Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Umut veren öyküler - OncoTrust ekibimizden genetik mühendisi Okan Çakır, Edinburg Napier Üniversitesi yüksek lisansı birincilikle tamamladı
OncoTrust ekibimizden genetik mühendisi Okan Çakır, Edinburg Napier Üniversitesi yüksek lisansı birincilikle tamamladı

OncoTrust ekibimizden genetik mühendisi Okan Çakır, Edinburg Napier Üniversitesi yüksek lisansı birincilikle tamamladı

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
01.07.2018

Muharrem Okan Çakır ile tanışıklığımız 2008 yılına, o daha bir ortaokul öğrencisi olduğu döneme kadar uzanır. Akdeniz Üniversitesi’nde tıbbi onkoloji uzmanı olarak görev yaptığım yıllardı ve Okan’ın teyzesi hastam olmuştu. O zaman parlak zekalı bir çocuk olduğunu ve uzay bilimleri okumak istediği hatırlıyorum. Hatta bunun için amatör teleskoplar edindiğini, geceleri gökyüzünü izlemeyi sevdiğini annesi anlatırdı. Daha çok küçük bir çocukken Okan’ın bakımı ve büyütülmesinde büyük emekleri olan teyzesi, ileri evre over kanseri idi ve birkaç yıl içinde hastalığa bağlı yaşamını kaybetti. Bunun Okan’ı çok etkilediğini, hatta teyzesine bu hastalığın tedavisinde anlamlı işler yapmak üzere söz verdiğini biliyorum. Evet, Okan daha ergenlikten gençliğe geçtiği yıllarda ne olmak istediğine karar vermişti.

Bazen mesleğiniz sizi seçer!

Kanser tıbbı ile uğraşan ve şimdiye kadar onbinlerce hastanın hekimliğini yapmış biri olarak aslında benzer hikayelerle çok karşılaştım, fakat Okan kendi hikayesini farklı sürdürdü. Öyle ki, gerçekten teyzesine verdiği sözü tuttu; uzak gökleri araştırmaya duyduğu tüm heyecanı çok yakınlara, bedenimizin içinde olup bitenlere çevirdi.

Daha lise yıllarında iken, kanserin kompleks ve hücresel boyutta genetik bir hastalık olduğu kısmen anlamış ve eğer bir kanser araştırmacısı olacaksa, farklı bir yol izlemesi gerektiğini düşünerek üniversite seçiminde genetik mühendisliğini bölümünü tercih etmişti.

Teyzesinin vefatından sonra 2015 yılına kadar Okan’la görüşmedik, taa ki tatlı bir tesadüfe kadar. Okan 2015 yılında Yeditepe Üniversitesi Genetik Mühendisliği Bölümü’nü başarı ile bitirip İskoçya Glasgow’da yüksek lisansa kabul almış. Ama o dönemler mide şikayetlerinden muzdarip ve yurt dışına çıkmadan önce annesi ile bu şikayetini çözmek üzere benim çalıştığım hastaneye gelmiş. Gastroenteroloji doktorunu beklerken yanlışlıkla benim poliklinik kapımın önünde durmuş. Kapıyı açtığımda Okan’ı ve annesini gördüm, tabi Okan’ı hemen tanıyamadım, çünkü 7 yıl önce gördüğüm çocuğun neredeyse iki katı boyunda bir delikanlı olmuştu, fakat annesini hemen tanıdım. Ne için burada olduklarını sorduğumda ise Okan’ın hikayesini ve bir kanser araştırmacısı olarak yakında gurbet yollarına düşeceğini öğrendim. Hemen odaya geçtik ve kanser tıbbı üzerine biraz sohbet ettik ve sonra da hiç ayrılmadık.

Okan, Glasgow’da, normal dokuyu taklit eden, insan klinik çalışmaları öncesi yapılan laboratuvar deneylerini daha kaliteli hale getirecek ve hatta hayvan deneylerinin bir kısmının yapılma gerekliliğini ortadan kaldıracak, 3 boyutlu doku mikroçipleri üzerine çalışmaya başladı. Çok da güzel işler çıkardı. Hatta yaptığı çalışmalardan biri ülkemizde düzenlenen Ulusal Kanser Kongre’sinde birincilik ödülü aldı. Fakat, burslu bir şekilde yüksek lisans programına devam ederken, Birleşik Krallık'ta Brexit oylaması yapıldı ve halkın tercihi Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması yönünde oldu. Bir Avrupa Birliği Projesi ile yüksek lisansına devam eden Okan için bu büyük hayal kırıklığı oldu ve ülkemize dönmek zorunda kaldı. Ama bu çok daha güzel bir başlangıcın ilk adımları idi.

Temel ve klinik bilimlerin buluşması

Okan, Brexit nedeniyle Antalya’ya döndüğünde çok daha yakın çalıştık ve aslında bu talihsiz gibi görünen olay herkes için güzel bir fırsata dönüştü. Temel bilimlerle uğraşan birçok bilim insanının en büyük sıkıntısı, uğraştığı ve belki bir ömür harcadığı konuda, asıl sorunu yaşayan kişilerle yani hastalarda direkt temas edememektir. Hastayla ve hastanın gerçek sorunları ile direkt temas edemeyen, bir başka ifade ile klinikten uzak kalan kanser profesyonelleri, olumlu sonuçlara götürecek doğru soruları sormakta zorluk yaşayabiliyor. Tersi bir şekilde, yoğun bir tedavi temposu içinde bulunan biz klinisyenler de, giderek derinleşen ve genişleyen bilimin ve teknolojinin temposunu yakalamakta zorlanabiliyoruz. Bu nedenle birlikteliğimiz güzel ve yeni bir öğrenme sürecini başlatmış oldu.

Okan’la bilgi ve deneyimlerimizi paylaşma ve bilimsel çalışmaların yanında, çocuklara kanser tıbbını anlatan sosyal projeler de yaptık. Hem bu süreçte hem öncesinde mentorluk yaptığım başka genç arkadaşlarım ile, kanser profesonellerinin yanında bilgisayar mühendisi, tıp öğrencileri, sanat terapisti, yazılım uzmanı, tıp bilişimi uzmanı, palyatif bakım uzmanı gibi birçok farklı disiplinin yer aldığı OncoTrust ekibimizi kurduk. OncoTrust ekibimizle 2016 ve 2017 yıllarında olmak üzere 2 kez Antalya Bilim Festivali’ne katılarak, başta çocuklar ve gençler olmak üzere, tüm halkımıza bilimin ve teknolojinin en yeni araçları ile tıbbı anlattık.

Okan ayrıca, OncoTrust ekibimizle birlikte hazırladığımız bilimsel çalışmaları, 2 yıl üst üste Avrupa Toksikoloji Kongresi’nde sundu. Bu süreçte tekrar yurtdışında yüksek lisans programlarına başvurdu ve İskoçya Edinburg Napier Üniversitesi İlaç Geliştirme ve Biyomedikal Bilimler Bölümü’nden kabul aldı. Bu sefer iletişimimize hiç ara vermeden sürekli yeni bilgileri birbirimizle aktararak yolumuzu paylaştık.

Dünyada kanser tıbbında ve genetikte olan gelişmeleri, büyük oranda Okan’ın emekleri ile ilk elden ve en detaylı şekilde öğrenme fırsatı bulduk: bunların en dikkat çekenleri CRISPR gen düzenleme teknolojisi ve canlı ilaç CAR-T hücresel tedavileri idi.

Okan, Edinburg’ta master programını başarı ile sürdürürken, 2 kez ülkemize gelerek önemli onkoloji kongrelerinde, kanserde genetik tedavilerin geldiği noktayı, potansiyelini ve yüzyılın buluşlarından biri olarak görülen CRISPR teknolojisini bizlere anlattı. Tez çalışmasını da "Prostat Kanserinde Androjen Reseptörü" üzerine yaptı ve tezi bilim dünyasına önemli bir katkıda bulundu; belki de bu çalışması yeni bir kanser ilacının kapısını aralayabilir.

28 Haziran 2018’de ise hepimizi çok heyecanlandıran mezuniyet töreni gerçekleşti ve Okan’ın birincilik ile yüksek lisans programını tamamladığını öğrendik.

Okan’ın hikayesini, çok sevdiği bir bilim insanının akıllara kazınan sözü ile tamamlayalım: "Hayatta hiçbir şeyden korkmayın; yalnız, her şeyi anlamaya çalışın." (Madam Curie). Genç bilim insanımız Okan da şöyle diyor: "Kanserden korkmadan, durmaksızın tedaviler geliştirmeye devam edeceğiz."

Bilimin hızla yol katettiği bu yıllarda Okan’ın öyküsünün çok sayıda gencimize cesaret vermesini diliyor, tüm ekibimizle birlikte kendisi ile gurur duyduğumuzu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Kıvılcım olarak gittiği yurtdışından çok sayıda gençle birlikte alev topuna dönerek ülkesine dönmesini ve çok sayıda başarıya imza atmasını ümit ediyoruz.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Daha fazla veya daha az alkışlayarak, bize hangi yazılarımızın daha fazla ilgi çektiğini gösterebilirsiniz.
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
İlgili Kanser Haberleri
Hayalleri ve yüreklere dokunan hikayesi ile köylülere umut veren Hasan Cengiz Bey
Hayalleri ve yüreklere dokunan hikayesi ile köylülere umut veren Hasan Cengiz Bey
Umut veren öyküler Mariia Voytko'nun hikayesi
Umut veren öyküler Mariia Voytko'nun hikayesi
Dünyayı iyiliğin kurtaracağına inanmış bir kadın - Tessa Jowell beyin kanserinden yaşamını kaybetti
Dünyayı iyiliğin kurtaracağına inanmış bir kadın - Tessa Jowell beyin kanserinden yaşamını kaybetti
Meme kanseri hayatımı değiştirdi, ama bu değişim pozitif yöndeydi
Meme kanseri hayatımı değiştirdi, ama bu değişim pozitif yöndeydi