Meme kanserinin geç nüks etmesinin (tekrarlama) yaşam kaybı üzerindeki etkisini araştırmak, hastalık gidişatını tahmin etmeye yarayan faktörleri değerlendirmek ve geç nüks sonrası sağkalımı erken nüks sonrası sağkalım ile karşılaştırmak için yapılan şimdiye kadarki en kapsamlı çalışmada, geç nüks gelişen kadınların, erken nüks yaşayan kadınlara kıyasla daha iyi hastalık gidişatına sahip olduğu bulundu.

NOT: Geç nüks, tanıdan en az 10 yıl sonra meydana gelen kanser tekrarı için kullanılan bir terimdir.

Danimarka'da yapılan bu çalışmanın raporu, Prof. Dr. Deirdre P. Cronin-Fenton ve ekibi tarafından, 16 Şubat 2022'de Journal of Clinical Oncology adlı dergide yayımlandı.

Yazarlar, günümüzde İskandinav ülkelerinde meme kanserli kadınların %72 ila %83'ünün birincil tanı ve tedaviden sonra en az 10 yıl hayatta kaldığını yazdı. Bununla birlikte, uzun vadeli hastalık gidişatı hakkında çok az şey bilinmektedir. 10 yıllık hastalıksız sağ kalan 20.315 kadın arasında bu çalışma grubundan elde edilen önceki veriler, 10 ila 32 yıllık toplam meme kanseri nüksü sıklığının %17 olduğunu göstermiştir. Geç dönemde meme kanseri nüks riski, östrojen reseptörü (ER) pozitif tümörleri ve lenf nodu tutulumu olan kadınlarda en yüksekti.

Bir Kanser Neden Geç Dönemde Tekrarlayabilir?

Geç nüks eden kanserlerin mikrometastazlardan (çok küçük kanser yayılım odakları) veya yeniden aktive olan ve çoğalan uykudaki kanser hücrelerinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Düşük riskli kanserler, yüksek riskli kanserlerden daha düşük reaktivasyon oranlarına sahiptir. ER-pozitif ve düşük riskli ER-negatif kanserler daha uzun uyku dönemlerine sahip olabilir. Bu tür daha az agresif biyolojik davranışın, meme kanseri nüksetmesinden sonra da hastalığın daha yavaş ilerlemesini teşvik etmesi muhtemeldir.

Geç meme kanseri nüksünden sonra sağkalımı araştıran az sayıda çalışma vardır. Özellikle tanıdan 10 yıl sonraki meme kanseri nüksünden sonra hastalık gidişatını öngörücü faktörlerin, yaşam kaybı üzerindeki potansiyel etkisini araştıran hiçbir çalışma yoktur.

Bu nedenle Danimarkalı araştırmacılar, meme kanserine özgü ve tüm nedenlere bağlı yaşam kaybı üzerindeki geç meme kanseri nüksünün etkisini araştırmak için topluluk gözlemine dayalı bir grup çalışması yürüttüler. Ana tümörün özellikleri ve geç nüksün ortaya çıkma bölgesi ve tedavisi dahil olmak üzere potansiyel prognostik (hastalık gidişatını öngörücü) faktörleri değerlendirdiler. Ayrıca, geç meme kanseri nüksünden sonraki sağkalım ile erken meme kanseri nüksünden sonraki sağkalımı karşılaştırdılar.

Danimarka Meme Kanseri Grubu ve diğer ülke çapındaki veritabanlarından, çalışma ekibi, 2004 ile 2018 arasındaki bir dönemde erken veya geç meme kanseri nüksü olan ve nüksden 6 ay sonra hayatta olan kadınları belirledi. Bu kadınları meme kanserinden yaşam kaybına, diğer nedenlerden yaşam kaybına, 10 yıla veya 31 Aralık 2018'e (hangisi önce gelirse) kadar takip ettiler. Çalışma ekibi, 1000 kişi-yılı başına yaşam kaybı oranlarını ve kümülatif meme kanseri yaşam kaybı oranlarını, erken ve geç nüks için ve birincil tümörün ve geç nüksün özelliklerine göre hesapladı.

Sonuçlar

  • Geç nüksü olan 2.004 hastadan 721'i meme kanserine bağlı yaşamını kaybetti ve bu kişiler için ortanca sağkalım 10 yıldı; yaşam kaybı oranı 1.000 kişi-yılı başına 84.8 ve 10 yıllık kümülatif yaşam kaybı oranı %50 idi.
  • Erken nüks olan 1.528 hasta arasında, ortanca sağkalım süresi 4 yıl olan 1.092 meme kanseri yaşam kaybı meydana geldi; yaşam kaybı oranı 1.000 kişi-yılı başına 173.9 ve 10 yıllık kümülatif yaşam kaybı oranı %72 idi.
  • Çalışma ekibi, erken nüks ile karşılaştırıldığında geç nüks gelişen hastalarda meme kanserine özgü yaşam kaybı riskinin %28 daha düşük olduğunu gözlemledi (HR 0,72; %95 güven aralığı 0,62 ila 0,85).
  • Geç nüks sonrası yaşam kaybı riskini artıran durumlar şunlar olarak belirlendi: ana tümörün evresinin ileri olması, uzak metastazlar, bölgesel nüks için adjuvan tedavi ve uzak nüks için sistemik tedavi.
  • Geç nüks sonrası yaşam kaybı riskini azaltan durumlar şunlar olarak belirlendi: ilk tanıda meme koruyucu cerrahi uygulanmış olmak, tekrarın uzak metastazlarla değil bölgesel olması, nüks cerrahi sonrası geç nüks.

Sonuç olarak, geç nükslü hastaların erken nükslü hastalara göre daha olumlu hastalık gidişatına sahip olduğu bulundu. Tekrarlayan hastalığın bölgesi, yani tekrarlamanın sınırlı ya da yaygın olup olmadığı, meme kanserine bağlı yaşam kaybı için, hastalık gidişatını öngörücü ana faktördü. Geç meme kanseri nüksü daha az agresif olduğu ve erken nüks ile karşılaştırıldığında daha iyi hastalık gidişatı ile ilişkili olduğu için, bu, geç meme kanseri nüksü gelişen hastalara bir miktar güvence sağlayabilir ve geç nüks sonrası yaşam kalitesini etkileyebilir. Gelecekteki çalışmalar, erken ve geç nüks biyolojisini ayırt etmeyi amaçlamalıdır.

Bu durumdaki hastalar için unutulmaması gereken bir diğer husus, bu çalışmanın bitim yılı olan 2018 civarı yaygınlaşan ve meme kanserli hastaların yaşamlarına çok önemli katkıda bulunan CDK 4/6 sınıfı kanser ilaçlarıdır. Çalışmanın takip yılları içinde doğal olarak bu fark yaratıcı ilaçların etkileri ölçülememiştir.

Çalışma Danimarka Kanser Derneği tarafından sağlanan hibelerle desteklenmiştir.