Aşağıdaki bilgiler "Amerikan Kanser Derneği 2020 Diyet ve Fiziksel Aktivite Kılavuzu"ndan derlenmiştir.

Amerikan Kanser Derneği her yıl toplum sağlığı için Diyet ve Fiziksel Aktivite Kılavuzu yayınlar. Bu kılavuz diyet, aktivite ve kanser riski ile ilgili en güncel bilimsel kanıtları yansıtmaktadır. Bu yazıda Amerikan Kanser Derneğinin diyet ve fiziksel aktivite için yaptığı önerilerin diyetle ilgili bölümünü inceleyeceğiz.

Genel sağlık için öneriler kısaca yeterli ve dengeli beslenerek sağlıklı vücut ağırlığını korumayı ve aktif yaşam tarzını benimsemeyi içerir.

Sağlıklı seçimler yapmak ve kılavuzu uygulanabilir kılmak birçok kişi için zor olabilir. Sağlıklı tercihler yapmak yerine, sağlıksız olanları hayatınızdan çıkarmak iyi bir ilk adım olabilir.

Sağlıklı beslenme düzenleri, şunları içermez veya az miktarda almanızı önerir

İşlenmiş etler veya çok yoğun kırmızı et

• Şekerle tatlandırılmış içecekler

Ultra işlenmiş gıdalar ve rafine tahıl ürünleri

Sağlıklı bir beslenme düzeni şunları içerir

Lif açısından zengin baklagiller

• Çeşitli renklerde bütün meyveler ve sebzeler

• Kepekli tahıllar

• Sağlıklı bir vücut ağırlığına ulaşmaya yardımcı besin değeri yüksek gıdalar

Bazı besin grupları ve diyet takviyelerinin kanser üzerindeki etkisini kısaca inceleyelim:

Sebze – meyveler ve baklagiller

Sebze ve meyve tüketiminin vücut ağırlığı üzerindeki etkisi, dolaylı olarak kanser riskini etkileyebilir. Birçok sebze ve meyvenin enerjisi düşüktür, lif oranı yüksektir ve yüksek su içeriğine sahiptir, bu da tokluğu artırabilir ve genel enerji alımını azaltabilir. Bu nedenle kilo kaybına ve kontrolüne katkıda bulunur. Dünya Sağlık Örgütü günlük 5 porsiyon kadar sebze ve meyve tüketimini önermektedir.

Bakliyat ayrıca kırmızı et tüketimini sınırlandırmak isteyenler için iyi bir bitkisel protein kaynağıdır. Gluten içermemesinden dolayı Çölyak hastalığı veya gluten duyarlılığı olan kişilere iyi bir alternatiftir.

Kepekli tahıllar

Kepekli tahılların kolerektal kanseri riskini azalttığı bildirilmiştir. Her bir 30 g tam tahıl tüketiminin kolorektal kanser riskini % 5 azalttığı tahmin edilmektedir. Ayrıca besinlerin bağırsaktan geçiş süresini hızlandırarak bağırsağın karsinojenlere maruz kalma süresini azaltır.

Diyet lifi

Baklagiller, kepekli tahıllar, sebze ve meyveler ve fındık ve tohumlar kolerektal kanser riskini azaltır, daha düşük kilo ile ilişkilendirir ve obezitenin kontrolünde etkilidir.

Kırmızı ve işlenmiş etler

Kırmızı ve işlenmiş etin kanser riskini arttırdığına dair kanıtlar on yıllardır varlığını sürdürmektedir. Sağlık kuruluşları bu gıdaların tüketimini sınırlandırmayı önerir. İşlenmiş etin özellikle kolorektal kanseri artırdığına dair güçlü kanıtlar vardır. Son çalışmalar meme kanseri riskini artırmada kırmızı /işlenmiş etlerin de rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Ancak Birleşik Krallık'ta yapılan bir çalışma işlenmiş etlerdeki nitrit miktarının kanser riskini artırmada esas olduğunu bildirildi (bakınız ilgili çalışma). Bazı gıda üreticileri eti iyileştirmek, rengini artırmak veya raf ömrünü uzatmak için sodyum nitrit kullanır. Bununla birlikte tüm işlenmiş etler nitrit içermez. Örneğin İngiliz ve İrlanda sosisleri nitrit içermezken, ABD ve Avrupa Kıtası'ndan gelen sucuk, salam ve sosisler nitrit içerir. İngiltere'de hükümet, insanların işlenmiş et tüketimini günde 70 gram ile sınırlandırmasını önermektedir. Amerikan Kanser Derneği işlenmiş etler yerine balık, kümes havanları ve bakliyatların tüketilmesini önerir.

- İlgili konu: Şeker kanser yapar mı?

Şekerler

Beyaz şeker, kahverengi şeker, tatlandırıcılar, yüksek fruktozlu mısır şurubu ve şekerle tatlandırılmış içecekler yoğun enerjilidirler ve hızlıca kilo almanıza neden olabilirler. Glisemik yükü olan (kan şekerini artırma potansiyelleri olan) diyetlerin daha yüksek endometriyal (rahim) kanser riski ile ilişkili olduğu bildirilmiştir. Günlük alınan toplam enerjinin eklenmiş şekerden gelen kısmının %10 un altında tutulması önerilir.

Kalsiyum ve D vitamini

Kalsiyum ve süt ürünlerinin kolorektal kanser riskini azaltmada etkili olabileceği bildirilirken meme kanserine dair kanıtlar sınırlı ve düşündürücüdür. Süt ürünleri tüketimi (günlük 2 bardak süt ve üstü) olarak tüketilmesi prostat kanseri riskini %11 artırdı. Görüyoruz ki süt tüketimi bazı kanser risklerini azaltır ve bazılarının riskini artırabilir. Amerika Kanser Derneği kanser önlenmesinde süt tüketimine ilişkin belirli bir öneri yapmaz. İngiliz Tıp Dergisinde yayınlanan bir çalışmada günlük 0-2 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketilmesi önerildi.

- İlgili konu: SÜT ve SAĞLIK – Merak edilen bir konu ve şaşırtıcı bulgular!

D vitamini, kemik sağlığının korunmasındaki rolü ile tanınır. Güneş sayesinde deride sentezlenir. Yağlı balık, bazı mantarlar, süt ve tahıllar gibi birkaç diyet kaynağı da vardır. Bugüne kadar, D vitamininin kanser riskini düşürücü etkisi için en tutarlı kanıt kolorektal kanser içindi. Ancak yeni yapılan çalışmalar D vitamini takviyesi ile tüm kanserler arasında bir ilişki bulamadı. D vitaminin kanserden korunmadaki rolü, ilgi ve tartışma konusu olmaya devam etse de eksikliğinden kaçınılması önerilir.

Diyet takviyeleri

Diyet takviyeleri heterojen bir ürün grubudur. Yeterli gıda alımı olmayan veya emilim sorunu yaşayan bireyler için çok önemli sağlık yararları vardır. Ancak piyasada pazarlanan pek çok ürün gerçekten “diyet takviyesi” değildir. Çoğu gıdalarda bulunmayan maddeler içerir. Ayrıca yasalar, besin takviyesi olarak satılan ürünlerin sağlığına zararlı olabilecek beyan edilmemiş maddeler içermediğini garanti etmez.

Bitki temelli diyetler kanser riskini azaltabilmesine rağmen diyet takviyeleri için aynı şeyi söyleyemeyiz. Hatta Karoten, A ve E vitaminini yüksek dozda içeren takviyelerin bazı kanser riskini artırabileceği görüldü. Genel sağlık amaçlı besin takviyesi kullanılıyorsa, günlük ihtiyacımız olan dozları geçmeyecek şekilde multivitamin/mineral takviyeleri olmalıdır. Amerika Kanser Derneği kanseri önleme amaçlı supleman/takviye kullanımı önermez.

- İlgili konu: Vitamin ve mineral takviyesi – doktorlar ve kullanıcılar bunları bilmeli

Alkol tüketimi

Alkol tüketimi en az 7 kanser türünün belirlenmiş bir nedenidir. Amerika Kanser Araştırma Enstitüsü alkollü içecek tüketimini karsinojen olarak sınıflandırmıştır. Enstitü karaciğer kanserine neden olduğunu doğruladı. Ayrıca kolorektal ve meme kanserleri için de neden olabileceğini buldu. Amerikan Kanser Derneği alkol tüketmemeyi tavsiye eder. Tüketmeyi seçen bireyler için kadınlarda günlük 1, erkekler için 2 içecekle sınırlı tutmayı önerir.

Kansere bağlı yaşam kayıplarının %5-%6’sının nedeni alkol tüketimidir.

Fiziksel aktivite

Sağlıklı bir diyet fiziksel hareketle desteklenmelidir. Fiziksel hareketi artırmada uzanmak, televizyon izlemek gibi ekran tabanlı yerleşik davranışları sınırlamak önemlidir.

Çalışmalar, fiziksel aktivite ve kanser önleme arasında doğrusal bir ilişki olduğunu desteklemektedir. Ancak gereken aktivitenin dozu ve yoğunluğu ile ilgili net sonuçlar yoktur. Çocuklar için günlük 1 saat, yetişkinler için haftada ortalama 5 saat orta derece fiziksel aktivite yapılması tavsiye edilir.

- İlgili konu: Egzersiz ve riskini azalttığı 14 kanser türü

Sonuç ve Öneriler

Kanserin önlenmesinde diyetin rölünün araştırılması oldukça karmaşıktır. Gıda arzı sürekli değişir ve gıdanın ne kadar süre tüketildiği her zaman bilinmemektedir. Ancak aşırı vücut yağlanmasının özellikle koroner kalp hastalığı, diyabet ve neredeyse tüm kanser türlerine neden olduğu gösterilmiştir. Sağlıklı beslenme düzeniyle oldukça benzer olan “Akdeniz” diyet modeli riskleri azaltabilir. Bitki temelli diyetler daha düşük inflamasyon (enfeksiyon) seviyeleri ve daha az oksidatif DNA hasarı ile ilişkilidir. Batı tarzı diyetle karşılaştırıldığında bitki bazlı diyet yüksek oranda faydalı bağırsak bakterileriyle ilişkilidir.