Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), obezitenin, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin çoğunda hızla büyüyen ve halk sağlığını tehdit eden en ciddi sorunlardan biri olduğuna dikkat çekiyor.

Obezite, postmenopozal (menopoz sonrası) meme, endometrium (rahim), kolon, karaciğer, pankreas ve over (kadın yumurtalık) kanseri gibi kanserlerin riskini ciddi oranda artırır (bakınız obezite ve kanser ilişkisi).

Daha önce yapılan çalışmalara göre bariatrik cerrahiler (obezite ameliyatları), genel kanser ve obezite ile ilişkili kanser sıklığının azalması ile kayda değer ölçüde ilişkilidir.

obezite hangi kanserlere neden olur

Bariatrik Cerrahi Nedir?

Gastrik baypas ve diğer zayıflama ameliyatları (genel olarak bariatrik cerrahi olarak bilinirler), kilo kaybetmeye yardımcı olacak bazı sindirim sistemi değişikliklerini kapsamaktadır.

Obezite ameliyatları, diyet ve egzersiz programları işe yaramadığında ya da kilonuz sebebiyle sahip olduğunuz bir sağlık probleminiz olduğunda yapılır.

Bazı ameliyatlar, sizin ne kadar yiyeceğinizi sınırlarken diğerleri, vücudunuzun besinler için olan emilim yeteneğini azaltacak şekilde işler. Her iki şekilde amacı sağlayan ameliyatlar da bulunmaktadır.

bariatrik cerrahi sleeve gastrektomi çeşitleri tüm mide ameliyatı roux en y gastrik bypass nas

Bu ameliyatların, kilo vermek için sürekli uygulanan diyet programlarına kıyasla, kısa veya uzun süredir obez olan kişilerde daha etkili olduğu görülmektedir.

Bariatrik cerrahi, obezitenin yönetilmesi, obeziteye bağlı kardiyovasküler riski azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak için uygun maliyetli bir yöntemdir.

Genelde birçok faydası bulunurken, bu ameliyatların çoğu formu, ciddi riskler ve yan etkiler teşkil edebilen büyük işlemlerdir. Ayrıca, bariatrik cerrahinin uzun süreli başarılı olmasını sağlamaya yardımcı olmak adına beslenmenizdeki sağlıklı değişiklikleri kalıcı hale getirmeli ve düzenli egzersizler yapmalısınız.

Bariatrik Cerrahinin Tümör Gelişimi, Tanısı ve Tedavisine Etkileri Nelerdir?

Geçmişe yönelik çalışmalar, bariatrik cerrahinin genel olarak kanser ve obezite kaynaklı kanser sıklığının azalması ile önemli ölçüde ilişkili olduğunu göstermektedir.

Güncel çalışmalar ise bariatrik cerrahilerin, meme ve rahim kanseri riskinin azalmasıyla önemli derecede ilişkili olduğu ancak kolorektal ve pankreas kanseri riski ile bir ilişkisinin olmadığı gösterdi.

Meme ve endometrium (tahim) kanserlerinin ikisi de östrojen seviyelerine oldukça duyarlı kanser türleridir. Kilo vermenin dolaşımdaki östrojen seviyelerini azalttığı daha önce gösterilmişti. Bu durum da iki kanser türünün riskini azaltmaktadır.

Obezite ile ilişkili endometrium kanser gelişiminin biyomoleküler mekanizmaları, insülin direnci yolakları ve ekzojen östrojen oluşumunu içermektedir. Yağ dokusunda aromataz enzimi bulunduğu için dolaşımdaki estradiol seviyelerinin yağ dokusu miktarından etkilendiği iyi bilinmektedir. Ek olarak obezite, artan C-reaktif protein, TNF-α ve interlökin-6 seviyeleri ile kronik inflamasyon durumuna neden olmaktadır ve bu da insülin direncine yol açmaktadır. İnsülin direnci, globülin bağlayan düşük cinsiyet hormonu ile ilişkilidir, östrojenin biyoyararlanımını daha çok arttırır ve tümör oluşumu ve tümör metastazı ile ilişkilendirilmektedir.

Kilo verdirtmenin yanı sıra bariatrik cerrahinin çoklu kilo kaybından bağımsız mekanizmalar aracılığı ile kanser riskini azalttığı düşünülmektedir. Bu mekanizmalar; gastrointestinal anatominin yeniden düzenlenmesini, azalan inflamasyon ve inflamatuvar belirteçleri, değişen yağ ve safra metabolizmalarını, bağırsak hormon salınımındaki değişiklikleri, metabolik düzenlenmeleri, bağırsak mikroflorasındaki değişiklikleri ve bağırsak glukoneogenezindeki değişiklikleri içermektedir.

Bariatrik cerrahiler, hormon ile ilişkili kanser riskinin azalmasıyla ilişkilendirilirken, gastrik baypas, kolorektal kanser riskini artırabilir. Bu sonuçlar doğrultusunda, gastrik baypas cerrahi sonrası artan rektal mukoza proliferasyonu ve biyobelirteç düzeyleri ile bariatrik cerrahi sonrası inflamatuvar bir ortamın bağırsak mukozasının hiperproliferasyonunu uyardığına dair bulgular da bulunmaktadır.

Ayrıca gastrik baypas ve kanser sıklığı veya yaşam kaybı oranları arasındaki ilişkinin değerlendirildiği bir çalışmada, gastrik baypasın azalan kanser yaşam kaybı oranı ile önemli derecede ilişkili olduğu ancak azalan kanser sıklığı ile bir ilişkisinin olmadığını söylenmiştir.

Sonuç

Bariatrik cerrahi operasyonu dünya çapında inanılmaz derecede artış göstermektedir. Obezitenin artması ile bariatrik işlemlerin gelecek 10 yıl içinde istikrarlı bir şekilde artacağı beklenmektedir.

Bariatrik cerrahi, obezitenin hastalık yükünü azaltan oldukça etkili bir yöntem olurken, hala bu operasyonların ve sonuç olarak değişen vücut ağırlığı, metabolizma ve hormonların, tümör gelişimi, tanısı ve tedavisini nasıl etkilediği net bir şekilde bilinmemektedir. Son çalışmalar, bariatrik cerrahinin belli kanser türlerinin sıklığını azaltabileceğini göstermektedir (özellikle hormonal kanserler olan meme ve rahim); ancak, altta yatan sebepler bugüne kadar anlaşılmamıştır. Ayrıca bunun tam aksine, belli bariatrik yöntemler, belli kanser türlerine zemin de hazırlayabilir ya da tanılarını engelleyebilir. Fonksiyonel etkiyi ve yan etkileri tahmin etmek açısından daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.