0
Anadolu'nun Neşteri: Cemil Topuzlu ve Türk Modern Cerrahisinin Doğuşu

Anadolu'nun Neşteri: Cemil Topuzlu ve Türk Modern Cerrahisinin Doğuşu

🩺 Dönem: 1866-1958 — bir asra yakın bir ömür, üç devir
🌍 Mekân: İstanbul · Paris

Dün (88. gün) anestezi ve antisepsinin Batı'da cerrahiyi nasıl bir işkenceden bir bilime dönüştürdüğünü anlattık. Ama bu yeni bilim, bu topraklara da ulaşmak zorundaydı — ve onu getiren, Paris'te dönemin büyük cerrahlarının yanında yetişen genç bir Osmanlı hekimiydi. Cemil Topuzlu, antiseptik ve aseptik tekniği, modern ameliyat yöntemlerini ve bilimsel bir cerrahi anlayışını İstanbul'a taşıdı; Osmanlı'da modern cerrahinin temelini attı. "Operatör Cemil" yalnızca usta bir cerrah değildi: bir eğitimci, bir kurum kurucusu, iki kez İstanbul Şehremini olan bir reformcu ve doksan iki yıllık ömrünü istibdat, meşrutiyet ve cumhuriyet olmak üzere üç devre yayan bir tanıktı. Serimiz açısından özellikle çarpıcı bir ayrıntı da var: Topuzlu, bu topraklarda röntgen ışınlarını kanser tedavisinde kullanan ilk hekimlerden biriydi — yani radyoterapinin doğuşunu anlattığımız bölümlerin (83. ve 85. gün) doğrudan bir yerel halkası. Bugün, serinin 89. gününde, hem hayranlık uyandıran hem de tartışmalı yönleriyle, Anadolu'nun neşterini eline alan bu öncüyü dengeli bir gözle inceliyoruz.

— ANNESİNİN VEREMİ, BİR ÇOCUĞUN YEMİNİ —

Bir hekimin doğuşu

Cemil Topuzlu, 18 Mart 1866'da İstanbul'da, Üsküdar'ın Salacak semtinde, İskeçeli Topuzoğlu Yusuf Ziya Paşa'nın oğlu olarak doğdu. Eğitimini Mekteb-i Sultani'de (Galatasaray Lisesi) ve askeri okullarda tamamladı. Anlatımına göre, annesini genç yaşta veremden kaybetmesi, onu hastalığa çare bulma arzusuyla hekimliğe yöneltti — kişisel bir acıdan doğan bir meslek seçimi. 1882'de Askeri Tıbbiye'ye girdi ve 1886'da, yalnızca yirmi yaşındayken, doktor yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu.

Tıbbiye yıllarında anatomi hocası Mazhar ve fizyoloji hocası Şakir Paşaların asistanlığını yaptı; her iki hoca da onu cerrahiye yönlendirdi. Ama o dönemde Osmanlı cerrahisi, Avrupa'daki devrimin — anestezi, antisepsi, bilimsel teknik — büyük ölçüde gerisindeydi. Bu açığı kapatmanın tek yolu, devrimin merkezine gitmekti: Paris'e.

— PARİS YILLARI: PÉAN'IN GÖLGESİNDE —

Modern cerrahiyi kaynağından öğrenmek

1887'de cerrahi uzmanlığı için Fransa'ya gönderilen Topuzlu, üç yıl boyunca Paris'te, Saint-Louis Hastanesi'nde çalıştı; dönemin ünlü cerrahı Jules-Émile Péan'ın yanında yetişti. Bu yıllar onun için bir teknik kadar bir zihniyet okuluydu: antiseptik ve aseptik koşullarda çalışmak, dokuya özen göstermek, ameliyatı bilimsel bir titizlikle planlamak. Avrupa cerrahisinin en ileri pratiğini, kaynağından özümsedi.

1890'da İstanbul'a döndüğünde, elinde yalnızca diploma değil, bir misyon vardı. Haydarpaşa Askeri Hastanesi'nin cerrahi (Hariciye) şefliğine atandı; kısa süre sonra Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'de ders vermeye başladı ve burada kurduğu klinikte, modern aletlerle ve antiseptik koşullarda çalışan, Avrupa standardında bir cerrahi servisi oluşturdu. Osmanlı cerrahisi, onun elinde yeni bir çağa adım atıyordu.

~1894 — MEKTEB-İ TIBBİYE KLİNİĞİ, İSTANBUL

Antiseptik koşullarda bir kafatası ameliyatı · Osmanlı'da modern beyin cerrahisinin erken örneklerinden

Topuzlu'nun yeni kliniğinde, düşme sonrası "Jackson tipi" sara (Jacksonian epilepsi) nöbetleri geçiren bir hasta, kafatası kemiğinin açılması (kraniyotomi) yoluyla tedavi edildi ve on beş gün içinde iyileşti. Bu, Osmanlı tıbbında, antiseptik koşullarda gerçekleştirilen modern beyin/kafatası ameliyatlarının erken ve dikkat çekici örneklerinden biriydi.

Ameliyatın başarısı saraya kadar ulaştı ve Topuzlu nişanla taltif edildi. Ama asıl önemli olan, tekniğin kendisiydi: bir zamanlar ölümcül kabul edilen bir girişim, artık bu topraklarda da güvenle yapılabiliyordu. Modern cerrahi, İstanbul'a yerleşmişti.

— TÜRK CERRAHİSİNİN İLKLERİ —

Bir öncünün katkıları, dengeli bir gözle

Topuzlu'nun cerrahi katkıları, hem ulusal hem uluslararası düzeyde tanındı. En çok anılan başarısı, ameliyat sırasında kesilen atardamarları — o güne dek olağan olan bağlama (ligasyon) yöntemi yerine — uç uca dikerek onarmasıoldu; bu çalışmasını 1897'de Fransızca bir yayında ("Sutures de plaies artérielles") sundu ve uluslararası bir ün kazandı. Damar dikişinin bir teknik olarak olgunlaştırılması tıp tarihinde genellikle Alexis Carrel'e (Nobel 1912) atfedilir; ancak Topuzlu, bu alanın erken öncülerinden biri olarak, belgelenmiş ve özgün bir katkı yapmıştır. Benzer biçimde, Aşil tendonu onarımında "Z-plasti" tekniği ve açık göğüsten kalp masajı (1903'te belgelenen bir vaka) onun adıyla anılan katkılar arasındadır.

OPERATÖR CEMİL'İN BAŞLICA KATKILARI

  • Antiseptik/aseptik cerrahi: Osmanlı'da Avrupa standardında, modern aletli ve antiseptik koşullu cerrahi servisini kuran öncülerden.
  • Atardamar dikişi (1897): Kesik atardamarları uç uca dikerek onarma; vasküler cerrahinin erken öncülerinden biri olarak uluslararası tanınırlık.
  • Modern beyin/kafatası cerrahisi: Osmanlı'da antiseptik koşullarda yapılan erken kraniyotomi örnekleri (~1894).
  • Açık göğüsten kalp masajı: 1903'te belgelenen, dönemine göre öncü bir uygulama.
  • Aşil tendonu Z-plasti tekniği: Adıyla anılan ortopedik bir onarım yöntemi.
  • Kanser tedavisinde röntgen: Bu topraklarda röntgen ışınlarını kanser tedavisinde kullanan ilk hekimlerden.

SERİMİZLE BAĞ: COLEY DEĞİL, IŞIN —

Topuzlu'nun kanser tarihindeki özel yeri, onu serimizin radyoterapi bölümlerine (83. ve 85. gün) doğrudan bağlar: kaynaklar, onu röntgen ışınlarını kanser tedavisinde kullanan ilk hekimlerden biri olarak anar. Röntgen'in keşfi (1895) ile radyoterapinin dünyada yayılışı arasındaki o erken, cesur dönemde, bu yeni silahı bu topraklara taşıyanlardan biri de oydu.

Bu, onun yalnızca bir "neşter ustası" olmadığını gösterir: cerrahinin sınırlarını zorlarken, kanserle savaşın yeni bir cephesini — ışın tedavisini — de erkenden benimsemişti. Modern onkolojinin üç sütunundan ikisi (cerrahi ve radyoterapi), onun pratiğinde daha o yıllarda buluşuyordu.

— BİR KURUM İNŞA ETMEK: TIP FAKÜLTESİ —

Tek bir cerrahtan bir geleneğe

Topuzlu'nun en kalıcı mirası, belki de tek bir ameliyat değil, bir kurumdur. 1908'deki İkinci Meşrutiyet'in ardından, dağınık tıp eğitiminin yeniden düzenlenmesinde görevlendirildi. Askeri Tıbbiye (Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane) ile sivil Tıbbiye'nin (Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye) birleşmesini sağladı ve 1909'da Haydarpaşa'da, ülkenin modern anlamdaki ilk birleşik Tıp Fakültesi'nin kurucu dekanı (reisi) oldu. Bunu dişçilik ve eczacılık okulları izledi.

Bu, bir vizyonun kurumsallaşmasıydı: tek bir ustanın getirdiği modern cerrahi, artık kuşaklar boyu hekim yetiştirecek bir eğitim çatısı altına alınıyordu. Ne var ki Topuzlu'nun ödün vermez kişiliği burada da kendini gösterdi: fakültenin Rumeli yakasına taşınmasına şiddetle karşı çıktı ve 1909'da çıkan Tasfiye-i Rüteb kanunuyla askeri rütbesi indirilince görevinden ayrıldı. Kariyeri boyunca pek çok kez tekrarlayacak bir örüntüydü bu — ilkesi ile makamı çatıştığında, ilkesini seçmek.

— NEŞTERDEN ŞEHRE: ŞEHREMİNİ CEMİL PAŞA —

Bir cerrahın eline aldığı şehir

Topuzlu'nun hikâyesinin en sıra dışı yanı, onu yalnızca tıp tarihinin değil, İstanbul'un tarihinin de bir parçası yapar. 1912'de İstanbul Şehreminliği'ne (belediye başkanlığı) getirildi; I. Dünya Savaşı yıllarını yurt dışında geçirdikten sonra 1919'da ikinci kez aynı göreve seçildi. Toplam üç yılı aşkın bu dönemlerde, Paris'te gördüğü modern şehirciliği İstanbul'a taşımaya çalıştı.

Bugün İstanbul'un dokusunda izleri hâlâ duran pek çok eser onun şehreminliğinden kalmadır: Gülhane Parkı, Sultanahmet ve başka parklar, genişletilip ağaçlandırılan yollar, atlı tramvayların yerini alan elektrikli tramvaylar, merkez hali, ve sanata desteğin simgesi olan Darülbedayi (bugünkü Şehir Tiyatroları ve Konservatuvar'ın atası). Gülhane Parkı'nı halka — kadınlar dâhil — açması, dönemin muhafazakâr çevrelerinin tepkisini çekti; bu, onun modernleşmeci, kimi zaman çatışmacı tarzının küçük ama anlamlı bir örneğiydi.

Bir şehri de bir hasta gibi düşünmek gerekir: önce teşhis, sonra cesaretle müdahale. İstanbul'u, geri kalmışlığın hastalığından kurtarmak istedim.— Cemil Topuzlu'nun şehircilik anlayışının kavramsal bir özeti (anılarının ruhundan)
— BİLİNENLER VE BİLİNMEYENLER —

Bir öncünün iki yüzü

Cemil Topuzlu, hayranlık kadar tartışma da uyandıran karmaşık bir figürdü; onu yalnızca bir kahraman olarak resmetmek, tarihe haksızlık olurdu. Bilinen yüzü parlaktı: ilkeli, disiplinli, durmadan çalışan, standartları yükselten bir reformcu. Sanatın hamisiydi, Vallaury'ye yaptırdığı Çiftehavuzlar'daki köşküyle estetiğe düşkün, dünyevi zevkleri olan bir adamdı. Sosyal demokrat eğilimleriyle de dönemine göre ilericiydi.

Ama daha az bilinen, daha tartışmalı yönleri de vardı. Kariyeri boyunca otoriteyle defalarca çatıştı, sayısız istifa verdi; ödün vermez tutumu kimi zaman inatçılığa dönüşüyordu. Anılarında, şehreminliği sırasındaki sert idari kararları — sokak köpeklerine karşı alınan önlemleri, dilencilerin toplanıp Darülaceze'ye yerleştirilmesini — açık yüreklilikle anlatır; bunlar, dönemin "yukarıdan modernleşme" anlayışının gölgeli yüzünü yansıtır. Ülkenin en zor yıllarını — I. Dünya Savaşı'nı ve Millî Mücadele dönemini — büyük ölçüde yurt dışında (Cenevre, sonra Nice) geçirmesi ve İngiliz Muhipler Cemiyeti'yle ilişkisi nedeniyle Ankara Hükümeti'nce bir süre kara listeye alınması, kimi tarihçilerce eleştirilir. Anılarındaki özgüvenli, hatta yer yer böbürlen tonu da bu eleştirilerin bir parçasıdır.

Çoğunlukla bilinen
  • Türk modern cerrahisinin kurucusu, "Operatör Cemil"
  • İlk birleşik Tıp Fakültesi'nin kurucu dekanı (1909)
  • Gülhane Parkı'nı yaptıran reformcu şehremini
  • Uluslararası tanınırlığı olan bilim insanı
Daha az konuşulan
  • Annesini veremden kaybetmesi hekimlik seçimini şekillendirdi
  • Röntgeni kanser tedavisinde kullanan ilk hekimlerden
  • İlkeleri uğruna sayısız istifa; çatışmacı mizaç
  • Savaş yıllarındaki yurt dışı ve siyasi tartışmalar
— ÜÇ DEVRE YAYILAN BİR ÖMÜR —

Bir asra yakın tanıklık

Topuzlu'nun yaşamı, tek başına bir tarih dersidir. 1866'da, Abdülaziz'in saltanatında doğdu; II. Abdülhamid'in saray cerrahlığını yaptı, mareşalliğe yükseldi; Meşrutiyet'in fırtınalı yıllarını yaşadı; Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık etti ve 25 Ocak 1958'de, doksan iki yaşında, çok partili demokrasinin İstanbul'unda öldü. İstibdat, meşrutiyet ve cumhuriyet — bir ömre sığan üç devir.

İstibdat dönemi Meşrutiyet Cumhuriyet 1866 doğum 1894 beyin amel. 1897 damar dikişi 1909 Tıp Fak. 1912/1919 şehremini 1958 92 yaş

Üç devre yayılan bir ömür. 1866-1958 arası, Cemil Topuzlu'nun yaşamı Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'e uzanan büyük dönüşüme tanıklık etti; cerrahi ilkleri ile şehircilik eserleri bu zaman çizgisine dağılır.

— TÜRKİYE PERSPEKTİFİ —

Bugüne uzanan miras

Topuzlu'nun en somut mirası, bugün hâlâ binlerce hekim yetiştiren tıp fakülteleri geleneğidir. Onun Paris'ten getirip kurumsallaştırdığı antiseptik/aseptik cerrahi ilkeleri, modern kanser cerrahisinin de zeminidir: bir tümörün güvenle, temiz koşullarda ve özenle çıkarılabilmesi, doğrudan onun kuşağının attığı temele dayanır. Röntgeni kanser tedavisinde erkenden kullanması ise, ülkemizde radyasyon onkolojisinin köklerinin ne kadar eskiye uzandığını gösterir.

Bugün çağdaş onkoloji merkezlerinde cerrahinin, radyoterapinin ve sistemik tedavinin bir arada, multidisipliner bir ekiple yürütülmesi; tek bir öncünün değil, kuşaklar boyu inşa edilen bir kurumsal birikimin ürünüdür. Cemil Topuzlu, bu birikimin ilk taşlarını döşeyenlerdendi. Onun hikâyesinin dengeli okunuşu — başarılarıyla birlikte tartışmalı yönleriyle de — bize bilim tarihinin asla tek renkli olmadığını hatırlatır.

— ZİNCİR: BİR ÖMÜR, BİR DÖNÜŞÜM —

OPERATÖR CEMİL'İN YAŞAM ÇİZGİSİ

1866
Doğum. İstanbul, Salacak; annesinin veremden ölümü hekimlik seçimini şekillendirir.
1886
Mezuniyet. 20 yaşında, doktor yüzbaşı rütbesiyle Askeri Tıbbiye'den mezun.
1887-1890
Paris. Saint-Louis Hastanesi, Péan'ın yanında; antiseptik modern cerrahiyi öğrenir.
~1894
Kafatası ameliyatı. Osmanlı'da antiseptik koşullarda erken kraniyotomi örneklerinden. (BUGÜN — 89. GÜN)
1897
Atardamar dikişi. Kesik atardamarları uç uca dikme; Fransızca yayın, uluslararası ün.
1903
Açık göğüsten kalp masajı. Dönemine göre öncü, belgelenmiş bir uygulama.
1909
Tıp Fakültesi. Birleşik ilk Tıp Fakültesi'nin kurucu dekanı; kurumsal miras.
1912 / 1919
İstanbul Şehremini. İki dönem; Gülhane Parkı, elektrikli tramvay, Darülbedayi.
1951
"80 Yıllık Hatıralarım". Üç devri kapsayan anıları yayımlanır.
1958
Ölüm. İstanbul, 92 yaşında; bir asra yakın bir ömrün ardından.
— FACT-CHECK NOTLARI —

BU YAZIDA DOĞRULANAN BİLGİLER VE DİKKAT NOTLARI

  • Yaşam: 18 Mart 1866, Salacak/Üsküdar – 25 Ocak 1958, İstanbul (92 yaş). Babası İskeçeli Topuzoğlu Yusuf Ziya Paşa.
  • Eğitim: Askeri Tıbbiye, 1886 mezuniyeti (doktor yüzbaşı, 20 yaş); 1887-1890 Paris, Saint-Louis Hastanesi, Péan'ın yanında.
  • Annesinin veremi: Kendi anlatımına göre hekimlik kararını bu kayıp şekillendirdi.
  • Atardamar dikişi (1897): Kesik atardamarları uç uca dikme; "Sutures de plaies artérielles" yayını; uluslararası tanınırlık. Dikkat: Vasküler dikişin bir teknik olarak olgunlaştırılması genellikle Carrel'e atfedilir; Topuzlu erken öncülerdendir — "mutlak dünya ilki" iddiaları temkinle okunmalıdır.
  • Beyin/kafatası cerrahisi (~1894): Osmanlı'da antiseptik koşullarda erken örneklerden; Jacksonian epilepsi vakası.
  • Açık göğüsten kalp masajı (1903): Belgelenmiş, dönemine göre öncü. Dikkat: Bu alanda "ilk başarılı" unvanı tartışmalıdır; Topuzlu erken uygulayıcılardandır.
  • Röntgen ve kanser: Bu topraklarda röntgeni kanser tedavisinde kullanan ilk hekimlerden (kaynak: Anatolian Journal of Cardiology tarihçe yazısı).
  • Tıp Fakültesi (1909): Askeri ve sivil Tıbbiye'nin birleşmesiyle kurulan ilk birleşik Tıp Fakültesi'nin kurucu dekanı.
  • Şehreminliği: 1912 ve 1919'da iki dönem; Gülhane Parkı, elektrikli tramvay, parklar, Darülbedayi. Gülhane Parkı'nı kadınlara açması muhafazakâr tepki çekti.
  • Kitapları: Seririyat-ı Cerrahiye (1895), Sutures de plaies artérielles (1897), Mémoires et observations médicales (1905), 32 Sene Evvelki Bugünkü Yarınki İstanbul (1944), 80 Yıllık Hatıralarım (1951).
  • Tartışmalı yönler: Savaş yıllarını yurt dışında geçirmesi, İngiliz Muhipler Cemiyeti bağlantısı ve Ankara Hükümeti'nce kara listeye alınması, anılarındaki özgüvenli ton — tarihçilerce eleştirilen noktalardır. Bu yazı bu yönleri dengeli biçimde sunar.
📖 90. GÜN

Göğüs Kafesini Açmak: Franz Torek, 1913 ve İlk Başarılı Özofagus Ameliyatı

Anestezi ve antisepsi cerrahiyi dönüştürmüş, Topuzlu gibi öncüler modern cerrahiyi yaymıştı. Ama vücudun bazı bölgeleri hâlâ cerrahların ulaşamadığı "yasak bölgeler"di — ve bunların en zoru, göğüs kafesinin derinliğindeki yemek borusuydu (özofagus). Göğsü açmak, akciğerlerin sönmesi anlamına geliyordu; bu yüzden özofagus kanseri, uzun süre ameliyat edilemez kabul edildi. 1913'te New York'ta, Alman asıllı cerrah Franz Torek, bu duvarı yıktı ve özofagus kanserli bir hastada ilk başarılı rezeksiyonu gerçekleştirdi. 90. günde, göğüs cerrahisinin doğuşunu ve cerrahinin "yasak bölge"ye girişini inceleyeceğiz.

Yazarın notu: Türk tıp tarihinde Cemil Topuzlu çevresinde, popüler kaynaklarda zaman zaman abartılı "dünyada ilk" atıfları dolaşır. Bu yazı, belgelenmiş katkıları öne çıkarırken, tartışmalı öncelik iddialarını (özellikle vasküler dikiş ve kalp masajı) temkinli bir dille sunmuştur. Topuzlu'nun kendi anıları ("80 Yıllık Hatıralarım") değerli ama öznel bir kaynaktır; bu metin, akademik biyografilerle (Atatürk Ansiklopedisi, OTAM ve METU JFA makaleleri) dengelenerek hazırlanmıştır.

Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. Ataç A. 19. Yüzyılda Türkiye'de Cerrahinin Gelişimi ve Op. Dr. Cemil Topuzlu Paşa. OTAM (Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi) 2004;16:66-76.
  2. Atatürk Ansiklopedisi. Cemil Topuzlu Paşa (1866-1958): Devlet adamı, cerrah ve şehremini. (ataturkansiklopedisi.gov.tr)
  3. Okta BY. Urban Transformation in Istanbul During the Term of Mayor Cemil Topuzlu. METU Journal of the Faculty of Architecture (JFA) 2017;34(1).
  4. Topuzlu C. İstibdat – Meşrutiyet – Cumhuriyet Devirlerinde 80 Yıllık Hatıralarım. İstanbul, 1951 (sonraki baskılar). (Anılar — birincil ama öznel kaynak.)
  5. Tarihten Notlar / Historical Notes. Ord. Prof. Dr. Cemil Topuzlu (1866-1958). The Anatolian Journal of Cardiology. (Cerrahi katkıları ve kanser tedavisinde röntgen kullanımı.)
  6. Topuzlu C. Sutures de plaies artérielles. Paris, 1897. (Atardamar dikişi üzerine kendi yayını.)

Bu yazı 365 Günde Kanser Tarihi Serisi'nin 89. günüdür. Cemil Topuzlu, Paris'te yetişip antiseptik ve modern cerrahiyi Osmanlı'ya taşıyan, Türk modern cerrahisinin kurucusu sayılan bir öncüdür; atardamar dikişinden erken beyin cerrahisine, açık göğüsten kalp masajından kanser tedavisinde röntgen kullanımına uzanan katkılarıyla hem ulusal hem uluslararası düzeyde tanınmıştır. Aynı zamanda ilk birleşik Tıp Fakültesi'nin kurucu dekanı ve iki kez İstanbul Şehremini olarak, bir kurumun ve bir şehrin çehresini değiştirmiştir. Onun antiseptik/aseptik cerrahi mirası, modern kanser cerrahisinin de zeminidir. Bu yazı, başarılarını öne çıkarırken tartışmalı yönlerini ve abartılı öncelik iddialarını dengeli bir dille ele almıştır; tarihsel-popüler bir bakışla hazırlanmıştır ve tıbbi yönlendirme içermez. Yazıdaki tüm tarih, isim ve veriler Atatürk Ansiklopedisi, Ataç'ın OTAM 2004 makalesi, METU JFA 2017 çalışması, Anatolian Journal of Cardiology tarihçe yazısı ve Topuzlu'nun kendi yayınlarından doğrulanmış; çelişkili "ilk" iddiaları temkinle sunulmuştur.

Sağlık ve Mutlulukla Kalın...

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlgili Haberleri


Uzun Yaşam Arayışının 5000 Yıllık Tarihi

Uzun Yaşam Arayışının 5000 Yıllık Tarihi

ÖZEL DOSYA • YAŞLANMANIN GENETİK VE TARİHSEL ŞİFRELERİ ÖLÜMSÜZLÜK İKSİRLERİNDEN...

İnsan Klonlama 2008 – Bilim ve Etik Kaygılar

İnsan Klonlama 2008 – Bilim ve Etik Kaygılar

Bilim eğitimcisi Regina Bailey şöyle yazıyor: "Bir dünya hayal edin,...

Yeni Organların Üretilmesi 2006 – Yapay Organ Mühendisliği

Yeni Organların Üretilmesi 2006 – Yapay Organ Mühendisliği

CBS Haber muhabiri Wyatt Andrews şöyle yazıyor: "Hayal edin... Laboratuvarda...

Yüz Nakli 2005 – Hayatın Değişen Yüzü

Yüz Nakli 2005 – Hayatın Değişen Yüzü

Mayıs 2005'te, Isabelle Dinoire, sakinleştirici aldıktan sonra yere düşmüştü, o...

Hakkımda

Özgeçmişim, kanser tanı ve tedavisine dair çalışmalarım ve ilgi alanlarım için tıklayın.

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Hakkında