Hızlı Arama
Anasayfa - Sağlık Haberleri - Bağışıklık sistemi immünoloji - Uykunun enfeksiyonlara karşı nasıl koruma sağladığı keşfedildi

Uykunun enfeksiyonlara karşı nasıl koruma sağladığı keşfedildi

Düzenli uyku, G reseptör sinyal yolağı üzerinden bağışıklık sisteminin T hücrelerinin aktifleştirerek, enfeksiyonlara karşı daha dirençli hale gelmemizi sağlıyor.
Uykunun enfeksiyonlara karşı nasıl koruma sağladığı keşfedildi
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
14.02.2019

Uyku, insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Uykunun, bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi tam olarak aydınlatılamamıştır. Bu bağlamda, Şubat 2019'da Journal of Experimental Medicine'da yayımlanan çalışmaya göre düzenli uyku, bağışıklık sistemi hücrelerinin enfeksiyonlara karşı daha etkili hale gelmesini sağlıyor.

T hücreleri, bağışıklık sisteminde kritik öneme sahip beyaz kan hücrelerinden biridir. T hücreleri, virüsle enfekte olmuş bir hücre tespit ettiğinde, integrin adı verilen yapışkan proteinleri aktif hale getirir. İntegrinler, T hücrelerinin hedeflerine bağlanmalarını sağlar. Şu ana kadar integrinleri aktif hale getiren yolaklar konusunda az sayıda bilgi mevcuttu. Bu amaçla, Almanya'da bulunan Tübingen Üniversitesi'nden araştırmacılar, bir grup sinyal molekülleri olan G reseptör agonistlerinin (uyarıcı) T hücrelerdeki etkilerini analiz ettiler. G reseptör agonistlerinin çoğu, bağışıklık sistemini genel olarak baskılamaktadır, ancak T hücrelerini baskılayıp baskılamadığı bilinmemekteydi.

Araştırmada, G reseptör agonistlerinin (adrenalin ve nöroadrenalin gibi hormonlar, prostaglandin E2 ve D2, adenozin gibi nöromodülatörler) T hücrelerin integrinlerini aktif etmesini engellediği keşfedildi. Bir başka deyişle, G reseptörlerinin aktivitesinin yüksek olması, T hücrelerin fonksiyonunu engellemektedir.

Not: G reseptör agonistlerinin yüksek sevide olması pek çok patolojik durumla (tümör büyümesi, sıtma enfeksiyonu, hipoksi ve stres) ile ilişkilendirilmektedir!

Adrenalin ve prostaglandin seviyesi, uykudayken en düşüktür. Aynı zamanda, araştırmacılar gece boyunca uyanık kalan veya düzenli uykuya sahip sağlıklı katılımcıların T hücrelerini karşılaştırmıştır.

Gece boyunca uyuyan katılımcıların T hücrelerinde integrin aktivasyonunun daha fazla olduğu görülmüştür. Bir başka deyişle, uyku, G reseptör agonistlerinin seviyesinini düşürerek T hücrelerinin aktivitesini yüksek tutmuştur.

Yukarıdaki şekilde, G reseptörlerinin uykuya bağlı olarak değişimi gösterilmiştir. Etkili bir bağışıklık sistemi için T hücrelerinin virüsle enfekte olmuş hücreleri tanıması ve integrinler aracılığıyla bağlanması gerekir. Bu bağlanma sonucu virüslere karşı bir bağışıklık tepkisi oluşur. G reseptör agonistlerinin (UYARICILARI) T hücrelerin aktivasyonunu engellediği bu çalışmada keşfedilDİ. Uyku boyunca G reseptör agonistleri (isoproterenol, epinefrin, nöroepinefrin, prostaglandinler, adenozin) en düşük seviyededir. Böylelikle T hücreleri aktif haldedir. Kanser, sıtma, hipoksi, stres ve uyku bozuklukları artan G reseptör agonistleri ile ilişkilidir.

Peki bu çalışma bize ne ifade ediyor?

• Uykunun, bağışıklık sistemi üzerindeki bir etkisi daha keşfedildi. Düzenli uyku, T hücrelerinin düzgün çalışmasını sağlıyor.

• Uykunun, T hücre tepkisini artırmada potansiyele sahip olduğu görülmektedir. Uyku bozuklukları, depresyon, kronik stress, erken yaşlanma gibi durumlarla ilişkilendirilmektedir.

• Bağışıklık sisteminin düzeninin bozulması, net olmamakla birlikte, kanser riskini artıran faktörlerden biri olarak araştırılmaktadır. Bu çalışma, özellikle kansere karşı T hücre hedefli yeni tedavilerin geliştirilmesine olanak sağlayabilir.

*

İLGİLİ KONULAR:

- Uyku problemleri öğrenmeyi etkiliyor - Kaliteli uyku nedir, iyi bir uyku için ne yapmalı?

- Uyku düzenleyicisi Melatonin nedir? Kanser tedavisinde veya kanserden korunmada rolü var mıdır?

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Kaynak:

Stoyan Dimitrov ve ark.
Gαs-coupled receptor signaling and sleep regulate integrin activation of human antigen-specific T cells.
Journal of Experimental Medicine. 12 February 2019.
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.