Anasayfa - Kanser Haberleri - Genel Kanser Haberleri - Genetik - Genetik anormalliklerin fazla olduğu kanserler immünoterapiye daha iyi yanıt verebilir
Genetik anormalliklerin fazla olduğu kanserler immünoterapiye daha iyi yanıt verebilir

Genetik anormalliklerin fazla olduğu kanserler immünoterapiye daha iyi yanıt verebilir

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Oldukça fazla sayıda genetik mutasyonu olan tümörler, güçlü bağışıklık (immün) yanıtını tetikleyebilir. Çünkü immün sistemin yabancı olarak fark edeceği kadar çok protein (antijen) üretirler. Melanom, mesane ve akciğer kanseri en fazla mutasyona uğrayan kanser türleri arasındadır.

Tümörlerdeki fazla sayıda mutasyon, DNA zararını onarmak için hücrenin yeteneğini bastıran ve uyumsuzluk onarımında bozukluk olarak adlandırılan genetik anormallik sonucu meydana gelmektedir. Bilim insanları, bu anormalliklere sahip olan tümörlerin immün kontrol noktası blokajına daha duyarlı olabileceğini düşünmektedir.

Mismatch Repair Deficiency (MRD) olarak bilinen bir DNA tamir bozukluğu, kolorektal kanserlerin yaklaşık 15%’inde ortaya çıkmaktadır. Ayrıca daha az olarak mide, ince barsak, endometriyal, prostat ve yumurtalık kanseri gibi kanser türlerinde de rastlanmaktadır. Lynch sendromunda olduğu gibi anormallik zaman zaman aileden genetik olarak da geçebilir. Ancak MRD daha çok kişinin yaşamı içinde rastlantısal olarak gelişir.

Geçen yıl yapılan bir araştırmada, MRD şeklinde bir tip DNA tamir bozukluğu olan olan tümörlerin PD-1 blokajına duyarlı olduğuna dair kanıtlar elde edilmiştir. MRD bozukluğu olan kolorektal (kalın bağırsak) kanserli 10 hastanın 4’ü, immün kontrol noktası inhibitörü (baskılayıcısı) olan Pembrolizumab tedavisine yanıt vermiştir. Buna karşın MRD bozukluğu olmayan 8 kolorektal kanserli hastanın hiçbirinde tümör küçülmemiştir; ortalama hastalıksız sağkalım 2.2 ay olarak kaydedilmiştir.

Dahası araştırmacılar, Pembrolizumab’ın MRD bozukluğu olan endometriyal, ampulla, onikiparmak bağırsağı (duodenal) ve mide kanserlerine karşı daha etkin olduğunu görmüşlerdir. 7 hastanın 5’i Pembrolizumab tedavisine yanıt vermiş ve hastalık ilerlemeden geçen süre ortalama 5.4 ay olarak kaydedilmiştir.

Bu araştırma küçük çaplı olsa da, MRD bozukluğu olan ileri evre kanser hastalarında yeni bir tedavi seçeneği olasılığının yolunu açmıştır. Daha ayrıntılı özetleyecek olursak bu çalışma, tümör genetik yapısının değerlendirilmesinin, tümörün hangi organdan kaynaklandığına çok da bakmadan, immünoterapiden kimlerin fayda sağlayacağını tanımlamaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Şimdiden DNA onarım bozukluğu olan kanser türlerinin PD-1 blokajına daha duyarlı olabileceği düşünülmektedir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Size bir sorumuz var
Sizler için kendimizi geliştirmeye devam ediyoruz...
Anketi Gönder
Kaynak:

Le DT, Uram JN, Wang H, et al.
PD-1 blockade in tumors with mismatch-repair deficiency.
N Engl J Med 372:2509-2520, 2015
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.