Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Temel onkoloji - Kanserden korunma - Doğadaki Arsenik Sağlığımızı Nasıl Tehdit Ediyor? Dünya Arsenik Sorunu
Doğadaki Arsenik Sağlığımızı Nasıl Tehdit Ediyor? Dünya Arsenik Sorunu

Doğadaki Arsenik Sağlığımızı Nasıl Tehdit Ediyor? Dünya Arsenik Sorunu

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
01.11.2017

Yeraltı sularında doğal olarak bulunan arsenik, dünya genelinde pek çok ülkede milyonlarca insanı önemli ölçüde etkileyerek genel bir halk sağlığı sorunu yaratmaktadır. Arsenik içeren suların uzun vadede çok fazla sağlık sorunlarına yol açmakta olduğu biliniyor ve araştırmalar arsenik ile kirlenmiş içme suyunun cilt, akciğer, mesane ve böbrek kanseri gibi çeşitli kanserlere ve kalp-damar hastalıklarına sebep olduğunu belirtmekte.

Arsenik nedir?

Arsenik kimyada As sembolü ile gösterilen, atom numarası 33 olan ve metal ile ametal arasında bir özelliğe sahip bir elementtir. Arsenik, arsenik içeren kayaların erozyonu, volkanik patlamalar ile doğal yoldan; madencilik kaynaklı bulaşma (kontaminasyon) ve arsenik içeren zirai mücadele ile insan kaynaklı olarak çevreye sunulur. Su, hava, gıda ve toprakta organik ve inorganik maddelerde görülür. Arsenik yerkabuğunun yüzeyinde çok az bulunur fakat derinliklerinde görece olarak daha fazladır; bu nedenle arsenik maruziyetinin en önemli nedeni sudur.

Dünyada en çok yer altı sularında arsenik kirliliği Bangladeş, Hindistan’ın batı Bengal Bölgesi ve Güney Asya’da görülür.

Amerika Ulusal Kanser Enstitüsü Dergisi’nde yayımlanan yeni bir çalışmada, içme suyundaki arsenik, diğer çoğu karsinojen maddeye göre çok daha uzun süre suda kalabilmektedir. Araştırmacılar Şili'deki bir bölgede arsenikli içme suyuna maruz kalan kişilerin ölüm hızlarını takip ederek, yüksek arseniğe maruz kalma bittikten 40 yıl sonra bile akciğer, mesane ve böbrek kanseri artışı tespit etmişlerdir.

1958’de Şili’nin kuzeyinde bulunan Antofagasta şehrinin su kaynaklarında aniden artan büyük oranda arsenik görüldü. Devamında 1970 yılında arsenik arındırma tesisi kurulunca arseniğe maruz kalma durumu büyük oranda azalmıştır. Arseniğe maruz kalma ile kansere bağlı yaşam kaybı (mortalite) oranları arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmanın başlangıcından 10 yıl sonra akciğer, mesane ve böbrek kanseri ölüm hızları artmıştır. Hem erkekler hem de kadınlar için bu kanser türleri için ölüm oranı yüksek orandaki arsenik maruziyetinden 40 yıl sonra ancak durmuştur.

Bu toplumla ilgili araştırmalar devam etmesine rağmen, arseniğin kanser gelişimi en uzun sürelere etkileyen karsinojenlerden biri olabileceği sonucu şimdiden öngörülmektedir. Bu bilgiler sadece teorik bilimsel bilgi olarak kalmamalı, aynı zamanda halk sağlığını tehdit eden önemli bir soruna dikkat çekerek çözümler sunulmalı.

Arsenik çeşitleri var mıdır?

Su, gıda, hava ve toprakta bulunabilen arsenik hem organik hem inorganik formda bulunabilir. Arseniğin inorganik formu belirgin olarak daha zararlıdır. İçme suyunda ve sigarada inorganik formda bulunurken; deniz suyunda ve deniz ürünlerinde, ette ve günlük ürünlerde organik formda bulunur.

Ülkemizde 2005 yılında yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik ile düzenli olarak içme sularında arsenik ölçümü yapılmaktadır. Bu yönetmeliğe göre; “Piyasaya sunulan kaynak ve içme sularından üçer aylık periyotlar halinde numuneler alınarak kontrol izlemesi parametreleri ile arsenik, florür, bromat ve bromoform parametreleri yönünden analizleri yaptırılır.”

Ülkemizde T. C. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Halk Sağlığı Laboratuvarları, kaynak suyu, içme suyu ve doğal mineralli sularda arsenik ölçümü yapmaktadır.

Ülkemizde 2008 yılında İzmir başta olmak üzere bazı Ege ve iç Ege şehirlerimizde şebeke sularında arseniğin yüksek olduğu saptanmış ve bu konu dikkat çekmiştir. Daha sonra hızlı bir şekilde arıtma tesisleri kurulmuş ve yol açabileceği ciddi sağlık sorunlarının oluşmasının önüne geçilmeye çalışılmıştır.

Su dışında arseniğin bulunabildiği gıdalar deniz ürünleri, pirinç, mantar ve kümes hayvanlarıdır (bunlarda organik formda). Arsenik boyalarda da kullanıldığı için boyaların ele, gıdalara geçmesi, dudak boyanması veya sigara içilmesi ile ağız yoluyla da vücuda alınmaktadır. Kalitesiz ve denetimsiz boya ve makyaj malzemelerinden bu nedenle uzak durulmalıdır. Boyalar resim, ahşap, oyuncak ve porselen gibi birçok malzemede bulunabileceği için Çin'den gelen ürünlere dikkat edilmelidir. Ülkemizde yine 2008 yılında çıkarılan “Zararlı Madde ve Karışımların Kısıtlanması ve Yasaklanması Hakkında Yönetmelik” ile, teknelerde ve ahşap korumasında kullanılan maddelerde arsenik kullanılmasının sınırları belirtilmiştir.

Arsenik arıtma yöntemleri nelerdir?

Su kaynaklarının arsenikten arıtma için kullanılması gereken başlıca yöntemler; kireç, alüm veya demir ile pıhtılaşma, ters osmoz, mebran filtrasyon, iyon değişimidir. Amerika Çevre Koruma ajansı tarafından kanıtlanan ve seçilen arıtma yöntemleri ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından belirlenen 10 μg/L değerine indirilebilmektedir. Ülkemizde ise 2008 yılında arsenik kirlilik oranı 50 μg/L’den 10 μg/L’ye düşürülmüştür. Ülkemizde yaygın olarak kullanılan kimyasal arıtma ve filtrasyon üniteleri bazı bölgelerde yetersiz kalmaktadır. Bu problemler göz ardı edilmeden verim artırmak için gerekli adımların atılması gerekmektedir.

Sonuç olarak arsenik maruziyetimizin en önemli kaynağı sudur, bu nedenle arsenik seviyelerinin düzenli olarak ölçüldüğü suları tercih etmeliyiz. Yüksek oranda arsenik maruziyeti sonrası uzun vadede kanser riskinin azalması için; hastalık taraması, arsenik oranlarının takibi, tedavi ve sağlık hizmetleri kaynak planlaması ve arseniğin sağlığa etkisi ile ilgili halkın farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalara hala ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet

- Arsenik doğal olarak bir takım ülkelerin yeraltısuyunda yüksek seviyelerde bulunur.

- Arsenik, inorganik formunda oldukça toksiktir.

- İçme, yemek hazırlama ve sebze ve meyvelerin sulanması için için kullanılan arsenik oranı yüksek (kontamine) su, arsenikle ilgili en büyük halk sağlığı riskini teşkil etmektedir.

- İçme suyu ve gıda kaynaklı arseniklere uzun süre maruz kalma, kansere ve cilt lezyonlarına neden olabilir. Aynı zamanda büyüme/gelişmeyi etkiler, kalp-damar hastalığı, nörolojik hastalıklar ve diyabet ile ilişkilendirilmiştir.

- Etkilenen topluluklardaki en önemli eylem, güvenli bir su temini sağlayarak arsenikle daha fazla maruz kalmanın önlenmesidir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Beğenmedim
Gönder
Kaynak:

1. Allan H. Smith, Guillermo Marshall, Taehyun Roh ve ark.
Lung, Bladder, and Kidney Cancer Mortality 40 Years After Arsenic Exposure Reduction.
JNCI: Journal of the National Cancer Institute, 2017

2. Mustafa Öztürk, Ayben Polat, Şükrü Aslan.
İçme Sularında Arsenik Kirlenmesi.
Cumhuriyet Üniversitesi, Sivas.

3. Arsenic.
fda.gov
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Soğuk su içmek kansere neden olur mu?
Soğuk su içmek kansere neden olur mu?
Pediatrik kronik miyeloid lösemi kronik faz tedavisinde dasatinib FDA onayı aldı
Pediatrik kronik miyeloid lösemi kronik faz tedavisinde dasatinib FDA onayı aldı
Kemoterapi öncesi beslenmenizi planlayın – yemekleri güvenli dondurmak için 7 ipucu
Kemoterapi öncesi beslenmenizi planlayın – yemekleri güvenli dondurmak için 7 ipucu
Kanser tedavisi sırasında greyfurt ve nar gibi gıdalardan neden kaçınmalı?
Kanser tedavisi sırasında greyfurt ve nar gibi gıdalardan neden kaçınmalı?