Plos One adlı dergide yayımlanan bir çalışmanın sonuçlarına göre, acile başvuran hastaların, bir terapi köpeği ile 10 dk’lık görüşmesi, ağrı ve kaygıda klinik olarak önemli bir azalmaya yol açıyor ve hastaların kendini daha iyi hissetmesini sağlıyor.

Çalışmada yer alan Kanada, Saskatoon, Saskatchewan Üniversitesi (USask) Acil Tıp Başkanı James Stempien, bir terapi köpeği ile görüşmeyenler arasında bu sonuçların gözlemlenmediğini söyledi.

“Bu, bize müdahalede güven verir. Ayrıca köpekler ile etkileşim kurmanın personeller için de faydalı olduğunu gördük. Gönüllü harika terapist köpek ekiplerimiz sayesinde maliyet minimum ve sonuç paha biçilemez.”

Acil serviste bekleyen hastalar ile yapılan bir anket, çoğu kişinin terapi köpeği ile görüşmek istediğini gösterdi. Bir diğer ankette ise acil serviste terapi köpeği ile görüşmeden önce ve sonrası değerlendirildi. Bu anket, görüşmenin hastaların algılanan konfor seviyelerinde artış olduğunu ve sıkıntı seviyelerinde azalma olduğunu gösterdi. Ayrıca köpeklerin, stresli acil servis ortamında bir dikkat dağıtıcı olarak hoş karşılandığı bildirildi.

Saskatoon Royal Üniversite Hastanesinde yürütülen çalışmaya 97 hasta katıldı. Hastaların %46’sı kadın ve yaş ortalaması 56 idi. Hastaların ağrı, kaygı, depresyon ve sağlık durumu, terapi köpeği ile görüşmeden önce, hemen sonra ve 20 dk sonra olacak şekilde, yenilenmiş, 11 puanlık ölçeklendirmesi olan Edmonton Semptom Değerlendirme Sistemi ile ölçüldü. Bu zaman noktalarında tansiyon ve kalp atış hızı da kaydedildi. Aynı veriler, terapi köpeği ile görüşmeyen 101 kişilik kontrol grubundan da (%39’u kadın ve yaş ortalaması 57 idi) 30 dakika arayla iki kez alındı.

Araştırmacılar, terapi köpeği ile görüşmenin katılımcıların kaygı, depresyon ve ağrıları üzerinde küçük de olsa istatiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğunu bildirdi. Terapi köpeği ile görüşen hastalar, kontrol grubuna göre kaygı, depresyon ve ağrı kategorilerinin her biri için daha az puan verdi. Ayrıca köpekle görüştükten sonra da önemli ölçüde daha iyi hissettikleri söylediler. Ancak terapi köpeği ile görüşmenin tansiyon ve kalp atış hızları üzerine anlamlı bir etkisi yoktu.

James Stempien şunları söyledi: “Bunun kesinlikle hastanelerin takip etmesi gereken bir şey olduğunu düşünüyorum. Hastaları kuvvetlendirmek için terapi köpekleri ile yapılan iş birliği hastanenin diğer alanlarında harika bir başarı gösterdi, örneğin pediatrik hastaların desteklenmesi. Acil servis, çoğu insan için korkutucu bir yer olabilir. İnsanlar genelde kendi yaşamlarının ya da sevdikleri kişilerin en kötü günlerinde acil servise gelirler. Bir terapi köpeği formunda destek vermek, çoğu kişinin ilişki kurabileceği hoş bir şey olarak karşılanır. Terapi köpeği ile etkileşim kurmak, acil servise gelme sebebini biraz daha ılımlı yapabilir.”

Eşsiz Bir Çalışma

Doğada hayvan destekli müdahaleler üzerine yapılan çalışmaların çoğunun niteliksel olduğunu söyleyen davranışsal sağlık uzmanı Kara Rauscher, çalışma ile ilgili olarak şu yorumu yaptı: “Yapılan bu kontrollü klinik deneyden elde edilen veriler, hayvan destekli müdahalelerin etkinliğini destekleyen çalışma havuzunu büyütmüştür. Ayrıca, bu programların potansiyel yararlarına karşı olan anlayışımızı güçlendirmek için başka acil servislerde tekrarlanabilir.”

Rauscher, AIDS hizmet organizasyonu olan Nashville Cares ile yaptığı çalışmasının bir kısmında personel sağlığına odaklanmıştır. Rauscher çalışması hakkında şunları söyledi: "Bu çalışma, personelin iş günü boyunca zaman geçirmesi için terapi köpeklerinin getirilmesini içermektedir; anekdot olarak, personellerimiz streste azalma ve ruh halinde iyileşme olduğunu bildirdi."

*