoterapi sırasında antioksidan kullananlar arasında herhangi bir ilişki gözlenmemiştir.

Herhangi bir zamanda antioksidan içermeyen takviye multivitamin ve D vitamini kullananlarda herhangi bir ilişki gözlemlenmedi.

B12 takviyesi, tedavi öncesinde ve sırasında kullanıldığında daha kötü hastalıksız sağ kalım ile ilişkiliydi. Demir takviyesi, tedavi sırasında alındığında ve kemoterapi öncesinde ve sırasında kullanıldığında daha fazla nüks ve ölümle ilişkiliydi. Hem tedavi öncesi hem de tedavi sırasında omega-3 yağ asitlerinin alınması, daha kötü hastalıksız sağ kalım ile ilişkiliydi, ancak genel sağ kalım ile ilişkili değildi.

Yazarlar, birçok gözlemsel çalışmada olduğu gibi, seçim, hatırlama ve karıştırıcı önyargıların yanıltma potansiyeli olduğunu belirtmektedir. Bazı araştırmacılar, kanser hastalarının % 60'ından fazlasının adjuvan (koruyucu) tedavisi sırasında antioksidan takviyeleri aldığını bildirmiş olsa da, bu çalışmada geçerli değildi. Antioksidan ve diğer takviyeleri alan hasta sayısının az olması istatistiksel gücü azalttı.

Çalışma, Meme Kanseri Araştırma Vakfı ve Roswell Park Kapsamlı Kanser Merkezi'nden gelen hibelerle desteklendi. DELCaP deneyi kısmen Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI), Kanser Önleme Bölümü, SWOG NCI Topluluk Onkoloji Araştırma Programı, Ulusal Klinik Araştırmalar Ağı ve Amgen tarafından desteklenmiştir.

Herhangi bir kanser teşhisi konan kişiler, doktorlarıyla vitamin veya diğer takviyeleri almaları gerekip gerekmediği hakkında konuşmalıdırlar. Antioksidanlar dahil olmak üzere vitaminlerini ve minerallerini yiyeceklerden almaya çalışmak en doğrusudur. Sağlıklı ve dengeli bir diyetle vücudunuzun ihtiyacı olan tüm besinleri kemoterapi alırken bile alabilirsiniz.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.