Mavi akrep zehri nedir?

Akrepler, kuyruklarında avlarını felç etmek ve kendilerini korumak için kullandıkları zehirli bir iğne taşırlar. Zehrin içeriği akrep türünü göre değişiklik göstermekte birlikte, Dünya çapında 1500’den fazla akrep türünün yalnızca küçük bir kısmı insanlar için ölümcül nitelik taşımaktadır. Yüzyıllardır akreplerin tıbbi özellikleri olduğuna inanılmış ve akrepler birçok halk tıbbında çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Özellikle Geleneksel Çin Tıbbı’nda ağrı, spazmlar ve nöbetlerin tedavisinde sıkça kullanılmıştır. Akrepler son yıllarda ise, anti-kanser özellikleri olduğu iddia edilen zehirleriyle ön plana çıkmaktadır. Özellikle Escozine, Escozul, Vidatox piyasa isimleriyle pazarlanan mavi akrep zehri, anti-kanser etkiler açısından en popüler olanıdır.

Escozine, Escozul, Vidatox ticari isimleriyle Küba’da üretilip pazarlanmaya başlanan mavi akrep zehrinin anti-kanser, anti-inflamatuar, analjezik birçok özelliğinden bahsedilmektedir. Ancak üretici firmalar, hakemli dergilerde bu iddialarını kanıtlayan hiçbir çalışma yayımlamamıştır. Nitekim Küba’da hükümet, 2009 yılında verilerin yetersiz olması nedeniyle Escozine/Escozul kullanımını resmen reddetmiştir. Bu zamandan sonra firma üreticileri ürünün, zehrin defalarca kez seyretilmesiyle elde edilen versiyonu olan Vidatox ismiyle ürünü dünya çapında pazarlamaya başlamıştır. Vidatox adlı ürünün 20 damlalık (30 ml) bir kutusu 150-250 tl civarında satılmaktadır. Bu da umut tacirliğinin ne derece bir hacme sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

2016 yılında, Küba’da bulunan T. C. Havana Büyükelçiliği’nden yapılan duyuruda; Vidatox adlı ürünü, tedavi amaçlı Kübalı onkologların dahi hastalarında kullanmadığı bildirilmiş ve bu ürünü almayı düşünen T. C. vatandaşları uyarılmıştır. Önde gelen onkoloji kuruluşlarından Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi de akrep zehrinin herhangi bir kullanımına ilişkin kanıt olmadığı konusunda uyarmaktadır. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ise, bu ürünleri değerlendirmeye dahi almamıştır.

.

.

mavi akrep zehri hangi durumlar için kullanılır

Hangi durumlar için kullanılır?

Birtakım laboratuvar ve hayvan çalışmaları doğrultusunda; akrep zehrinin ağrı kesici ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkilerinin olduğu, kanseri ve kanser tedavilerine bağlı yan etkileri tedavi ettiği iddia edilmektedir. Ancak bu iddiaların hiçbiri klinik çalışmalarla doğrulanmamıştır.

Yine laboratuvar çalışmalarıyla; akrep zehrinin bakteri, virüs, mantarlara karşı birtakım antimikrobiyal peptidler içerdiği, ayrıca sıtma mikrobuna karşı etkili olduğu bildirilmiştir.

.

.

mavi akrep zehiri Etki mekanizması nasıldır

Etki mekanizması nasıldır?

Farklı akrep zehri türlerinde çok sayıda farklı bileşenin olması ve bunların her birinin farklı özellikler taşıması, akrep zehrinin etki mekanizmasının anlaşılmasını güç kılmaktadır. Çoğu akrep zehri bileşeninin hücre zarında bulunan iyon kanalları üzerinden etki ettiği bilinmektedir. Bunun yanında yapısında disülfit köprüsü içeren bileşenlerin genellikle sinir sistemine karşı toksik etkilerden sorumlu olduğu gösterilmiştir. Akrep zehrinde bulunan bazı proteinlerin kanserli hücrelerde, hücre ölümünü tetikleyen bcl-2 ve FAS ligandına bağlandığı belirlenmiştir. Yapılan bir laboratuvar çalışmasında akrep zehrinin; kanserli hücre serilerinde hücre döngüsünü G0-G1 aşamasında durdurduğu görülmüştür. Bir başka laboratuvar çalışmasında ise, tümör baskılayıcı genleri tetikleyerek etki gösterdiği bildirilmiştir. Yine laboratuvar çalışmalarına dayanarak; akrep zehrinin ağrı kesici özelliği endojen opioid sistemini aktive etmesine bağlanmıştır. Fakat bu laboratuvar çalışmaları sonraki klinik çalışmalarla desteklenememiştir.

.

.

Akrep zehrinin kanserdeki etkilerine yönelik yapılan çalışmaların sonuçları nelerdir

Akrep zehrinin kanserdeki etkilerine yönelik yapılan çalışmaların sonuçları nelerdir?

Bilimsel literatürde akrep zehrinin anti-kanser özelliklerine ilişkin çok sayıda laboratuvar çalışması olmasına karşın, insanlar üzerinde yapılan klinik çalışmalar ve vaka sunumları mevcut değildir.

2010, 2011, 2014 yıllarında yayımlanan üç ayrı laboratuvar çalışmasında; akrep zehrinin meme kanserli hücre serilerinde apoptozu tetiklediği gözlenmiştir. 2016 yılında yayımlanan, meme kanserli ve mide kanserli hücre serileriyle yapılan laboratuvar araştırmalarından oluşan iki ayrı derleme çalışmasında da; akrep zehrinin anti-kanser etkilerinin olabileceği belirtilmiştir. Yine bir başka laboratuvar çalışmasında ise; insan lösemili hücre serilerinde, hücrelerin çoğalmasını engellediği belirtilmiştir. Yine ağız kanserli, kalınbağırsak kanserli, prostat kanserli ve akciğer kanserli hücre serilerinde yapılan çalışmalarda da benzer bulgular elde edilmiştir.

2016 yılında fareler üzerinde yapılan bir çalışmada; cilt kanseri gelişimini tetikleyen bir madde verilen farelerin bir kısmına akrep zehri verilmiş ve bu farelerde tümör gelişiminin daha az olduğu görülmüştür. 2016 yılında yayımlanan bir başka laboratuvar çalışmasında ise; akrep zehri, insan ağız kanserli hücre serilerinde programlı hücre ölümünü (apoptoz) tetiklerken, normal ağız epitel hücrelerinde tetiklememiştir.

Beyin tümörü hücreleriyle yapılan laboratuvar çalışmalarında; akrep zehrinde bulunan klorotoksin isimli peptid ile birtakım ümit vaat eden sonuçlar elde edilmiştir. Bu maddenin kemoterapi ilaçlarının kanser hücresine girişini kolaylaştırdığına, doğrudan hastalık alanlarına tedavi edici seviyelerde radyoterapi uygulanabilmesini kolaylaştıran özellikler taşıdığına dair bulgular elde edilmiştir. Yapılan bir laboratuvar çalışmasında; klorotoksin bileşeninden üretilen bir füzyon proteininin, pankreas kanseri hücrelerinin yayılmasını kolaylaştıran matriks metalloproteinaz-2 enziminin salınımı engellediği gösterilmiştir. Hayvan modelleri üzerinde yapılan bir başka laboratuvar çalışmasında da; klorotoksinin kanser hücrelerinin yayılmasında önemli bir faktör olan anjiogenezi (yeni damar oluşumu) engelleyici etkisinin olduğu bildirilmiştir. Ancak bu bulguların hepsi laboratuvar çalışması düzeyinde olduğundan değeri düşüktür ve net konuşmak için yetersizdir. Yine de akrep zehrinin içerisinde bulunan klorotoksinin, gelecekte kanser ilaçlarında kullanılabilecek aktif bir bileşen adayı olabilmesi olasıdır. Bunun yanında klorotoksin, bir tümör boyası olarak da denenmektedir. Yakın gelecekte akrep zehrinden elde edilen bu boyanın; en hassas cerrahi alanlardan olan beyin cerrahisinde, tümörün işaretlenerek çıkarılmasını kolaylaştırabileceği düşünülmektedir. 2010 yılında yayımlanan bir laboratuvar çalışmasında; klorotoksinin beyin kanserinde kullanılabilecek iyi bir nanopartikül taşıyıcı olabileceği, bu şekilde hem iyi bir görüntüleme sağlanabileceği hem de RNA üzerinden etkili tedavi ajanlarının kanser hücrelerine daha iyi ulaştırılabileceği belirtilmiştir. 2016 yılında yayımlanan bir derleme çalışmasında da klorotoksinin; nöroektodermal kökenli kanserlerde (beyin kanseri, melanom cilt kanseri gibi) tümör hücrelerine spesifik olarak bağlanabildiği ve bu şekilde hem görüntülemede hem de kanser hücrelerine ulaşan kemoterapi ilacı miktarının artırılmasında kullanılabileceği belirtilmiştir.

Daha önce de pek çok kez belirttiğimiz gibi laboratuvar çalışmaları bir ürünün/maddenin etkinliğine delil olabilecek, kullanımına dayanak sağlayabilecek güçte çalışmalar değildir. Nitekim bir maddenin laboratuvar ortamında bir hücreyi öldürmesi, diğer hücrelere zarar vermeden insan vücudunda da aynı etkiyi yapacağı anlamına gelmez. Aksine laboratuvarda kanser hücresini öldüren belki binlerce maddeden yalnızca birkaçı insan vücudunda da aynı etkiyi yaratabilmektedir. Nasıl ki; laboratuvarda kanser hücresine çamaşır suyu döküldüğünde o hücrenin ölmesi, çamaşır suyu içildiğinde kanserin tedavi olacağı anlamına gelmiyorsa bu ürünlerin laboratuvarda yarattığı etkilere de bu şüpheyle bakmak gerekir.

.

.

Akrep zehri güvenli bir madde midir

Akrep zehri güvenli bir madde midir?

İlaç olarak pazarlanan seyreltilmiş akrep zehri klinik çalışmalarla henüz insanlar üzerinde denenmediğinden, zehrin yan etkileri bilinmemektedir. Dolayısıyla bu; ürünün olumsuz bir etki yaratıp yaratmadığı, mevcut tedaviyi olumsuz etkileyip etkilemediği, kullanılan ilaçlarla etkileşime girip girmediğinin bilinmemesi anlamına gelmektedir. Öte yandan normal akrep zehrinin sinir sistemine karşı toksik (nörotoksik) etkileri bilinmektedir.

Bazı laboratuvar çalışmalarında; akrep zehrinin Fosfolipaz A2 enzimi içerdiğinden pıhtılaşma sistemini etkileyebileceği ve bu şekilde pıhtılaşma üzerine etkili ilaçlarla etkileşebileceği bildirilmiştir.

.

.

peki o zaman ne yapmak gerekir

Peki o zaman ne yapmak gerekir?

Sonuç olarak; bilimsel literatürde akrep zehrinin başta kanser olmak üzere sağlık problemlerinin herhangi birinde kullanıma ilişkin güvenilir hiçbir kanıt mevcut değildir ve alternatif tıp uygulamaları kapsamında değerlendirilir. Bazı akrep türlerinden elde edilen zehrin, laboratuvar çalışmalarında birtakım anti-kanser etkileri gözlense de klinik çalışmalarla bu zehrin insanlar üzerindeki etkileri ortaya konulmamıştır. Öyle ki; literatürde Akrep zehriyle iyileştiği bildirilen, hakemli dergilerde yayımlanmış tek bir vaka dahi mevcut değildir. Belki önümüzdeki yıllarda akrep zehrinin bileşenleri izole edilebilir ve aktif bileşen olarak ilaçların içerisinde yer alabilir. Ancak şu anki bilgilerle anti-kanser etkileri olduğu düşünülerek akrep zehrine başvurmak makul değildir. Şu anki bilgilerle akrep zehri bir ilaç, bir şifa değil; halen bir zehirdir.