Kemoterapi, kanser hücrelerini etkili bir şekilde yok etmeye yardımcı olurken, hızlı bölünen bazı normal hücrelere, özellikle de bağışıklık sistemini oluşturan hücrelere zarar verebilir ve bu hücreleri zayıflatabilir.

Sağlıklı bir beslenme modeli uygulamak, egzersiz yapmak ve önlenebilir hastalıklardan kaçınmak, bu gibi yan etkilerin önüne geçilmesine yardımcı olabilecek bazı yöntemlerdir.

Ayrıca stresi azaltmak, iyi uyumak ve alkol ile tütün kullanımından kaçınmak da bağışıklık sisteminin korunmasına yardımcı olacaktır.

kemoterapi sırasında bağılıklık sistemini güçlü tutmanın yolları zihin diagramı

Besleyici ve Dengeli Beslenme

Kemoterapi sırasında dengeli ve besleyici beslenme enerjiyi artırır ve bağışıklık sistemini destekleyebilir.

Ancak kemoterapi ve diğer kanser tedavileri, besin tüketimini etkileyebilecek yan etkilere neden olabilir. Kemoterapi aynı zamanda vücudun besin maddelerini işleme ve metabolize etme şeklini de etkileyebilmektedir.

Kemoterapinin beslenme üzerine yaygın yan etkileri arasında şunlar bulunur:

  • Tat ve koku değişiklikleri
  • İştah kaybı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Kabızlık
  • İshal

Kanser tedavisi gören kişiler, enerjilerini korumalarına ve tedavi yan etkileriyle başa çıkmalarına yardımcı olmak için ek besin maddelerine ihtiyaç duyabilirler. Bu nedenle kanser tedavisi gören kişiler, tedavi gördükleri merkezde onkoloji diyetisyenleri tarafında takip edilmeleri önemlidir.

Kalori ve protein alımını artırmak içinse şu önerileri sunmaktadır:

  • Gün boyu sık atıştırmak
  • Sevdiğiniz yiyecekleri tercihe tmek
  • Sadece aç hissettiğinizde değil, birkaç saatte bir yemek yemek
  • Yüksek kalorili ve yüksek protein içeren içecekler, örneğin milkshake ve sıvı takviyeler içmek
  • Yemek sırasıdan ziyade, öğünler arasında sıvı tüketmeye yönelmek, öğünlerde tokluk hissini azaltmak için
  • İştahı artırmak için yemeklerden önce hafif egzersiz yapmak
  • Gerekirse onkoloji uzmanı tarafından reçete edilebilen iştah artırıcı ilaçları kullanmak

Yine de kişiye özel daha detaylı ve özenli hazırlanmış bir beslenme programı için bir uzmandan yardım alınması daha iyi olacaktır.

Egzersiz Yapmak

Kanser tedavisi söz konusu olduğunda, egzersiz, en az kanser ilaçları kadar önemlidir.

Egzersiz genellikle kanser tedavisi öncesinde, tedavi sırasında ve sonrasında güvenlidir. Kişinin tedavi yolculuğunun her aşamasında düzenli egzersizin aşağıdaki konularda iyileştirmelere yol açabileceğini ileri sürmektedir:

  • Beyin ve vücut fonksiyonları
  • Fiziksel sağlık, bunlar arasında:
  • Kemik sağlığı
  • Kas kuvveti
  • Hareket aralığı
  • Ruh sağlığı
  • Bağışıklık fonksiyonu
  • Uyku
  • İştah
  • Kilo yönetimi
  • Genel yaşam kalitesi

Düzenli fiziksel egzersiz aynı zamanda tedavi yan etkilerini de hafifletebilmektedir.

2022 yılında yapılan bir çalışma, kemoterapi sırasında ve sonrasında egzersiz programına başlamanın, uzun vadeli kalp-solunum zindeliği üzerinde daha olumlu etkileri olup olmadığını araştırdı. Çalışmaya 266 kanser hastası katıldı. 12 haftalık denetimli bir egzersiz programına katılan hastalar, ardından 12 haftalık denetlenmeyen egzersiz yaptılar.

Bir grup kemoterapi sırasında programı uygularken, diğer grup kemoterapiyi tamamladıktan sonra programı uyguladı. Araştırmacılar katılımcıların sağlık durumunu çalışma boyunca çeşitli aralıklarla değerlendirdi.

Kemoterapi sonrası egzersize başlayan insanlarla karşılaştırıldığında, kemoterapi sırasında egzersize başlayan insanlar:

  • Daha az yorgunluk
  • Daha az kas kaybı
  • Daha az toplam fitness/zindelik kaybı yaşadılar

Egzersiz programını tamamladıktan bir yıl sonra, her iki grup da:

  • Benzer düzeyde yorgunluk bildirdi
  • Kemoterapiye başlamadan önce sahip oldukları kas gücünü geri kazandılar
  • Kemoterapiye başlamadan önce bildiklerinden daha iyi bir sağlıkla ilgili yaşam kalitesi bildirdiler

Çalışmanın bu bulguları şunları önermektedir:

  • Kemoterapi sırasında egzersiz yapmak, kemoterapiyi tamamladıktan sonra egzersiz yapmaktan daha büyük sağlık faydalarına sahiptir.
  • Tedavinin herhangi bir aşamasında egzersiz, kemoterapi yan etkilerini azaltmaya ve hızlı toparlanmaya yardımcı olabilir.

Uyku

Uyku, hem zihinsel hem de fiziksel sağlık için önemlidir. İyi bir gece uykusu bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Kaliteli uyku ayrıca şunlara yardımcı olur:

  • Tansiyonu düşürme
  • İştahı artırma
  • Düşünme yeteneğini artırma

Ancak, kemoterapi veya diğer kanser tedavileri alan insanlar arasında uyku sorunları yaygındır.

Uyku sorunlarını yönetmek ve kemoterapi sırasında uyku kalitesini artırmak için şu ipuçlarını sunar:

  • Uykuya müdahale eden kanser belirtileri veya tedavi yan etkileri hakkında doktorunuza bilgi verin.
  • Bilişsel davranış terapisi (BDT) veya rahatlama terapisine başvurmayı düşünün.
  • İyi uyku hijyenini uygulayın, bunlar şunları içerebilir:
    • Yalnızca yorgun olduğunuzda yatağa gitme
    • Uyku ortamının karanlık, serin ve rahat olduğundan emin olma
    • Yatmadan birkaç saat önce televizyon veya bilgisayar ekranlarına bakmamak
    • Yatmadan birkaç saat önce egzersiz yapmamak
    • Yatmadan önce büyük bir öğün yememek

Alkolden Kaçınmak

2015 yılında yapılan bir çalışmaya göre, alkol bağışıklık hücrelerinin işlevini bozarak enfeksiyon riskini artırmaktadır. Ayrıca belirli kanser türleri için de büyük risk oluşturmaktadır. Çalışma, ara sıra da olsa aşırı alkol tüketiminin bağışıklık fonksiyonunu zayıflattığını belirtmektedir.

Alkol, belirli kemoterapi ilaçları ile etkileşime girebilir ve kişiyi rahatsız hissettirebilir. Bu nedenle kemoterapiyi reçeten eden uzmanın alkol tüketiminin güvenli olup olmadığı konusundaki tavsiyesini dikkate almak önemlidir.

Sigara ve Tütün Ürünlerinden Kaçınmak

Alkol gibi, sigara içmek de bağışıklık sistemine zarar verebilir ve enfeksiyon ve hastalıkla mücadele yeteneğini bozabilir.

Birçok kişi, kanser teşhisi aldıktan sonra da sigara içmeye devam etmektedir. Ancak bu davranış, şu riskleri artırmaktadır:

  • Sigara içmeye bağlı ikincil kanserler
  • Diğer kronik sağlık sorunları
  • Erken yaşam kaybı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), tütün dumanının bazı kemoterapi ilaçlarının vücudu nasıl metabolize ettiğini etkileyebileceğini belirtmektedir. Bunun da ilaçların kanseri yok etmek için daha az zamanları olduğu anlamına gelebileceğini vurgulamaktadır.

Özellikle, tütün dumanındaki kimyasallar, belirli kemoterapi ilaçlarının vücudu daha hızlı temizlemesine neden olabilir, bu da bu ilaçların kanseri yok etmek için daha az süresi olduğu anlamına gelir.

Sigarayı bırakmak isteyen kişiler için Amerikan Akciğer Derneği aşağıdaki rehberliği sunmaktadır:

  • Sigara bırakmaya yardımcı olabilecek ilaçlar veya kaynaklar hakkında bir uzmana danışın.
  • Sigarayı bırakma isteğinizi ailenize ve arkadaşlarınıza bildirin ve destek isteyin.
  • Sigarayı bırakmaya çalışan kişiler için çevrimiçi veya yüz yüze destek gruplarına katılın.
  • Sigarayı bırakma konusunda yardım hattıyla iletişime geçin. Bunun için ülkemizde Sağlık Bakanlığı Tarafından oluşturulan Alo 171 hattına başvurabilirsiniz.

Stresi Azaltmak

Kronik stres, glukokortikoid adı verilen bir steroid hormon sınıfının düzenini bozabilir. Bu hormonlar, kanser hücrelerinin kemoterapi ilaçlarına karşı dirençli hale gelme riskini artırabilir. Ayrıca, bağışıklık sistemini de kanser hücrelerini algılayamamaları ve yok edememeleri konusunda engelleyebilir.

Kanserle yaşayan ve kanser tedavisi gören kişiler için stres yönetimine dair şu ipuçları şunlardır:

  • Kanser tedavisi sırasında ve sonrasında düzenli fiziksel aktivite yapın.
  • Bir uzmandan, ruh sağlığı profesyoneline yönlendirme isteyin.
  • Bilişsel davranış terapisi (BDT) gibi konuşma terapisi deneyin.
  • Kanserle yaşayan insanlar için çevrimiçi veya yüz yüze destek gruplarına katılın.

Enfeksiyonlardan Korunma

Kemoterapi, geçici olarak enfeksiyonla savaşan beyaz kan hücrelerinin (BKH) sayısını azaltabilir. Bu, bağışıklık sistemini zayıflatır ve kişiyi enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale getirir.

Kemoterapi sırasında enfeksiyonlardan kaçınmak için şunlar yapılabilir:

Düzenli el yıkama alışkanlığı: Kemoterapi alan kişilerin enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olmak için ellerini düzenli olarak ve temizce yıkamalıdır. El yıkarken aşağıdaki durumlara özellikle dikkat edilmeli:

  • Burnu silmek, öksürmek veya hapşırmaktan sonra
  • Tuvaletten çıktıktan sonra
  • Bebek bezini değiştirdikten veya bir çocuğun tuvaletini kullanmasına yardımcı olduktan sonra
  • Evcil hayvana dokunduktan veya onun temizliğini yaptıktan sonra
  • Yemek hazırlamadan, pişirme sırasında ve yemek yedikten sonra
  • Çöp dokunduktan sonra
  • Açık bir yaranın üstünü ve altını dokunmadan önce ve sonra

İyi gıda hijyeni uygulama: Kemoterapi sırasında, bakteriler, virüsler veya parazitlerden kaynaklanan gıda kaynaklı hastalıkları kapma riski özellikle yüksektir.

  • Kemoterapi ve diğer kanser tedavileri sırasında gıda güvenliğini sağlamak için aşağıdaki önerileri dikkate alabilrsiniz:
  • Perakende satılan gıdaları satın aldıktan veya hazırladıktan sonraki 2 saat içinde 4°C veya daha düşük sıcaklıklarda buzdolabına koyun.
  • Çiğ eti, hazır gıdalardan uzakta kapalı kaplarda saklayın.
  • Et, tavuk ve balığı buzdolabında veya mikrodalga fırında çözün, oda sıcaklığında değil.
  • Çiğ ve pişmiş etler için farklı kesme tahtaları kullanın.
  • Meyve ve sebzeleri kabuklarını veya hazırlamadan önce akan su altında iyice yıkayın, etiketlerinde "önceden yıkanmış" olsalar bile.
  • Konserve gıdaların üstünü açmadan önce yıkayın.
  • Pişirme sırasında yemek karıştırmak ve tadını almak için farklı araçlar kullanın.
  • Bozuk veya küf kokulu ürünleri atın.

Başka hastalıklardan kaçınmak için diğer ipuçları:

  • Toplu taşımayı kullanıldıktan veya umumi bir yere gidildikten sonra elleri yıkamak
  • Sabun ve su bulunmadığında elleri temizlemek için alkol bazlı el dezenfektanı kullanmak
  • Kalabalık yerlerden kaçınmak
  • Yoğun alanlarda yüz maskesi takmak
  • Ateşi veya enfeksiyonu olan herhangi bir kişiden uzak durmak
  • Yıllık grip aşısı yapmak ve diğer ev halkını da yapmaları için teşvik etmek
  • Ev veya iş ortamındaki yüzeyleri temizlemek ve dezenfekte etmek için nemli antibakteriyel temizlik mendilleri kullanmak
  • Günlük banyo yapmak ve tedavi gerektirebilecek yaraları kontrol etmek
  • Güzellik salonlarında veya spa merkezlerinde manikür veya pedikürden kaçınmak
  • Sıcak küvetleri veya dış mekanlardaki yüzme havuzlarını kullanmamak
  • Havlu paylaşmamak
  • Diğer insanlarla çatal veya bardak paylaşmamak

İlgili konu: Kanser Hastaları için Grip ve Zatürre Aşısı Önerileri

Kemoterapi Sırasında Bağışıklık Sistemin En Zayıf Olduğu Dönem

  • Farklı kanser tedavileri arasından kemoterapi, bağışıklık sistemini en çok zayıflatan tedavidir.
  • Kemoterapi beyaz kan hücrelerinin sayısını azaltır. Nötrofiller, enfeksiyon belirtilerini gösterdiğinde patojenleri öldüren vücudun ilk savunma hattı olarak görev yapan beyaz kan hücrelerinin bir türüdür.
  • Nötrofil seviyeleri ilk kemoterapi döngüsünden yaklaşık 1 hafta sonra düşmeye başlar ve bir sonraki tedavi döngüsünden önce tekrar yükselmeye başlar (bakınız Lökopeni, Nötropeni ve Nötropenik Ateş Nedir? Belirtileri ve Nedenleri).
  • Kemoterapi alan bir kişiden, bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığını değerlendirmek için düzenli kan testleri alınır. Düzenli takip, uzmanların bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığını değerlendirmelerine yardımcı olabilir.

Özetle Kemoterapi Boyunca Bağışıklık Sistemi

Besleyici yiyecekler yemek, düzenli egzersiz yapmak ve iyi uyumak, kemoterapi sırasında bağışıklığı güçlendirmenin iyi yollarıdır.

Diğer yöntemler ise stres seviyelerini yönetmek, alkolü sınırlamak veya tamamen bırakmak ve sigarayı bırakmaktır. Ayrıca bakteri ve virüslere karşı korunmakta bu yollar arasındadır. Bağışıklık sisteminin kemoterapi sırasında güçlendirilmesi için daha kişiselleştirilmiş tavsiyeler için uzmanlara danışılabilir.

*

Görselin açıklaması: Yazının görseli Microsoft Copilot tarafından şu komut ile oluşturulmuştur: "Kemoterapi sırasında bağışıklık sistemini güçlü tutmanın yollarını görselleştirir misin?"