Kanser tedavisinde "zamanlama" bir fark yaratabilir. Aslında birkaç yıldır bu oldukça yoğun bir şekilde araştırılmakta. 2015 Nobel Kimya Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar, DNA tamirinin biyolojik saatimize göre farklılık gösterdiğini ortaya koyan çalışmaları ile kronoterapi kavramını dünyaya tanıtmıştı. Daha sonra 2017 Nobel Tıp Ödülü yine sirkadiyen ritmin biyolojik etkilerinin keşfine verildi. Bu tür temel bilim keşifleri üzerine, biyolojik saatimizi kanser tedavisinde nasıl kullacağımızı düşünmeye başladık. İşte bu konuda ilk klinik çalışmaların sonuçları gelmeye başladı. 

2 Mart 2021'de Neuro-Oncology Advance adlı dergide yayımlanan yeni bir çalışmada beyin tümörü glioblastomlu hastalara temozolomid kemoterapisini, akşam yerine sabah vermenin hastalık sonuçlarını belirgin bir şekilde iyileştirdiği gösterildi.

Bulgular, cerrahi ve kemoradyoterapi uygulanmış ve ardından oral temozolomid ile idame tedavi reçete edilmiş glioblastoma hastalarının tek merkezli, retrospektif (geçmişe dönük) bir incelemesinden gelmektedir.

Genel olarak, ilacı sabah alan hastaların ortanca genel sağkalımı yaklaşık 17 ay iken ilaç akşam alındığında 13.5 aydı.

MGMT metillenmiş tümörlü 56 hastadan oluşan bir alt grupta fark daha da belirgindi: ortanca genel sağkalım, sabahları temozolomid alındığında yaklaşık 25.5 aydı ve akşam alındığında 19.5 aydı.

Not: Glioblastomda MGMT metillenmesi veya IDH mutasyonu olması, daha iyi hastalık gidişatı ve tedavilere daha iyi yanıtla ilişkilendiirlmiştir.

Araştırmacılar, bu her iki işletim sistemi farklılığının da istatistiksel olarak önemli olduğunu belirtti.

Bununla birlikte, metillenmemiş tümörü olan 95 hastanın alt grubunda genel sağkalım farkı anlamlı değildi (sabah dozu ile ortanca genel sağkalım 1.06 ve akşam 1.04 yıl).

Sonuçlar her ne kadar tek bir merkezin verilerini içerse de, glioblastomda sirkadiyen tıbbın potansiyelini daha fazla değerlendirmeyi dikkate değer kılıyor.

Kronoterapi – Hastalara bahsetmeye değer bir konu

Bu önemli bir gözlemdir, ancak ileriye dönük ve çok merkezli bir çalışmada sonuçlar tekrar test edilmelidir.

Normalde birçok beyin tümörü hasta bulantı önleyici ilaçla birlikte temozolomidie akşamları alıyor ve sonra uyuyor.

Glioblastomun çok agresif kanser türlerinden biri olarak bilinir ve 6 aylık sağkalım kazanmanın çok önemlidir. Bu nendele bir ilacın verildiği zamanlamayı değiştirmek kadar basit bir şey kesinlikle daha fazla çalışmaya değer. Böyle bir çalışma planlanırsa, hastalar iyi bilgilendirilmeli ve kararın bir parçası olmalıdır.

Kanser tedavisinde zamanlama neden önemlidir?

Sabah ve akşam dozları arasında neden bir fark olduğuna gelince, bu konuda birkaç teori var: 

Çalışmanın başyazarlarından Prof. Dr. Erik herzog, "Önceki bir çalışmada, bir tabaktaki glioblastoma hücre hatlarının temozolomide duyarlı günlük sirkadiyen ritimlere sahip olduğunu bulduk. Bu, tümör içinde günlük ritmin ortaya çıkabileceğini gösteriyor."

Örnek olarak, sirkadiyen saat, temozolomidin neden olduğu DNA hasarını, hücrelerin DNA hasarını onarma yeteneğini ve hatta hücrelerin apoptoza (programlı hücre ölümü) gitme eğilimini değiştirebileceğini açıkladı.

ATM veya MGMT gibi DNA onarım enzimlerinin bolluğundaki veya aktivitesindeki günlük ritimler bu sonuçları doğurabilir. Ek olarak, kan-beyin bariyerinin geçirgenliğinin de biyolojik ritim ile değiştiğini biliyoruz. Tüm bu potansiyel sirkadiyen ritim mekanizmaları, temozolomiidn sabah alındığından daha etkili olmasını etkiliyor gözüküyor.