Çok uzun zaman geçmiş gibi hissetsek de dünya yeni tip koronavirüse bağlı Covid-19 hastalığı ile henüz Aralık ayında tanıştı.

Dünyanın dört bir yanındaki bilim insanlarının ve sağlık çalışanlarının inanılmaz çabalarına rağmen, henüz anlamadığımız çok şey var. Cevaplar aranırken, sanki şu an hepimiz dünya çapındaki bir deneyin parçasıyız.

İşte Covid-19 ile ilgili bazı önemli sorular.

1. Kaç kişi virüse yakalandı?

Bu en temel, aynı zamanda da en önemli sorulardan biridir.

Dünyada 1 Nisan itibarı ile 886 bin doğrulanmış vaka var, ancak bu toplamdaki enfeksiyon sayısının yalnızca bir kısmıdır. Asemptomatik vakaların, yani virüsü taşıdığı halde hissetmeyen hastaların sayısını tahmin etmek ise neredeyse imkansız.

Hızlı tarama testlerinin yaygınlaşması, araştırmacıların herhangi birinin virüse sahip olup olmadığını görmelerini sağlayacaktır. Ancak o zaman koronavirüsün ne kadar ya da ne denli kolay yayıldığını tam olarak anlayacağız.

2. Gerçekten ne kadar ölümcül?

Kaç vaka olduğunu biline dek, ölüm oranından emin olmak imkansızdır. Şu anda virüsün bulaşmış olduğu insanların yaklaşık 1%'ini öldüğü tahmin edilmektedir. Ancak asemptomatik hastaların sayısı daha fazlaysa, ölüm oranı daha düşük olabilir (Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ), ilk Çin verilerine dayanarak yaptığı tahmin ise %3-4 kadardır).

3. Tam anlamıyla semptomlar (belirtiler) neler?

Koronavirüsün ana belirtileri ateş ve kuru öksürüktür. Bunlar birincil olarak dikkat etmeniz gerekenlerdir.

Bazı vakalarda boğaz ağrısı, baş ağrısı ve ishal de bildirilmiştir. Koku duyusu kaybı yarattığı yönünde de bazı spekülasyonlar vardır.

Ancak en önemli soru, burun akıntısı ve hapşırma gibi soğuk algınlığına benzer semptomların bazı hastalarda olup olmadığıdır.

Çalışmalar bunun bir olasılık olduğunu göstermekte ve insanların farkında olmadan potansiyel birer taşıyıcı olabileceğine işaret etmektedir.

Aşağıdaki videoda, COVID-19'un şimdiye kadar iyi tanımlanan belirtilerini, hangi gün neler olduğunu ve akciğere nasıl hasar verdiğini görebilirsiniz:

4. Çocukların virüsün yayılmasındaki etkisi nedir?

Çocuklar kuşkusuz koronavirüse yakalanabilir. Ancak çoğunlukla hafif semptomlar geliştirirler ve diğer yaş gruplarına kıyasla oldukça az ölüm vakası tespit edilmiştir.

Çocuklar, normalde hastalığın süper yayıcılarıdır, çünkü genelde oyun parkları ve okul gibi alanlarda çok sayıda insanla bir araya gelirler. Ancak bu virüs için yayılmaya ne ölçüde katkı sağladıkları açıkça bilinmemektedir.

5. Tam olarak nereden geldi bu virüs?

Virüs, 2019'un sonunda Çin'in Wuhan kentindeki bir hayvan pazarında bir dizi vaka ile birlikte ortaya çıktı.

Resmi olarak Sars-CoV-2 olarak adlandırılan koronavirüs, yarasaları enfekte eden bir virüslerle yakından ilişkilidir. Ancak virüsün yarasalardan sonra, henüz gizemini koruyan başka bir hayvan türüne (olasılıkla karınca yiyen pangolin adlı memeli) ve sonrasında da insanlara geçtiği düşünülmektedir.

Bu "kayıp halka" henüz bilinmemektedir ve daha fazla enfeksiyonun kaynağı olabilir.

6. Yaz aylarında vaka sayısı azalır mı?

Soğuk algınlığı ve grip kış aylarında yaz aylarına oranla daha yaygındır. Buna karşın sıcak havanın virüsün yayılmasında herhangi etki yaratıp yaratmayacağı henüz bilinmemektedir.

İngiliz hükümetinin bilimsel danışmanları mevsimsel bir etkinin belirsiz olduğu konusunda uyardı. Bir etkisi olacaksa dahi, soğuk algınlığı ve gribe kıyasla daha az olacağı düşünülüyor.

Yaz boyunca koronavirüste büyük bir düşüş olduğu takdirde, kış aylarında tekrar artan vakalar ve normal soğuk algınlığı vakalarıyla birlikte, hastanelerin baş etmesi oldukça zor olabilir.

7. Neden bazı insanlar daha şiddetli semptomlar gösteriyor?

Covid-19 çoğu için hafif bir enfeksiyondur. Ancak yaklaşık 20% daha ağır şekilde hastalığı geçiriyor, peki neden?

Kişinin bağışıklık sisteminin durumu en baş etken olarak görünmektedir. Buna ek olarak genetik faktörler de etken olabilir (örneğin erkekler, kadınlara kıyasla daha fazla ve ağır etkileniyor). Bunu keşfetmek, insanların yoğun bakıma ihtiyaç duymasını önleme konusunda önemli bir adım olacaktır.

8. Bağışıklık ne kadar sürüyor ve ikinci kez hastalığa yakalanmak mümkün mü?

Virüse karşı bağışıklığın ne kadar kalıcı olduğuna dair birçok spekülasyon olmasına karşın çok az kanıt var.

Hasta, virüsle başarılı bir şekilde mücadele etmişse, bir bağışıklık tepkisi oluşturmuş demektir. Ancak hastalık yalnızca birkaç aydır devam ettiği için uzun süreli sonuçları bilmek adına veri eksikliği var. İkinci kez enfekte olma söylentileri, virüssüz olduklarını söyleyenlerce yanlış sonuçlanan testlere sebebiyet verebilir.

Bağışıklık meselesi, uzun vadede ne olacağını anlamak için hayati önem taşımaktadır.

9. Virüs mutasyona uğrayacak mı?

Virüsler her zaman mutasyona uğrar, ancak genetik kodlarında meydana gelen değişikliklerin çoğu önemli bir fark yaratmaz.

Genel bir kural olarak, virüslerin uzun vadede daha az ölümcül olması beklenir, ancak bu garanti edilmez.

Endişe verici olan; virüs mutasyona uğradığında, bağışıklık sisteminin artık onu tanımaması ve belirli bir aşının artık (gripte olduğu gibi) işe yaramamasıdır (bakınız koronavirüsün salgın sırasında mutasyon geçirmesinden endişelenmeli miyiz?).

*

- TÜM KORONAVİRÜS YAZILARIMIZ

*