Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Sarkopeni nedir? Kanserde KAS KAYBI ne anlama gelmektedir?

Sarkopeni nedir? Kanserde KAS KAYBI ne anlama gelmektedir?

Sarkopeni nedir? Kanserde KAS KAYBI ne anlama gelmektedir?
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
24.06.2019

Sarkopeni nedir?

Kas kitlesinin azalması veya kaybı anlamında kullanılan sarkopeni terimi ilk olarak 1980'lerin sonlarında tıp literatüründe yerini aldı ve bu konuda araştırmalara odaklanıldı. Bir halk sağlığı sorunu olan sarkopeni, normal bir erişkinde genellikle kırklı yaşlarda başlar ve devam eder. Sarkopeniyi ciddi bir halk sağlığı sorunu yapan beraberinde getirdiği sorunlardır.

İleri yaş erişkinlerde sarkopeni gelişimi, artan fonksiyonel bozukluk, sakatlık, düşme ve kırık, fiziksel bağımsızlık kaybı ve ölüm riskini artırmaktadır. ABD'de sarkopeniye bağlı engellilik durumunun sağlık sistemine maliyetinin 18 milyar dolardan fazla olduğu düşünülmektedir.

İlk başlarda sarkopeni daha çok yaşa bağlı bir fenomen olarak görülmüştür. Ancak bu konuda artan araştırmalar sonucunda kas kitlesi ve kas gücü kaybının daha karmaşık ve çok yönlü bir konu olduğu anlaşılmıştır. Kişinin biyolojisinden, yaşam tarzından ve klinik süreçlerinden olmak üzere çok çeşitli faktörler sarkopeni gelişiminde etkilidir. Kanser de kas kitlesi ve kas gücü kaybına neden olan klinik durumlardan biridir. Sarkopeninin bu hastalık sürecindeki etkileri, önlenmesi ve düzeltilmesi oldukça üzerinde durulan konulardandır.

Sarkopeni nasıl ölçülür?

Beslenme durumunu değerlendirmek için halen en sık kullanılan yöntem vücut kitle indeksidir (VKI). VKI pratik bir yöntem olmakla beraber vücut kompozisyonu, yani yağ/kas oranı değerlendirmede yeterli olmamaktadır. Vücut kompozisyonunu değerlendirmede basit antropometrik ölçümlerden MR görüntülemelerine kadar çok sayıda yöntem bulunmaktadır. Bilgisayarlı tomografide (BT), 3. bel omurgası (L3) seviyesindeki kas diliminin değerlendirilmesi kasın miktarını ve yapısal içeriği (kas kesitindeki kas dokusu/yağ dokusu oranı) hakkında fikir verebilecek değerli ve kolay uygulanabilir bir yöntemdir. BT'yi kolay uygulanabilir yapan durum, zaten kanserin tanı ve takip sürecinde BT tetkikinin sık kullanılmasıdır ve bu durum bu konuda çok sayıda araştırmanın yapılabilmesine de olanak tanımaktadır.

Kanserde sarkopeni neden önemlidir?

Kanser hastalarında sarkopeni sıklığı %11 - 74 arasında değişen oranlarda belirtilmektedir. Kanser ve sarkopeni birlikteliği olan hastalarda hastalık seyrine ait olumsuz göstergelerin birçoğu yüksek oranda görülmektedir. Yani kanser hastalarında kas kitlesi kayıpları kötü prognoz (olumsuz seyir) ile ilişkilidir. Kanser hastalarında sarkopeni ve sonuçlara etkisinin değerlendirildiği çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Son yapılan bir metaanaliz çalışmasında 7843 kanser hastasının verilerine göre kas kütlesi düşük hastalarda genel sağkalım oranı düşük bulundu.

Kas kütlesi ile kemoterapi toksisitesi (yan etkisi) arasındaki ters orantılı ilişkiyi ortaya koyan çok sayıda çalışma mevcuttur. Bilindiği üzere bazı kemoterapi ilaçlarının dozları kiloya değil vücut yüzey alanına (VYA) göre ayarlanmaktadır. Sarkopenide yan etki artışı bu kemoterapi ilaçlarında daha belirgindir. Yakın zamanda yayınlanan ve 533 hastanın sonuçlarının değerlendirildiği bir çalışmada, FOLFOX rejimi alan erken evre kolon kanserli hastalarda kas kütlesi düşük olanların erken dönemde kemoterapinin duraklaması ve tedavi gecikmesi durumunun daha yüksek oranda olduğu gösterilmiştir. Yine benzer sonuçlara sahip bir çalışmada kemoterapi toksisitesinin kas kütlesi az olan kadınlarda fazla olduğu ortaya konmuştur. Oral yolla (ağızdan) kullanılan kanser ilaçlarından sorafenib (Nexavar) ile yapılan bir çalışmada, doz azaltılmasına neden olan yan etkilerin sarkopenili hastalarda daha sık olduğu gösterildi. Bunun yanında sarkopeni durumu cerrahi süreç ve sonuçları da olumsuz etkilemektedir. Sarkopeni olan hastalarda geç cerrahi yara iyileşmesi, artmış cerrahi sonrası enfeksiyon oranları, uzamış yatış süresi sonuçları söz konusudur.

Kanser hastalarında sarkopeni rutin olarak değerlendirilmeli

Hastalık süreçlerini böylesi etkileyen sarkopeninin öncelikle uygun analizlerle ortaya konması çok önemlidir. Bu anlamda hasta takiplerinde BT görüntülemelerine dayalı rutin değerlendirmeler yapılmalıdır. BT'den elde edilen verileri kullanan yarı otomatize yazılımlar bulunmaktadır, ancak rutin radyoloji pratiğinde henüz yerini almamıştır.

Kanserde sarkopeni tedavisi

Onkoloji hastalarında sarkopeni ile baş etmede adı geçen ve araştırılan yöntemlerin başında;

• beslenme destekleri,

• ilaç destekleri ve

• egzersiz gelmektedir.

Vitamin, protein, esansiyel aminoasitler gibi besin takviyelerinin değerlendirildiği çalışmalar bunların faydalı olduğuna dair yeterli kanıt sunamamaktadır. Androjen reseptörleri üzerinden etki eden testosteron, interlökin 1alfa, myostatin gibi moleküller üzerinde yapılan çalışmalar mevcuttur ancak henüz hiçbiri bu alanda kullanım için onay alamamıştır. Özellikle iştah mekanizması üzerinden etki eden ghrelin molekülünün reseptör agonisti olan anomorelin ile yapılan çalışmalar umut verse de kas gücünü artırmaması ve kontrol grubuna göre yaşam sürelerine etkisi olmaması nedeniyle onay alamamıştır.

Egzersizin olumlu etkisini ortaya koyan 1199 prostat kanserli hastanın sonuçlarını içeren bir metaanaliz bulunmaktadır. Bu çalışmaya göre direnç egzersizi programına alınan hastaların kas kütlesinde belirgin artış olmuştur.

Özet ve sonuç

Bugüne kadar yapılan çok sayıda çalışma sarkopeninin olumsuz sonuçlarla ilişkisini gösteriyor olsa da söz konusu araştırmaların çok büyük kısmı retrospektif (geçmişe dönük) yapıdadır. Kas kitlesi kaybının yaş dışında bağlı olduğu diğer faktörler ortaya koyulmuştur, ancak altta yatan mekanizmalar henüz tam anlamıyla anlaşılamamıştır. Sözün kısası, bu alanın daha net olabilmesi için prospektif (geleceğe dönük) yapıda araştırmalara ihtiyaç vardır.

Onkolojide birçok kemoterapi ilacı verilirken doz hastaların vücut yüzey alanına göre belirlenmektedir. VYA ise boy ve kiloya göre hesaplanır. VYA aynı olan iki hastada vücut kas/yağ oranları farklı olabilir. Dolayısıyla VYA aynı olsa da vücut kompozisyonu farklı olma durumu hastadan hastaya değişen ilaç yan etkilerinde daha belirleyicidir. Konuyu bu yönüyle aydınlatacak araştırmalara da ihtiyaç vardır.

Sonuç olarak azalmış kas kitlesinin kanser hastalarına olumsuz etkisi tartışmaya açık olmasa da bu konuda mekanizmaların anlaşılması ve sarkopeniyi düzeltebilecek yaklaşımların ortaya konması, tartışılması ve araştırılması gereken önemli başlıklardır. Kanser hastasında sarkopeni değerlendirilmesi, onkolojik bakımın rutin bir parçası olarak görülmelidir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Kaynak:

1. Brown JC, et al. J Cachexia Sarcopenia Muscle. 2018;9:1200-8.
2. Keilani M, et al. Support Care Cancer. 2017;25:2953-68.
3. Shachar SS, et al. Eur J Cancer. 2016;57:58-67.
4. Mir O, et al. PLoS One. 2012;7:e37563.
5. Lieffers JR, et al. Br J Cancer. 2012;107:931-6
6. Arends J, et al. Clin Nutr. 2017;36:11-48.
7. Nishie K, et al. Lung Cancer. 2017;112:25-34.
8. Williams GR, et al. J Geriatr Oncol. 2018:Oct 18 [Epub ahead of print].
9. Martin L, et al. J Clin Oncol. 2013;31:1539-47.
10. Williams GR, et al. Cancer Chemother Pharmacol. 2018;81:413-7.
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
İlgili Kanser Haberleri