Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Sağlıklı yaşam - Alzheimer hastalığı nedir?

Alzheimer hastalığı nedir?

Alzheimer nedir, bir demans çeşiti midir? Alzheimer evreleri, nedenleri, başlangıcı ve belirtileri, testi, tedavisi ve alzheimer hastalarının ömrü gibi konuları yazımızda bulabilirsiniz.
Alzheimer hastalığı nedir?
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
20.05.2019

Alzheimer hastalığı, hafızayı ve düşünme becerilerini ve en sonunda basit işleri yapma yeteneğini engelleyecek kadar yaşamı olumsuz etkileyen, yavaş ilerleyen ancak geri dönüşü olmayan bir beyin hastalığıdır.

Demans (bunama), Alzheimer hastalığından farklı olarak hafızayı, düşünmeyi ve davranışı olumsuz yönde etkileyen hastalıkların veya beyin yaralanmalarının neden olan durumlar için kullanılan daha geniş bir terimdir. Alzheimer hastalığı ise ilerleyici bir demans şeklidir.

Alzheimer hastalığı şu anda Amerika Birleşik Devletleri'nde 2010 yılında yayımlanan hastalıklara bağlı 6. sırada ölüm nedenidir. Ancak son tahminler Alzheimer hastalığının yaşlı insanlar için ölüm nedeni sıralamasında, kalp-damar hastalıkları ve kanserin ardından 3. sırada yer aldığını göstermektedir.

Alzheimer, yaşlılık hastalığı olarak bilinir ve vakaların %96'sı 65 yaş sonrası görülmektedir. 65 yaş öncesi teşhis edildiğinde, genellikle erken başlangıçlı Alzheimer hastalığı olarak adlandırılır (%4). Amerika’da 65 yaş ve üzeri 10 kişiden 1’inde (%10) Alzheimer’a bağlı demans görülmektedir ve bu oran her 5 yıl boyunca neredeyse ikiye katlanmaktadır. 85 yaş ve sonrası ise her 2 veya 3 kişiden birinde Alzheimer görülmektedir.

Demansın gelişiminde birçok neden rol oynayabilmektedir. Alzheimer hastalığına bağlı gelişen demans ise tüm bunama vakalarının yüzde 60 ila 80'ini oluşturmaktadır.

- İlgili konu: Demans (bunama) nedir? Demans ile Alzheimer aynı şey midir?

2010 yılında Amerika’da Alzheimer hastalığı olanların sayısı 4.7 milyon iken, yaşlı nüfusun da artması nedeniyle 2050 yılında 13.8 milyona yükselmesi beklenmektedir.

Alzheimer hastasında tanıdan sonra ortalama yaşam süresi 4 ile 8 yıl olarak görülmektedir. Ancak diğer faktörlere bağlı olarak bu süre 10 yılı aşarak 20 yıla kadar da uzayabilmektedir.

Alzheimer hastalığında beyinde hangi değişiklikler olur?

Sağlıklı bir yetişkin beyinde, her biri uzun dallanma uzantıları olan yaklaşık 100 milyar nöron (sinir hücresi) bulunur. Bu uzantılar, her nöronun diğer nöronlarla bağlantılar kurmasını sağlar. Sinaps adı verilen bu tür bağlantılarda, bilgi bir nörondan diğer alıcı nörona akar. Beyin yaklaşık 100 trilyon sinaps içerir. Beyin bir ormana benzetilirse, ağaçlar nöronlar, yapraklar ise sinapslar gibi düşünülebilir. Sinyallerin sinapslar arasında hızlı hareket etmesi anıların, düşüncelerin, duyumların, duyguların, hareketlerin ve becerilerin hücresel temelini oluşturur.

Alzheimer hastalığında, beyin hücrelerinin içindeki ve dışındaki bazı proteinlerin yüksek düzeyde olması, beyin hücrelerinin sağlıklı kalmasını ve birbirleriyle iletişim kurmasını zorlaştırır. Özellikle beyindeki öğrenme ve hafızanın olan hipokampus adı verilen bölgedeki beyin hücreleri genellikle en erken dönemde zarar görür. Bu yüzden hafıza kaybı Alzheimer'da genellikle görülen ilk semptomlarından biridir.

Daha detaylı anlatmak gerekirse, protein yapıdaki beta-amiloidin (beta-amiloid plaklar olarak adlandırılır) nöronların dışında birikmesi ve anormal bir protein tau formunun (tau’nun bükülmüş iplikleri-arapsaçı adı verilen) nöronlar içinde ilerleyci bir şekilde birikmesi Alzheimer Hastalığının temelini oluşturmaktadır.

Beta-amiloid plakları sinaplarda nöron-nöron iletişimine müdahale ederken, tau dolaşıklığı besinlerin ve nöronların içindeki diğer gerekli moleküllerin taşınmasını engeller. Beta-amiloid miktarı arttıkça, anormal taunun beyin boyunca yayıldığı bir devrilme (bükülme) noktasına ulaşılır. Beta-amiloid plakların ayrıca hücre ölümüne de katkıda bulunduğuna inanılmaktadır.

Toksik beta-amiloid ve tau proteinlerinin varlığı beyindeki mikroglia denilen bağışıklık sistemi hücrelerini aktive eder. Mikroglia, ölü veya ölmekte olan hücrelerden gelen yaygın kalıntıları ve toksik proteinleri temizlemeye çalışan yapılardır. Amiloid ve tau protein yapıları sayısı bunları temizlemekle görevli mikrogliaların başa çıkamayacağı boyuta ulaşır ve bu durum da beyindeki kronik inflamasyon ve atrofi sürecine katkıda bulunur. Bu süreçle birlikte beyin hücrelerinin kaybı neticesinde beyinin ana yakıtı olan glikozu metabolize etme kabiliyeti azalır. Bu durum da normal beyin fonksiyonu daha da bozulmaktadır.

Erken başlangıçlı Alzheimer hastalığı genetik midir?

Alzheimer vakalarının küçük bir yüzdesi (tahmini yüzde 1 veya daha az), üç spesifik genden (amiloid öncü proteini (APP) geni ve presenilin 1 ve presenilin 2 proteinleri genleri) herhangi birine yapılan mutasyonlar sonucunda gelişir. Alzheimer’in bu üç genin herhangi birindeki mutasyonlarına sahip kişiler, 65 yaşından önce, bazen 30 yaş kadar küçük semptomlar geliştirmeye yatkın olurlar.

40 yaşına kadar, Down sendromlu çoğu insan beyinlerinde belirgin beta-amiloid plakları ve tau karmaşasına sahiptir. Amerika Ulusal Down Sendromu Derneği'ne göre, Down sendromlu kişilerin çoğu yaşamları boyunca Alzheimer demansı geliştirmektedir. Bunun nedeninin ek kromozom 21'in kopyalarından dolayı olduğuna inanılmaktadır.

Alzheimer için risk faktörleri nelerdir? (nedenleri)

Alzheimer için risk faktörü olarak kabul edilen birçok şey vardır. Hatta bazen çoklu faktörlerin bir sonucu olarak ta gelişebilmektedir.

Geç başlayan Alzheimer’lar için en büyük risk faktörleri şunlardır;

Alzheimer'da değiştirilemez risk faktörleri şunlardır:

İleri yaşta olmak, en önemli risk faktörü kabul edilmektedir. Alzheimer demansı olan kişilerin çoğunluğu 65 yaş ve üstüdür. Alzheimer demansı olan kişilerin yüzdesi yaşla birlikte artmaktadır: 65-74 yaş grubundakilerin yüzde 3'ü, 75-84 yaş grubundakilerin yüzde 17'si ve 85 yaş ve üstü yaştakilerin yüzde 32'sinde Alzheimer’in demansı görülmektedir. (Alzheimer’in demansının yaşlanmanın normal bir parçası olmadığını tekrar belirtmek önemlidir.)

Alzheimer’lı aile geçmişine sahip olmak. Aile öyküsü, Alzheimer gelişmesi için yeterli bir neden değildir. Bununla birlikte aile geçmişinde özelikle anne, baba, kardeşler gibi birinci derece akrabalarda özellikle birden çok kişide Alzheimer olması riski arttırabilir.

Apolipoprotein E-e4 (APOE-e4) genini taşımak. APOE-e4 geninin Alzheimer’in genel oluşumu üzerinde sınırlı bir etkiye sahip olduğuna inanılmaktadır. Alzheimer’a neden olan genetik bir mutasyonların aksine, APOE-e4 genini miras almak bireyin Alzheimer’ı gelişmesi için yeterli bir sebep değildir. Bu durum son dönemde Alzheimer’ın riskini etkilediği ortaya çıkan 20'den fazla gen için de geçerlidir. Ailede Alzheimer aktarımında kalıtım (genetik) ve paylaşılan çevresel ve yaşam tarzı faktörleri (örneğin, sağlıklı yiyeceklere erişim ve fiziksel aktivite ile ilgili alışkanlıklar) rol oynayabilir.

Alzheimer'da değiştirilebilir risk faktörleri şunlardır:

• kalp ve damar hastalıkları

• yüksek kan kolesterolü

• inme

• yüksek tansiyon

• diyabet (şeker hastalığı)

• sigara içmek

• kötü beslenme

obezite

Kalp damar hastalıklarının sağlıklı olması beyin sağlığını da olumlu etkiler. Vücut ağırlığının sadece yüzde 2'sini oluşturmasına rağmen, beyin vücudun oksijen ve enerji kaynaklarının yüzde 20'sini tüketmektedir. Sağlıklı bir kalp ve sağlıklı kan damarları sayesinde oksijen ve besin açısından zengin kan beyine ulaşabilir ve böylece beyin normal şekilde çalışabilir.

Sigara ve diyabet gibi kalp damar hastalık riskini artıran birçok faktör de yüksek demans riski ile ilişkilidir. Hatta risk faktörlerinin gelişme yaşı dahi, demans riskini etkiliyor gibi görünmektedir. Örneğin, orta yaşta obezite, hipertansiyon, yüksek kolesterolun demans riski ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.

Travmatik beyin hasarı. Ağır kafa travması (bir nesnenin çarpması ve motorlu taşıt kazaları) normal beyin fonksiyonunu bozabilir. TBI’nda bilinç kaybı veya travma sonrası unutkanlık olabilir. Araştırmalar orta ve şiddetli TBH'lerin bazı demans biçimlerinin geliştirme riskini arttırdığını göstermektedir. Tekrarlanan kafa travmaları yaşayanlarda (boksörler, futbolcular ve savaş gazileri gibi), bunama, bilişsel bozukluk ve nörodejeneratif hastalık riski daha yüksek olabilir.

Alüminyum ve diğer metallere maruziyet. Son yıllarda bakır, çinko, demir ve alüminyum gibi bazı metallerin yiyeceklerden veya tencere kaplarından Alzheimer hastalığına neden olma potansiyelleri olduğuna dair endişeler bulunmaktadır. Ancak vücudumuza giren bu metallerin Alzheimer hastalığına yakalanma riskini arttırdığına dair elde edilmiş güçlü bir kanıt yoktur. Bununla birlikte, beyinde doğal olarak bulunan birçok metal vardır ve bu metaller beynimizin sağlıklı çalışması için çok önemlidir. Hatta çinko'nun, amiloid proteinlerini beyne daha az zarar verecek bir şekle dönüştürerek amiloid plaklarının toksik etkisini azalttığı gösteren çalışmalar da bulunmaktadır. Hastalığın gelişmesinden önce veya hastalık sırasında, vücudumuzda bulunan metallerin miktarının fazla bulunmasının veya tedavi ile miktarının azaltılmasının sağlığımız için ne derece önemli olduğuna dair ikna edici kanıtlar yoktur. Aynı şekilde vücuttaki alüminyum miktarı ile Alzheimer hastalığının gelişimi arasında inandırıcı bir ilişki kurulmamıştır. Bu konuda daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç vardır.

Alzheimer başlangıcı / belirtileri nelerdir?

• Günlük hayatı etkileyecek kadar bazı şeyleri unutmak ve daha sonra hatırlamamak

• Planlama veya problem çözme konusunda ve sayısal hesaplamalarda zorluk

• Evde, işte veya boş zamanlarında günlük görevleri tamamlama zorluğu

• Yerler veya zamanlar hakkında karışıklık

• Görsel imgeleri ve mekansal ilişkileri anlamada zorluk

• Aynı işleri tekrar tekrar yapmak

• Konuşurken ve yazarken kelimeleri hatırlamada sorun yaşama

• Düzenli kullandığımız nesneleri yanlış yere yerleştirme

• Adımların birbirini takip etme yeteneğini kaybetme

• Karar vermede zorlanma veya kötü kararlar verme

• İşlerden veya sosyal faaliyetlerden çekilme

• Ruh hali ve kişiliğindeki değişiklikler

Alzheimer'ın en sık görülen erken belirtisi, yeni öğrenilen bilgileri hatırlamakta güçlük çekmektir. Çünkü Alzheimer'da beyindeki değişiklikler genellikle beynin öğrenmeyi etkileyen kısmıyla başlar. Alzheimer beyni ilerledikçe, oryantasyon (yer-zaman bilinci) bozukluğu, ruh hali ve davranış değişiklikleri, aile, arkadaşlar ve profesyonel bakıcılar hakkında asılsız şüpheler, konuşma bozukluğu, ilerleyen daha ciddi hafıza kaybı ve davranış değişiklikleri, yürüme ve yutma zorluğu gibi yaşamsal fonksiyonlarda zorlanma hastalık seyrinde görülebilir.

Alzheimer'de hastalık evreleri (aşamaları) nelerdir?

Alzheimer'ın ilerlemesi üç ana aşamaya ayrılabilir :

• hafif Alzheimer hastalığı (erken evre)

• orta Alzheimer hastalığı (orta evre)

• şiddetli Alzheimer hastalığı-bunaklık (geç dönem)

Ek olarak, Alzheimer Birliği, bulguların ciddiyetine bağlı olarak bilişsel gerilemenin sürekliliği boyunca yedi aşama tanımlamaktadır. Bu aşamalar, bozulma olmayan bir durumdan, hafif ve orta dereceli düşüşe, sonunda "çok ciddi düşüşe" kadar uzanmaktadır. Genellikle "hafif veya erken evre Alzheimer" olarak tanımlanan 4. aşamaya kadar teşhis konulması zordur.

Alzheimer testi var mıdır, tanısı nasıl konur?

Günümüzde Alzheimer'ı teşhis etmenin kesin bir yolu yoktur. Bununla birlikte, tanıda kullanabilen bazı sorular ve testler şunlardır:

• hasta ve aile üyelerini davranıştaki değişiklikler, günlük işlerdeki zorluklar, tıbbi geçmiş ve kişilikteki değişiklikler hakkında sorgulama

• hafıza testi, sayma, problem çözme, konuşmanın değerlendirilmesi

• diğer koşulları ekarte etmek için kan ve idrar testleri ve benzer semptomlara neden olabilecek diğer durumlar; inme, tümör, uyku sorunları, ilaçların yan etkileri değerlendirlmesi

• beyin BT taraması, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ile gibi beynin belirli bölgelerinin atrofik görünütüsü veya pozitron emisyon tomografisi (PET taraması) tarafından belirlenen beyinde düşük glikoz alımı ve yapısal değişiklikler

• biyobelirteçler olarak beyin omurilik sıvısında (BOS) yüksek tau seviyeleri veya azalan beta-amiloid seviyeleri saptanması, NT1 testi yapılması (kandaki tau fragmanları ölçümü)

• nöropsikolojik testlerin yapılması, günümüzde Alzheimer tanısında yardımcı olmaktadır

Alzheimer tedavisi nasıldır?

Alzheimer'ın tedavisi yoktur, ancak hastalığın ilerlemesini yavaşlatan tedaviler vardır. Tedavi ile bir takım belirtiler hafifleyebilir ve aynı zamanda yaşam kalitesini artırabilir. Sonuçta, hastalık ilerleyerek beyne ve vücuda zarar verir.

Alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar:

İlaçların etkileri kişiden kişiye değişebilir. Bu ilaçların tümü, Alzheimer ilerledikçe daha az etkili hale gelir. Alzheimer hastalığı semptomlarının gelişimini önlemek veya yavaşlatmak için en çok reçete edilen ilaçlar;

• Donepezil (Aricept),

• Galantamin (Razadyne),

• Memantin (Namenda): bu ilaç bazen Aricept, Exelon veya Razadyne ile birlikte verilir,

• Rivastigmin (Exelon)

Şu anda geliştirilmekte olan en umut verici Alzheimer ilaçlarından bazıları şunlardır:

• Aducanumab ve Solanezumab, anti-amiloid ilaclarıdır.

• Ayrıca burun spreyi içindeki bir insülin tipinin hafıza fonksiyonunu iyileştirip iyileştiremediğini incelemektedir.

Alzheimer'dan korunma mümkün mü?

Değiştirilebilir risk faktörleri arasında olan diyabet, obezite, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara içmek gibi kalp damar hastalığı risklerinin yönetiminin bunama riskini azaltabileceğine dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır.

Düzenli olarak yapılan fiziksel aktivitenin (haftada 150 dk) ve sağlıklı bir diyet alışkanlığının olmasının (örneğin Akdeniz diyeti) demans riskini azaltmakta önemli katkıları bulunmaktadır. Sağlıklı bir diyette meyveler, sebzeler, kepekli tahıllar, balık, tavuk, fındık ve baklagillerin ağırlıklı tüketilmesi önerilirken, doymuş yağları, kırmızı etleri ve şekerlerin sınırlandırılması önerilmektedir.

Örgün eğitim süresi uzun olan kişilerde Alzheimer ve diğer demans (bunama) gelişme riski daha düşük görülmüştür. Bunun nedeni ise daha uzun yıllara dayanan eğitim almanın kişide bilişsel rezerv oluşturduğuna inanılmasıdır. Bilişsel rezerv, beynin, bir insanı veya bir olayı hatırlamasında nöronlar arası bağlantılarının esnek ve verimli bir şekilde kullanma yeteneğini ifade etmektedir. Ancak örgün eğitim yıllarının sayısı bilişsel rezervin tek belirleyicisi olarak görülmemelidir. Sosyal ve zihinsel olarak aktif kalmak (radyo dinlemek, çeşitli haberler okumak, bulmaca oyunları oynamak, seyahat etmek, yeni dil öğrenmek, müzeleri ziyaret etmek gibi) ve ayrıca yeteri kadar uyku uyumanın bilişsel rezerv oluşturmada ve bu sayede Alzheimer riskini azaltmada önemli katkıları olacaktır.

Her insanın Alzheimer yolculuğu farklıdır

Herkesin kendine özgü bir sağlık geçmişi ve yaşam tarzı alışkanlıkları vardır. Bu sağlık geçmişi ve yaşam tarzı özellikleri, Alzheimer hastalığının kişileri nasıl etkileyeceği ile doğrudan ilgilidir. Belirli aralıklarla sağlık kontrollerinin yapılması yanında sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılması ve yaşam boyunca uygulanması ise gelecekte de sağlıklı kalabilmek için önemlidir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Kaynak:

1. Alzheımer’s Dısease Facts And Fıgures 2018, The Alzheimer's Association
alz.org

2. Drugs for Alzheimer’s Disease: Current and in Development, Healthline.com

3. Number of Alzheimer's deaths found to be underreported, National Institute on Aging, U.S. Departmaent of Health and Human Services

4. What Is Alzheimer’s Disease?, Healthline.com

5. Aluminium, metals and dementia, Alzheimer's Society
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.